Tom Boonen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tom Boonen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15.04.2017

Artemio Franchi Podcast #4


4. bölümde Ronde ve Roubaix konuştuk. Boonen'a saygı duyduk, Van Avermaet ve Sagan'ı ana gündem konusu yaptık. Son kısımda ise Giro'ya sakatlığı yüzünden katılamaması neredeyse kesin olan Aru'ya ve nedense Thibaut Pinot'ya değindik.

Daha önce "Her Şeyi Biliyoruz Podcast" bağlantılı olarak kaydettiğimiz bisiklet podcast'leri artık Artemio Franchi adıyla sizlerle...

10.04.2017

Boonen Hiç Pişman Değil




Tom Boonen, profesyonel bisiklet hayatının son yarışı olarak katıldığı prestijli Paris-Roubaix yarışında elde ettiği hayal kırıklığı yaratan 13.lük derecesinden sonra hiçbir pişmanlığının olmadığını açıkladı.

“Kuzeyin Cehennemi” Tom Boonen’ı diğer bütün yarışlardan daha fazla efsane haline getirmişti. Ancak bu sefer kendisi emsalsiz bir beşinci zaferle veda etmeyi başaramazken memleketlisi Greg Van Avermaet ilk kez zafere uzandı.

36 yaşının ve 100den fazla yarış zaferiyle dolu kariyerinin ardından Boonen bisikletini asmanın zamanının geldiğini açıkladı.

Popüler Quick Step lideri “Son birkaç hafta duygusal anlamda çok inişli çıkışlıydı ve herkes onlara izlettiğim her yarış dakikasından çok keyif alıyor gibiydi, kazanamamış olsam bile.” dedi.

“Bugün çok zordu, gerçekten çok sıcaktı.”

Tek günlük yarış uzmanı Boonen bisikletin birçok büyük yarışında zaferler kazandı. 2005’te dünya şampiyonluğu, 2007’de Tour de France yeşil sprinter mayosu ve 7 “Anıtsal” şampiyonluk ünvanı gibi (3 tanesi Ronde ve 4 tanesi Paris-Roubaix’da olmak üzere).

Kariyerini de idealist bir şekilde “Klasikler Kraliçesi”’nde bitirmek istedi.

“Bu benim için dünyadaki en iyi yarış – çok seviyorum! Ayrıca benim için tam zamanı, geçen yıldan beri bunu hissediyorum. Hala iyi yarışlar çıkartabilirim ve eğer kendimi motive edebilirsem iyi Dünya Şampiyonluk mücadeleleri verebilirim, fakat zamanı geldi ve bundan mutluyum.”

Boonen o kadar baş tacı edilen bir isim ki Quick Step takımı bütün stratejisini yarışı ona kazandırmak üzerine kurdu.

Hatta zafer için mücadele edecek üç kişilik kaçış grubunun parçası olan Çek bisikletçi Zdenek Stybar bile son bölüme kadar kendi kazanma şansını düşünmedi.

“Bugün yüzde yüz olarak Tom için mücadele ettik. Bütün takım onu destekliyordu ve hepimiz tüm kalbimizle onun galip gelmesini diledik – bunu başarmak için elimizden geleni yaptık,” dedi ikinci bitiren Stybar.

“Yarıştan önce kendim için sürmek ya da galibiyet için sprint atmak aklıma bile gelmedi. En büyük hayalim velodromea Tom ile birlikte gelmekti. Elbette ikincilik benim için üzücü ancak diğer yandan buraya kazanmak için gelmemiştim. Ancak son 4 kmde radyodan ‘Tamam, şansını dene’ mesajını duydum.”

Stybar iki yıl önce de ikinci olmuştu ve buna rağmen Boonen’ın hedefine ulaşabilmesine yardımcı olmaktan bir an bile tereddüt duymadı.

“Tom çok özel bir insan, çok kibar bir insan, son derece arkadaş canlısı – eğer yapabiliyorsanız onun için her şeyi yaparsınız. Bunu yapmak zorunda olduğumuzu hissetmedim, yüzde yüz gayretimizi bunu hak ettiği için ona verirdik.”

Kral artık emekli oldu, yine de Belçika’nın onun yerini alacak yeni bir vekili var, Van Avermaet, Olimpiyat şampiyonu.

Ancak 31 yaşındaki isim, Boonen’ın inanılmaz başarılarına erişme umutlarını kesin bir şekilde reddetti.

“Dün onun aldığı tüm sonuçları görmek için Wikipedia’ya baktım – inanılmaz, burada dört kez kazanmış ve çok sayıda büyük yarışlarda da,” dedi yeni şampiyon.

“Ben farklı tarzda bir bisikletçiyim, sprinterden çok tırmanışçı.”


“Her insan kendi kariyerini yaratır ancak Tom’un elde ettiği zaferleri kazanmam imkansız olacak çünkü onun 100den fazla zaferi var ve benim şimdi 31 oldu. Yani daha almam gereken çok yol var!”

Bu yazının orijinali 9 Nisan 2017 tarihinde Yuzuru Sunada tarafından pelotonmagazine.com adresinde yayınlanmıştır.

Bu çeviri ArtemioFranchi.org dışında kaynak gösterilse dahi izin alınmadan yayınlanamaz.

9.04.2017

Kısa Bir Veda Yazısı: Tom Boonen


Elbette Tommeke hakkında çok daha uzun ve duygu dolu şeyler yazılabilirdi ama biraz kısa tutarak iki gün önceki çeviri dışında da kısaca veda etmek istedim. Tamamen kişisel ve tam da Boonen odaklı olmayan dağınık bir yazı olacak ama boş boş otururken bir şeyler karalamak iyi bir fikir. Hep çeviri yapıyorum bu ara; kendimden de bir şeyler yazmam lazım artık.

Hep bahsederim, bisiklete olan ilgim 2009 gibi başladı. Aslında biraz da tesadüf oldu ya da denk geldi diyebiliriz. Öğrenci evine kendi adıma internet bağlattığımda o ara yayına yeni başlayan Tivibu da 1 TL fiyattan teklif edilmişti. Eurosport ve belgesel kanalları da var denince tamam dedim geçtim. Okula düzenli gitmediğim için İzmir'de evde olduğum dönemde kenara Eurosport açıp olan bitene bakıyordum... Tam tarih Nisan 2009 ortaları. Kısa süre sonra Giro başladı, ilk etaplarda konuyu anlamasam da "Ne güzel gidiyorlar, zaten İtalya, izlerim ben bunu..." diyerek ısrarcı oldum. O sezon yarış takvimine göre ne izleyeceğime aylar önce karar vermiyordum ama o gün denk geliyorsam kesinlikle izliyordum. Neyse bu kısmın konumuzla çok da ilgisi yok gibi duruyor ama bağlayacağım elbette. Hey yavrum hey. Böyle böyle başladı ilgim. Klasiklerle ilgili ilk bilgilerimi 2010'da edindim. Zaten üç-beş favorisi olan tek günlük yarışlara neden o kadar adamın katıldığını anlamakta zorlandıktan sonra birkaç klasik izlediğimde "o kadar adamın" gerekli olduğunu anladım.

2010'un Ronde ve Roubaix ile Tom Boonen'ın kim olduğunu öğrenmeye başladım. 2010'da Cancellara duble yaparken Boonen kazanamamıştı ama adı hep anılıyordu. İkisini de okuyup etkilendim. 2011'den itibaren en büyük iki klasikte onlara odaklanmıştım. Her ne kadar tekrar beraber podyum görememiş olsalar da onların olduğu yarışta hamlelerini beklemek bile büyük bir zevkti.

Beni bisiklete bağlayan adam Mark Cavendish olsa da kısa sürede klasiklerin türlerini ve neden hepsine herkesin katılmadığını, Cavendish'in neden buralarda olmadığını, neden Boonen-Cancellara ikilisini klasiklerde ilk sıraya yazmam gerektiğini öğrendim.

2011'de tabii ki tüm yarışları bilmiyordum ama yavaş yavaş hepsini öğrendikçe karşıma bol bol Boonen ve Cancellara isimleri çıkıyordu. Ne kadar büyük ve eşi benzeri bir daha gelmeyecek sporcuları izlediğimin de farkındaydım. İyi ki o 1 TL'lik paketin etkisiyle bisiklet izlemeye başlamışım ve Boonen'ı da Cancellara'yı da yarışlar kazanırlarken izlemişim.

Geçen sezon Cancellara herkese el sallayarak bırakıp gittiğinde tıpkı Baggio ve Batistuta başta olmak üzere hayatta çok farklı yere koyduğum diğer sporcuların gidişleri gibi üzülmüştüm. Sonuçta izlediğim ve bağ kurduğum bisikletçiler arasında ilk kez emekliliğini açıklayan vardı. 2017 sezonu geldi, Cancellara birkaç aydır yok ve bu gayet üzücü. Geçen sezon Roubaix sonrası "Bir yıl daha varım" diyen Boonen'ın emeklilik gününe yaklaştıkça daha da katlandı bu üzüntü.

Daha birkaç yarış var diye beklerken önce Ronde, sonra Scheldeprijs ve nihayet Roubaix geldi çattı. 2-9 Nisan arası yaşanan sekiz gün resmen Boonen adına bir resmi geçit oldu. Geçen sezonki gibi "Bir yıl daha" demeyeceğini biliyoruz. Kazanır mı, kazanmaz mı, podyum görür mü bilmiyorum ama Boonen, Roubaix'de son kez velodroma girdiğinde kalabalığın nasıl çıldıracağını ve hüzünle sevinci bir arada yaşayacağını biliyorum. Sonuç ne olursa olsun yedi saatlik yayında Tom Boonen'ı son kez izleyeceğiz. Cancellara'nın olmadığı 3.5 aylık yeni sezon zaten sıkıcıyken o gelmemesini istediğimiz son gün de geldi ve artık tüm bisiklet yarışları bu ikili olmadan yapılacaklar.

Şu an faal sporcular arasında Vince Carter, Nowitzki, Buffon, Federer, Totti, Pirlo gibi isimler bıraktığında ne hissedecekseniz bu da öyle... Birkaç ayda iki büyük bisiklet efsanesine veda etmek zor iş.

Kendi adıma asla unutmayacağım detaylardan birini de yazı sonuna iliştireyim. Kısa derken zaten epey uzattım ama olsun, başka Boonen yok. 2015'te Türkiye Turu'na geldiğinde elbette Marmaris etabını finiş çizgisinde izledim. Cavendish'in geride kaldığı etabı Greipel almış olsa da hızla yarışı tamamlayan pelotondaki onlarca isimden biri de Tom Boonen'dı. Hafif bir eğimde birkaç saniye görerek izleyememiş olsam da Tom Boonen'ın yarıştığı bir etabı yerinde izlemiştim. Bir sezon önce bisikletteki en büyük kahramanım Cavendish gözümün önünde etap alırken bu defa onu kenara koymuştum. Gidip Etixx-QuickStep takımının arasından Boonen'ı bulmalıydım. Biraz ilerlediğimde diğer mavi formalı adamların arasında Tom Boonen'ı da görüp tebrik ettim ve el sıkıştım. Basit bir olay belki ama böyle büyük bir efsaneyi evden çıkıp 100 metre ileride görüp selamlaşmak kolay kolay denk gelmeyecek bir şey. En büyük efsanelerden birini evimin dibinde yarışırken gördüm. Yaşadığınız şehre, sevdiğiniz sporun en büyük kahramanlarından birinin resmi bir yarış/maç için geldiğini düşünün... İki yıl sonra hemen hemen aynı günlerde kariyerine nokta koyacağını bilsem birkaç saniyeyle sınırlı tutmazdım o anı ama yapacak bir şey yok, hiç görememiş de olabilirdim.

Bisikleti öğrendiğim yıllarda kılavuzum olan, bisiklete bağlanmamı ve yaptıklarından etkilenmemi sağlayan en büyük adamlardan biri ile ilgili daha çok şey yazılır ama şimdilik tüm dünyanın veda ettiği hashtag ile son noktayı koyayım: Her şey için teşekkürler Tom Boonen!

#ThxTom

7.04.2017

Son Yarışı Öncesi Tom Boonen’ın Sakinlik Dolu Röportajı


QuickStep’in Paris-Roubaix öncesi basın toplantısında, muhabirler, kameralar ve mikrofonlardan oluşan bir denize karşı, odanın başında oturan Tom Boonen oldukça rahat görünüyordu. Kariyerinin, kazanmayı çok istediği son profesyonel yarışından üç gün uzaklıktaydı.

Beş galibiyetle tüm zamanların rekorunu tek başına ele geçirme ihtimaline rağmen üzerinde en ufak bir gerginlik yoktu.

Her şey pazar günü yaşanacak ama o tamamen havaya girmişti.

“Oldukça iyiyim,” dedi, yaklaşmakta olan emekliliği yüzünden duygusal olup olmadığı sorulduğunda. “Geçen yıl bir karar verdim. Hala kararımın arkasındayım. Bu tip yarışları iyi durumdayken bitirebilmek için alınmış bir karardı.”

“Şu an iyi durumdayım. Sonuçta istediklerimi aldım. Bu yüzden bu kadar da duygusal olmaya gerek yok.”

“Bisikletçi olarak işe başladığınızda bir gün emekli olmak zorunda olduğunuzu biliyorsunuz. Benim zamanım geldi. Aldığım karardan memnunum.”

Pazar günü duygusallaşabileceği tekrar sorulduğunda hemen kesin bir dille “Hayır, hayır” dedi. “Odağımı kaybetmeyeceğim.”

Boonen geçen pazar Ronde öncesi rahattı. Şans yanında değildi ama Roubaix öncesi de aynı sakinliğini koruyor.
“Geçen yıl zamana karşı yarıştık... Şimdi kendimi hazırlamak için daha çok vaktim vardı” 

Boonen profesyonel kariyerine 2002’de başladı ve Rubaix’de büyük bir iz bıraktı. US Postal Service’ten takım arkadaşı George Hincapie’ye domestiklik yapmak için katıldığı yarışta son bölümde daha güçlü olan taraftı ve Amerikalı arkadaşı geride kalınca şansını denedi.

Çizgiyi üçüncü geçti, geleceğinin nasıl olacağını gösteren harika bir başlangıçtı.

Performansı QuickStep Davitamon takımının dikkatini çekti ve takip eden iki sezonda 24. ve dokuzuncu oldu, gelişmeye devam etti. 2005’te ise Hincapie ve Juan Antonio Flecha’yı geçerek yarışı ilk kez kazandı. Bu başarısını, Tour de France 2005’te iki etap alıp aynı yılın eylül ayında Madrid’de dünya şampiyonu olarak sürdürdü.

Yarıştaki diğer galibiyetleri 2008, 2009 ve 2012’de gelirken, geçen yıl onu bir yıl yarışlardan uzak bırakan kötü bir sakatlığın sonrasında, Avustralyalı Mat Hayman’ın hemen ardından ikinciliği elde etti.

Emekli olmak üzereydi ama bu kadar yakın bir yarış kaybetmek onu hem sinirlendirdi hem de cesaretlendirdi ve 12 ay daha yarışmaya karar verdi.

Ve bir kez daha aynı yerdeyiz.

Dört galibiyetli Boonen, rekorun eski sahibi Roger de Vlaeminck’i yakalayıp ortak olmuştu. Yarışlar bir piyangodur ama pazar günü çok az kişi başka birine bahis yapacak.

“Geçen yıl da odaklanmıştım,” diye cevapladı geçen yılki ve bu yılki mental ve fiziksel durumu sorulduğunda: “Ama geçen yılkinden daha iyi durumdayım.”

“Geçen yıl Roubaix için hazırlanmak gerçekten zamana karşı bir yarıştı, bu defa kendimi hazırlamak için daha fazla vaktim vardı. Klasikler şu ana dek iyi gittiler. Şu an her şey daha iyi ama bu geçen yılkinden daha iyi bir sonuç alacağım anlamına gelmez.”

Başka bir deyişle, Boonen kendine güveniyor ama yarışı cepte görmüyor. “Tüm malzemeler ortadalar. Artık iş pazar günü hepsini bir arada tutabilmek.”

“Her şey mümkün.”

"Kahramanlar hatırlanırlar ama efsaneler asla ölmezler" - Specialized, Tom Boonen'ın kariyerini özel bir şekilde onurlandırdı.
Boonen’ın bu sezonki performansları da daha iyi olduğu konusundaki sözlerini doğruluyor. Ocak ayında Vuelta de San Juan’da bir etap kazandı, geçen ayki E3 Harelbeke ve Gent-Wevelgem’de ise sekizinci ve altıncı oldu.

Pazar günkü(2 Nisan) Ronde’de de güçlü gözüküyordu, dördüncü galibiyeti alarak rekor kırma arzusu, yaşadığı iki mekanik problemle son buldu.

Bu yaşanmamış olsa podyum için veya daha fazlası için mücadele edebilirdi.

Neredeyse bir hafta geçen yarışla ilgili “şu olsaydı bu olsaydı” değerlendirmelerine karşı çıktı. Son tırmanışta Peter Sagan ve Van Avermaet ile aynı grupta yer alabilir miydi diye sorulduğunda spekülasyon yaratmayı reddetti.

“Yarış bitti. Kaza yapanlar, mekanik problem yaşayanlar hakkında konuşmak zorunda değiliz. Bu bir bisiklet yarışı, her şey olabilir,” dedi.

“Alexander Kristoff’un beşinci bitirdiğini gördüm. Gün boyu, Ronde için en iyi modunda değildi, belki en kötü ihtimalle beşincilik için sprint atıyor olabilirdim. Belki de ikincilik için atardım.”

“Ama önemli değil. Bu oldu, yarış bitti.”

Hala hislerinin iyi olduğunu kabul ediyor mu?

“Evet, gerçekten iyilerdi,” diye onayladı. “O ana kadar gerçekten iyilerdi. Beraber gittiğim gruba bakarsanız ön tarafta değişen bir şey yoktu. Oradaki birçok adam ilk 10 için yarışıyorlardı.”

“Kondisyonum ve bacaklarım onlarla yarışabilecek durumda olduğumu hissettirdi. Ama sonuç için tahmin yapmaya çalışmaya gerek yok, çünkü ben orada değildim.”

Mekanik problemler yaşayana kadar nasıl hissettiği -ve Kappelmuur’da pelotonu nasıl böldüğü- düşünüldüğünde neden sakin olduğu ve kendinden emin bir şekilde pazar gününü(9 Nisan) hedeflediği anlaşılıyor.

Tam olarak nerede olmak istediği görülüyor.

"Thx Tom" - UNILIN QuickStep Floors'un Wielsbeke'deki merkezinde kutlama havası vardı. Boonen, 2003'ten beri Patrick Lefevere'in takımıyla beraberdi, Belçika'daki ünü ve galibiyetleri sponsorlar için büyük bir nimetti. 
“Paris-Roubaix biraz daha ışıltılı” 

Pazar günü Compiegne’de bayrak sallandığı zaman birçok sıkı favori olacak. Van Avermaet ve Sagan gibi bisikletçiler favori listelerinin üst sıralarında yer alacaklar ama dikkat edilmesi gereken diğer isimler de olacak.

Boonen’ın elinde iki şey var. Birincisi, yılın şu ana kadarki bölümünde çok büyük başarılar elde eden, Boonen’a adanmış bir kadroyla Fransa'ya gelen QuickStep Floors takımı.

İkincisi ise deneyimi ve geçmişteki performansı. Dört galibiyetine ek olarak yarışı ikinci, üçüncü, beşinci, altıncı, dokuzuncu ve onuncu da bitirdi. Genellikle şans ve güçle tanımlanan bir yarış için bu muhteşem bir sonuç ve starttan saniyeler önce cesaret kazandıracak bir şey.

Doğal bir yeteneği var ve bunun farkında.

“Bu alanda oldukça iyiyim,” diyor taşlı yollarda yarışmaktaki yeteneği ile ilgili. “Bu yüzden seviyorum muhtemelen. 82 kiloyum, çok zayıfladığımda 80 kilo oluyorum. Bir bisikletçi için oldukça ağır bir adamım. O yüzden tarihe geçebileceğiniz çok fazla yarış yok.”

“Bisiklet gelişti ... her zaman zordu ama daha çok tırmanışçılar ve finişe doğru üç-dört kilometrelik yokuşları sevenler için gelişti.”

“Çoğu zaman aynı beş-altı adam yarışlar için favori oluyorlar. Klasikler farklı. Ben onlarda iyiyim ve Paris-Roubaix çocukken ilk kazandığım andan itibaren benim favori yarışım haline geldi.”

“Ronde de çok özeldi. Onunla da ilgilendim ama Paris-Roubaix biraz daha ışıltılı. Kendi alanında benzersiz bir yarış.”

Ona pedal çevirirken daha da şevk veren şeylerden biri de şu an sahip olduğu duygusal zenginlik. Pazar günü(2 Nisan) Ronde’de ağırlandığında coşkulu bir kalabalık ona hoş geldin demek için toplanmıştı.

Çarşamba günü(5 Nisan) Scheldeprijs’ta da benzerini yaşadı. Yarış onun doğduğu kasaba olan Mol’dan başladı ve finişe kadar diğer özel noktalara da uğradı.

“100 yılda ilk kez start noktasını değiştirdiler,” derken etkilendiği mimiklerinden anlaşılıyordu.

“Çok özeldi. Evimin etrafında ve her zaman antrenman yaptığım caddelerde 50 kilometre gittik ve seyirciler harikaydılar. Çarşamba günüydü ama bir Tour de France etabındaki gibi kalabalıktı. Bu asla ve asla unutmayacağım bir şey, oraya bana teşekkür etmek için gelen herkese minnettarım. Ben de cevap olarak onlara teşekkür etmek istiyorum.”

Niki Terpstra, 2012'de Tom Boonen'ın tekerleğinde kalamamıştı.
Boonen en iyi teşekkür yönteminin pazar günü Roubaix veledromunda çizgiyi ilk sırada geçmek olduğunu biliyor.

Ne olacağı belli değil ama bunu başarabilirse kariyeri için Hollywood-vari bir son olacak.

Bu şekilde bitirebilmek için elinden geleni yapacak ama kimsenin ona iyilik yapmayacağının da farkında. Kazanabilirse, hak ederek kazanmış olacak.

“Özel bir yarış değil. Diğer bisikletçiler için normal bir Paris-Roubaix olacak,” diye açıkladı: “Roubaix’de finişe vardığımızda sadece benim için her şey bitecek.”

“Pelotonun pazar günü benim son yarışım olduğunu düşüneceğini sanmıyorum. Belki öncekilerden de fazla asılacaklar yarışa. Takip etmeleri gereken kişi olduğumu biliyorlar. Bu yıllardır hep böyleydi.”

Kendisini takip edenleri şekere üşüşen sineklere benzetiyor, olumsuz taktiklere karşı en iyi panzehirin savaşmak olduğunu biliyor.

“Umarım sert bir yarış olur,” dedi ve devam etti: “Hava durumu iyi gözüküyor. Garip gelecek ama iyi hava her zaman zorlu bir yarışa sebep olur. Gün boyu hız hep yüksektir.”

“Sonunda herkes bitik durumdayken güzel bir taşlı sektörde belirleyici hamleyi yapabilirim.”

Eğer her şey yolunda giderse Belçika’dan yükselen kükremeleri Roubaix’de duyabiliriz.

Bu yazının orijinali, Shane Stokes tarafından 7 Nisan 2017’de Cycling Tips’te yayınlanmıştır. Yazıdaki ana görsel de yine Shane Stokes’a aittir.

Bu çeviri artemiofranchi.org dışında kaynak gösterilse dahi izin alınmadan yayınlanamaz. 

28.03.2017

Fabian Cancellara: “Van Avermaet-Sagan rekabeti konuşuluyor ama bu benim Tom’la rekabetimin aynısı değil"

Büyük klasikçi Cancellara, Peter Sagan ve Van Avermaet arasında günden güne büyüyen rekabetin, kendisiyle Tom Boonen arasındaki rekabetle kıyaslanamayacağını söyledi.

Yeni emekli olan büyük klasikçi Fabian Cancellara, Peter Sagan(Bora-Hansgrohe) ve Greg Van Avermaet(BMC Racing) arasındaki rekabetin, kendisiyle Tom Boonen’ın altın yıllarındaki rekabetleriyle aynı olmadığını söyledi. İsviçreli, üçer kez Ronde Van Vlaanderen ve Paris-Roubaix şampiyonu olduğu kariyerini geçen sezon sonunda noktaladı. 9 Nisan 2017’deki Paris-Roubaix sonrası emekli olacak olan Quick-Step’in Belçikalısı Tom Boonen ile kariyeri boyunca sık sık karşılıklı olarak kılıçları çekmişti.

Sporza’ya konuşan Cancellara, “Ben veya o değildi, her zaman ‘ben’ ve ‘o’ydu, ya da birimiz yarışta yoksa, favori olarak diğer sporculardan birini seçmezdiniz bile.”

“Bunu ortaya çıkaran 2010’daki Ronde Van Vlaanderen oldu, sonrasında benim katılmadığım ve onun katıldığı ya da onun katıldığı ama benim olmadığım yarışlar da oldu. Ancak ikimiz de uzun yıllar pelotonda sürdük ve bu rekabet ortaya çıktı.”

“Şmdilerde yeni düello olarak Peter Sagan ve Greg Van Avermaet’tan bahsediyorlar, ancak bu düello, Tom’la benim birbirimize veya evinde izleyen insanlara yaşattığımızla aynı şey değil.”

Van Avermaet, Slovakyalı dünya şampiyonuna karşı bazı büyük galibiyetler aldı. Belçikalı, hem bu yıl hem de geçen yıl Omloop Het Nieuwsblad’ı Sagan’ın önünde kazanmayı başardı.

Pazar günü Ghent-Wevelgem’de Kemmelberg’i tırmanırken bir atak yaptı, Sagan da ona katılmak için uğraştı ama sonra rakibini, Orica-Scott’tan Jens Keukeleire ile düzlükte baş başa bıraktı.

“Tom’a karşı birçok anım var ama elbette 2010 Ronde Van Vlaanderen biraz daha önde. O Belçika şampiyonluğu mayosunu giyiyordu, ben de İsviçre şampiyonluğu mayosunu giyiyordum.”

“Elbette o gün kendine has bir hatıraya sahip, o favoriydi ve kendi ülkesindeki yarışta halkı o tek güne kilitlenmişti. Sonrasında ben geldim ve hamle yapmadım. Tabii ki bu bir düelloydu, ikimiz birlikte kaçmıştık, yarış bana döndü ve kazandım.”

Önümüzdeki iki haftada Ronde Van Vlaanderen ve Paris-Roubaix’nin çok heyecanlı geçeceğini tahmin eden Cancellara bunun sebebini kış dönemini herkesin iyi geçirmesi olarak açıkladı.

“Greg ve Sagan belki daha üst seviyedeler ancak diğer yarışçıların da çok üst düzey olduklarını gördük” dedi.

“Evinde oturan insanlar kimin daha güçlü olduğunu yorumluyorlar, Tom, ben, Sagan veya Van Avermaet. Bu her zaman farklıdır. Bence ‘en iyisi şu’ diyemezsiniz çünkü bunun için hepimizin aynı anda yarışıyor olması lazım.”

Bu yazının orijinali 27 Mart 2017'de Cycling Weekly’de yayınlanmıştır.


Bu çeviri artemiofranchi.org dışında kaynak gösterilse dahi izin alınmadan yayınlanamaz.

  ©Artemio Franchi. Template by Dicas Blogger.

TOPO