3.12.2009

3 Aralık Dünya Özürlüler Günü


Aslında toplumsal bir konu. Böyle şeyleri yazmayı pek beceremem. Duygu sömürüsü, acındırma, dikkat çekme hamleleri gibi görünür diye pek konuşamam. Öyle olduğundan değil de, ne bileyim öyle düşünülmesi bile üzer beni.

3 Aralık Dünya Özürlüler Günü; tutupta özürlülerin toplumdaki yeri, hayatlarındaki zorluklar gibi konulardan bahsedecek değilim. Popülist basınımız internet sitelerinde ana sayfalarda gösteriyor zaten bu ilgiyi. Benim bahsetmek istediğim şey başka.

Hani anneler gününde annelerimiz ve öğretmenler gününde öğretmenlerimiz olayı değil bu özürlüler günü. Annemize, öğretmenimize hediye alırız, öperiz koklarız. O gün geçer ertesi gün yine annemize günaydın deriz, yaptığı yemeği yedikten sonra ellerine sağlık deriz, öğretmen sınıfa gelince ayağa kalkarız, yıllar sonra yolda görsek elini öpmek için sarılırız. Yani bu belirli günlerin dışında süregelen bir saygı vardır. Özürlülere bu saygı maalesef pek yok.



Allahtan biraz duygusal toplumuz da, acıma duygusundan ötürü gelen bir saygı var. Otobüste engelli vatandaşlara yer verme, işte karşıdan karşıya geçerken yardımcı olma gibi şeyler. Hakikaten bunları bizim ülkemizdeki gibi yapan yoktur. Fiziksel özürlülerin hayatını kolaylaştırmak için yapılan bir sürü şey var. Oy için yapmış, para için yapmış, şov için yapmış vs.vs. beni ilgilendirmez. İhtiyacı olanların işini görüyor mu ? Görüyorsa tamam, onun vicdani sorgulaması kendine.

Halkımızdaki bu sağduyu, bu yardımseverlik ve ilginin acıma hissinden olduğu zihinsel özürlülere yapılan "deli" yakıştırmasıyla kendini ayyuka çıkarır. Maalesef zihinsel özürlüyse birisi, onun halk arasındaki adı delidir. Bu konuda eğitimsizlik, vurdumduymazlık ve ilgisizlik maalesef zihinsel özürlü vatandaşlarımızı ve onların ailelerini yıpratıyor.

Sırf bu yaftalamalardan ötürü zihinsel özürlü çocuğunu sokağa çıkarmayan, tatile götürmeyen, insanlarla diyaloğa sokamayan bir topluluk mevcut. Aileler eğitimsizleştikçe odaya kapatmaya, bağlamaya ve hatta zincirlemeye kadar gidiyor bu.

Benim bir çok kez "deli çocuğun abisi" dediler diye eve ağlayarak gitmişliğim var. Hatta bir keresinde aşık olduğum kız "sizin apartmanda deli bi çocuk varmış" diyerek hayatının erkeğini kaçırdı heheheehe :)

İş burda insanları eğitmek. Fiziksel özürlülere yardım için bi ara "herkes özürlü adayıdır" gibi korkutucu bir reklam kampanyası düzenlenmişti. İnsanları korkutur böyle şeyler, daha da uzaklaştırır. Hani gözlerimizi kapatırız ya korku filminde, karanlığa gidemeyiz arkamızı döneriz ışık olan odaya geçeriz ya, aynı sebepten. Üzülerek söylüyorum bizim halkımıza bu saygıyı ancak acındırma silahını kullanarak yaptırabiliriz. Zihinsel özürlüler içinde kendi çevresinde birisinden olmadıkça zor anlatırız.

Sadece sevgi ve ilgi yetiyor onlara, ne paralarınızı ne arabalarınızı ne de bilgisayarlarınızı istiyorlar.
İlgilenmek isterseniz zaten çevrenizde vardır ilgili birimler, ama ben yine de sizler için bir link vereyim, oradan bakabilirsiniz.

10 yorum:

Schumy dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
os dedi ki...

@Schumy: Yazının en altında verdiğim link bile "özürlüler idaresi başkanlığı"
Devletin o resmi sitsinde bile "3 Aralık Dünya Özürlüler Günü" olduğunu göreceksin.

Bu konuda herhangi birisiyle polemiğine girmem bile hata ama, sonra yorumum yayınlamadı diye feryat figan ediyor insanlar.

kutay dedi ki...

sanki isim çok önemli, tek sıkıntıları özürlü mü engelli mi denmesi sanki..
neyse ne, görünce "ahmet/ayşe nasılsın" diyeceksin zaten, gerisi boş...

franchi dedi ki...

@schumy,
os burada haklı zira basit bir google araması bile kendisini haklı çıkarmaya yetiyor..

"3 aralık dünya özürlüler günü" yazıp aratınca gelen sonuçlar "3 aralık dünya engelliler günü" yazınca çıkan sonuçların neredeyse 3 katı kadar..

doğru veya yanlış, bu gün bu ülkede bu şekilde kabul görmüş istesek de istemesek de..

Schumy dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
os dedi ki...

@Schumy: Senin sıkıntını, isteğini az-çok anlayabiliyorum. Yaptığın alıntı da gayet mantıklı. Ama @kutay'ın dediği gibi yani o kişilerin en büyük sorunu özürlü/engelli denilmesi değil.

Senden ricam bu konuda beni hassas olmamakla suçlama, yaptığın alıntıyla olsa bile.

Normal hayatta yaşadıklarımdan mantıklı olmayan bir çok şey söyleyebilirim ben sana.

Senden ricam bu konuya cidden takılma.

franchi dedi ki...

@schumy,
günün resmi adı buysa oğuz'un suçu ne ?

gereksiz yere tartışma çıkıyor ve bu gereksiz tartışmaya da en güzel noktayı kutay koymuş..

tek derdimiz engelli mi özürlü mü demek olabilse keşke..

Schumy dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
os dedi ki...

Ben küçüklüğümden beri özürlü kelimesini kullanıyorum. Çevremdeki herkeste aynı kelimeyi kullanıyordu.

Biz o detayları çoktan geçtik.

Sana da naçizane tavsiyem sen de geç bu tanım sorununu, ablanın hayatını nasıl daha kolaylaştırırım, onu nasıl daha mutlu ederim diye düşün.

Özürlü bir kardeşi olan bir insan olarak saygılar bizden.

Parma Maniac dedi ki...

Ya kardeşim ha özrü var bir insanın, ha engeli ne fark eder.. Konudan bu kadar uzaklaşmaya, postun içine etmeye gerek var mı? Ben de mesela engelliye gıcık oluyorum, hatta buna gıcık olup engelsiz diyenlere daha da gıcık oluyorum.. Neyi saklamaya çalışıyor insanlar onu da anlamıyorum ki.. Galatasaray Tekerlekli Sandalye Basketbol takımı kupa kazanır, Engelsiz Aslanlar diye manşet atarlar.. Sanki sen öyle yazınca daha çok seviniyor adamlar.. Gizlemeye çalıştığın gerçeği daha net ifşa ediyosun öyle.. Kavramlardan uzaklaşıp içeriğe yönelmek lazım, yani bu yorumla birlikte ilk 9 yorumu çöpe göndermek..

  ©Artemio Franchi. Template by Dicas Blogger.

TOPO