11.05.2009

Süleyman Seba & Beşiktaş & Ben

İnönü'de 19 Mayıs günü oynanacak Galatasaray-Fenerbahçe maçı için maçı oynayacak taraflarda değil de Beşiktaş tarafında kıyametler kopuyor. Maçı oynatmamak veya başka yere aldırmak için yapmadıklarını bırakmıyorlar. Oysa ki dedem bana böyle öğretmemişti Beşiktaş'ı ve Beşiktaşlılığı. Ben Galatasaraylı'yım evet ama O adam bana Beşiktaş'a saygı duymam gerektiğini öğretti, tüm rakipleri bir yana Beşiktaş'ı bir yana koymayı öğretti. Yeri geliyor istemiyorum Beşiktaş'ın başarısını ancak sonradan huzursuz oluyorum, çocukluğum ve Süleyman Dedem aklıma geliyor, O'nun hatrına frenliyorum kendimi ne olursa olsun. Ben O adama baktığım zaman Beşiktaşlı duruşu nedir onu görüyordum, efendi olmak, saygın olmak nedir onu görüyordum. 19 Mayıs'ta iki ezeli rakibi kendi sahasında karşılaşacak diye ortalığı birbirine katanları gördükçe Süleyman Dedem boşuna mı çabaladı diye soruyorum kendime. Beşiktaş için gözünü kırpmadan her şeyi yapabilen adamın bıraktığı mirasın nasıl yağmalandığını görüyorum "O maçta Çarşı'nın içinden rakip takım taraftarı geçecek, kan çıkar, olay çıkar" diyenleri görüyorum, "Defolup gitsinler başka yerde oynasınlar bizim stadımıza dokunmasınlar" diyenleri görüyorum, nefret ediyorum işte o zaman futboldan. Beşiktaşlı değilim evet ama emin olun ki, basit bir maç için ortalığı birbirine katanlardan çok daha iyi biliyorum Beşiktaşlılığı, olması gereken duruşlarını, yapmaları gerekenleri. Süleymen Dede, bu yazı bir şekilde sana ulaşır mı bilmiyorum ama ulaşmasa da bundan sonraki ilk İstanbul ziyaretimde önce sana gelip okutacağım. Olur da benden önce bu satırlara denk gelirsin, bir şekilde okursun, manevi torunun hiç bir zaman senin öğrettiğin Beşiktaşlılığa ihanet etmedi ve hep saygı duydu emin ol, Galatasaray'ı hayatında en öne koysa bile...

Süleyman Seba neden mi benim için "Beşiktaş başkanı" değil de "dede" ? Merak edenleri de alt satırlara alalım, sözlükte kendisinin başlığına yazdığım entry ile baş başa bırakalım :

besiktaslılar icin bir baba, unutulmayan baskan, efsane oyuncudur, galatasaraylı ve fenerbacheliler icin de her zaman saygı duyulan bir efsanedir. olmeden once degeri anlasılan ender insanlardandır.

ancak sahsım icin de ne rakip takımın sevilen baskandır, ne de futbolcudur. benim icin bir dededir, ozlenen kisidir.

turunç'ta genellikle han restoran'da geçirilen yaz aylarında futbol sezonunun devam etmediği günlerde neredeyse her günün birlikte geçirildiği kişidir. el kadar bebekliğimden, 7-8 yaşıma kadar yaz aylarında hep kendisi olmuştur benim için. beşiktaş'ta 16 yıllık başkanlık yaptığı dönemde yazlarının çoğunu marmaris'te geçirirdi. efsane beşiktaş başkanı, o dönemin namağlup bekiştaşını yaratıp herkesleri kendisine hayran bırakan adam ne yapıp ettiyse de beni sarı-kırmızıdan uzaklaştıramamıştır. zaten imkansızdı onu yapması da, anne-baba demeden "cimbombom" demiş bir çocuk vardı sonuçta karşısında.

kendisi ile marmaris'ten kendi teknemizle turunç'a gidişlerimizden birinde bir olay yaşamışız, bana hep anlatılırdı o dönemler 1 yaslarında olup haliyle hic hatırlamadıgım icin. babam tenkeyi kullanıyor ve süleyman dedemin kucagında iskeleye yanasacak tenkenin ucunda bekliyoruz. babam yanasırken bir yandan suleyman seba'ya ve bana bakıyor, bir yandan tekneyi yanastırmaya calısıyor. tam iskeleye yanastıgınde bir de bakıyor ki süleyman dedem ve kucağındaki ben yokuz, "eyvah gittiler denize" diye panik yaparken han'ın önündeki iskelede iki seksen uzanmış süleyman sebayı ve kucağında sıkı sıkı sarıldığı beni goruyor ve anlık olarak yasanan panik geciyor, ortalık sakinlesiyor.

babamın bir istanbul ziyaretinde evinde birlikte kafayı cekip rakı icerlerken evinde bir tane bulunan ve duvarında asılı olan bir tarafı turk bayraklı besiktas flamasını imzalayıp torunuma gidecek bu dikkatli ol diyerek bana yollayısı da aklımdan hic cıkmayacaktır.. 1994'ün sonlarıydı, imzasını atıp tarih de koymustu oraya.. bugun en eski galatasaray formamı bile kaybetmisken o besiktas flamasını kaybetmedim, yolladıgı ilk gunku gibi saklıyorum.

kendisini gormeyeli en az 10-11 sene oluyor. istanbula gidislerimden birinde onu tekrar gorup ellerini opup oturup karsılıklı icmek ve besiktas veya galatasaray macı izlemek istiyorum..

son olarak kendisine seslenmek istiyorum okumayacagını bilsem de : süleyman dede, 7 yasındaki cocuga tavla oynarken yenilip "eheheh besiktas'ın basındaki adamı ben yendim lan" diye eğlendirdiğin icin cok tesekkür ederim, istanbul'a bir dahaki gidisimde ilk once sana gelip rovans macları teklif edecegim sana haberin olsun.

2 yorum:

Adsız dedi ki...

saygi duyulmasi gereken birisi tum takim taraftarlarinca, ama ondan sonra bence besiktaslilar dahil kimse beklemesin baskanlarindan bole asil bir durus, o gitti serdar bilgili biraz devam ettirdi onun havasini, karizmasini daha sonra onada kufrettiler o da birakti, zaten sebada ahmet dursun seba gitsin tezahuratlarini bile isitmisti kendi taraftarindan. kusra bakmasin besiktasli arkadaslar ama carsi bir cok baska takimin bir cok taraftarinin besiktasa karsi olan saygisini yok etti. yakisiyor aslinda su an carsida o baskan da birbirlerine, olan besiktasa oluyor tabi o arada .

Semih Sarıcan dedi ki...

teşekkürler böyle anıları bizimle paylaştığın için

  ©Artemio Franchi. Template by Dicas Blogger.

TOPO