9.09.2011

Serie A Başlıyor: Fiorentina 2011/12

İtalya'da grev nedeniyle ertelenen ilk hafta sonrası ligler başlıyor 2. hafta maçları ile birlikte. Fiorentina ise geçen sezona göre daha "takım" ve daha hazır olarak sahaya adımını atacak. İlk maçımız bir derbi olacaktı Siena ile, güç olarak arada büyük farklar olsa da derbi derbidir. Ancak şansımıza "yeni" ilk maçımız da bir derbi: Bologna. Her şeyden önce tribün için önemli bir maç olacak bu. Derbi sıfatıyla oynanan maçta alınacak bir galibiyetle lige başlamak herhangi bir rakibe karşı kazanıp başlamaktan çok daha önemli.

Fiorentina için öncelikle geçen sezon çok eleştirilen Mihajlovic'ten başlamak lazım. Çok eleştirdim, çok hata kolladım kendisine vurabilmek için ancak bu sezona daha derli toplu ve aklı başında giriyor kendisi. En azından bu defa tamamen kendi insiyatifi ile kurulan bir takıma sahip ve ilginç ısrarlarını sürdürmüyor. Tek ve büyük hatası Boruc'a güvenip Frey'i yollamak oldu bence. Ki bu noktada genç yıldız adayı Neto'nun kaleyi Boruc'tan çalması en büyük dileğim.

Takımdan giden isimler olsa da kadroya katılanlar geçmiş yıllarda "derinlik" ve "rotasyon" adı altında gelen facialara oranla çok daha önemli isimler. Mesela Andrea Lazzari milli takıma kadar yükselip ismini her geçen gün yukarılara taşıdığı dönemi takiben Fiorentinalı oldu. Orta sahada Donadel ve D'Agostino gibi istikrar sorunu yaşayan oyunculardan sonra Lazzari ilaç gibi gelecek. Özellikle de Montolivo'nun önümüzdeki sezon veya ara transferde ayrılacağı kesinleştikten sonra o boşluğu doldurabilme -ya da en azından yaptığı işi yapabilme- adına önemli bir geçiş sezonu yaşayacak. Yine aynı şekilde orta sahada gidenlerin yerini umut bağlanabilecek bir isim aldı: Houssine Kharja. Inter'de geçirdiği kiralık dönemi ona büyük bir şey katsa Milano'da kalırdı zaten, o yüzden büyük bir yıldız değil de iyi bir takım oyuncusu kazanmış oluyoruz Kharja ile. Orta sahada dayanıklı oyununu sürdürdüğü takdirde Mihajlovic'in istediği düzenin değişmezi olur. Hatta o düzenin ayakta kalmasını sağlayacak bir parça olup olmaması tamamen Kharja'nın kendi ellerinde.

Bu isimlerin dışında şimdilik rotasyonda yer alması beklenen Romulo var kadroda. Brezilya'da yaptığı çıkışı en üst seviyeye taşıyamadı kendisi ancak Fiorentina doğru adım olabilir. Almeria'daki çıkışını Fiorentina'da daha da üst boyuta taşıyıp yüksek ücretli Juventus transferine imza atan Felipe Melo'nun yeni muadili olabilir takım için. Net bir oyun oynamadan konuşmak zor kendisi hakkında, sonuçta "Avrupa'ya ilk kez gelen Brezilyalı" bilmecesi ile karşı karşıyayız.

Takım adına bir önemli hamle de Alessio Cerci'nin takımda kalması oldu. Manchester City tam iki ay boyunca istedi, yönetim her yeni teklife hayır dedi. Gerçi Mancini olmasa City ister miydi? Tabii ki hayır. Hazırlık döneminde Avrupa'nın sayılı yıldızlarından biriymiş gibi goller attı. Soluyla kestiği plaseleri sezon içerisinde de sürdürürse Robert Pires'ten sonraki en etkili şut tehdidine sahip kanat oyuncusu olur benim gözümde. Harika başladı, harika devam etsin ve mümkünse de üç kuruşu görünce satmayalım. Geçen sezon yeterli katkıyı verdi, bu sezon aynı oranda kalsa yetecektir, yeter ki yönetim ve teknik kadro parayı değil takımın geleceğini düşünüp kendisini Mancini'ye kaptırmasın.

Cassani gibi savunma rotasyonuna katkı verecek bir isme sahip olduğumuzu da es geçemeyiz, zira savunmada epeyce sıkıntı yaşandı geçtiğimiz sezon. Kaptan Dainelli sonrası orası tam dolmadı. Gamberini her ne kadar ligin en üst düzey yerli savunmacıları arasında olsa da iyi bir partner her zaman gerekiyor ve bu partner asla Kroldrup olamaz. Aslında bir stoper değil Cassani ancak ilk 11'in alternatifi olan bekler sağlam olmadığı için ortadaki ikilinin gardı kolay düşebiliyordu ara sıra. Cassani istenen katkıyı verirse stoperlere binen o ekstra yükü hafifletecek kalitede bir yedek olur. İlk 11 oyuncusu olursa da oh ne ala tabii ki. Savunmaya bir diğer katkı da Sırp oyuncu Matija Nastasic oldu. Bu tamamen Mihajlovic kaynaklı bir transfer, kendi topraklarından bir genci buldu getirdi ve neler yapacağını sezon içerisinde göreceğiz, kendisi hakkındaki bilgim stoper olması. Football Manager profiline baktığımda gördüğüm ışık ise Kroldrup'tan formayı yarım sezon içerisinde alabilir gereken şansı bulursa. Oraya güvenilir mi böyle bir analiz için? Pek değil, peki Kroldrup'tan kurtulmak söz konusuysa oyuna güvenelim mi? Mecburen güveneceğiz.

Kadronun yeni olan son ismi ise Velez'in hücumcusu Santiago Silva oldu. "Tank" lakaplı bu oyuncu Velez'den ayrılırken ortalık hafiften karışmış, bu adam satılır mı diyerek coşmuş taraftarlar. Fiorentina'da da boşta kalan 10 numaralı formanın sahibi oldu. Profesyonel olarak 14. sezonuna giriyor kariyerinde ve Fiorentina kendisinin 14. kulübü. Aynı kulüpte uzun süre kalabilen bir isim değil. Sergio Almiron misali "gittiği her takımda gelip geçici olan kel oyuncu" kontenjanını mı dolduracak yoksa kariyerinin son üç yılını yaşadığı Velez'deki itibarı ve sevgiyi burada da kazanacak mı tam bir muamma. Ben pek ışık görmedim, biraz tribünlere oynayan ve fizik gücünün etkisiyle bir şeyler yapan bir adam gibi geldi resmi siteden/kanaldan yapılan tanıtımlarda. Kendisinin Avrupa'daki ikinci şansı olacak bu. 2003/04 sezonunda Energie Cottbus, bir sonraki sezon ise Beira-Mar forması giymiş. Başka yerde bulamadım ama Wikipedia istatistiklerine göre iki takımda toplam 62 maça 17 gol sığdırmış. Kendisi tam bir golcü değil, Velez'e kadar ikinci forvet veya forvet arkası gibi oynuyor çoğunlukla(Bunu da İtalyan bir sitede okumuştum). Ancak forvet arkasından kasıt günümüzün 10 numaraları gibi oyun kurucu olarak değil de Sasa Ilic misali gizli forvet gibi bir oyun Santiago Silva için. Velez'de ise golcü kimliğini kazanmış, Maç başına 0.5 civarı gol ortalaması modern futbolda kabul edilebilir bir oran eğer bir Messi veye Ronaldo değilseniz. Velez kariyerinin ortasında kiralık gittiği Banfield'da da -yine Wiki'ye göre- 35 maç 22 gol yapmış ki fazlasıyla iyi duruyor. Kariyerinin son üç-dört yılındaki katkıları Fiorentina'ya verirse "Neden olmasın?" diyor insan. Ki bir de Mutu'dan sonra gelmiş olması gibi bir olay var. Daha ne olsun? Mutu'dan sonra kim oynasa göze hoş gelecek zaten.

Santiago Silva'nın takıma gelişi ise sancılı oldu biraz. Nastasic'in gelişi ile sezonluk bir tane AB dışı oyuncu alma hakkı doldu Fiorentina'da. Bunun için başka bir AB dışı oyuncuyu yollayıp bir kişilik daha yer açmak gerekiyordu. Üçüncü kaleci Avramov Cagliari'ye yollandı ve bu sorun çözülünce kendisi Fiorentina'ya transfer oldu.

Mutu demişken de; bu sezonun en rahatlatıcı sebeplerinden biri de Mutu gibi takım oyununu bozan, bireysel şovu uğruna takımı heba eden bir adamdan kurtulmuş olmak. Mutu'suz Fiorentina hücum hattının daha fazla zevk vereceğinden şüpheniz olmasın.

Takım adına sezonun son büyük olayı da Jovetic'in eski gücüne kavuşarak geri geliyor olması. Geçen sezonun ilk birkaç haftası sonrası ağır bir sakatlık yaşayıp sezon sonu geri döndü ama kayıp bir sezon olduğu için oynatılmadı riske alınmasın diye. Bu sezon çok iyi geldiğini hissettirdi zayıf hazırlık maçlarına rağmen. Jovetic gibi bir isim herhangi bir takımı bir ligde tek başına birkaç sıra yukarı çekebilecek bir oyuncu. Belki de o olsa geçen sezon en kötü ihtimalle Avrupa Ligi şansı bulacaktık...

Fiorentina için isimlerden yola çıkarak böyle bir analiz/inceleme yapıp İtalya Kupası ile merhaba dediğimiz yeni sezonun Serie A bölümüne de merhaba demiş oluyoruz. Bol bol galibiyet ve güzel oyun içerikli Fiorentina yazıları yazmak olsun yeni sezonla ilgili dileğimiz.

Hiç yorum yok:

  ©Artemio Franchi. Template by Dicas Blogger.

TOPO