team sunweb etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
team sunweb etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
20.07.2017
Tour de France 2017: 18. Etap - Yatacak Yeriniz Yok!
yazan:
firat selcuk
Genel klasmana son noktayı geride kalan etaplardaki gibi bomboş bir etapla koyduk. Genel klasman anlamında bize bu kadar ruhsuz, karaktersiz ve boş bir Tour de France izlettiren herkesin çevirdiği her bir pedala ve harcadığı her bir kaloriye ayrı ayrı yazıklar olsun diyerek başlıyorum yazıya...
Warren Barguil, bu turun en cesur, en karakterli ve en korkusuz yarışan adamı oldu. Ciddi bir kazadan sonra zar zor toparlanıp geldiği Fransa'da üzerinde polkadot mayo varken iki etap alıp bir de Izoard'ın tarihteki ilk zirve finişine adını kazımak büyük iş. Hem o hem de oda arkadaşı Matthews, bu turda kazandıkları mayoları son pedala kadar hak ederek, söke söke aldılar. Tebrikler ikisine de. Tour de France 2017'yi hatırlayacaksak Sunweb'in bu iki ortak lideri ile hatırlayacağız. Tour de France'ı kazanamayabilirsiniz ama Bardet-Uran-Aru üçlüsü gibi bu sezon hafızalardan silinip gitmek yerine böyle ömür boyu hatırlanacak şekilde adınızı tarihe kazıyabilirsiniz. Sunweb bu turun en özel ve en fazla alkışı hak eden takımı. Tekrar tekrar tebrikler ve teşekkürler.
Izoard gibi bir yokuşta son 400 metrede tempo yapabilen Bardet ve 25 km boyunca Sky'ın önünde peloton çekip Sky'ın enerjisini koruyarak Aru'nun ilk hafta sonundaki salaklığına eşdeğer bir performans ortaya koyan AG2R için ne desek boş. Hep övdük, çok organize oldular dedik ama bu organizasyon kupkuru tempolar dışında hiçbir şey vermedi bize. Gerçekten akıl almaz kötü taktikler, stratejiler ve performanslar izledik. Uran bir kere bile atak denemedi. Bunun tek mantığı zamana karşı avantajı olmalı. Podyumu yeterli görmesi en doğal adam bu ancak Bardet'nin podyuma tutunması büyük saçmalık. Yok çocuk denedi, yok efendim çok büyük yetenek falan diye överek gelmeyin bana. Gideceksin işte, bunun izahı yok. bulduğun yerde basıp gideceksin.
Bugün atak yapmayacaksanız 20-25 km boyunca Sky'ın önünde yokuş temposu yapmanızın hiçbir anlamı yok. Tour de France keyfimizin içine limon sıktınız, ruhu öldürdünüz, ömrümüzden uzun saatler çaldınız. Uran'ı kenara koyuyorum ama Bardet-Aru ikilisinin herhangi bir şekilde büyük tur kazanmalarını falan istemiyorum. Umarım gördükleri, görebilecekleri en başarılı Tour de France bu olur. Ruhsuzlar.
Daha fazla konuşmak istemiyorum, sinirden delirecek durumdayım her büyük dağlık etapta böyle bomboş şeyler izlediğimiz için.
Eskiden Froome 5 dakika fark atarken bile heyecan olurdu, podyum mücadelesi bile ayağa kaldırır ve nefesimizi keserdi ama bu turda hiçbir şey olmadı. İlk haftadaki sıralamalar 5-10 saniye, o da zaman bonusları sayesinde oynadı ve bitti her şey.
Marsilya'da Bardet ve Aru, umarım birkaç mekanik sorun yaşayıp podyum da göremezler. Aru zaten göremez de, Bardet de göremeyip bu korkaklığın ve pasifliğin cezasını çeksin.
Yeter herhalde. Sıkıldım eleştirmekten.
Bu gezegende Giro d'Italia düzenlendiği sürece en büyük, en keyifli ve en zorlu yarış o olacak. Bundan sonra Tour'u en iyi gören insanın akli dengesinden şüphe ederim, ciddiye almam.
Tour de France 2017: 17. Etap
yazan:
firat selcuk
Alpler nihayet geldi çattı ve son iki yokuş etabına girdik. Bu etapla da biri geride kalmış oldu ancak vadettikleri ile elde edilen şeyler bambaşka oldu. Bu etapta yeşil mayoda değişimi ve sürpriz iki abandoneyi kimse beklemiyordu muhtemelen. Thibaut Pinot ve Marcel Kittel abandone oldular, mayo da Michael Matthews'a geçti. Kazanan ise 35 km kala yaptığı solo atakla Primoz Roglic oldu. Bisikletin en enteresan karakterlerinden, hikayesi en acayip adamlarından Roglic, yükselişine adım adım devam ediyor. Geçen yıl Giro'da kıl payı kaçırdığı zamana karşı etabından sonra bu defa kazanmayı başardı. Üstelik uzman olduğu zamana karşıda değil, Telegraph-Galibier ikilisinin çıkıldığı günde yaptı bunu. Yokuş ve etap kovalayan bir zamana karşıcı mı olur, Ardenne klasiklerine mi yönelir yoksa genel klasman mı kovalar bilmiyorum ama şu karar aşaması sayılabilecek iki-üç yılında bir genel klasmancıya dönüşmesini çok çok istiyorum. Çok heyecan veriyor kendisi.
Blogda daha önce kimi çevirsek uğurlu gelmişti o kişiye, Roglic için de değişmedi kural. Ögeday'ın yaptığı Roglic çevirisine buradan ulaşabilirsiniz: http://www.artemiofranchi.org/2017/02/primoz-roglic-kimdir.html
Roglic'in galibiyeti dışında genel olarak yaşananlara uzun uzun değinmek istemiyorum çünkü artık keyif almıyorum Tour de France 2017'den. Bardet kendi başına bir şeyler deniyor, Froome yakalıyor, Uran en güçlü bacaklara sahip belki de ama o da gitmiyor, Aru desen zaten neyse şimdi.......
Uran neden hiç atak denemiyor bilmiyorum ama kazanmaktansa podyumu garantiye almayı düşünmesi en yüksek ihtimal. Muhtemelen burada podyumda yer almaya veya kazanmaya bu kadar yaklaşmaya takımı da ihtimal vermiyordu. Temkinli olmalarını bir nebze anlıyorum. Domestiğiniz yokken Aru-Bardet-Froome üçlüsüne karşı tek atak şansınız olur ve eğer başaramazsanız bir dahaki atakta çatır çutur yerler sizi. Belki de Izoard'ı bekliyordur. Bugün ikinci sıraya ortak oldu, zamana karşıda Bardet'yi yer bitirir, en kötü ikinci olur. Şu an Froome'un 27 saniye gerisindeler ve Bardet için son şans Izoard yokuşu olacak. Adeta ya hep ya hiç diye saldırmak zorunda. Yoksa zamana karşısı hiç iyi değil, belki Aru ile mücadele eder ve geçer ama Uran ve Froome'dan fark yiyecek.
Bu ataksızlık ve büyük beklentilerle başlayıp bomboş, heyecansız geçen etaplar beni genel klasman konuşmaktan soğuttu. Daha doğrusu her gün aynı şeyleri yazmak istemiyorum. Gerçekten bıktık yahu. Atak yok, kimse kimseyi dökmüyor, son anda zaman bonusu varsa sprint atıyorlar. Sadece Aru denen salak arkadaşımız iki etapta çok alakasız zaman kaybı yaşadı ve podyumdan düştü. Izoard'da harcayacak bir yakıtı yoksa şampiyonluk değil podyum mücadelesi de bitti onun için.
Günün üzücü gelişmesine dönelim: Marcel Kittel. Etabın ilk bölümlerinde yaptığı kazadan sonra sağ dizi kanlar içindeydi, sağ omzunda da mayosu yırtılmıştı. Ne yazık ki olmadı, devam edemedi. Bir gün önce sprint etabında çapraz rüzgar kurbanı oldu, Team Sunweb adeta dürüme sarıp tatlı tatlı yedi Kittel'i. Bugün de direnecek gücü kalmadı kazadan sonra. Michael Matthews, Kittel abandone olmadan önce ikinci derece yokuşu aşıp sprint kapısını almıştı ve farkı dokuza kadar indirmişti. Matthews sonuna kadar hak etmişti bu turda bir ödül almayı ama keşke bir iki etapta daha zorlayıp Kittel de yarışırken kazansaydı. Hem Kittel'in yeşil mayo hikayesi yarım kaldı hem de Matthews'ın olası yeşil mayo zaferindeki epik detaylardan biri uçtu gitti. Yapacak bir şey yok, bisikletin acımasız yönü işte. Üç haftanın her gününü sağlam çıkarma ihtimaliniz yok. Düz yolda düşen Kittel abandone olurken Porte ile beraber 72 km/s hızla inerken kayaya çarpan Dan Martin devam edebiliyor. Düşerken kazanın nasıl sonuçlanacağı büyük bir piyango bazen. Bu yıl çok fazla iyi adamı beklenmedik şekilde yarıştan uğurladık, umarım kalan dört etapta daha fazla can sıkıcı abandone görmeyiz.
Blogda daha önce kimi çevirsek uğurlu gelmişti o kişiye, Roglic için de değişmedi kural. Ögeday'ın yaptığı Roglic çevirisine buradan ulaşabilirsiniz: http://www.artemiofranchi.org/2017/02/primoz-roglic-kimdir.html
Roglic'in galibiyeti dışında genel olarak yaşananlara uzun uzun değinmek istemiyorum çünkü artık keyif almıyorum Tour de France 2017'den. Bardet kendi başına bir şeyler deniyor, Froome yakalıyor, Uran en güçlü bacaklara sahip belki de ama o da gitmiyor, Aru desen zaten neyse şimdi.......
Uran neden hiç atak denemiyor bilmiyorum ama kazanmaktansa podyumu garantiye almayı düşünmesi en yüksek ihtimal. Muhtemelen burada podyumda yer almaya veya kazanmaya bu kadar yaklaşmaya takımı da ihtimal vermiyordu. Temkinli olmalarını bir nebze anlıyorum. Domestiğiniz yokken Aru-Bardet-Froome üçlüsüne karşı tek atak şansınız olur ve eğer başaramazsanız bir dahaki atakta çatır çutur yerler sizi. Belki de Izoard'ı bekliyordur. Bugün ikinci sıraya ortak oldu, zamana karşıda Bardet'yi yer bitirir, en kötü ikinci olur. Şu an Froome'un 27 saniye gerisindeler ve Bardet için son şans Izoard yokuşu olacak. Adeta ya hep ya hiç diye saldırmak zorunda. Yoksa zamana karşısı hiç iyi değil, belki Aru ile mücadele eder ve geçer ama Uran ve Froome'dan fark yiyecek.
Bu ataksızlık ve büyük beklentilerle başlayıp bomboş, heyecansız geçen etaplar beni genel klasman konuşmaktan soğuttu. Daha doğrusu her gün aynı şeyleri yazmak istemiyorum. Gerçekten bıktık yahu. Atak yok, kimse kimseyi dökmüyor, son anda zaman bonusu varsa sprint atıyorlar. Sadece Aru denen salak arkadaşımız iki etapta çok alakasız zaman kaybı yaşadı ve podyumdan düştü. Izoard'da harcayacak bir yakıtı yoksa şampiyonluk değil podyum mücadelesi de bitti onun için.
Günün üzücü gelişmesine dönelim: Marcel Kittel. Etabın ilk bölümlerinde yaptığı kazadan sonra sağ dizi kanlar içindeydi, sağ omzunda da mayosu yırtılmıştı. Ne yazık ki olmadı, devam edemedi. Bir gün önce sprint etabında çapraz rüzgar kurbanı oldu, Team Sunweb adeta dürüme sarıp tatlı tatlı yedi Kittel'i. Bugün de direnecek gücü kalmadı kazadan sonra. Michael Matthews, Kittel abandone olmadan önce ikinci derece yokuşu aşıp sprint kapısını almıştı ve farkı dokuza kadar indirmişti. Matthews sonuna kadar hak etmişti bu turda bir ödül almayı ama keşke bir iki etapta daha zorlayıp Kittel de yarışırken kazansaydı. Hem Kittel'in yeşil mayo hikayesi yarım kaldı hem de Matthews'ın olası yeşil mayo zaferindeki epik detaylardan biri uçtu gitti. Yapacak bir şey yok, bisikletin acımasız yönü işte. Üç haftanın her gününü sağlam çıkarma ihtimaliniz yok. Düz yolda düşen Kittel abandone olurken Porte ile beraber 72 km/s hızla inerken kayaya çarpan Dan Martin devam edebiliyor. Düşerken kazanın nasıl sonuçlanacağı büyük bir piyango bazen. Bu yıl çok fazla iyi adamı beklenmedik şekilde yarıştan uğurladık, umarım kalan dört etapta daha fazla can sıkıcı abandone görmeyiz.
15.07.2017
Tour de France 2017: 14. Etap - Bling!
yazan:
firat selcuk
Tour'da taraflı tarafsız her izleyicinin etap almasını istediği adam, nihayet amacına ulaştı. Hem de rota açıklandığından beri özel olarak istediği, beklediği Rodez etabını aldı. Bundan daha güzel bir his olamaz herhalde bu genç adam için. Hem takımın genel klasman lideri Barguil için hem de kendi için muhteşem emek harcayan, takım çalışmasının da bireysel çalışmanın da hakkını sonuna kadar veren "Bling"* nihayet etabını aldı. Michael Matthews bu Tour de France'ı bir şey kazanamadan noktalasaydı gerçekten çok üzülürdüm. Etap sonunda biraz erken şova kaçması epey eleştiri almasına sebep olsa da sonuçta erken sevinmeye başlamasına rağmen etabı kaybetme gibi bir saçmalık yaşamadı. 10 metre kadar daha tempolu gidip sonra bıraksa kimse eleştirmezdi; bir de arkadan gelen Avermaet olunca...
Matthews, bu turda Barguil'in polkadot mayosunu korumak için 1. kategori yokuşa dayanıp atak yapıp puan da korudu, daha küçük ara kapılara da saldırdı, ara sprint veya final sprinti demedi kendine bir puan bile olsa alabilmek için elinden geleni yaptı. Patlayıcı saf sprinterler gibi olmadığını hepimiz bildiğimizden sprint etabı kazanamamasını normal karşıladık. Ancak böyle "geçiş etabı" dediğimiz, yokuş alabilmeyi ve sprint atabilmeyi bir araya getiren etaplarda da saf sprinterlerin fersah fersah önünde olduğunu biliyoruz. Etap özelinde favori olan birçok yıldız rakibini yendi. Bisikletteki geleceğinde başarılarının katlanarak artmasını istediğim bir adam. Bir klasik yakışır kendisine, başaracak gücü ve yeteneği var ama tecrübesi yok henüz, o farkı da yetenekle kapatmak kendi işi.
Gelelim günün hiç ama hiç beklenmeyen olayına. Genel klasmanda bir değişim yaşanabileceğini ama bunun Dan Martin veya Bardet tarafından yapılacağını düşünüyorduk. Sanırım bunda herkes hemfikir. Team Sky her ne kadar zamana karşı uzmanı olsa da böyle bir etapta zamana karşı temposu yüklenip Aru'yu dökmek isterler diye düşünmedim. Ancak Sky normal, ihtimal dahilinde olan bir planla gitti ve tempoyu yükleyip Aru'dan sarı mayoyu söke söke geri aldı. Burada Team Sky düşmanı olsanız da olmasanız da bu strateji takdir edilir. "Performans" değil stratejiyi takdir ettim çünkü sarı mayoyu kaybetmişlerdi ve isteyip aldılar. Sarı mayoyu daha önce birkaç kez alabilecek olan, farkı daha da açabilecek olan Fabio Aru isimli salak arkadaşımız bunu yapmadı hatırlarsanız. Aru, sarı mayo Froome ile çalışıp hepimizin ağzını açık bırakmıştı geçen pazar. Bugün Sky'ın Aru atak yapmıyorken onun temposunda gitmesi aptallık olurdu. Benim gözümde etik dışı ve ahlaksız olsalar da en azından aptal olmadıklarını bir kere daha herkese gösterdiler ve kanıtladılar. Timeline'da güzel bir şaka vardı "Son km içinde Aru da elini kaldırıp mekanik isteseydi" diye. Froome yaptıysa o da yapmalıydı. Neyse buna dönmüyorum tekrar.
Fabio Aru büyük bir aptallıkla genel klasmandaki yerini kaybetti. Hak etti mi? Sonuna kadar hak etti. Geçen hafta Froome'un üzerinde sarı mayo varken çalışan adam böyle kaybetmeye mahkumdur. Bardet, Martin ve Uran için sorun yok. Bardet beş saniye geride kaldı, çok problem olmayacaktır. Diğer iki isim de Froome'la bitirdiler zaten. Sky treninin ardına tutunup gitmeyen ve kendince mücadele eden Aru ve Astana düşünsün bundan sonrasını. Aru'nun kazanmasını istemiyorum o geçen hafta Sky'a yaptığı kıyaktan bu yana. O yüzden mümkünse Uran-Bardet ikilisinden biri indirsin Froome'u.
İlginç bir 15. etap bekliyor bizi bunun sonrasında. Yokuşta atak üzeri sağlam bir iniş ve sonrasındaki testere dişli kısa mesafede iyi bir tempo ile Froome'a fark yaratılabilir yine. Froome'a karşı Uran-Martin-Bardet-Aru dörtlüsünden beraber çalışan olup olmayacağı etabın kaderini belirleyecek. Geçiş etabı gibi gözükse de genel klasmanı parçalayıp geçebilir, hiç belli olmaz.
*Bling: Michael Matthews'ın lakabı.
Matthews, bu turda Barguil'in polkadot mayosunu korumak için 1. kategori yokuşa dayanıp atak yapıp puan da korudu, daha küçük ara kapılara da saldırdı, ara sprint veya final sprinti demedi kendine bir puan bile olsa alabilmek için elinden geleni yaptı. Patlayıcı saf sprinterler gibi olmadığını hepimiz bildiğimizden sprint etabı kazanamamasını normal karşıladık. Ancak böyle "geçiş etabı" dediğimiz, yokuş alabilmeyi ve sprint atabilmeyi bir araya getiren etaplarda da saf sprinterlerin fersah fersah önünde olduğunu biliyoruz. Etap özelinde favori olan birçok yıldız rakibini yendi. Bisikletteki geleceğinde başarılarının katlanarak artmasını istediğim bir adam. Bir klasik yakışır kendisine, başaracak gücü ve yeteneği var ama tecrübesi yok henüz, o farkı da yetenekle kapatmak kendi işi.
Gelelim günün hiç ama hiç beklenmeyen olayına. Genel klasmanda bir değişim yaşanabileceğini ama bunun Dan Martin veya Bardet tarafından yapılacağını düşünüyorduk. Sanırım bunda herkes hemfikir. Team Sky her ne kadar zamana karşı uzmanı olsa da böyle bir etapta zamana karşı temposu yüklenip Aru'yu dökmek isterler diye düşünmedim. Ancak Sky normal, ihtimal dahilinde olan bir planla gitti ve tempoyu yükleyip Aru'dan sarı mayoyu söke söke geri aldı. Burada Team Sky düşmanı olsanız da olmasanız da bu strateji takdir edilir. "Performans" değil stratejiyi takdir ettim çünkü sarı mayoyu kaybetmişlerdi ve isteyip aldılar. Sarı mayoyu daha önce birkaç kez alabilecek olan, farkı daha da açabilecek olan Fabio Aru isimli salak arkadaşımız bunu yapmadı hatırlarsanız. Aru, sarı mayo Froome ile çalışıp hepimizin ağzını açık bırakmıştı geçen pazar. Bugün Sky'ın Aru atak yapmıyorken onun temposunda gitmesi aptallık olurdu. Benim gözümde etik dışı ve ahlaksız olsalar da en azından aptal olmadıklarını bir kere daha herkese gösterdiler ve kanıtladılar. Timeline'da güzel bir şaka vardı "Son km içinde Aru da elini kaldırıp mekanik isteseydi" diye. Froome yaptıysa o da yapmalıydı. Neyse buna dönmüyorum tekrar.
Fabio Aru büyük bir aptallıkla genel klasmandaki yerini kaybetti. Hak etti mi? Sonuna kadar hak etti. Geçen hafta Froome'un üzerinde sarı mayo varken çalışan adam böyle kaybetmeye mahkumdur. Bardet, Martin ve Uran için sorun yok. Bardet beş saniye geride kaldı, çok problem olmayacaktır. Diğer iki isim de Froome'la bitirdiler zaten. Sky treninin ardına tutunup gitmeyen ve kendince mücadele eden Aru ve Astana düşünsün bundan sonrasını. Aru'nun kazanmasını istemiyorum o geçen hafta Sky'a yaptığı kıyaktan bu yana. O yüzden mümkünse Uran-Bardet ikilisinden biri indirsin Froome'u.
İlginç bir 15. etap bekliyor bizi bunun sonrasında. Yokuşta atak üzeri sağlam bir iniş ve sonrasındaki testere dişli kısa mesafede iyi bir tempo ile Froome'a fark yaratılabilir yine. Froome'a karşı Uran-Martin-Bardet-Aru dörtlüsünden beraber çalışan olup olmayacağı etabın kaderini belirleyecek. Geçiş etabı gibi gözükse de genel klasmanı parçalayıp geçebilir, hiç belli olmaz.
*Bling: Michael Matthews'ın lakabı.
14.07.2017
Tour de France 2017: 13. Etap - Beklentilerin Altında...
yazan:
firat selcuk
Öncesinde onlarca hatta yüzlerce farklı senaryo ve strateji yazılan 101 km'lik etap, beklentilerin epey altında gelişmelerle sonlandı. İlk metrelerden itibaren kıpır kıpır, atak üstüne atak gelen unutulmaz bir etap izlenebileceği beklentisi vardı ama açıkçası starta kadarki tüm beklentilerin çok çok altında kaldı etap. Çoğu kişi bu etabı harika, muhteşem falan diye överken neye dayanarak böyle coştu anlamıyorum. Genel klasmandan atağın gelmediği, Tour'u çoktan kaybedip ilk 10'da itiş kakış içinde olan isimlerin itibar amacıyla çırpındıkları basit bir etap gördüm ben. Öyle "ulan ne etap izledik be!" diye bir yazı bekliyorsanız kusura bakmayın.
Kazanan Barguil ile başlayalım, sonra yazının devamında isyan edip huysuzlanırken kendisi araya kaynamasın. Bastille Günü bilindiği üzere Fransızların ulusal bayramları, 14 Temmuz'da tam 12 yıl sonra bir Fransız bisikletçi etap kazanarak bu küçük laneti kırdı. Hem de üzerinde bir klasman mayosu varken. Polkadot mayolu bir Fransız, Bastille Gününde etabı alıyor. Dün de Bardet kazanmışken Fransızlar için bundan daha iyisi Tour'u da bir Fransızın alması olur. Yoksa tatmin açısından bu üst üste gelen iki başarı yeter de artar. Bastille Gününe Fransız etap galibi ile uyandılar, yine bir Fransızın etap galibiyetiyle uyuyorlar. Daha ne istesinler?
Landa ve Contador ince ince farkı açarak ilerlediklerinde hiçbir şey olmayacağına emindim. Quintana ve iddiası kalmayan birkaç kişi daha grup oluşturup genel klasman iddialarının önünde kendilerince mücadele ettiler. Genel klasman rekabeti ve sarı mayoya yönelik atakları ve bu ataklara gelen cevapları izleriz diye beklerken Landa'nın sarı mayoya yaklaşıp uzaklaşmasından başka bir şey izlemedik. Bir ara sanal sarı mayoya bir-iki saniye yaklaşması kimi heyecanlandırdı bilmiyorum ama ben etabın 1.30-2.00 arasında biteceğine emindim. Landa takıma baş kaldırıp Froome'u döküp geçmediği sürece ancak dördüncü olur. Izoard'da Froome gidemezse basıp gidecek, diğer türlü bugün yaptığının hiçbir kıymeti yok.
Ben böyle etapları sevmiyorum. Beklenti büyük, tarihte eşi benzeri görülmemiş tarzda bir etap var üstelik ama yokuşta kimse kimseye atak yapmıyor. Siz ciddi misiniz ya? Bu mu yarışmak? Bu mu Tour de France iddiası? İnişte birkaç cılız deneme, düzlükte yalandan ve hiçbir etkisi olmayacağı belli olan Froome atağı... Çok aptalca şeyler izledik. Ben sonuçtan memnunsam bu Aru'nun mayoyu koruması sayesindedir... Kaldı ki Aru'nun son metreye kadar pasif kalması bu defa doğru. Sarı mayo sahibi mayoyu korusa yeter. Tamam zamana karşıda kaybetme olasılığı yüksek olduğu için bugün süre lazım ama bu etapta denemeyebilir. Önümüzdeki hafta iki etap hakkı var. Birinde kartlarını oynayacaktır Aru. Froome da her ne kadar zamana karşıya güveniyor olsa bile bir şeyler denemeli. Sarı mayoyu başkası giydiği sürece psikolojik avantajı kaybeder Froome. Ayrıca normalde patır patır herkesi dökmesini beklediğimiz adam, yokuştaki iki denemesinde de birkaç metrede yakalandı.
İnişteki denemelre hiç girmiyorum. Froome'un 2016'da kadroya inerek yaptığı atağın aerodinamik anlamda büyük bir yalan ve balon olduğu ortaya çıkmıştı zaten. Orada Bardet fark yapabilirdi ama zorlamadı veya zorlasa da gidemedi. Genel klasmana sağlam yumruklar indirmesini beklediğimiz etap öylesine geçti gitti. Önde zayıf bir kaçış oluşmadı ve tanınmayan kimse yoktu, hep favoriler vardı diye bir etap güzel olmaz. Öyle rejenerasyon havasında tatlı tatlı yokuş çıkan adamlar sırf önlerinde daha ünsüz birileri yok diye muhteşem etap çıkarmış olmuyorlar, kimseyi kandırmayalım. 12. etabın son 300 metresi olmasa bugünkü etabı yerden yere çarpacaktı herkes.
Bu tarz 100 km'lik etaplar gelecekse sona gelmeli. Bu etap 18-19-20. etaplardan biri olsaydı bugün bambaşka şeyler konuşurduk. Böyle araya hem de inişle bitecek şekilde bu etabı koyarak heyecan yaratamazsınız.
Bugünkü etap eğlenceli de değildi, geride kalan sıkıcı günleri unutturacak bir etap da değildi. Bu etabı övmek ve heyecandan bahsetmek tamamen Tour de France'ın yarattığı "heyecanlı tur" illüzyonuna katkıda bulunmaktır. Onlarca insan etaba hayran kaldılar ama bunu neye göre yaptılar bilmiyorum. Tekrar aynı şeyi söyleyeceğim, etap kısa olduğu için adı sanı duyulmamış isimlerin veya küçük takımların emekliliğe yakın yıldızlarının atak yapmadığı, önde hep büyük isimlerin kaldığı bir etap, sırf bu yüzden olağanüstü, muhteşem veya harika olamaz. Saçmalamayın.
Kazanan Barguil ile başlayalım, sonra yazının devamında isyan edip huysuzlanırken kendisi araya kaynamasın. Bastille Günü bilindiği üzere Fransızların ulusal bayramları, 14 Temmuz'da tam 12 yıl sonra bir Fransız bisikletçi etap kazanarak bu küçük laneti kırdı. Hem de üzerinde bir klasman mayosu varken. Polkadot mayolu bir Fransız, Bastille Gününde etabı alıyor. Dün de Bardet kazanmışken Fransızlar için bundan daha iyisi Tour'u da bir Fransızın alması olur. Yoksa tatmin açısından bu üst üste gelen iki başarı yeter de artar. Bastille Gününe Fransız etap galibi ile uyandılar, yine bir Fransızın etap galibiyetiyle uyuyorlar. Daha ne istesinler?
Landa ve Contador ince ince farkı açarak ilerlediklerinde hiçbir şey olmayacağına emindim. Quintana ve iddiası kalmayan birkaç kişi daha grup oluşturup genel klasman iddialarının önünde kendilerince mücadele ettiler. Genel klasman rekabeti ve sarı mayoya yönelik atakları ve bu ataklara gelen cevapları izleriz diye beklerken Landa'nın sarı mayoya yaklaşıp uzaklaşmasından başka bir şey izlemedik. Bir ara sanal sarı mayoya bir-iki saniye yaklaşması kimi heyecanlandırdı bilmiyorum ama ben etabın 1.30-2.00 arasında biteceğine emindim. Landa takıma baş kaldırıp Froome'u döküp geçmediği sürece ancak dördüncü olur. Izoard'da Froome gidemezse basıp gidecek, diğer türlü bugün yaptığının hiçbir kıymeti yok.
Ben böyle etapları sevmiyorum. Beklenti büyük, tarihte eşi benzeri görülmemiş tarzda bir etap var üstelik ama yokuşta kimse kimseye atak yapmıyor. Siz ciddi misiniz ya? Bu mu yarışmak? Bu mu Tour de France iddiası? İnişte birkaç cılız deneme, düzlükte yalandan ve hiçbir etkisi olmayacağı belli olan Froome atağı... Çok aptalca şeyler izledik. Ben sonuçtan memnunsam bu Aru'nun mayoyu koruması sayesindedir... Kaldı ki Aru'nun son metreye kadar pasif kalması bu defa doğru. Sarı mayo sahibi mayoyu korusa yeter. Tamam zamana karşıda kaybetme olasılığı yüksek olduğu için bugün süre lazım ama bu etapta denemeyebilir. Önümüzdeki hafta iki etap hakkı var. Birinde kartlarını oynayacaktır Aru. Froome da her ne kadar zamana karşıya güveniyor olsa bile bir şeyler denemeli. Sarı mayoyu başkası giydiği sürece psikolojik avantajı kaybeder Froome. Ayrıca normalde patır patır herkesi dökmesini beklediğimiz adam, yokuştaki iki denemesinde de birkaç metrede yakalandı.
İnişteki denemelre hiç girmiyorum. Froome'un 2016'da kadroya inerek yaptığı atağın aerodinamik anlamda büyük bir yalan ve balon olduğu ortaya çıkmıştı zaten. Orada Bardet fark yapabilirdi ama zorlamadı veya zorlasa da gidemedi. Genel klasmana sağlam yumruklar indirmesini beklediğimiz etap öylesine geçti gitti. Önde zayıf bir kaçış oluşmadı ve tanınmayan kimse yoktu, hep favoriler vardı diye bir etap güzel olmaz. Öyle rejenerasyon havasında tatlı tatlı yokuş çıkan adamlar sırf önlerinde daha ünsüz birileri yok diye muhteşem etap çıkarmış olmuyorlar, kimseyi kandırmayalım. 12. etabın son 300 metresi olmasa bugünkü etabı yerden yere çarpacaktı herkes.
Bu tarz 100 km'lik etaplar gelecekse sona gelmeli. Bu etap 18-19-20. etaplardan biri olsaydı bugün bambaşka şeyler konuşurduk. Böyle araya hem de inişle bitecek şekilde bu etabı koyarak heyecan yaratamazsınız.
Bugünkü etap eğlenceli de değildi, geride kalan sıkıcı günleri unutturacak bir etap da değildi. Bu etabı övmek ve heyecandan bahsetmek tamamen Tour de France'ın yarattığı "heyecanlı tur" illüzyonuna katkıda bulunmaktır. Onlarca insan etaba hayran kaldılar ama bunu neye göre yaptılar bilmiyorum. Tekrar aynı şeyi söyleyeceğim, etap kısa olduğu için adı sanı duyulmamış isimlerin veya küçük takımların emekliliğe yakın yıldızlarının atak yapmadığı, önde hep büyük isimlerin kaldığı bir etap, sırf bu yüzden olağanüstü, muhteşem veya harika olamaz. Saçmalamayın.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



