5.12.2016

“Gerçekliğe döndük.” Leicester City, Premier Lig’de neden zorlanıyor?



Bu yazının orijinali ESPNFC.com adresinde yayınlanmıştır. 26 Kasım 2016 tarihlidir.

“Küme düşmeme mücadelesi veriyoruz.” bu açıklama küme düşme hattıyla takımı arasında 2 puan bulunan bir teknik direktörden gelseydi malumun ilanı olarak görülebilirdi. Ancak Claudio Ranieri’den, son şampiyon Leciester City’nin, Şampiyonlar Ligi’nde bitime daha bir maç varken grup aşamasından çıkmış bir takımın teknik direktöründen gelince bu açıklama biraz daha endişe verici oluyor.

Geçtiğimiz Cumartesi, Middlesborough karşısında son dakikadaki penaltı golüyle gelen 2-2lik beraberlik olmasaydı Leicester üst üste üçüncü Premier Lig maçını kaybetmiş olacaktı. Taraftarlardaki hüzün belli oluyordu. Henüz bu mutsuzluk sesli bir protestoya dönüşmese de maç kaybedilseydi bitiş düdüğüyle birlikte yuhalamaların yükseleceğini tahmin etmek de zor değildi. Geçen sezon mucizevi şeyler başarmış bir takım için bu sıradışı bir durum.

Leicester’ın şampiyonluğu muhtemelen İngiliz -belki de bütün dünya- futbol tarihinde beklentiyi en çok aşan performanslardan bir tanesiydi. Ancak bu, neden bu sezon bu kadar dibe düştüklerini tam olarak açıklamıyor. Tilkiler, 1938 yılında bir önceki sezon şampiyon olduktan sonra küme düşen Manchester City’den sonra aynı başarısızlığı tekrarlayan ilk takım olabilir. Bu durum gerçekleşirse, bir açıdan geçen sezonun ne kadar çılgınca ve inanılmaz olduğunu daha çok vurgulayabilir. Ancak bunun arkasında ortada görünenlerden fazlası var.

“Artık gerçekliğe döndük, orası kesin...” – takım kaptanı Wes Morgan, ESPN FC’ye verdiği röportajda


Leicester’ın tehlikeli ayakları susturuluyor


Wes Morgan bir kaç faktöre dikkat çekiyor, bunlardan en açık olanı hücumdaki en önemli iki isim Jamie Vardy ve Riyad Mahrez’in sahada rakipler tarafından boğulması. “Onlar bizim en tehlikeli adamlarımızdı,” diyor Morgan. “Belki diğer takımlar artık ‘bu ikiliyi nasıl durdurabiliriz, çünkü bunu yapabilirsek Leicester’a karşı sonuç alma şansımız yükselir.’ diyerek onları durdurmaya bakıyor. Ben bu ikilinin açıkça geçen sezonki kadar kolay fırsat bulamadıklarını düşünüyorum ve bunun sebebi üstlerindeki fazladan baskı yüzünden olabilir.”

Ranieri buna kesinlikle katılıyor, bir çok konuşmasında rakiplerin özellikle Mahrez’e çift kişiyle baskı kurduğuna dikkat çekti. Geçen haftasonundan önce “Mahrez topu aldığı zaman ona yakın oynayan en az iki rakip oluyor.” demişti “Eğer topu ayağında tutarsa, üçüncü de geliyor.”
Rakipler bunu geçen sezonun ikinci yarısında da yapmıştı ancak Leicester bunu açmanın yollarını bulabilmişti, diğer oyuncular ekstra katkı vermişlerdi. Ancak bu sezon diğerleri beklenildiği kadar katkı veremediler ve Vardy tam 15 kulüp maçını golsüz geçirmiş durumda.


Middlesborough karşısındaki bir an Leicester’ın (ve geçtiğimiz sezonun en iyi oyuncusunun) dramını en güzel şekilde özetledi. Vardy altıpasın içinde beklerken Shinji Okazaki sol kanattaki bir boşluğa doğru topla girdi; Okazaki kafasında pas vermeyi ya da şut çekmeyi tartıp pas vermeyi seçti ama verdiği pas zayıftı ve yanlış yöne gidiyordu, böylelikle Boro savunması rahatça uzaklaştırma şansı buldu. Vardy acı acı sırıtarak kaderine lanet etti. Leicester’ın gol aradığı dakikalarda, ikinci yarının ortasına doğru oyundan alınırken kafasını öfkeli bir şekilde öne eğmişti.

Takım arkadaşları Vardy’nin karakterinde bir değişiklik olmadığını, onun goller atarken davrandığı gibi davrandığını söylese de -tabi bir de Ranieri’nin Vardy’nin antrenmanlarda da gol atamadığını söylediğini belirtelim- bu sezon daha etkisiz olduğu bir gerçek. Bunun bir kısmı rakiplerin artık daha geride oynayıp ona savunma arkasına sarkmak için fırsat vermemesi yüzünden. Fakat aynı zamanda bir kendine güven sorunu olduğu da açık. Bununla birlikte göze fazla çarpmayan değişiklikler de var.



Takımlar Leicester’a karşı farklı oynuyor


“Rakipler artık Leicester City’nin topla oynamasına memnuniyetle izin veriyor,” diyor Leicester Mercury adına ESPN FC ile yazışan James Sharpe. “Leicester, 2-1 kaybettiği Watford maçında topa %55 oranında hakimdi ancak rakip 11 kişiyle topun arkasına çekilince ceza sahasına top şişirmekten başka bir şey yapamadılar.”

Bu istatistik geçtiğimiz sezon ortaya çıkanla keskin bir zıtlık gösteriyor. Geçen sezon Premier Lig’de topa sahip olma oranlarında 18. sırada bulunan Leicester City sezon boyunca ortalama %44.8 topa sahip olma yüzdesiyle oynamıştı. İstatistikler sizi yanlış yönlendirebilir ancak bu Leicester’ın oyun planının çok kritik bir parçasıydı: rakibin topa sahip olmasına izin ver, sonra kontra atak ile vur.
Bu tespit ayrıca Şampiyonlar Ligi’ndeki rakiplerinin onlara karşı oynadığı futbola da uygun görünüyor. “Avrupa’daki en iyi takımlar daha çok topa sahip olarak oynuyorken biz daha kontra atak stiline yatkınız.” diyor Morgan. Leicester bu turnuvada çok daha mutlu görünüyor ve beş maçtan dördünü kazanmış durumda, hem de yalnızca bir maçta topla rakibinden fazla oynayarak.

Bu -topu Leicester’a bırakma taktiği- her maçta olmuyor ama açıkça da görülüyor ki rakiplerin Leicester’a karşı uyguladığı genel taktik bu. Tekrar edersek, Leicester bu taktiğe benzer stratejilerle geçen sezon da karşılaştı ama bunu aşmak için yollar buldu, özellikle beş maçı üst üste 1-0 kazandıkları dönemde. Bazı maçlarda şans yanlarında oldu, bazı maçlarda ise internetin sinirli köşelerinde konuşulanları dikkate alırsanız, hakem kararları yanlarında oldu. Bunu söylemek kolaya kaçmak gibi görülebilir ama bazen futbol gibi kaotik bir sporda bu tarz şeyler olur.

Yine de, İngiltere’de yaşadıkları sıkıntıların yanında Şampiyonlar Ligi’nde mükemmel performans sergiliyorlar. Avrupa’da takımları gafil avlamak daha kolay olduğu için olabilir mi?

“Şampiyonlar Ligi’nde neden iyi olup Premier Lig’de olmadığımızı kesin olarak açıklayacak bir cevap yok...” – Wes Morgan


Leicester City psikolojik olarak Premier Lig’i önemsiz hale mi getirdi?


Leicester kıtasal turnuvanın yeniliğinin cazibesine kapılıp yerel meselelerden daha çok mu odaklanıyor? “Hiç de değil,” diyor Morgan. “Biz, bizi Şampiyonlar Ligi’ne neyin getirdiğini anlıyoruz, bu açıdan düşünürseniz Premier Lig’in bizim için daha da önemli olmasını beklerdiniz.”

Yine de teknik direktörün hareket ve sözleri bize biraz daha farklı bir hikaye anlatıyor. Ranieri düzenli olarak önemli oyuncularını Avrupa maçlarını düşünerek dinlendirdi, göze çarpan bir örnek olarak FC Kopenhag ile oynamadan önceki Chelsea maçında Mahrez’i yedekte bıraktı ve bu kararının sebebini açıklarken de az çok buna değindi.

“Premier Lig bir yıl sürüyor Şampiyonlar Ligi iki ay, varsın ya da yoksun. Biz Şampiyonlar Ligi ya da Avrupa Ligi’nde eleme turlarına kalmak istiyoruz. Bunu başarmak için bütün oyuncularınız fit olması gerekiyor ve ben bazı oyuncuları Salı gecesine saklamayı tercih ediyorum.” dedi.
Aslında bu sürpriz değil: geçen sezon şampiyonluk yakınken ancak Şampiyonlar Ligi garantilenmişkten, Ranieri neredeyse şampiyonluk ihtimalinden çok Şampiyonlar Ligi’ne gidecek dört takımdan biri olduklarına seviniyordu.

İtalyanın yaklaşımı değişmedi: Kendisi hala Premier Lig’in babacan tavırlı büyükbabası, maçtan önce basın toplantısında bulunan her basın mensubuyla el sıkışma huyu da devam ediyor. Ancak onun öncelikleri değişti: Bu adam Şampiyonlar Ligi ile yarım kalan bir işi olan bir adam.

Daha fazla maç oynanması etkisini gösteriyor ve Ranieri’nin takımla oynamasına sebep oluyor


Ortada ayrıca Leicester’ın bu sezon daha fazla maçla başa çıkması gerektiği gerçeği var. Geçen sezon iki yerel kupadan da dördüncü turda elendiler, bu da onlara Ocak ayından sonra tamamen lige konsantre olma şansı verdi. Başka bir yerde uzun uzun yazılmış olabilir ama Premier Lig’in zirvesinde bulunan Chelsea ve Liverpool’un bu sezon uğraşacak bir Avrupa fikstürlerinin olmaması sürpriz olmasa gerek.

Takımı farklı farklı baskılar ve yüklerle başa çıkabilmek için güçlendirmek zorunda kalmaları da etki etti: Geçen sezon Leicester’ın maç kadrosunun açıklanması her haftasonunun en sıkıcı olayıydı. Cezalar ve sakatlıklar dışında her zaman kimin oynayacağını biliyordunuz.

Bu dönem, daha fazla seçenekle, Ranieri takımla oynamaya başladı ve , ESPN FC’nin Leicester bloggerı Ben Jacobs’a göre, ideal 11ini biliyor gibi gözükmüyor. “Bazı yeni oyuncular geldi, geçen sezondan bazı oyuncular gitti, bu yönden takım dinamikleri biraz değişti.” diyor Wes Morgan.


N’Golo Kante’nin kaybedilmesi kilit etken


Peki rakip oyuncular ne düşünüyor? Onların fark ettiği belli bir sebep var mı?

“Büyük, çok büyük farklılık N’Golo [Kante, yaz transfer döneminde Chelsea’ye satıldı],” diyor Yohan Cabaye, Crystal Palace orta saha oyuncusu. Leicester’a 3-1 yenildikleri maçta gol atan isim ESPN FC’ye konuştu. “Şimdi çok iyi oyuncuları var, herkese saygı duyuyorum, ancak N’Golo onların esas adamıydı ve düzenlerini koruyan isimdi, takımı da gerçekten güçlü tuttu. Ligi kazanmalarına elbette yardımcı oldu. O ayrıldığından beri belki onlar için bu sezon sağlam olmak daha zor oluyordur.”

Nampalys Mendy, en azından kısmen Kante’nin boşluğunu doldurmak için transfer edilen isim, Ağustos ayından beri sakat. Onun yokluğunda Daniel Amartey’e dolduracak çok boşluk kalıyor. Bütün kalitesine rağmen Amartey tek kişiden ibaret, Kante ise her zaman oyunu iki kişiymiş gibi kontrol ediyordu.


Leicester hedef tahtasında


“Biz şampiyonuz ve herkes şampiyonu yenmek istiyor.” – Wes Morgan


“Bizi daha çok yenmek istedikleri için ekstradan bir %10 performans ortaya koyup koymadıklarını bilmiyorum ancak kesinlikle daha zor oluyor,” diyen Morgan “Diğer takımlar da kesinlikle gelişti, geçen sezon o kadar iyi oynamayan büyük takımlar şimdi zirve için çekişiyor ve tepede gerçek bir savaş olduğunu görebiliyorsunuz.” diye ekliyor.

Simpson katılıyor. “Diğer takımların Leicester’ı yendiklerinde gösterdikleri reaksiyonlar gerçekten çok şey söylüyor,” Wes Morgan’ın teorisi ESPN FC’de dillendirildiğinde bunları söyleyen Simpson “Onlar şampiyonu yenmek istiyorlar, ve evet, belki biraz daha fazlasını ortaya koyuyorlar. Ayrıca King Power’a kaybedecek hiçbir şeyleri olmadan geliyorlar.”


O kadar iyi bir sezondan sonra bu gayet normal


Leicester’ın tökezlemesini açıklayacak birçok sebep var, yine de hepsini süzgeçten geçirsek muhtemelen tek bir sebebe bağlanabilir. Geçen sezon her şey yolunda gitti ve bu kadar hassas bir dengeyi sarsmak için yalnızca birkaç değişkenin oynaması yeterli. Bu sefer, normallik geri döndü; özgüven ve kaçınılmaz sonuçlar açısından, sanki onları doğru yöne iten bir ilahi güç gitmiş gibi.
Ranieri haftasonunda, “Geçen sezonu hatırlıyorlar, herkesin iyi oynadığı ve denedikleri her şeyin iyi sonuçlandığı zamanları, ama bu yıl kafa yapımızı yenilemeliyiz.” dedi.

Belki Leicester’ın bu yıl tökezlemesi önemli değildir. Belki 2015-16 sezonunun şanını daha da arttıracaktır; kısa fakat parlak yanan bir yıldız.

“Takımımdaki çoğu oyuncu geçen sezon başardığımız şeyi hayal etmemişti ve bunu kolay kolay unutmayacağız...” –Wes Morgan


“Geçeen sezon arkama bakmak zorundaydım ve bu sebepten sürekli 40 puan, 40 puan, 40 puan dedim [hedef puandı],” dedi Ranieri geçtiğimiz hafta. “Bu sezon 40 puan dediğim zaman insanların çoğu gülüyordu. Ama ben ne olabileceğini biliyordum. Leicester’a bu yıl olanlar normal.”



Bu çeviri artemiofranchi.org dışında kaynak gösterilse dahi izin alınmaksızın yayınlanamaz.

Hiç yorum yok:

  ©Artemio Franchi. Template by Dicas Blogger.

TOPO