7.02.2018

Porte Geçmişe ve Geleceğe Bakıyor



Avustralya’nın güney kıyısındaki Tazmanya adasında büyüyen BMC Racing bisikletçisi Richie Porte, kendisini dünyanın en iyi etap yarışçılarından biri olarak kabul ettirmek için çok yol aldı. Son iki Tour de France kazanma girişimini yaşadığı kazalar bozsa da bu sene kötü şansını geride bırakmayı umuyor. 33 yaşındaki dost canlısı isimle bu egzotik adadaki kökleri, bisiklet yarışçılığı ve arkadaşlık hakkında konuştuk.

Peloton Magazine: Richie sen sıklıkla Avustralyalı diyip geçmek varken Tazmanyalı bir yarışçı olarak tanımlanıyorsun. Bu senin için ne anlama geliyor. Birçoğumuz sadece Tazmanya Canavarı’nı biliyor ama adana ait çok daha fazlası olmalı. Tazmanyalı olmak nasıl bir şey? Mesela Avustralyalılar sizi belli bir şekilde kategorize ediyor mu? Köklerinle oldukça gurur duyuyor görünüyorsun. Son olarak Tazmanyalı bir çocuk nasıl WorldTour bisikletçisi oldu?

Richie Porte: Oh, bu farklı bir dünya. İnsanlarla Tazmanya hakkındaki konuşmalarımın yarısı onlara Avustralyalı olduğumuzu açıklamakla geçiyor. Avustralya pasaportuna sahibim. Anakara Avustralyalıları her zaman Tazmanyalılarla dalga geçer, çok ufak bir adamız olduğu için bizle eğlenirler. Ancak bu durumun örnek olarak Sardunya’nın İtalya’yla ya da Korsika’nın Fransa’yla olan ilişkisinden bir farkı yok.

Benim için Tazmanya sadece dünyanın güzel bir parçası… ve ayrıca insanlar da iyi! İnsanlar gerçekten çok rahat belki anakara Avustralyalılarından bile daha rahatlar. Tazmanyalı olmaktan gurur duyuyorum. Geri dönüp tamamen rahatlayabildiğim tek yer. Monako’da [Avrupa’daki evi] hiçbir zaman yüzde yüz rahat değilim. Bazı açılardan Tazmanya gerçek Avustralyadır. Avustralya sakinliğiyle bilinir ve Tazmanya oradan daha sakindir. Tazmanya’da evden çıktıktan sonra 15 dakika boyunca hiç kırmızı ışık görmeyebilirsiniz. Orada olmayı seviyorum. Bisiklet sürmek için şahane bir yer. Bütün gün iniş ve çıkışlar var ayrıca her zaman da diğer rüzgarlara galip gelen bir pruva rüzgarı [karşıdan esen rüzgar] mevcut. Favori tırmanışım, 2000 metrelik tırmanış boyunca dönen 135 kilometrelik yol. Bu size nasıl bir şey olduğuyla ilgili güzel bir fikir veriyor. Burada devasa dağlar yok ancak her zaman iniş çıkışlar var, muhteşem doğal parklarla birlikte.

Çocukken triatlona başladım ve bisiklete geçmeden önce bu yolda ilerleyebildiğim kadar ilerledim. Ebeveynlerime ve diğer birkaç insana Avrupa’ya gidip profesyonel bisikletçi olmam konusunda teşekkür etmem lazım. Bayağı sıkı bir yolculuk oldu ancak bu herkes için böyle.



Alberto Contador ve Chris Froome gibi şampiyonlarla çalıştıktan sonra Porte BMC ile yuvasını buldu.

Peloton: BMC’de takım lideri olmadan önce kendini ispatladın diyebiliriz, Alberto Contador ve Chris Froome için yarışarak. Bu şampiyonlardan neler öğrendin?

Porte: Aslında Alberto ile sürdüğüm 2011 yılında yapabileceğim pek bir şey yoktu. O sene kendisine Giro d’Italia’da eşlik ettim ve o kadar güçlüydü ki o kadar yardıma ihtiyacı olmadı. Pelotondan ayrılmaya yardım etmek için önde sürerdim ama bu kadardı. Dürüst olmak gerekirse muhtemelen Chris’ten daha çok şey öğrendim. Chris, Brad’in [Wiggins] gölgesindeyken onunla bir bakıma ahbaptım. Chris hakkında söyleyebileceğim şey hem bisikletin üstündeyken hem de yerdeyken son derece profesyonel olduğu. Efor sarfetmekten hiç kaçınmaz. Mental olarak her zaman çok güçlüdür.

Ve yarış sırasında hiçbir şeyi hediye etmez. Geçen yılki Dauphine’e bakın [Porte son gün lider mayosunu giyerken Froome’un Sky takımı final etabının başında atak yapmış ve yarışı karıştırmıştı – sonunda Froome da kaybetmiş, Astana’dan Jakob Fuglsang’ın zaferi kazanmasına yol açmıştı.]. Sanırım büyük yarışları kazanacaksanız böyle olmanız gerekiyor.
Şahsen bunu yapabilir miydim bilmiyorum. Kendimi arkadaşlarına biraz daha sadık biri olarak görüyorum. Örnek olarak, Tazmanyalı dostum Will Clarke’a yarış sırasında zarar verecek bir hamleyi asla yapmam. Bunu bir arkadaşa asla yapmam. Ancak Chris böyledir. Kimseye eyvallahı yoktur.


Peloton: Peki Chris’in Vuelta a Espana’daki doping testini geçemediği haberini nasıl karşıladın?

Porte: Sadece bekleyelim ve görelim. Kendisini savunması gerekiyor. Ancak gün sonunda bisiklet sporu iki türlü de kazanamayacak. Devasa bir utanç.

Peloton: Richie sen dünyanın en iyi tırmanışçılarından birisin. Fakat gün geçtikçe iniş yarışlarda daha büyük rol oynamaya başladı. Senin gibi ufak bir adam inişlerde dezavantajlı olduğunu düşünüyor mu?

Porte: Evet ufak olmak biraz daha zor oluyor. Tour’daki kazama dönüp baktığımda; insanlar ileri geri konuşuyordu ancak ben Le Mont du Chat’ın dibine kadar Chris, Jakob Fuglsang ve diğerleriyle birlikte indim. Risk alan birisi değilim ama rahatça iniş yapabiliyorum. Ancak kaza yaptığım o gün, frene dokunduğum anda arka tekerleğim kilitlendi. Bu bisikletin bir parçası, yükselmeli ve alçalmalısınız. Gün sonunda eğer Nibali gibi pelotondaki en iyi inişçilerden biri kaza yapıyorsa başka bir ismin de büyük bir kaza yapmasının da an meselesi olduğunu düşünürüm. Benim için o kazayı yapmak ve koltukta oturup kaza hakkında düşünmek için fazla süremin olması, kazayı mental olarak atlatmamın biraz zaman alacağını anlamamı sağladı.

Peloton: Bu -çılgın inişler- gelecekte psikolojik olarak kendini hazırlayabileceğin bir şey mi?

Porte: Evet, yüzde yüz! Tassie’den, psikiyatr olan bir arkadaşım var ve elbette bu konuya değindik, çünkü sonuçta bu büyük bir travma. Birisinin kötü bir araba kazası geçirmesinden farkı yok. Tepeden aşağı inmeye başladığınız anda bu endişeler başlıyor… ama sonuçta bu bir bisiklet yarışı ve zemine ulaşmak zorundasınız. Bununla birlikte kariyerimde bisiklet yarışının en önemli şey olmadığı bir noktaya doğru ilerliyorum -Mayıs ayında bir bebeğimiz olacak-.

Peloton: Geçen sezona harika bir başlangıç yapmıştın. Kendini yine aynı seviyede hissediyor musun ve yine benzer bir takvimin olacak mı?

Porte: Evet bu sezon da geçtiğimiz sezon Tour’a kadar yaptıklarımı tekrar etmek isterim. Tour of Romandie’yi kazandım ve Dauphine’de ikinci oldum. Fakat bu sezon bir adım ileri gidip Tour [de France] kutusuna da bir tik atabilmek istiyorum. İyi şans dilemiyorum sadece kötü şans olmamasını diliyorum. Önümüze motosiklet çıkmamasını, kaza yaşamamayı ve gerçekten neler yapabileceğimi görmeyi ki sonunda “acaba”lar ve “böyle yapmalıydım”lar olmasın. Tour’a gidebilmeyi, sadece orada olmayı ve podyum için mücadele vermeyi umut ediyorum.

Bu yazının orijinali James Startt tarafından 6 Şubat 2018 tarihinde PelotonMagazine.com adresinde yayınlanmıştır.

Bu çeviri, kaynak gösterilse dahi izin alınmadan ArtemioFranchi.org adresi dışında yayınlanamaz.

Hiç yorum yok:

  ©Artemio Franchi. Template by Dicas Blogger.

TOPO