30.11.2007

UEFA Kupası #1


Hakemler sayesinde yıllardır az çekmemiştik Türkiye olarak. Macaristan ile oynanan milli maçta hakemin hediyesi olan 3 puandan sonra bir hediye de dün akşam geldi Galatasaray'ımıza, ilk gol bariz ofsayt, ikincisi penaltı olmadığı gibi sarı kartı da Serkan Çalık görmeliydi. Ancak futbolun adaleti denen şey doğruysa Galatasaray dün akşam 3 puanı kazanan taraf olmalıydı. Öyle veya böyle bir şekilde kazanıldı bu 3 puan ve A. Wien - Panionios maçını beklemeye başladık.

Ayrıca hakem konusunda burada ballıyken duydum ki basket maçında Panathinaikos F.Ülker'i hakemlerin katkısıyla yenmiş, dengelemişler işte dün gece olan bitenleri derim ve bitiririm burada Türkiye ile alakalı kısmı.

Grubun diğer maçında Helsingborg çıkmayı garantiledi. Panionios son 2 maçını kazanamazsa gruptan çıkmak fırsatı Galatasaray'ın eline geçecek ki gerçekleşmesi gereken ihtimal de bu sanki. Diğer gruplarda Tottenham 0-2 geriye düştüğü Aalborg karşısında 2. yarı kendine gelip maçı 3-2 kazandı.
Fiorentina 1 - 1 berabere kaldı AEK ile -ek bilgi, tuttuğum 2. takım da yunanistan deplasmanındaydı dün, pek ilginç- ve gruptaki yenilmezliğini sürdürdü, gönül ister ki Fiorentina - Galatasaray finali izleyeyim ama işin İtalyan kısmı tamam da Türk kısmı biraz zor gibi görünüyor bu gidişle. Neyse..

Braga - Bayern Münih maçının 2. yarısına baktım bizim maçtan sonra, 2. devre başında Toni ortaladı Klose boş kaleye yuvarlardı. Maç gollü geçer derken karşılıklı ataklar geldi ve Braga 1 - 1 yaptı, sonrasında ise Toni'nin önemli pozisyonu oldu ama 1 - 1 bitti. Bayern'in performansı 3 maç 5 puandır ki bu da 4'te 4 yapmasını bekleyenleri şaşırtmıştır, beni şaşırtmadı o ayrı..

Diğer gruplara de pek bulaşasım yok, favoriler böyle geçirdi dün akşamı. Favori demişken, son hafta Şampiyonlar Ligi'nden bir favori daha gelecek UEFA'ya.. Valencia veya Schalke, Valencia gelse iyi olur Rosenborg da gelebilir mi bilemiyorum çünkü inclemedim puan durumlarını, sadece 3 ve 4'te Valencia ile Schalke'ye rastladım o yüzden son paragrafta böyle konuştum.

Yarın Cennet Olacak



karapaks - yarın cennet olacak :

uyuyalım yavaşça, yarın cennet olacak
kalırsak karanlıkta, gidersek ne olacak?
ahh kucağına, ahh koşacağız, karanlığın..

düşüncelerde senle ben,anladık canım..
şehrin sokakları bize
ne kadar güldü ?
yastığımda başın güzel,
kolunda oyuncak..
ve damarlarında kanın,
elim elinde..

uyuyalım yavaşca, yarın cennet olacak..
uyuyalım yavaşca, yarın cennet olacak..
uyuyalım yavaşca, yarın cennet olacak..
uyuyalım yavaşca..

uyuyalım yavaşça, yarın cennet olacak..
kalırsak karanlıkta, gidersek ne olacak?
ahh kucağına, ahh koşacağız, karanlığın..

düşüncelerde senle ben,
anladık canım..
şehrin sokakları bize
ne kadar güldü ?
ağzımızda küfürlerse,
gönlümüz sevgi..
yaşadığımız bu toprak
bizi sevdimi ?

uyuyalım yavaşca, yarın cennet olacak..
uyuyalım yavaşca, yarın cennet olacak..
uyuyalım yavaşca, yarın cennet olacak..
uyuyalım yavaşca..

Çekip Gitmeyi Bilememek.. #2


Çekip gitmeyi öğrenmiş sonunda..

Galatasaray'dan sonraki kariyerinde başarı da dilemiyorum.. Senelerdir yaptıklarının cezasını çekecektir umarım kariyerinin son bir kaç senesinde.. Kolay değildir Galatasaray gibi camiayı her zaman kaosa sürüklemek, kendisini bunu başaran ender insanlardan..

Evet gittiğine sevinen insanlardanım ben de, kazandırdığı başarılar hiç umurumda değil.. Hagi olmasa, Arif olmasa, Hakan Şükür de olmazdı..

İyi ki gittin Sahte Kral.. Yolun açık olmasın..

23.11.2007

En Kötü Turnuva Böyle Olsun

Bu yaz hiç olmadığı kadar eğlenceli olacak..

İngiltere'siz ve Türkiye'li bir Euro 2008..
81 Ekran Philips LCD TV..
LigTV'den Euro2008..

14.11.2007

Olan Biten #2


- Norveç maçına 3 gün kaldı. Fatih Terim Sergen Yalçın hakkında "severek izliyoruz" tadında bir açıklama yapmış. Milli Takım'a alma sinyalleri desem bu yaşta ne alaka -hoş 37'lik Hakan Şükür'de bu yaşta ne alaka ama alınıyor bir şekilde takıma.

- Fransa, İtalya, İskoçya. Son dönemlerin en ilginç grubunda düğüm haftaya çözülmüş olacak. İskoçya ile İtalya'nın kapışması kader maçı havasında geçecek. Fransa sıyırır kendisini aradan.

- Football Manager 2008'in orjinali 74.90YTL. Zaten 70YTL ayrı duruyordu köşede 3 aydır. Fazla yük olmadı o yüzden. Ersun Yanal'da Trabzonspor'un olası kadrolarını buradan deniyor mudur acaba ?

- Ersun demişken, Galatasaray maçı için veriyor gazı oyuncularına, 2 aydır futbol oynamayan Trabzonspor için bu gerçekten bir kurtuluş maçı olabilir. Ancak fazla hırs ters de tepebilir, bir kaç kırmızı renkli kart ve bol gollü bir deplasman galibiyetine tanık olabiliriz 10 gün sonra.

- Gabriele Sandri olayı İtalya'yı karıştırdı bildiğiniz gibi, polis kurşunu ile hayatına veda etmişti. Herşey okunuyor zaten basında kaç gündür. Özellikle internette olan bitenin detaylarını olayın takipçileri öğrenmiştir. İtalya karıştı ve oynanmayan maçlar oldu arada. Sandri'nin cenazesi bugündü. Lazio'yu oldum olası sevmemişimdir nefret de ederim her zaman, bu defa durum farklı, yok yere ölen birisi var ortada. Bunun yarın bizim ülkemizde gerçekleşmeyeceğini garanti edebilecek bir tane bile insan var mı ?

- Halil Altıntop, "Bir İstanbul derbisinde oynamak lazım." demiş. Galatasaray veya Fenerbahçe sayfaları için bundan daha iyi sinyal olamazdı herhalde. Gazeteler coşar yine yakında Halil kime gidiyor diye.

9.11.2007

R. Baggio

İtalya'nın ve Fiorentina'nın Budist yıldızı, üzerinde de en sevdiği forma..

Çekip Gitmeyi Bilememek..

Futbol resimdeki kişiyi bırakalı çok oldu da, kendisi futbolu bırakamadı bir türlü..

Hani olur ya, insan yolun sonuna gelir. Artık bu işi becerebilen birisine devretmesi gerektiğini anlar. İşte resimdeki kişi de yolun sonunda. Rekorunu da kırdı, bir hedefi de kalmadı, "benden bu kadar" diyerek futbolu bırakmak çok da zor olmamalı.

Kendisi hala futbol oynayabileceğini ve takıma katkı sağlayacağını düşünmekte.. Kulağa komik geliyor evet..

7.11.2007

Ferenc Puskas

Kendi adıma konuşuyorum, gol atmaktan söz ediliyorsa eğer fotoğraftaki adamdan daha iyisi gelmedi henüz yeryüzüne.

Şampiyonlar Ligi #1


Şampiyonlar ligi hakkında konuşasım geldi. Gündemden girmeyeceğim olaya hemen 8 diyerek. İlk konuşmak istediğim Rosenborg. Chelsea'yi yendiler "bir defa olur o" dedi sözde otoriteler. Dün akşam da Mestalla'da çaktılar Valencia'ya, hem de Chelsea'ye yaptıkları gibi 1 değil 2 tane çaktılar İspanyollara. Chelsea 8 oldu, Rosenborg 7, arkadan gelen Schalke 4, lider bile çıkması düşünülen Valencia ise 4. sırayı aldı 3 puanla. Son 2 haftaya gidilirken Rosenborg'un çıkamaması çok büyük şanssızlık olur, bizim ülkede tecrübesizlik derler buna. Düşünün ki tecrübesiz takım Valencia ve Chelsea'den deplasmanda 4 puan alıyor, evet gayet saçma geliyor insana.

Liverpool'a geçmek istedim. Beşiktaş'a "otur oturduğun yerde" dediler, daha da atarlardı da bu da yetti rekoru kırmak için. Dün akşamdan sonra Liverpool'u bir maçta en çok gol atan takım sananlar olmuş, talihsizlik diyoruz ve Monaco'nun Deportivo'yu 8-3'le selamladığını hatırlatıyoruz. Liverpool bir rekor kırdı tabii ki bu skorla birlikte, en farklı skoru yakaladı tarihte. Liverpool bu skora rağmen çıkamayabilir gruptan, o da işin acı tarafı onlar için.

Diğer maçlar normal oldu. Hoş Liverpool maçı da normaldi de 8-0 değil 5-0 olsa dikkat çekmezdi elbette. Milan'ı anlayabilen varsa beri gelsin bu sezon, Sampdoria maçı zor olur dediler 5'leyip döndüler, Torino'ya karşı süründüler, sonra da Ukrayna'da atılan 3 gol, garip takım. Son 20 dakikada atmışlar 3 golü, yine de bir kaç gün sonra sahadaki oyun değil sadece skor konuşulacak, kaçınılmaz bir gerçek bu. Inzaghi hala gol atıyor, işin kötüsü de o olduğu zaman gol atabiliyor Milan. Tombiş adam Ronaldo geri döndü belki bir etkisi olur gol yollarında. Benim kendisinden şüphem yok da göbeği ve performansı hakkında sürekli kargaşa yaratan 'dış basın' ilk kötü performansında yine fazla kilolara yüklenecektir. Su götürmez bir gerçek derler ya, bu da öyle birşey işte.

3.11.2007

Olan Biten #1


Sabahın dört buçuğunda yazasım geldi..

- Alonso gitmiş, belliydi zaten. Ferrari söylentileri çıkıyor ama Massa'dan da vazgeçmemeli Ferrari. Gitsin ufak takıma Alonso, kalitesini ve bildiklerini -ne biliyorsa artık- aktarsın oraya, gül gibi geçinip gitsinler..

- Torres yine yok bir kaç hafta, Atletico Madrid'deki günleri mumla aranıyordu zaten, yakın zamanda projektörleri yakıp da aramaya başlayabiliriz, şaşırmamak lazım.

- Yine bir sürü büyük veya kaliteli maç olan haftalardan birindeyiz. Başkent Roma'ya gidiyor Floransa'nın Mor Menekşesi, rakip Lazio olacak. Fiorentina'ya başarılar dileyip umarım fark atarız deplasmanda diyorum. Heerenveen - PSV oynuyor Hollanda'da, gollü maç olmaya aday görünüyor şimdilik, gerçi Fiorentina ile Napoli'den de bol gol beklerken 1 golü zor gördük. Atletico Madrid de Villarreal ile karşılaşacak ki Madrid pek fazla gol atıyor Kun - Forlan ikilisi ile. Ligimizde olan büyük maçı söylemeye bilmiyorum gerek varmıydı, Fenerbahçe - Beşiktaş, bol bol izleyip okuyacağız bu hafta medyamız sayesinde. Juventus ile Inter de karşılaşacak, nedense içimden bir ses çok keyifsiz bir maç olacak diyor ki ben bunu dedim diye 6-7 gollü bir maç olursa hiç şaşırmam açıkçası. Bu kadar yazıp da Arsenal - Manchester United'ı unutmadım elbet, sezonun en iyi futbolunu oynayan Arsenal ile eski ritmine doğru dönmeye başlayan M.United Emirates'te rakip olacaklar birbirlerine, Arsenal alır diyerek tahminimi de sunuyorum.

- Afonso Alves denen arkadaşın attığı 7 gole 1 aydır "rekor" deniyor, gidin bir bakın araştırın be kardeşim o ligin tarihini.

- Erdal İnönü.. Yazacak pek de birşey yok.. Ölümünün ardından "aman da ne çok severdik, tüh tüh yazık oldu" diyerek sayfalarca yazıp çizmenin manası yok, hatırlamak için ölümü beklemek zorunda mıyız her defasında ?

- NBA'de başladı tam oldu, maçlardan kafamızı kaldıramazken.

- NBA demişken, Galatasaray 2. transferini yaptı oradan, New Jersey'den bu sefer. NBA'de tutunamayanın sıçrama tahtası oldu Beko Basketbol Ligi. Geçen sezon Gerald Fitch oynadı şovunu yaptı ve balıklama atladı bu sene NBA'e.

- Daum için yazdılar durdular Milli Takım'ın başına geçecekmiş diye, Alpay'ı ve Ümit Özat'ı da getirirse olası bir anlaşma sonucunda işte o zaman futbolumuz kafadan 10 sene geriye gider. Zaten gerideyiz diyenlerin seslerini duyar gibiyim.

- Fatih Terim'i de kime yamayalım diye şaşırdık. Fulham fırtınası esti ki şimdilerde o fırtına sakin bir rüzgar olarak devam etmekte, arada bir adı geçiyor. Bir de fırtınadan daha fazlası çıktı, Valencia'ya yolladık kendisini. Basınımızın dediğine göre İspanyollar öyle yazmış ancak İspanyol gazetelerinde Fatih Terim adı en son milli maçlar döneminde geçmiştir, o da belki.

  ©Artemio Franchi. Template by Dicas Blogger.

TOPO