tour de france etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tour de france etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7.08.2018

Mitchelton-Scott, Caleb Ewan’ı Tour de France’a götürmeli miydi?


Plan 2017’de ortaya çıkmış ve Aralık ayında dünyaya duyurulmuştu. Giro d’Italia ve Vuelta a Espana’daki zaferleri sonrasında Caleb Ewan, kariyerinin ilk Tour de France'ına 2018’de katılacaktı.


“Gelecek vadeden bir genç bisikletçi olarak büyürken katılmak istediğiniz bir tek yarış varsa o da Tour de France’tır”, Ewan bunları haberin verildiği basın açıklamasında söylemişti. “Profesyonel olduğumdan bu yana oraya gitmek için sabırsızlanıyorum.”

2018’in başlarında Ewan’ın Tour’da yarışmasının beklenmesi ana gündem maddesiydi. Peş peşe üçüncü Avustralya criterium zaferini kazandığında bu konu kendisine sorulmuştu, Santos Tour Down Under’da etap kazandıktan sonra da. Mart ayında Milan-San Remo’da yarışın galibi Vincenzo Nibali’nin arkasında, sprinti kazanarak ikinci olduğunda da odak noktası elbette buydu.

Ve sonra, Tour’dan birkaç hafta önce, hayal sona ermişti.

21 Haziran’daki bir Intagram gönderisinde Ewan, tur seçiminde gözardı edildiğini açıkladı. “Yıkılmak kelimesi hafif kalır,” diyerek başladığı açıklamasında “İlk TDF yarışım için hazır olmaktan daha da iyisi olma yolundaydım. Bunun için çok fazla çalışmıştım…” şeklinde devam ediyordu.



Mitchelton-Scott, Ewan ile sprintleri ve Adam Yates ile genel klasmanı hedeflemek yerine bütün yumurtalarını GK sepetine koydu. Yates, Avustralyalı takıma liderlik edecek ve 2016’daki 4.lük ve en iyi genç sürücü derecesini 2018’de geliştirmeye çalıştıracaktı.

Tarih 2018 Tour’unu Mitchelton-Scott için tamamen sıradan olarak yazacak. Yates’in Alplerde hidrasyon hatası sebebiyle yarış dışı kaldığı ve takımın iyi bir GK sonucu için umutlarını bitiren bir turdu. Takım vites değiştirdi ve etapları hedeflemeye başladılar, zaman zaman da tehlikeli göründüler. Ancak zafere en çok yaklaştıkları an 16. etapta Yates’in aldığı üçüncülüktü; etap sonuna doğru inişte kaza yapana kadar etap lideriydi.

Takım, Ewan’ı seçmemelerinin başlarına dert açtığı yönünde soru işaretleriyle birlikte Tour’dan çabalarına karşılık alamadan döndü. Neredeyse bütün büyük sprinterlerin kazalar ve zaman sınırları yüzünden yarış dışı kaldığı Tour, yarışta kalan hızlı birkaç adam için harika fırsatlar sundu.

Bu açıdan bakarsak Mitchelton-Scott’ın Ewan’ı evde bırakarak hata yapıp yapmadığı sorusu mantıklı geliyor. Sportif direktör Matt White böyle olduğuna inanmıyor.

White, CyclingTips’e yaptığı açıklamalarda “Hayır, ben Tour’a yaklaşımımızdan mutluyum” dedi. “Adam’ın kötü gününde olduğu zaman Mikel Nieve beşinci oldu. Etap kazanmaya da yaklaştı. Kesinlikle tek boyutlu değildik. Ve Tour’un ikinci yarısında da takımdakiler gayet iyi sürdüler.”

“Takım elemanlarının sayısının azaltılması sebebiyle [2018’de dokuzdan sekize düşürüldü] aynı anda birkaç amaç belirlemek gerçekten zor. Tamam, bu yıl Tour’daki birkaç takım bunu yaptı ama onlar hedeflerine erken vardılar ve sonra sprinterleri her şeye rağmen eve döndü. LottoNL-Jumda [Dylan] Groenewegen ile iki etap kazandı ancak o erkenden yarış dışı kaldı. [Marcel] Kittel yarış dışıydı, sonuç alamadı. [Ilnur] Zakarin’in sonuçları iyiydi, son hafta ilk 10’u zorluyordu.”

“Tour’da iki farklı şeyde uzmanlaşmak zor. Bir bisikletçinin az olması fark yaratıyor.”

Ewan’ın Mitchelton-Scott tarafından Tour kadrosu dışında bırakıldığını açıklamasından iki hafta önce Ewan’ın takımdan ayrılmasının yakın olduğuyla ilgili dedikodular dolaşmaya başlamıştı. 23 yaşındaki bisikletçinin adı Lotto Soudal ile, ki şimdi bildiğimiz üzere yıldız sprinteri Andre Griepel’i 2019’da kaybedecek olan takım, anılmaya başlanmıştı. Ewan, kadro dışı bırakıldığında meçhul soru ortaya atıldı: Ewan, sezon sonunda takımdan ayrılacağı için mi Tour kadrosunun dışında kalmıştı?

White’ın cevabı “Hayır” oldu. “Bakın, eğer bize ilk haftada bir etap galibiyetini garantileyeceğini bilseydik onu götürmemek delilik olurdu. İki yıl önce Michael Matthews’ı – takımdan ayrılacağını biliyorduk – Tour’a götürdük ve etap kazandı.”



“Günün sonunda bir seçim yapmak zorundayız. Geçen yılın sonundaki orijinal planımızı değiştirdik. O zaman Ewan’ın Tour’a gidecek bisikletçilerden birisi olduğunu açıklamıştık.”

Matt White, Ewan’ın Tour kadrosuna seçilmemesinin yetersiz sonuçlar sebebiyle olduğunu söylüyor. Dünyanın en iyi sprinterleriyle dolu olacak olan Tour’da, takımı Ewan’a etap galibiyeti konusunda yeterince güvenmemiş. Ewan’ın 2018’deki sonuçlarına bakınınca White’ın sözlerinde haklılık olduğu ortaya çıkıyor.

Ewan, Ocak ayında Tour Down Under’da bir etap galibiyeti aldı, sonra Şubat ayının başında Almeria Klasiği’nde zafere ulaştı. Ancak o günden bu yana birkaç kez zafere çok yaklaşssa da – özellikle Milan-San Remo’da- Ewan’ın bu yıl yalnızca iki bireysel zaferi var. Eğer 10 podyumununun birkaçını zafere dönüştürebilseydi Tour’da da gayet yarışabilirdi.

White açıklamalarında “Eğer Caleb, Tour’a giden yolda beş yarış -hatta bir ya da iki- kazansaydı muhtemelen start çizgisinde olurdu.” dedi. “Ancak gerçekler Caleb’in istediği gibi bir yıl geçirmediğini gösteriyor. Bu yıl yalnızca bir WorldTour zaferi aldı o da Ocak ayındaydı. Kazandığı son yarış ise Şubat ayındaki Almeria Klasiği’ydi. Çok uzun zaman önce.”

“Sprinterler kazanmaları için para alırlar. Bütün yumurtalarımızı, amaçlarımızla birlikte tek bir sepete koyup koymamakla ilgili bir seçim yapmak zorundaydık. Hiçbir şekilde kolay bir karar değildi. Birkaç yıldır Caleb’i geliştirmek için çok emek harcadık. Elinden geldiğince fazla yarış kazanması için etrafına bir takım kurmaya çalışıyorduk ve sadece bu yıl istediğimiz gibi olmadı.”


Ewan son aylarda medyanın odağından uzakta kalmayı seçti. CyclingTips’in yaptığı röportaj isteğini reddetti. Ancak Ewan’ın menajeri Jason Bakker, müvekkilinin yerine konuşmaya istekliydi. 2018’in ilk yarısında gelmeyen zaferlerin hikayenin yalnızca bir parçasını anlattığını söylüyor.

Bakker, CyclingTips’e “Yılın büyük resmine bakalım.” dedi. “Caleb için takımla birlikte açıkça ortaya konan amaçlar Milan-San Remo ve Tour de France’tı, arada iyi sonuç almayı istediği yarışlarla birlikte. Eğer Ortadoğu’daki yarışlara dikkatle bakarsanız birçok kez galibiyeti gerçekten zorlamadan podyuma çıktığını görürsünüz. Fakat o istikrarlıydı, güç topluyor ve kuvvetleniyordu.”

“Yani zirveye doğru hazırlanıyordu … ve sonra açık bir şekilde o gün [Milan-San Remo] zirveyi gördü ve harika bir yarış çıkardı. Belki Nibali’nin mükemmel performansı olmasaydı ve belki de son birkaç kmde olaylar farklı gelişseydi Caleb, Milan-San Remo’yu kazanıyordu.”

“Sanırım Tour de France’a giden yolda da benzer bir strateji uygulandı, erkenden zirveye ulaşmak istemedi. California ve Slovenya turları … sadece örnek olarak vermek için… ciddi bir rakım antrenmanın ardından geldiler. Zirvesine ulaşamamıştı ancak hala podyumdaydı, birçok yarışta zafere ulaşamasa da ilk üçteydi, Temmuz ayında tam anlamıyla hazır olmak için hazırlanıyordu.”

“Sanırım hedeflediği ya da takımla birlikte belirlediği amaçlarda iyi performans göstermeyi hedefliyordu.”

Ewan profesyonel kariyerine Orica-GreenEdge’de (şimdiki Mitchelton-Scott) Ekim 2014’te başladı ve o günden bugüne Avustralyalı takımın formasıyla yarıştı. Bu zaman zarfında gelişti ve olgunlaştı, dünyanın en iyi sprinterlerinden birisi oldu. Takım da bu zaman içerisinde gelişti.

Bir zamanlar sprintleri, tek günlük yarışları ve etap galibiyetlerini hedeflerken Grand Tour’larda genel klasmanı kovalamak takımın en büyük odak noktası oldu.

“Birçok takım gibi bir bütçeyle çalışıyoruz – seçimler yapmak zorundasınız” diyen White açıklamalarına devam ederek “Şimdi sahip olduğumuz takım ilk kurulduğumuz 2012’den farklı bir takım. Kaynaklarımızı yönetmeliyiz ve şu an biraz daha genel klasman hedefine göre hareket ediyoruz aynı zamanda WorldTour yarışlarına da bakıyoruz. Bu yeni dönüştüğümüz şeklimiz.”

Sanırım insanlar bu yolculuğa başladığımız günden bu yana GK kovalayan bir takım olmayı hedeflediğimizi unutuyorlar. Giro ve Vuelta’da şimdiden 7 kez ilk 20 ve 2 podyum derecemiz var. Genç bir kadromuz var. Yates kardeşler 25, Esteban [Chaves] 27-28 yaşında. Bu adamlar hala gelişime çok açıklar ve bu heyecan verici.” dedi.


O zaman bir diğer makul soru: takımın sprint zaferlerine odağını azalttığını düşünürsek bunun Ewan’ın kontratının yenilenmemesinde etkisi oldu mu? Bu yüzden mi ayrılıyor? Matt White, ayrılmanın takımın değil Ewan’ın kararı olduğunu söylüyor.

Ona bir teklif yapma şansımız olmadı. Ne zaman bu kararı verdi bilmiyorum ama kararını vermişti. Ancak onun takımda kalmasını çok isterdik. Yates kardeşlerin ve Caleb’in aynı zamanda kontrat uzatmaları zor bir kombinasyon olacaktı ancak biz Caleb’i bir süre için daha takımda tutmayı planlamıştık.”

“Denedik. Dediğim gibi o sezona iyi başladı. Down Under’ın birkaç etabında şanssızdı. Bir etap kazandı. Şubat ayında iyi gidiyordu ama bazen sprinterleriniz böyle bir sezon geçirirler. Bazen her şey mükemmel gider ve bazen gitmez.”

Görünen o ki Ewan tehlikeyi önceden gördü. Takım gitgide genel klasmana odaklanırken beklediği desteği ve fırsatları göremedi. Bakker’ın perspektifi de bunları destekliyor:

“Caleb son 6 ay - 1 yıldır çok zaman harcadı, geleceğini ve kendine çizdiği rotanın takımın rotasıyla örtüşüp örtüşmediğini düşündü. Sanırım takım Grand Tour’larda rekabetçi olmak konusunda kamuoyunun önünde oldukça açık sözlüydü. Ve bu tamamen ve kesinlikle onların hakkıdır. Ama bu Caleb’in amaçlarına uyacak mıydı? Ona faydası olacak mıydı? Onun hedeflerini gerçekleştirebilmesi için doğru ortam mıydı?”

“Sanırım yolda bir ayrım noktasına geliniyor ve o noktada önemsiz pazarlıklar yapılıp konuşulabilir ama gerçekte iki taraf da aynı yolda mıydı? Muhtemelen değillerdi demek gerekiyor.”


Bakker’ın söylediklerine göre Ewan, TdF konusunda hayal kırıklığı yaşasa da bu durum sprinterle takımı arasında düşmanlık ya da gerginlik yaratmadı.

“Düşünüyorum ki iki taraf da açık bir şekilde farklı rotalar izliyordu. Bu olur ve aslında sorun yoktur ve Caleb için de sorun yok. Sanırım yapılacak en iyi şey bunu kabul edip açık sözlü olmak ve yola devam etmek.”

Bu da bir soruyu gündeme getiriyor: Grand Tour’larda küçülen takımlarla birlikte (bazı kaynaklar daha küçüleceklerini söylüyor) Mitchelton-Scott’ın genel klasman üzerinde artan odağını göz önüne alırsak, Matt White, takımın başka bir yıldız sprintere yatırım yaparak Ewan’ın yerini dolduracağını düşünüyor mu?

“Hayır, aslında düşünmüyorum. Takımda saf bir sprintercimiz yok ama bazı hızlı adamlarımız var. Luka Mezgec, Matteo Trentin ve Daryl Impey – hepsi yarış kazanabilecek kapasitede. Caleb kadar hızlı değiller ancak başka tarzdaki yarışları kazanabilirler.”

Sezonun bitimine birkaç ay kalmışken rakip takıma imza atan bir bisikletçiyle ilgili yönetilmesi gereken bir gerginlik olacaktır. Her sezon takımların uğraşması gereken bir durum olsa da takım tarafından gördükleri muamele yüzünden mutsuz olan bisikletçileri motive etmek zor olabilir. Aynı zamanda takımların bu bisikletçilere sezonun ikinci yarısında daha sakin bir yarış takvimi vermesi de alışılmadık bir durum değil.


Görünen o ki Ewan’ın eline 2018 sezonunun kalan aylarında birkaç fırsat geçecek. White, bu fırsatlardan yararlanmanın Ewan’a kaldığını söylüyor.

Yani top artık onda. Onu yarışlara liderimiz olarak gönderiyoruz. Onun etrafında bir sprint grubu kuruyoruz. Yarışlara geri döndüğünde göstereceği tavır onun kontrolünde. Ancak biz sezonu onun için galibiyetlerle kapatmak istiyoruz çünkü diğer türlü onu yarışlara göndermezdik. Ya da ona uygun yarışlara göndermezdik.”

Binck Bank Tur’una katılacak. Britanya Turu’na sprint lideri olarak katılacak. Onun için altı-yedi fırsat var. Programını bir süredir biliyor, Eylül ortasına kadar ne yapacağını. Bundan sonra onunla ilgili ne yapacağımızı göreceğiz. Japonya Kupası, Guangxi Turu ve tek günlük İtalyan yarışları var.”

Ewan yedi etaplık Binck Bank Tur’uyla (eski ismiyle Enoco Tur) 13 Ağustos Pazartesi günü yarışlara geri dönecek, sonra 2 Eylül’de Britanya Turu’na gidecek. Yeni kontratının ne zaman açıklanacağı şimdilik belirsiz – Bakker bu soruya cevap vermedi – ama eğer Ewan, Lotto Soudal’e gidiyorsa, birçok kişinin tahmin ettiği gibi, bu 2019’da ilk Tour de France yarışına katılma şansı için iyi olacaktır.

Belçika takımının Grand Tour'larda genel klasman hedefi bulunmuyor ve Andre Griepel’in de ayrılmasıyla Ewan takımın bir numaralı sprinteri olacak gibi görünüyor.

Ve hangi yarış bir numaralı sprinteriniz için gezegendeki en büyük bisiklet yarışından daha önemli olabilir ki?

Bu yazının orijinali 7 Ağustos 2018 tarihinde Matt de Neef tarafından CyclingTips.com adresinde yayınlanmıştır.

Bu çeviri kaynak gösterilse dahi izin alınmadan ArtemioFranchi.org dışında yayınlanamaz.

28.07.2017

Tour de France 2017: Final

Tembellikten neredeyse bir hafta sarkan Tour de France final yazısında uzun uzun konuşmayacağım. Çünkü podcast kaydettik ve söyleyebileceğimiz her şeyi söyledik herhalde. Hatta podcast öyle bir hal aldı ki Vuelta bile birkaç dakika gündem oldu.

Kaydı eklemeden önce yine de birkaç şey edeyim. Normalde AG2R'in performansı alkışlanacak bir şey değilken o kadar etkisiz, pasif ve ruhsuz bir genel klasman mücadelesine tanıklık ettik ki bu bile efsanevi performans olarak anılacaktı neredeyse. Yoksa Bardet herhangi bir zaman çalamamışken, Aru aldığı etabı dört gün sonra Froome için çalışarak gölgeleyip bir çuval inciri beraber ederken falan Team Sky haricinde iyi bir takım çalışmasından bahsetmek zor...

Podcast kaydında sizleri genel olarak neyin beklediğine değineyim. Team Sky ağırlıklı bir genel klasman yorumu var, klasikleşen "performans" şüphelerini konuşmamak olmazdı ki Kwiatkowski epey dikkat çekiciydi. Yine de ne olursa olsun Sky'ın üç haftalık stratejisine ve yarışma disiplinine hakkını verdik. Bunun dışında Matthews-Barguil ikilisinin ve Sunweb'in performansları öne çıktı. Tabii ki başarılar kadar başarısızlıklar ve hayal kırıklıkları da vardı. Bu konuda da birkaç isme değindik.

Benden Contador övgüsü duymanız epey zordur ama bu turda hak etti ve alkışı aldı. Kaybederken nasıl takdir toplanır, nasıl taraflı-tarafsız herkesten olumlu yorum alınır, bunları gösterdi bize son Tour'unu koşan Alberto Contador.

Son bölümde de anlamsızca Vuelta kadrosuna göz gezdirirken buldum kendimi, Anıl(@acsedef) zorla yayını kapattırmaya çalışıp en sonunda susarak çözüm buldu. Yoksa ben o sonlarda bahsettiğim pembe formayla ilgili bir saat konuşurdum ve formanın güzelliğini överdim.

Özeti geçtiğime göre sizi kayıtla baş başa bırakayım. Anıl'ın sesinde benim hatamdan kaynaklı bir sağ hoparlöre kayma durumu olmuş sanırım, bu seferlik affedin. Herkese iyi dinlemeler...



Tour de France 2017 boyunca ürettiğimiz tüm içeriklere buradan ulaşabilirsiniz:
* Artemio Franchi Podcast #12: Peter Sagan'ın Diskalifiyesi, Kararlar ve Kurallar: http://www.artemiofranchi.org/2017/07/artemio-franchi-podcast-12-peter-sagann.html
* Artemio Franchi Podcast #13 - Olaylı 9. Etap ve İlk Hafta: https://www.youtube.com/watch?v=lPOzu0vDEC4
* Son yazımız ise şu an görüntülemekte olduğunuz "Final" yazısı. 

20.07.2017

Tour de France 2017: 18. Etap - Yatacak Yeriniz Yok!


Genel klasmana son noktayı geride kalan etaplardaki gibi bomboş bir etapla koyduk. Genel klasman anlamında bize bu kadar ruhsuz, karaktersiz ve boş bir Tour de France izlettiren herkesin çevirdiği her bir pedala ve harcadığı her bir kaloriye ayrı ayrı yazıklar olsun diyerek başlıyorum yazıya...

Warren Barguil, bu turun en cesur, en karakterli ve en korkusuz yarışan adamı oldu. Ciddi bir kazadan sonra zar zor toparlanıp geldiği Fransa'da üzerinde polkadot mayo varken iki etap alıp bir de Izoard'ın tarihteki ilk zirve finişine adını kazımak büyük iş. Hem o hem de oda arkadaşı Matthews, bu turda kazandıkları mayoları son pedala kadar hak ederek, söke söke aldılar. Tebrikler ikisine de. Tour de France 2017'yi hatırlayacaksak Sunweb'in bu iki ortak lideri ile hatırlayacağız. Tour de France'ı kazanamayabilirsiniz ama Bardet-Uran-Aru üçlüsü gibi bu sezon hafızalardan silinip gitmek yerine böyle ömür boyu hatırlanacak şekilde adınızı tarihe kazıyabilirsiniz. Sunweb bu turun en özel ve en fazla alkışı hak eden takımı. Tekrar tekrar tebrikler ve teşekkürler.

Izoard gibi bir yokuşta son 400 metrede tempo yapabilen Bardet ve 25 km boyunca Sky'ın önünde peloton çekip Sky'ın enerjisini koruyarak Aru'nun ilk hafta sonundaki salaklığına eşdeğer bir performans ortaya koyan AG2R için ne desek boş. Hep övdük, çok organize oldular dedik ama bu organizasyon kupkuru tempolar dışında hiçbir şey vermedi bize. Gerçekten akıl almaz kötü taktikler, stratejiler ve performanslar izledik. Uran bir kere bile atak denemedi. Bunun tek mantığı zamana karşı avantajı olmalı. Podyumu yeterli görmesi en doğal adam bu ancak Bardet'nin podyuma tutunması büyük saçmalık. Yok çocuk denedi, yok efendim çok büyük yetenek falan diye överek gelmeyin bana. Gideceksin işte, bunun izahı yok. bulduğun yerde basıp gideceksin.

Bugün atak yapmayacaksanız 20-25 km boyunca Sky'ın önünde yokuş temposu yapmanızın hiçbir anlamı yok. Tour de France keyfimizin içine limon sıktınız, ruhu öldürdünüz, ömrümüzden uzun saatler çaldınız. Uran'ı kenara koyuyorum ama Bardet-Aru ikilisinin herhangi bir şekilde büyük tur kazanmalarını falan istemiyorum. Umarım gördükleri, görebilecekleri en başarılı Tour de France bu olur. Ruhsuzlar.

Daha fazla konuşmak istemiyorum, sinirden delirecek durumdayım her büyük dağlık etapta böyle bomboş şeyler izlediğimiz için.

Eskiden Froome 5 dakika fark atarken bile heyecan olurdu, podyum mücadelesi bile ayağa kaldırır ve nefesimizi keserdi ama bu turda hiçbir şey olmadı. İlk haftadaki sıralamalar 5-10 saniye, o da zaman bonusları sayesinde oynadı ve bitti her şey.

Marsilya'da Bardet ve Aru, umarım birkaç mekanik sorun yaşayıp podyum da göremezler. Aru zaten göremez de, Bardet de göremeyip bu korkaklığın ve pasifliğin cezasını çeksin.

Yeter herhalde. Sıkıldım eleştirmekten.

Bu gezegende Giro d'Italia düzenlendiği sürece en büyük, en keyifli ve en zorlu yarış o olacak. Bundan sonra Tour'u en iyi gören insanın akli dengesinden şüphe ederim, ciddiye almam. 

Tour de France 2017: 17. Etap

Alpler nihayet geldi çattı ve son iki yokuş etabına girdik. Bu etapla da biri geride kalmış oldu ancak vadettikleri ile elde edilen şeyler bambaşka oldu. Bu etapta yeşil mayoda değişimi ve sürpriz iki abandoneyi kimse beklemiyordu muhtemelen. Thibaut Pinot ve Marcel Kittel abandone oldular, mayo da Michael Matthews'a geçti. Kazanan ise 35 km kala yaptığı solo atakla Primoz Roglic oldu. Bisikletin en enteresan karakterlerinden, hikayesi en acayip adamlarından Roglic, yükselişine adım adım devam ediyor. Geçen yıl Giro'da kıl payı kaçırdığı zamana karşı etabından sonra bu defa kazanmayı başardı. Üstelik uzman olduğu zamana karşıda değil, Telegraph-Galibier ikilisinin çıkıldığı günde yaptı bunu. Yokuş ve etap kovalayan bir zamana karşıcı mı olur, Ardenne klasiklerine mi yönelir yoksa genel klasman mı kovalar bilmiyorum ama şu karar aşaması sayılabilecek iki-üç yılında bir genel klasmancıya dönüşmesini çok çok istiyorum. Çok heyecan veriyor kendisi.

Blogda daha önce kimi çevirsek uğurlu gelmişti o kişiye, Roglic için de değişmedi kural. Ögeday'ın yaptığı Roglic çevirisine buradan ulaşabilirsiniz: http://www.artemiofranchi.org/2017/02/primoz-roglic-kimdir.html

Roglic'in galibiyeti dışında genel olarak yaşananlara uzun uzun değinmek istemiyorum çünkü artık keyif almıyorum Tour de France 2017'den. Bardet kendi başına bir şeyler deniyor, Froome yakalıyor, Uran en güçlü bacaklara sahip belki de ama o da gitmiyor, Aru desen zaten neyse şimdi.......

Uran neden hiç atak denemiyor bilmiyorum ama kazanmaktansa podyumu garantiye almayı düşünmesi en yüksek ihtimal. Muhtemelen burada podyumda yer almaya veya kazanmaya bu kadar yaklaşmaya takımı da ihtimal vermiyordu. Temkinli olmalarını bir nebze anlıyorum. Domestiğiniz yokken Aru-Bardet-Froome üçlüsüne karşı tek atak şansınız olur ve eğer başaramazsanız bir dahaki atakta çatır çutur yerler sizi. Belki de Izoard'ı bekliyordur. Bugün ikinci sıraya ortak oldu, zamana karşıda Bardet'yi yer bitirir, en kötü ikinci olur. Şu an Froome'un 27 saniye gerisindeler ve Bardet için son şans Izoard yokuşu olacak. Adeta ya hep ya hiç diye saldırmak zorunda. Yoksa zamana karşısı hiç iyi değil, belki Aru ile mücadele eder ve geçer ama Uran ve Froome'dan fark yiyecek.

Bu ataksızlık ve büyük beklentilerle başlayıp bomboş, heyecansız geçen etaplar beni genel klasman konuşmaktan soğuttu. Daha doğrusu her gün aynı şeyleri yazmak istemiyorum. Gerçekten bıktık yahu. Atak yok, kimse kimseyi dökmüyor, son anda zaman bonusu varsa sprint atıyorlar. Sadece Aru denen salak arkadaşımız iki etapta çok alakasız zaman kaybı yaşadı ve podyumdan düştü. Izoard'da harcayacak bir yakıtı yoksa şampiyonluk değil podyum mücadelesi de bitti onun için.

Günün üzücü gelişmesine dönelim: Marcel Kittel. Etabın ilk bölümlerinde yaptığı kazadan sonra sağ dizi kanlar içindeydi, sağ omzunda da mayosu yırtılmıştı. Ne yazık ki olmadı, devam edemedi. Bir gün önce sprint etabında çapraz rüzgar kurbanı oldu, Team Sunweb adeta dürüme sarıp tatlı tatlı yedi Kittel'i. Bugün de direnecek gücü kalmadı kazadan sonra. Michael Matthews, Kittel abandone olmadan önce ikinci derece yokuşu aşıp sprint kapısını almıştı ve farkı dokuza kadar indirmişti. Matthews sonuna kadar hak etmişti bu turda bir ödül almayı ama keşke bir iki etapta daha zorlayıp Kittel de yarışırken kazansaydı. Hem Kittel'in yeşil mayo hikayesi yarım kaldı hem de Matthews'ın olası yeşil mayo zaferindeki epik detaylardan biri uçtu gitti. Yapacak bir şey yok, bisikletin acımasız yönü işte. Üç haftanın her gününü sağlam çıkarma ihtimaliniz yok. Düz yolda düşen Kittel abandone olurken Porte ile beraber 72 km/s hızla inerken kayaya çarpan Dan Martin devam edebiliyor. Düşerken kazanın nasıl sonuçlanacağı büyük bir piyango bazen. Bu yıl çok fazla iyi adamı beklenmedik şekilde yarıştan uğurladık, umarım kalan dört etapta daha fazla can sıkıcı abandone görmeyiz.

17.07.2017

Tour de France 2017: 15. Etap

Dinlenme gününe girilince ben de dinleneyim diyerek etap yazısını 24 saatten uzun bir zamana yaydım. Bence yaşanan aptallıklara karşı bir nebze sakinleşmiş olmam iyi. Etap sonu hızlıca yazsaydım cinnet geçiriyor olurdum buralarda. Çıldırmamın sebebini tahmin etmeniz zor olmasa gerek. 50 saniye fark atılan Froome bir şekilde diğer favorilere yeniden yaklaşıyorsa kimse kusura bakmasın, bu çok çok büyük bir aptallıktır. Utanmasalar böyle bir durumdan başarısızlıkla çıkıp bir de fark yiyeceklerdi Froome'dan. Adam son 200'de sprint attı ama neyse ki ucundan tutunabildiler. Aklım almıyor bazı şeyleri. Cidden uzun yıllardır görmediğimiz türden stratejik ve taktiksel hatalara denk geliyoruz bir süredir.

Etabı kazanan Mollema, günün güzel sürprizlerindendi. Yani birçok aday vardı burası için ama Mollema ilk tercih miydi derseniz bence değildi. Bu profile çok daha uygun adamlar varken en büyük emeği o harcadı ve Trek'in Tour de France macerasını "felaket" olmaktan çıkarıp harika bir işe imza attı. Sonuna kadar hak etti bu etabı. Etap sonu da yazmıştım, aldığı etaba hiç düşünmeden sonuna kadar sevinebileceğimiz adamlardan biri Mollema. Tebrikler kendisine.

Günün anlam verilemeyen olayına dönersek. Son yokuşta atak başlamışken Froome sorun yaşadı ve geride kaldı. Atak başlamışken mekanik problem yaşadığı için bu defa durma veya bekleme gibi bir şey olmadı ama sadece üç -hatta iki buçuk- domestikle Froome, neredeyse tam kadro gitmekte olan AG2R ve diğerlerini yakaladı. 15-20 saniyelerden dönmesi herkes için normal karşılanacak bir durumdu ancak 50 saniyeye yakın farktan dönüp etaba tutunması ve zaman kaybetmemesi gerçektne Aru-Bardet-Uran üçlüsünün büyük hatası oldu. Froome'u yenmek yerine podyumdaki 2-3'e tutunma derdindeler herhalde. Froome'u darmadağın edip podyum dışı bile bırakabilecek güçleri varken bu korkaklıkla iki haftada makası 30 saniyenin altında tutmaları gerçekten büyük başarı. Sırf bu yüzden kendilerine madalya takılmalı. Bu kadar korkak, pasif ve kötü yarışıp hala genel klasmana ortak olmak, aktif yarışarak genel klasmanı kazanmaktan daha büyük başarı.

Froome sorun yaşarken atağı yaptınız tamam da, kulağınıza 50 saniye fark söylendiği anda bacakları son şeker ve karbonhidrat tanesini bile tüketene kadar makine gibi çalıştırmamak da neyin nesi? AG2R yokuş zamana karşı yapabilecek kadar kalabalıkken farkı açamayıp kaderine razı oldu. Astana va Aru zaten domestik namına bir şey ortaya koyamadıkları için herkes adına umutsuz vakaya dönüştüler. Bakalım bu korkaklar nereye kadar böyle gidecekler. Çarşamba ve perşembe Galibier ve Izoard kaldı sadece. Bu son iki HC kategoriden de bir şey elde edemezsek cumartesi öğleden sonrası Froome'un herkese en az 45'er saniye fark atıp geçtiği ve şampanyayı patlattığı zamana karşıyı izleyeceğiz.

Günün en büyük ikinci alkışı kesinlikle Dan Martin'e. Diğer korkaklara aldırmadan yapabileceğinin en iyisini yapmaya çalışıyor. Üstelik Porte ile yaşadığı kazadan kalma izler devam ederken yapıyor bunu. Dinlenme gününü daha da güçlenerek geçirdiyse cesaret namına bir şey ortaya koyamayan üçlüden podyumu çalabilir. Umarım çalar. 15. etabı podyum adayları arasında zaman kazanarak noktalayan tek isim kendisiydi zira.

Blogu F1 ile coşturan, ara ara bisiklet tweet'leriyle korku dolu imalarda bulunan Ögeday, Giro'daki pasif sürüşünden referansla "Quintana denen KORKAK ne durumda?" demişti Tour de France öncesi değerlendirmemizde. Meğer az bile söylemiş, Quintana'nın Giro'daki halinden daha da korkak ve pasif bir genel klasmancı ordusu var elimizde. Froome bu defa da kazanırsa eskisi kadar rahat olmayacak, çabalayarak ve bir şeyleri zorlayarak almış olacak ama bundaki payın yarısı bu korkak ordusunun olacak. Bak yine aklıma geldi sinirlendim, Aru denen salak Froome'la el ele tempo yaptı ya, daha ne konuşuyoruz ki biz? 

15.07.2017

Tour de France 2017: 14. Etap - Bling!

Tour'da taraflı tarafsız her izleyicinin etap almasını istediği adam, nihayet amacına ulaştı. Hem de rota açıklandığından beri özel olarak istediği, beklediği Rodez etabını aldı. Bundan daha güzel bir his olamaz herhalde bu genç adam için. Hem takımın genel klasman lideri Barguil için hem de kendi için muhteşem emek harcayan, takım çalışmasının da bireysel çalışmanın da hakkını sonuna kadar veren "Bling"* nihayet etabını aldı. Michael Matthews bu Tour de France'ı bir şey kazanamadan noktalasaydı gerçekten çok üzülürdüm. Etap sonunda biraz erken şova kaçması epey eleştiri almasına sebep olsa da sonuçta erken sevinmeye başlamasına rağmen etabı kaybetme gibi bir saçmalık yaşamadı. 10 metre kadar daha tempolu gidip sonra bıraksa kimse eleştirmezdi; bir de arkadan gelen Avermaet olunca...

Matthews, bu turda Barguil'in polkadot mayosunu korumak için 1. kategori yokuşa dayanıp atak yapıp puan da korudu, daha küçük ara kapılara da saldırdı, ara sprint veya final sprinti demedi kendine bir puan bile olsa alabilmek için elinden geleni yaptı. Patlayıcı saf sprinterler gibi olmadığını hepimiz bildiğimizden sprint etabı kazanamamasını normal karşıladık. Ancak böyle "geçiş etabı" dediğimiz, yokuş alabilmeyi ve sprint atabilmeyi bir araya getiren etaplarda da saf sprinterlerin fersah fersah önünde olduğunu biliyoruz. Etap özelinde favori olan birçok yıldız rakibini yendi. Bisikletteki geleceğinde başarılarının katlanarak artmasını istediğim bir adam. Bir klasik yakışır kendisine, başaracak gücü ve yeteneği var ama tecrübesi yok henüz, o farkı da yetenekle kapatmak kendi işi.

Gelelim günün hiç ama hiç beklenmeyen olayına. Genel klasmanda bir değişim yaşanabileceğini ama bunun Dan Martin veya Bardet tarafından yapılacağını düşünüyorduk. Sanırım bunda herkes hemfikir. Team Sky her ne kadar zamana karşı uzmanı olsa da böyle bir etapta zamana karşı temposu yüklenip Aru'yu dökmek isterler diye düşünmedim. Ancak Sky normal, ihtimal dahilinde olan bir planla gitti ve tempoyu yükleyip Aru'dan sarı mayoyu söke söke geri aldı. Burada Team Sky düşmanı olsanız da olmasanız da bu strateji takdir edilir. "Performans" değil stratejiyi takdir ettim çünkü sarı mayoyu kaybetmişlerdi ve isteyip aldılar. Sarı mayoyu daha önce birkaç kez alabilecek olan, farkı daha da açabilecek olan Fabio Aru isimli salak arkadaşımız bunu yapmadı hatırlarsanız. Aru, sarı mayo Froome ile çalışıp hepimizin ağzını açık bırakmıştı geçen pazar. Bugün Sky'ın Aru atak yapmıyorken onun temposunda gitmesi aptallık olurdu. Benim gözümde etik dışı ve ahlaksız olsalar da en azından aptal olmadıklarını bir kere daha herkese gösterdiler ve kanıtladılar. Timeline'da güzel bir şaka vardı "Son km içinde Aru da elini kaldırıp mekanik isteseydi" diye. Froome yaptıysa o da yapmalıydı. Neyse buna dönmüyorum tekrar.

Fabio Aru büyük bir aptallıkla genel klasmandaki yerini kaybetti. Hak etti mi? Sonuna kadar hak etti. Geçen hafta Froome'un üzerinde sarı mayo varken çalışan adam böyle kaybetmeye mahkumdur. Bardet, Martin ve Uran için sorun yok. Bardet beş saniye geride kaldı, çok problem olmayacaktır. Diğer iki isim de Froome'la bitirdiler zaten. Sky treninin ardına tutunup gitmeyen ve kendince mücadele eden Aru ve Astana düşünsün bundan sonrasını. Aru'nun kazanmasını istemiyorum o geçen hafta Sky'a yaptığı kıyaktan bu yana. O yüzden mümkünse Uran-Bardet ikilisinden biri indirsin Froome'u.

İlginç bir 15. etap bekliyor bizi bunun sonrasında. Yokuşta atak üzeri sağlam bir iniş ve sonrasındaki testere dişli kısa mesafede iyi bir tempo ile Froome'a fark yaratılabilir yine. Froome'a karşı Uran-Martin-Bardet-Aru dörtlüsünden beraber çalışan olup olmayacağı etabın kaderini belirleyecek. Geçiş etabı gibi gözükse de genel klasmanı parçalayıp geçebilir, hiç belli olmaz.

*Bling: Michael Matthews'ın lakabı.

14.07.2017

Tour de France 2017: 13. Etap - Beklentilerin Altında...

Öncesinde onlarca hatta yüzlerce farklı senaryo ve strateji yazılan 101 km'lik etap, beklentilerin epey altında gelişmelerle sonlandı. İlk metrelerden itibaren kıpır kıpır, atak üstüne atak gelen unutulmaz bir etap izlenebileceği beklentisi vardı ama açıkçası starta kadarki tüm beklentilerin çok çok altında kaldı etap. Çoğu kişi bu etabı harika, muhteşem falan diye överken neye dayanarak böyle coştu anlamıyorum. Genel klasmandan atağın gelmediği, Tour'u çoktan kaybedip ilk 10'da itiş kakış içinde olan isimlerin itibar amacıyla çırpındıkları basit bir etap gördüm ben. Öyle "ulan ne etap izledik be!" diye bir yazı bekliyorsanız kusura bakmayın.

Kazanan Barguil ile başlayalım, sonra yazının devamında isyan edip huysuzlanırken kendisi araya kaynamasın. Bastille Günü bilindiği üzere Fransızların ulusal bayramları, 14 Temmuz'da tam 12 yıl sonra bir Fransız bisikletçi etap kazanarak bu küçük laneti kırdı. Hem de üzerinde bir klasman mayosu varken. Polkadot mayolu bir Fransız, Bastille Gününde etabı alıyor. Dün de Bardet kazanmışken Fransızlar için bundan daha iyisi Tour'u da bir Fransızın alması olur. Yoksa tatmin açısından bu üst üste gelen iki başarı yeter de artar. Bastille Gününe Fransız etap galibi ile uyandılar, yine bir Fransızın etap galibiyetiyle uyuyorlar. Daha ne istesinler?

Landa ve Contador ince ince farkı açarak ilerlediklerinde hiçbir şey olmayacağına emindim. Quintana ve iddiası kalmayan birkaç kişi daha grup oluşturup genel klasman iddialarının önünde kendilerince mücadele ettiler. Genel klasman rekabeti ve sarı mayoya yönelik atakları ve bu ataklara gelen cevapları izleriz diye beklerken Landa'nın sarı mayoya yaklaşıp uzaklaşmasından başka bir şey izlemedik. Bir ara sanal sarı mayoya bir-iki saniye yaklaşması kimi heyecanlandırdı bilmiyorum ama ben etabın 1.30-2.00 arasında biteceğine emindim. Landa takıma baş kaldırıp Froome'u döküp geçmediği sürece ancak dördüncü olur. Izoard'da Froome gidemezse basıp gidecek, diğer türlü bugün yaptığının hiçbir kıymeti yok.

Ben böyle etapları sevmiyorum. Beklenti büyük, tarihte eşi benzeri görülmemiş tarzda bir etap var üstelik ama yokuşta kimse kimseye atak yapmıyor. Siz ciddi misiniz ya? Bu mu yarışmak? Bu mu Tour de France iddiası? İnişte birkaç cılız deneme, düzlükte yalandan ve hiçbir etkisi olmayacağı belli olan Froome atağı... Çok aptalca şeyler izledik. Ben sonuçtan memnunsam bu Aru'nun mayoyu koruması sayesindedir... Kaldı ki Aru'nun son metreye kadar pasif kalması bu defa doğru. Sarı mayo sahibi mayoyu korusa yeter. Tamam zamana karşıda kaybetme olasılığı yüksek olduğu için bugün süre lazım ama bu etapta denemeyebilir. Önümüzdeki hafta iki etap hakkı var. Birinde kartlarını oynayacaktır Aru. Froome da her ne kadar zamana karşıya güveniyor olsa bile bir şeyler denemeli. Sarı mayoyu başkası giydiği sürece psikolojik avantajı kaybeder Froome. Ayrıca normalde patır patır herkesi dökmesini beklediğimiz adam, yokuştaki iki denemesinde de birkaç metrede yakalandı.

İnişteki denemelre hiç girmiyorum. Froome'un 2016'da kadroya inerek yaptığı atağın aerodinamik anlamda büyük bir yalan ve balon olduğu ortaya çıkmıştı zaten. Orada Bardet fark yapabilirdi ama zorlamadı veya zorlasa da gidemedi. Genel klasmana sağlam yumruklar indirmesini beklediğimiz etap öylesine geçti gitti. Önde zayıf bir kaçış oluşmadı ve tanınmayan kimse yoktu, hep favoriler vardı diye bir etap güzel olmaz. Öyle rejenerasyon havasında tatlı tatlı yokuş çıkan adamlar sırf önlerinde daha ünsüz birileri yok diye muhteşem etap çıkarmış olmuyorlar, kimseyi kandırmayalım. 12. etabın son 300 metresi olmasa bugünkü etabı yerden yere çarpacaktı herkes.

Bu tarz 100 km'lik etaplar gelecekse sona gelmeli. Bu etap 18-19-20. etaplardan biri olsaydı bugün bambaşka şeyler konuşurduk. Böyle araya hem de inişle bitecek şekilde bu etabı koyarak heyecan yaratamazsınız.

Bugünkü etap eğlenceli de değildi, geride kalan sıkıcı günleri unutturacak bir etap da değildi. Bu etabı övmek ve heyecandan bahsetmek tamamen Tour de France'ın yarattığı "heyecanlı tur" illüzyonuna katkıda bulunmaktır. Onlarca insan etaba hayran kaldılar ama bunu neye göre yaptılar bilmiyorum. Tekrar aynı şeyi söyleyeceğim, etap kısa olduğu için adı sanı duyulmamış isimlerin veya küçük takımların emekliliğe yakın yıldızlarının atak yapmadığı, önde hep büyük isimlerin kaldığı bir etap, sırf bu yüzden olağanüstü, muhteşem veya harika olamaz. Saçmalamayın.

13.07.2017

Tour de France 2017: 12. Etap - Froome Nihayet Yıkıldı

Uzun süredir olmasını istediğimi şey, sadece 200 metre içerisinde gerçekleşerek şimdilik bizi memnun etmeye yetti. Chris Froome, 5. etaptan itibaren sarı mayoyu alıp bir daha bırakmayacak mı derken 6 saniye farkla da olsa sarı mayonun yeni sahibi Fabio Aru oldu.

Etapta son 300 metreye kadar cidden hiçbir şey yaşanmadı. Sadece sondan bir önceki yokuşa girerken Aru ve Froome yoldan çıkıp seyircilerin arasına daldılar ki burada Uran ve Bardet kopup giderlerken atak yapmamayı tercih ettiler. Gördüğüm en aptalca şeylere sahne oluyor Tour de France 2017. Mekanik problemde bile birinin beklenmesi gereksizken kendi hataları sonucu yoldan dışarı taşmış isimleri beklemek gerçekten görülmemiş boyutta bir saçmalıktı. Bu centilmenlik, etik, ahlak hadisesi iyice saçma bir hale geldi, umarım bir son verilir. Belki belirleyici bir atak olmazdı bu ama denemek lazımdı. Hadi mekanik diye Froome'un yalanını herkes yedi pazar günü, bugün beklenmesini gerektirecek en ufak bir şey yok. Neyse bu konuyu geçelim. Daha fazla uzamasına gerek yok.

Etap sonunda %20'lere varan eğim Bardet gibi isimler için avantajdı, keza Uran için de öyle. Aru da bu iki isimle başa baş patlayıp gidebilecek biri, burada güçlü ve organize bir atakla Froome'u biraz dökmek mümkündü. Froome anlık patlayıcı ataklara ve eğimlere anlık cevaplar veremiyor, daha uzun ve sürekli sert eğim ihtiyacı duyuyor. Bunun bilincinde olunduğunu düşünüyorum ve 214.5 km'nin sonundaki o 0.5'e kadar atak veya tempo gelmemesini mantıklı buluyorum. Tabii az önce de dediğim gibi, Froome-Aru ikilisi sorun yaşarken tempo yapılmamasını bunun dışında tutuyorum, o bir tür salaklık çünkü.

Landa ile son metrelere kadar taşındı Froome ama rakiplerinin senkronize ataklarına cevap veremedi ve sadece avantajının bir kısmını değil, sarı mayosunu da kaybetti. Ben bu hafta farkın veya genel klasmanın değişeceğini sanmıyordum ama iki sert günün ilkinde Froome büyük darbe yedi. Aru zaman primi alamasa bile sarı mayoyu en az iki saniye farkla almış olacaktı. Sarı mayo, sarı mayodur, farka bakamayız şu an. Psikolojik olarak Froome'a indirilmiş büyük bir darbedir bu. Aru ve Bardet başta olmak üzere diğerleri için de Froome'un yenilmez olmadığını kesin bir şekilde görme fırsatı sundu bu. Aru ve Astana pişmandır herhalde, pazar günkü aptal strateji yüzünden. Froome'la çalışmasalar çok daha başka yöne kayardı Tour'un senaryosu. Gerçi o etapta olası bir fark yiyecek olan Froome bugün daha erken ataklarla rakipleri yıpratabilirdi. Bunlar sonucunu asla bilemeyeceğimiz olasılıklar, uzun uzun "kaç gün önce şu olsaydı nasıl olurdu" diye konuşmayacağım tabii ki.

Bardet de bu sezon yarış organizatörü ASO'nun kollamalarıyla şampiyonluğa ulaşabilir. Onu es geçmeyelim. Sondaki atağı güçlü olsa ve Uran-Aru ikilisini iki saniye de olsa arkada bıraksa da etap sonu gelecek kararlarla bugün genel klasmanda biraz daha fark yemesi lazımdı zira son bölümde kurallara aykırı bir şekilde matara aldı. Uran aynı sebepten Bennett ile beraber 20'şer saniye ceza alırken aynısını yapan Bardet için sessiz kalındı. Olaylı Cav-Sagan sprintinde Demare'ın ceza almaması gibi Bardet de pas geçildi bugün. Avantajı kaybedenin Froome olması hatrına susuyorum. Etikse etik, ahlaksa ahlak, konu Froome olunca acımasız oluyorum. Yıllardır kullandığı maddeleri kılıfına uyduran bir takım için ahlaki çerçevede yorum yapmak anlamsız geliyor bana. Eleştiren buyursun gelsin, yorum kısmı açık...

Henüz Froome yarışı kaybetmediği gibi 13. etapla tekrar zirveye çıkabilir. Froome'u tamamen yenmek için 20. etaba kadar en az 1 dakika civarı bir fark şart. Ancak peloton, Froome'u yıkabileceğini öğrendi, Froome da kaybedebileceğinin farkına vardı. Stratejiler büyük oranda aynı kalabilir ama psikolojik üstünlükler el değiştirdi, en önemlisi kesinlikle bu.

13. etap, 101 kilometrelik, baştan sona ataklarla ve tempoyla geçmesi beklenen, sıra dışı bir etap olacak. Genel klasmanı bugünkü etaptan çok daha farklı ve büyük şekilde sarsabilir. Uzun süre yüksek tempoyla yokuş çıkma imkanı sağlayacağı için Sky ve Froome herkesten bir adım öndeler şu an ama özellikle AG2R bu takım çalışmasını harika yapıyor. Sky'ın temposuna tutunabilecek gibi duruyorlar. Son yokuşa kadar yüksek tempoyu alıp Bardet'yi favoriler grubunda yalnız bırakacaklardır. Ayrıca daha ilk büyük yokuşta tempo gelir ve Froome yalnız kalırsa etap sonu büyük fark yer iddiasında bulunuyorum. Froome'un domestikleri, Astana ve AG2R tarafından tek bir takım çalışmasıyla dökülmeli. Bu gerçekleşirse Aru-Bardet ikilisi aynı anda patlayıp giderlerse Froome için zamana karşıyı tehlikeye sokacak farklar oluşturulabilir ve üçüncü hafta yorulması gereken Sky ve Froome olur. Çok olasılık var. Soy ağacı tablosu gibi onlarca farklı kolu var 13. etaptaki senaryoların. Şimdilik daha fazla olasılık ve tahmin doldurmayayım yazıya... Görüşmek üzere.

12.07.2017

Tour de France 2017: 11. Etap - Kittel Tarihe Geçti

Böyle karbon kopya misali etaplardan bıktık doğrusu. Neyse ki önümüzde genel klasmanı baştan aşağı yeniden yazması beklenen bir perşembe-cuma ikilisi var da kendimize geleceğiz.

Yine tüm gücüyle çalışan ama Greipel'e bir şey kazandıramayan Lotto-Soudal vardı sahnede. Bu etap, onlar adına bir gün önceki 10. etaptaki kadar rezil olmasa da şu geride kalan iki etap hanelerine çok ciddi bir eksi yazdırdı. Üstelik bu eksi puanları sadece Tour değil, sezon geneli için de yazarım ben hiç düşünmeden. Greipel'in bu kadar pasif kaldığı bir tur hatırlamıyorum ben. Neresinden bakarsak bakalım üzücü gerçekten.

10. etap yazısını yazarken "belki 11'de bir şeyler olur" dediğim için pişmanım. Keşke iki etabı aynı anda yazıp en azından daha elle tutulur bir içerik sağlasaydım diyorum şu an. Bu sezon Grand Tour'lar dengesiz profilleriyle işimizi zorlaştırdılar. Giro'da dağlık etap yoğunluğu iyi bir sonuç vermedi ve büyük oranda hareketsiz yokuşlar izledik. Tersi şekilde Tour'daki az yokuş ve dağlık etap yoğunluğu da sprintten bıkma noktasına getirdi. Bunu diyen ben, bisikleti Cavendish ve sprint etapları ile sevmiş bir adamım üstelik.

Kittel dünkü veya daha önce kazandığı etaplardaki gibi Cav-Sagan ikilisini kenara koyarsak çok açık farkla en güçlü olduğunu gösterdi. Ben iddiamın her zaman arkasındayım, Tour 2016'da da gördük, Cavendish iyi olduğu zaman onunla rekabet edebilecek biri yok. En iyi Kittel'i, en iyi Sagan'ı veya en iyi başka bir ismi şu an yenebilirsiniz ama en iyi Cavendish'i kimse yenemez. Kittel bu boşluğu muhteşem değerlendirdi, meydanı böyle boş buldun mu adını tarihe kazıyacaksın. O da öyle yapıyor. 1909'dan bu yana ilk 11 etapta 5 galibiyet alabilen başka bir isim yok. Tarihe geçti Kittel. Birkaç yıl sonra "ama Cav yoktu, Demare yoktu, Sagan yoktu..." diye konuşmayacak kimse. Kittel 2017'de Fransa'da adım adım herkesi ezerek yeşil mayoyu aldı diyeceğiz.

Günün talihsizleri Astana ve sorun yaşayan AG2R takımı ve lideri Bardet oldular. Umarım yokuşlara etki edecek bir problem yoktur Fransız takımında. Bardet son metreye kadar bu işin içinde olmalı. En atak, en korkusuz, en mücadeleci iki isimden biri çünkü Aru ile beraber. Aru demişken de Astana'nın yaşadığı soruna dönelim: Dario Cataldo kolunu acı içinde tutarak Tour de France 2017 macerasını noktaladı. Çok güçlü Sky'a karşı çok güçlü bir domestik elden gitmiş oldu. Fuglsang da biraz kötü işaret verdi bu düz etapta ama yokuşa bir şeyi kalacağını sanmam. Fuglsang biraz başına buyruk davranmayıp tam olarak süper domestiklik yapmaya ikna olursa Aru, Paris'te sarı mayoyla belirebilir. Göreceğiz hepsini.

Etaptan ziyade öylesine ortaya karışık görüş bildirme yazısı oldu... Nihayet az sayıdaki dağlık etaplardan birindeyiz perşembe günü, kıymetini bilelim. Aru ve Bardet ceplerinde bir şeyler saklıyorlar, hala oynayacakları kozları var. Merakla bekliyorum. Astana'nın yine aptalca bir Froome domestikliği yapmamasını diliyorum tabii bir de.

11.07.2017

Tour de France 2017: 10. Etap

Yine bir şeyler karalamanın zor olduğu günlerden birini yaşadık. 11. etabı da bağlayıp ikili yazmak daha doğru olacaktı ama belki 11. etapta farklı veya konuşulacak bir gelişme olur diye bunu ayrı tutmak istedim.

Etapla ilgili anlatılacak her şey son kilometrelerde oldu. Öncesindeki upuzun bölüm "gittiler, gittiler, biraz daha gittiler, sonra tekrar gittiler, gittiler..." diye anlatmaktan başka bir şeye sahne olmadı. Son bölümdeki birkaç kilometrede Lotto-Soudal, mecaz anlamdaki treni geçtim gerçek bir tren gibi çalıştı. Neredeyse tam kadro, Greipel'i istediği etap galibiyetine taşımak istediler. Tam tersi şekilde Quick-Step ve Kittel üç kişi bile dizilemediler. Sabatini-Kittel ikilisine Stybar birkaç dakika eşlik edebildi o kadar. Direct Energie de alamayacağı etap için deli gibi çalıştı ama neyse, ufak bir takımı böyle bir etap çabası boşa gitti diye ezmeye gerek yok. Olabilecek en iyisini yaptılar, olmadı. Kittel, diğerlerinden çok daha önde, son 30 metrede pedal çevirmeyi bırakıp sevinmeye başladı ve ona rağmen farklı kazandı.

Bunlardan bahsetme sebebim ilk 10'daki sürpriz sonuç oldu. Kittel'in kazanması sürpriz değil elbette, o zaten en garanti yoldu. Demare yok, Cav-Sagan yok, Greipel bir türlü patlayıcı gücü ortaya çıkaramıyor derken zaten meydan onun. Sürpriz kısım Greipel'in ilk 10'a girememesi oldu. Bu kadar ciddi, sağlam ve istekli çalışan bir sprint treni, günümüzün en büyük sprinterlerinden birini nasıl olduysa ilk 10'a sokamadı. O sondaki iki dönüş biraz düzeni bozdu herhalde. Kendisi de güçlü mü kalamadı, ne oldu bitti bilmiyoruz. Garip yani böyle bir adamın ilk 10 yapamaması.

Greipel, hayatının en kötü sprintlerinden birini attığı etap sonrasında şöyle bir tweet attı: "Lotto-Soudal'in sprint için her şeyini vermesinden mutluyum. Kendi performansımdan utanç duyuyorum. Marcel Kittel'e tebrikler."

Görüldüğü üzere teknik bir sorun yok, kötüydüm ve olmadı diyor.

Bana da etapla ilgili yazıyı noktalamak kalıyor. Epey uzun bile yazdım herhalde bu boş etap hakkında.

9.07.2017

Tour de France 2017: 9. Etap - Rezillik!


Beklediğimiz atakları göremesek de etapta bir haftalık olay bir saatte yaşandı. Bahsedeceğimiz çok şey var, hem eleştireceğiz hem de üzüleceğiz. Öyle anlar oldu ki delirmemek ve çıldırmamak elde değildi. Etabı foto finişle Uran'ın almasını başta detay olarak verelim geçelim. Zira foto finiş ve Barguil'in etabı kazanan olarak röportajı beklerken kamera önünde ikinciliğini öğrenmesi normalde büyük bir üzücü hikaye olacakken diğer şeylerin yanında devede kulak kaldı. Barguil'in Mont du Chat'taki çabası ve sonuca ulaşamaması üzücüydü. Yapacak bir şey yok, bisiklet çok da adaletli bir spor değil. Kimsenin kimseye acıması yok. Yayınlarda da söylenir, "kurtlar sofrası" deyimi cuk oturuyor bu spor için. Barguil pek iyi gitmeyen Tour de France 2017 macerasını etap zaferiyle taçlandırabilirdi ama olmadı ne yazık ki.

Başlamadan şunu söyleyeyim: Aru-Fuglsang ikilisinin Froome'un önünde, ona fayda sağlayarak çalışmalarını milli bisikletçimiz Ahmet Örken'e sordum, kendisinin yorumu yazının ilgili kısmında görsel olarak yer alıyor.

Çok şey var yazacak dedik ama önce Barguil'den daha da üzücü olan noktaya gelelim. Mont du Chat inişinde ödümüz koptu. Yolun uçurum tarafına çıkan Richie Porte, 72.5 km/s hızla kendini toparlamak isterken düştü, asfaltta kayarak kenarda duvar gibi duran kayalara çarptı sırtını ve kafasını. Kendisine takılan Dan Martin de aynı şekilde çarptı ama neyse ki o devam edebildi. Çok çok güçlü gözüken ve iyi tur geçiren iki adamın böyle devre dışı kalmaları canımızı sıktı. Ne kadar üzülsem, üzülsek az. Porte'un boynuna kırık olmasından çok korktuk ama neyse ki sırtında kırık/çatlak var dediler. Düşünün yani, yine hayati sayılabilecek başka bir sakatlığa "neyse ki" diye iyi gözle bakıyoruz. Böylesine berbat ve korkutucu bir kazaydı. Porte için ilk haberler iyi, bilincinin açık olduğu ve kaza sonrası çok korktuğu söyleniyor.


Porte'un kazasından önce yokuşta Froome mekanik bir sorun yaşayıp elini kaldırdı ve o an Aru tempo yapıp fark atmaya başladı. Diğer favoriler de gaza basıp hemen Froome'a 15-20 saniye fark attılar ancak kulaklıklardan talimat geldi ve yavaşladılar muhtemelen. Sonrasında da Froome geldi ve Aru ile yan yana pedalladı. Yokuş boyunca da adam gibi atak olmadı. Froome-Porte biraz tempo yaptılar ama hepsi o. Burada dikkat çeken iki şey vardı: Diğerleri yavaşlarken Aru'nun gidona vurması ve bu kararı beğenmemesi. Olayın etik kısmına bakıldığında genel görüşe göre atak yapmamak lazım ama ben Aru'nun gitmesinden yanaydım. Yani ilk başta atağı yapmasını alıştığımız etik kurallara göre yanlış ama herkesi yanına alıp gittiysen artık geri dönüşü olmamalı. Etiği, ahlakı bir kere deldiysen dönüşü yoktur. Zaten senin istemeden de olsa atağı sonlandırmana karşılık Froome gelip yokuşta omuz atıyor ve paşa paşa kabul ediyorsun bunu. Sen atağını "Fyoome abi geliyoy, yavaşlayalım, ayıp oymasın" diye kesersen, Froome sana tam virajda uçuruma doğru omuz atar ve ne olduğunu anlamazsın. Sonra bir de özür diliyor Froome ama tekrarlarda gördük ki(altta hemen paylaşıyorum) yanlışlıkla değil, arada mesafe olmasına rağmen Aru'nun önüne kırıp omuz atıp geçiyor. Ahlak, etik, sportmenlik dendiği zaman son sıralara yazılacak Team Sky ve Froome'a karşı etik dışı hareket ediyorsan sürdüreceksin, onlardan korkup da atağı kesersen bu olur, hiç ağlayıp zırlamayacaksın.



Bir de ben bu etik hadisesine zaten takık durumdayım. Bu yarışta nasıl ki kaza olayın içindeyse, mekanik problem de yarışa dahil bir şey. Bunun etiği falan olmamalı. Düşünsenize, Formula 1'de rakibiniz mekanik arıza yaşıyor ve o pite girip çıkana kadar bekliyorsunuz. Komik değil mi bu? Çoğu olaya etik olarak doğrudur değildir diye bakıyor ve "doğru" kısmından yorum yapıyoruz ama artık bıktım açıkçası. Mekanik problemde adamı bekliyorsan kazada da bekle. Biri kaza yapınca yarış veya seyirci kaynaklı olmadıkça bekleniyor mu? Hayır. Dumoulin sıçtı yahu bir buçuk ay önce. Yarım dakika beklediler, sonra basıp gittiler. Yokuş çıkarken Froome efendinin veya x bir kişinin zinciri atacak, lastiği patlayacak, öbürleri de "aa böyle olmadı dur etik değil" diye bekleyecekler. E bunlar neden yarışıyorlar? En ufak fırsatı değerlendirmeyeceklerse ne anladık bu işten? Madem bekleniyor, Dan Martin düştü diye yokuş inildiğinde de beklenseydi. Dan Martin'in elinde miydi o kaza? Saçmalık ya bu bekleme veya atak yapamama hadisesi... Tepki çekeceksem de çekeyim, isteyen istediği gibi gömebilir beni şu an. Ne düşündüğümü beni okuyanlara yansıtmayacaksam yazmanın alemi yok.

Gelelim hepimizi çıldırtan, sinirden televizyonu kucaklayıp balkonlardan atlayacak duruma getiren ikiliye: Fabio Aru ve Jakob Fuglsang. Ben açık konuşayım böyle bir gerizekalılık görmedim uzun zamandır. Bardet önde kaçıyor ve onu yakalayalım diye akıl almaz aptallıklar yaptılar. Bu tamamen Froome'un ardından podyuma razı olmaktır. Başka açıklama bulamıyorum. Strateji, teknik, taktik diye neyi açıklarlarsa açıklasınlar ben inanmayacağım. Bardet'nin atacağı 20-30 saniye fark yüzünden Froome'un önünde çalışıp kendini yormanın hiçbir anlamı yok. Size ne ya? İnişte Bardet sanal sarı mayoya kadar yükselmiş, bırakın çalışmayın Froome düşünsün. Sizi ne ilgilendiriyor? Sizin işinize bile gelir Froome'u beraber yıkmak için. Sonda Froome domestiksiz kalmış, sizin elinize muhtaç ama kalkıp kendisi için çalışıyorsunuz. Aru ve Fuglsang tek olsalar yine anlamsız olurdu ama bundan bir nebze daha az sinirlenirdik. Ama siz orada iki kişiyken nasıl böyle bir saçmalığa imza atarsınız ya? Bunun mantığı nedir kardeşim? Neye dayanarak Froome arkadayken önünde iki Astanalı çalışıp da etabı onun avcuna bırakırsınız?

Sorduğum soruya verdiği cevaplar ve yayınlamam için verdiği için için Ahmet Örken'e tekrar teşekkür ediyorum. Olaya izleyici gözünden bakarken bir de sporcu görüşü yer alsın istedim.

Gerçekten çıldırmamak için zor tutuyorum kendimi ya. Böyle bir beyinsizlikten sonra biz kalan iki haftada ne izleyeceğiz? Froome zaten en güçlü adam. Bırakın yorulsun, bırakın o mücadele etsin kendi sarı mayosu için. Adamın domestiği oldular ya akıl alır gibi değil. Bu büyük bir aptallıktır, tarihte eşine benzerine çok az rastlanacak bir salaklıktır.

Etap sonunda Bardet yakalanınca Froome alsın ve Aru fark yesin istedim. Bir gün böyle bir şey düşüneceğim aklıma gelmezdi ama sağ olsunlar, Astana'nın iki aptalı bunu yaşattılar bana. Porte devre dışı kalmış kazayla da olsa. Üzerine bir de Quintana ve Contador, genel klasmanı noktalamışlar. Froome-Bardet-Aru kalmış üçlü olarak. Bu üçü podyumda olacaklar kaza olmazsa. Hal böyleyken bırak da Froome düşünsün ya. Sen zaten her şekilde podyumdasın ekstra bir sorun yaşamadığın sürece. Deliriyorum ya. Deliriyorum.

10 km Froome için çalıştılar, önünde onu dinlendirip Bardet'yi yakalamasını sağladılar ve üzerine bir de final sprintini kaybedip Froome'dan zaman farkı yediler. Bari bu çalışmayla sprinti alıp Froome'dan bonusla zaman çalsalar dedik ama tam tersi oldu, 4-5 bitirdi Astanalılar ve Froome 3. olarak 4 saniye bonus zamanı çalıp fark da atmış oldu Aru'ya.

Son olarak, zaman limiti dışında kalan ve iki gündür verdiği yarışa tutunma savaşında kaybeden tarafta kalan Arnaud Demare için de üzüldük. Onu limit dahilinde finişe yetiştirmek için kendi yarışlarından da vazgeçen ve taşımaya çalışan Konovalovas, Delage ve Guarnieri de yarış dışı kaldılar zaman limitine takılıp. Ayrıca Juraj Sagan, Matteo Trentin, Jos Van Emden ve Mark Renshaw gibi önemli isimler de zaman limitine takıldılar ve tura veda ettiler.

O kadar çok olay var ki Geraint Thomas ve Robert Gesink'in abandone olmalarını konuşamadık bile. Bunu tek cümleyle geçiyorum zira yeteri kadar uzattık.

Geride kalan iki haftadan umudum kalmadı doğrusu. Böyle aptalca stratejiler Froome'un zaten %80-85 kazanacağı turda elini iyice güçlendiriyor. Yine Froome ve Sky'ın ardında podyum mücadelesi izleyeceğiz. Tersi olursa şaşırırım. Bir gün dinlenme var. Haftalık yazı yerine podcast gelecek... Görüşmek üzere salı akşamı.

-

Güncelleme: Richie Porte'un durumu belli oldu. Kırık yok, çatlaklar var:

Tour de France 2017: 8. Etap

Bir gün sonra üç tane HC kategori yokuş çıkılacağı için bugün pek de bir olay olmaması doğaldı. Gerçi olay olmadı diyoruz ama peloton'daki beyefendilere kaçış grubu beğendiremedik ilk 45 km'de. Sprint kapısına gelene dek üç tane ciddi, buna ek olarak birkaç da ufak tefek kaçış denemesi oldu ama her kaçışta bir tehlikeli adam bulununca bir bir geri getirildiler o gruplar. Sekiz etaptır baştan sona izleyenler fark etmişlerdir, kaçış oluşunca ana grup 20-25 km/s hızla gider ve olaylar sakince ilerler... Bugünkü etap bir değil birkaç bisikletçi profiline aynı anda uyunca bir türlü oturmadı grup. Zaten ara sprint sonrası da 56 kişi kaçtı, bir ara 50 kişi önde, kalan altı kişi de onları yakalamaya çalışacak şekilde gidiliyordu. Sonra uzay mekiğinin parçaları gibi koptu herkes ve ayakta kalan son isim Direct Energie'nin 24 yaşındaki genç yıldızı Lilian Calmejane oldu.

Sondaki yokuşun tepesi bir zirve finişi olsa elbette senaryo farklı olacaktı ama 10 km'nin üzerinde bir inişli çıkışlı bölüm olunca peloton ve favoriler olay çıkarmamayı tercih ettiler. Bir ara Nicolas Roche şöyle bir hareketlenince oldu mu acaba dedik ama durgun geçti. Başta dediğim gibi, bir sonraki gün üç tane HC yokuş varken ve bunlar üst üste tokat gibi çarparlarken kimse önceki gün bir pedal bile fazladan çevirmek istemedi. Zaten etap başındaki 45 km'lik kaçış kaosu da yeteri kadar yordu herkesi. Her ne kadar dinlenme gününe bir etap kalmış olsa da yorulacakları her bir saniye ikinci hafta için beklenmedik performans kayıplarını tetikleyebilir. Genel klasmana ve etabın geneline dair daha fazla söylenecek bir şey yok. Ben kazanana dönmek istiyorum.

Lilian Calmejane önceki etaplarda adından hafifçe söz ettirmişti, geçen yıl Vuelta'dan da biliniyor kendisi. Etap almıştı orada. Bugünün de şüphelileri arasındaydı ama üst sıralarda anmıyorduk adını. Chavanel ve Voeckler gibi iki adamın olduğu takımda onlardan alıştığımız tarzda harika bir soloyla etap alarak geleceği hakkında en net ipuçlarını vermiş oldu. Üstelik -yanılmıyorsam- 4 km kala bacağına giren krampı da çok iyi tedavi etti. Kramp girdiği ve bacağı tuttuğu an eyvah dedik, Gesink etabı alıyor dedik ama yakın geçmişte yine bir kramp deneyimi olduğu için bu defa krampı nasıl geçeriğimi biliyordum dedi. İyi ki öğrenmiş, yoksa bu güzel galibiyet yerine hüzün dolu şeyler yazacaktık genç adam hakkında.

Böyle genç yeteneklerin her yıl Grand Tour etapları ala ala büyümelerini izlemek çok heyecanlı. Formolo gibi biraz istikrarsız olanlar üzseler de çok güzel bir genç jenerasyon geliyor. Klasikçi, sprintçi, puncheur, genel klasmancı derken boy boy adamımız var. Bisikletin geleceği "kimyasal" kısımda nasıl şekillenir bilmiyorum ama rekabet açısından yakın gelecek konusunda içimiz rahat. Vuillermoz'dan sonra bir genç Fransız daha, Fransız takımıyla, Tour de France etabı aldı bugün. Bu tip özel detaylar hep güzel ve keyif veren şeyler. Hatta geçen yıl Bardet de etap almıştı, onu da "genç nesil" arasında gösterebiliriz aslında ama o zaten çoktan Tour de France kazanacak bir yıldız haline geldi, diğer ikisiyle bir tutmak açık tabirle salaklık olur. Gerçi salaklık ve ben genelde yan yana görülebilecek şeyleriz ama bu kez değil.

Cayır cayır yanacak bir 9. etap var pazar öğleden sonrasında... Eğer Team Sky'ın baştan sona kontrol ettiği ve genel klasmanda oynama yaratmadığı bir etap olursa kalan iki haftadan keyif alma konusunda umutlarımı bitiririm.

7.07.2017

Tour de France 2017: 6. ve 7. Etaplar

Bir günlük aradan sonra beraberiz yeniden. 6. etap o kadar durgun ve sakin geçti ki inanın üç cümleden fazlasını yazamadım. Tam anlamıyla şöyle tarif edebiliyorum: Gittiler, gittiler, gittiler... Biraz daha gittiler... En sonunda sprint oldu Kittel kazandı. Bu kadar. Böyle etapları +200 km yerine 140-160 arası tasarlamak hem güçlü kaçışlara hem de daha hızlı etaplara sebep oluyor. Tour yönetimi biraz heyecanı öldürdü bu kadar uzun iki sprint etabını üst üste koyarak. Neyse ki cayır cayır yanacak, TV karşısında insanı zıplatacak iki yokuş etabı var önümüzde. Hafta sonu gönlümüzü almayı başarıyorlar.

Neyse, 6. etap diyorduk. Çok da bir şey olmadı, sadece iki gün öncesindeki kazayı tekrar izlemekten kıl payı kurtulduk diyebilirim. Demare bariyerlere sıkışıyordu. Sagan-Cav mevzusunun benzeri oldu Demare-Kristoff arasında, sadece dirsek ve tehlikeli itiş kakış yoktu. Cavendish'in dirsek yemeden son anda bariyerden çıktığını düşünün, o işte olan şey. Demare-Kristoff ikilisine "eyvah eyvah" diye odaklanmışken önünde üç dört farklı bomboş sprint çizgisi bulan Kittel boşluğu değerlendirip çocuk oyuncağı gibi aldı sprinti. Başka da bir şey olmadı.

7. etap ise başlı başına ayrı bir yazı olmayı hak ediyor ki zaten görselde de onu kullandım. Sadece Tour de France tarihinin değil, dünya spor tarihinin en yakın finişlerinden birini izledik. Böyle anlarda gelişen teknoloji yüzünden nanometrik farkların bile ölçülebilmesi ve liderliğin paylaştırılmamasına üzülüyorum doğrusu. Teknolojinin bu kadar ilerlemiş hali her zaman mutluluk vermiyor yani. İlk birkaç dakika hemen bir isim açıklanamazken Tour yönetimi Kittel'e verdi etabı. Kittel kazandı dense de Dimension Data, resmi Twitter hesabından "Henüz kesin sonuç gelmedi, ultra çözünürlüklü fotoğraflara göre Boasson Hagen kazandı, onay bekliyoruz" açıklamasını yaptı. Ancak birkaç dakika sonrasında Boasson Hagen'i ikinciliği için tebrik ettiler. Tüm bunlardan ve Kittel yeni yeşil mayo olduktan kısa bir süre sonra ise resmi zaman sponsoru Tissot, "saniyenin on binde üçü farkla Kittel kazandı, metrik fark ise altı milimetre" diyerek tüm tartışmalara noktayı koydu.

7. etapta dikkat çekenler, Demare'ın sprinte hiç girememesi ve Boasson Hagen'in, Cavendish'in domestikliğinden ana sprinterliğe terfi ettiği turda etap kazanacak kadar büyük bir sprint atması oldu. Demare bir açıklama yaptı ama o an mobilde olduğum için söylediklerine odaklanamadım. Özür dilerim bu konuda bir detay yazamadığım için. Gördüğünüz gibi iki dakika ara verip Twitter'dan kontrol etmeye de üşendim. Affettireceğim bu tembellikleri, önümüzdeki iki dağlık etapta. Boasson Hagen'in de bu kadar güçlü olduğunu bilmiyordum. Cavendish sağlam devam etse Renshaw ile birlikte kendisini uçuracakmış demek ki. Şansını kendi kullanıyor ve şimdilik epey iyi. Bu formuna ve gücüne bir etap yakışır, umarım başarır. Keşke Boasson Hagen kazansaydı ve beklentileri yıkıp geçen bir sonuç görseydik. Benim gözümde de çoğu kişinin gözünde de Boasson Hagen bu etabın fahri birincisi oldu gerçi.

Bir de ben bu sprintlerde Degenkolb'ü görememekten rahatsızım. Greipel ve Kittel'in arasına girmeli üçüncü Alman olarak. Keza Kristoff da üstlerde yer almasına rağmen biraz güçsüz kalıyor etaplarda. Kittel böyle giderse kendi ciddi bir hata yapmadıkça her şeyi süpürecek... Bak aklıma Nacer Bouhanni geldi. "Şekilli genç" gibi takılmaktan başka bir işi yok. Kazanın olduğu sprintte en iyi sprintini attı, onu da Demare kapattı, bir daha da görmedik. Neyse bu vasat hakkında daha çok yazıp biricik laptopumun klavyesine daha çok zarar vermeyeyim.

İki günlük sıkıcı ve tatsız, haddinden fazla uzun sprintler geride kaldılar. Şimdi gergin geçecek, alev alev yanacak, acı ve mücadele dolu iki etapta. Genel klasman ateşini iliklerimize kadar hissedeceğimiz iki gün yaşamayı diliyorum. Sonraki etapta görüşmek üzere.

5.07.2017

Tour de France 2017: 5. Etap - IL TRICOLORE!

Tour'da ilk ciddi etabı kazanan, zorlamasını beklediğim ama almasına ihtimal vermediğim bir isim kazandı: Fabio Aru. Üzerindeki İtalya şampiyonluk mayosu Il Tricolore ile zafer yumruğunu kaldırması çok mutlu etti. Atağı yaptığı an ayağa fırladım bir an. Normalde çok desteklediğim ve her zaman başarısını beklediğim biri değildi Aru ama üzerinde o mayo olunca insanın kanı bir anda ısınıyor.

Etapta kaçanlar adeta bir klasik havası yaşattılar bize ama genel klasman favorilerine yem olacakları bilinen bir gerçekti. Bakelants'ın son çabası da eğlendirmekten başka bir şeye sebep olmadı. Son 6 km'ye kadar yaprak kımıldamadı diyebiliriz. Normali de buydu böyle bir etap için. Günün en anlamadığım kısmı daha 150 km varken BMC'nin tempo yapıp kaçışla olan mesafeyi korumasıydı. Uzun süre Sky'ın da önünde tempo yaptılar. Haliyle insan Porte alıp götürecek diye düşünüyor ama ciddi bir atak yapamayıp son tabloya baktığımızda aynı anda bitirdiği Froome'dan 4 saniye yedi, zaman bonusu yüzünden.

Genel klasmana dair ilk işaretleri aldık. Favoriler grubu sona yaklaşırken Aru, grubun ortalarından ok gibi fırlayıp etaba gitti. 20 saniye de fark yarattı Froome ve Porte ikilisine. Zaman bonuslarını işin içine katınca Froome'a 26, Porte'a ise 30 saniye fark attı. Genel klasmanda da üçüncü sıraya yükseldi ki muhtemelen verdiği bu işaret, Paris'te ilk üçte olacağının işareti. Aru formda, Froome formda değil mi yoksa zorlamadı mı henüz anlamak güç. Ancak Sky gün boyu pek yorulmamışken ve Froome yokuşta beş domestikle giderken 1-1.5 km içinde tüm domestikleri Aru ve Porte'un tempolarıyla döküldü. Nieve-Landa ikilisinin biraz daha kalıcı olmalarını beklerdim. Aru'dan sonra Porte patlatmak istese de Froome çabuk yakaladı. Ancak devamında Aru'ya yaklaşamadıkları gibi, Dan Martin'i de geçemedi Tour'un en büyük iki favorisi...


Beni şaşırtan Quintana veya Contador'un geride kalmaları olmadı. Quintana beklenen bir şeydi, Giro sonrası olmazdı, olmadı, olmayacak. Son haftaya toparlayıp biraz zorlarsa ilk 10'da kalır belki. Benim kendisinden pek umudum yok. Günümüzde herkes tek tura odaklanmışken duble yapma işi biraz problemli. Şaşırdığım şeylere dönersek, Dan Martin'in Porte ve Froome'un önünde olması etkileyiciydi.Pozitif anlamda şaşırttı yani. Daha büyük HC yokuşlarda bunu sürdürür mü? Sanmam. Yine de buralarda, mücadelenin içinde yer bulması, favorileri geçmesi ve güçlü mesajlar vermedi güzel. Keşke kalıcı olsa ve genel klasman mücadelesi yapsa.

Şaşırdığım diğer bir nokta ise Bardet ve Mollema oldu. Barguil'in geride kalmasına pek şaşırmadım, onu geçiyorum. Gerçi burada Bardet ve Mollema diye ikisini aynı cümleye koymak hata olabilir, farklı şeyler anlatacağım. Bardet bir şey kaybetmiş değil yoksa, adam 47 saniye geride. Ben Bardet bugün daha aktif olmalıydı diye düşünüyorum. Porte'un 4 saniye arkasında bitirdi, grubun içinde kaldı. Yine de birkaç atak ve deneme lazımdı çünkü podyum istiyorsa zamana karşıya kadar bir şeyler yapması ve süre kazanması lazım, kaybedecek vakti yok. İlk etaptan çocuğu gömecek halim yok, yanlış anlaşılmasın. Yapacağına, başaracağına inanıyorum. Mollema ise Contador da zorlanıyorken erkenden gruptan düştü ve burada en büyük başarısının etap kovalamak olacağını gösterdi. Zaten lider değildi belki ama Contador'a en ufak bir şey olsa yukarılarda kalıp liderliğe soyunabilirdi. Bu şansı erkenden tepti.

Genel olarak parça parça isimler üzerinden gidip böyle baktım etaba. Quintana tüm bunlar olurken gruptan ilk düşenler arasındaydı, onu da not düşmeyi unutmayalım. Tabii bugünkü tüm farklar aldatıcı olabilir. 1 dakikada sıralanan bir ilk 10 var elimizde, kimse için bir şey bitmiş değil ama bazı şeyler erkenden kendini belli ediyor.

Yarın, 6. etapta Sagan ve Cavendish olmadan ilk sprint finişi var. Bakalım meydan boş kalmışken ve yeşil mayonun en büyük iki favorisi evine dönmüşken kim kontrolü ele alacak. Demare yine alır diyemiyorum, Kittel böyle bir şansı affetmemeli artık. Keza Greipel de hep bir tane de olsa etap alır, bu etap o etap olabilir.

Artemio Franchi Podcast #12: Peter Sagan'ın Diskalifiyesi, Kararlar ve Kurallar



12. bölümde Peter Sagan'ın Tour de France 2017'den diskalifiyesi, kurallar, kararlar, olay sonrası yaşananlar hakkında konuştuk. 4. etap ile sınırlı kalmayıp biraz genel konulara da değinerek her zamanki gibi planladığımız süreyi aşmayı başardık. Neyse ki bu defa 45-50 dakikaları bulmadık, 20 dakika planlarken 30 dakikaya çıktık konu etabı da aşınca. Girişteki iki dakikada beklediğimizden daha ciddi ve sakin bir kayıt oldu, biz de şaşkınız. Konuşan ikili her zamanki gibi aynı. Anıl Can Sedef'le(@acsedef) konuştuk ama ara ara seste sorun yaşanabilir. Anıl bey bir ara mikrofona uzak konuşmayı tercih etti. Bu süreçte yan gelip yattığını düşünüyorum... Herkese iyi dinlemeler...

4.07.2017

Tour de France 2017: 4. Etap - Sagan'a Diskalifiye


Dümdüz profiliyle oldukça ve sakin geçmesi beklenen 4. etap, Peter Sagan'ın Tour'dan atılmasıyla sone erecek deseler kimse inanmazdı herhalde. Ben 207 km'lik dümdüz sprint etabına dayanamayıp 90 km kala dışarı çıktım ve kahve içerken takip ettim kalan 10 kilometreyi. O kadar beklentim yoktu etaptan. Ancak üst üste gelen iki kaza Fransa'yı ve bisiklet dünyasını bir anda yangın yerine çevirdi. İlk kaza da riskliydi aslında ama ikincinin yanında o kadar sakin kaldı ki herkes sarı mayo Geraint Thomas'ın düşüşünü unuttu. Thomas ikinci kez yerde kaldı, büyük şanssızlık yaşıyor. Sarı mayo adama uğursuz mu geldi ne oldu anlamadık. Demare etap kazandı ama bunu konuşamayacağız ne yazık ki. 

Gelelim esas olaya, yani ikinci kazaya. Ben Sagan hakkında oldukça ağır konuştum ve aynılarını buraya da taşıma düşüncem yok. Merak eden Twitter'dan kontrol edebilir yazdıklarımı: @frtslck

Sagan, sprintte Demare'ın tehlikeli hareketleri sırasında daha da tehlikeli bir şey yapıp Mark Cavendish'i dirseğiyle itti ve bariyerlere çarpan Cavendish sonrasında yere yuvarlandı, hemen ardından gelen Degenkolb de onu ezip geçerek yuvarlandı. Cavendish birkaç dakika sonra omzunu sabitleyerek kalkıp 187. sırada finişi geçti ancak devam edip etmeyeceği belli değil ben bu yazıyı yazarken. Ben iyi haber geleceğini sanmıyorum, ufak terek sıyrıkları ve kesikleri geçtim, öyle düşen birinin omzunun devam etmeye engel olması lazım normal şartlarda. Çok çok büyük şans lazım devam etmesi için. İlk açıklanan röntgen sonucuna göre kırık yok ama sabah belli olacak devam edip etmeyeceği. Muhtemelen etaba başlar ama çabuk bırakır sorun büyükse. Burası artık işin bekleme süreci.

Peter Sagan'ı masum bulan oldu, suçlu Demare'ın hareketleri diyen oldu ama ben "bunu doğru bulmuyorum" açıkçası. Demare ortalığı karıştırdı mı? Evet. Onun da bir ceza alması lazım mı? Evet. Peki Sagan'ın Tour de France'tan ihracı doğru mu? Evet. İlk açıklanan karar, Sagan'ın etaptaki derecesinin iptali(ön grubun son sırası olan 115. sıraya çekildi), yeşil mayo puanında 80 puan silinmesi ve genel klasmanda 30 saniye ceza yemesiydi. Genel klasman işini geçelim, zaten Tour'u ilk 100'de bitirmesi bile söz konusu olmayacak bir adama genel klasman cezası vermek anlamsızdı. Diğer cezalar kimilerine göre yeterliydi, kimileri için de diskalifiye lazımdı. İlk incelemenin ardından bir inceleme daha yapıldı ve Sagan'ın Tour de France 2017 macerası sona erdi. UCI kurallarına göre Sagan'ın itiraz hakkı da yok.

Sprintler bisiklette en kavgalı, en gergin, en tehlikeli bölümler, bu yüzden de sprint etaplarında son 3 km sonrası yapılan kazalarda veya yaşanan mekanik sorunlarda dereceler sıfırlanıyor. Düşmeler, kazalar, kavgalar elbette olacak. Cavendish, 2014'te bir itiş kakış sonrası ilk etapta yarış dışı kalmıştı sprintten metreler önce yuvarlanarak. Orada hatalı kendisiydi ki bisikleti birkaç yıldır takip edenler, Cavendish'in sicilinin pek de temiz olmadığını biliyorlardır. Tüm bunlar bugün yaşananlar için bir gerekçe değil. Peter Sagan, birkaç video çekiminde açıkça belli olduğu gibi orada kendine yer bulmaya çalışan Cavendish'i dirseğiyle itiyor ve düşürüyor. Kare kare durdurup, birkaç yanıltıcı görsele bakıp "Sagan vurmadan düşüyor" demek komik. Peter Sagan suçlu ve cezasını çekti. Saatte 50-60-70 km hızlara çıkılan bir ortamda görüntüleri kare kare ilerleterek olay yorumlanmaz. Eğer ortada, birazdan ilk kazaya dair paylaşacağım görüntüdeki gibi göz göre yapılan bir hata veya ihlal yoksa ofsayt ve çizgiyi geçme pozisyonları hariç görüntüyü durdurup da fotoğraf/kare üzerinden yorum yapmak bana saçma geliyor.

Sagan'ın masum olduğunu düşünenleri, Thomas'ın da düştüğü ilk kazaya bakmaya davet ediyorum. Buradan izleyebilirsiniz. Sprinte gidilirken iki kişinin arasına intihar komandosu gibi dalıyor ve orada birkaç kişiyi yere seriyor. Bu agresiflikle ve yer kapma savaşıyla açıklanamaz, bu tamamen bir kötü niyettir. Adamlar dip dibe gidiyorlar ama Sagan görünmez adam gibi araya dalıyor. İki kazanın da sebebi kendisi ve her şeyi tesadüf olarak açıklamaya çalışanlar var... Anlam veremiyorum. Yine klasik sprint itiş kakışı var ve Sagan'ın araya dalışı ortalığı karıştırıyor. Dikkatli izleyin, sanırım Cimolai oradaki, dengeyi kaybedip toparlıyor ama araya dalan Sagan kalçadan vurup indiriyor, kendi yoluna bakıyor, arkası yangın yeri.

Konuyu uzatmıyorum daha da. Peter Sagan'ın yaptığı hareketin kasti olduğunu düşünüyorum ve diskalifiye kararını yerinde buluyorum. Aksini iddia edenlere diyecek ekstra bir şeyim yok. Tartışmak, konuşmak isteyenler için kapım elbette açık. Bisiklet güzel spor, en sert tartışmada da futbol gibi küfür kıyamet yok, bir şekilde karşılıklı olarak olumlu bir şekilde konu kapatılıyor.

5. etap, Tour'un ilk ciddi yokuş etabı. Bu tartışmaların gölgesinde nasıl olacak, Sky ve karşı koymak isteyenler neler yapacak göreceğiz. Umarım kazasız olur ne olacaksa.

Peter Sagan'ın sprintten önce Geraint Thomas'ın da düşmesine sebep olduğu ilk kazanın görüntüleri. Dediğim gibi burada durdurup kare üzerinden baksanız da, görüntüyü izleseniz de Sagan'ın iki sporcu arasına dalışı belli oluyor. Video bu https://u.nya.is/jdkpym.mp4 tweet de aşağıda, karar sizin:

  ©Artemio Franchi. Template by Dicas Blogger.

TOPO