19.11.2010

Football Manager 2011 İnceleme: Performans/Oynanabilirlik

Evet incelemenin biraz geciken 2. kısmı ile karşınızdayım. Görünüm/Kullanım başlıklı incelemeden sonra Performans/Özellik diye bir inceleme gelecek demiştim de adlandırmada hata olmuş, oynanabilirlik demek daha doğru oldu. Bu detaya takılan olmazdı ama yine de açıklama gereği hissettim. Öncelikle şunu diyeyim, oyunu 5-6 gün v11.0 ile oynadım, çıkmadan önce yasal yollardan deneme fırsatım olmuştu. 5 Kasım günü de oyun çıktı piyasaya ve ben 6 Kasım akşamı orjinalini de edindim. Hemen de v11.1 ile oynamaya başladım, arada çok büyük farklar var.

Laptopumun özelliklerini yazarak başlamak en iyisi olacak sanırım, çok üst düzey bir sistemim yok, orta ile iyi arasında bir yerdeyim: İşlemcim çift çekirdek, Intel Core 2 Duo P8400 2.26ghz, ekran kartım ise 256mb'lık bir ATI Radeon HD 3450, ram ise 3gb. İşletim sistemi Windows 7 Ultimate 32bit. Aşırı bir özellik yok görüldüğü gibi, sadece şunu söylemek isterim ki ekran kartım düşük gözükse de Prototype gibi bir oyunu en yüksek grafik seviyesinde oynadım, Call Of Duty: Modern Warfare 2'yi de aynı şekilde büyük çoğunluğu en sona dayanmış şekilde oynadım. İki oyunu da 1280*800 ekran çözünürlüğü ile oynadım üstelik. Şu ana dek sorun yaşadığım tek oyun Mafia II oldu. Bu bilgilerden sonra gelelim FM 2011'e...

Demoda ve v11.0 tam sürümde en belirgin ve can sıkıcı 2 durum şunlardı sanırım:

- 3D maçta oyuncuların koştukları zaman hareketsiz kalıp kayarak gitmesi, yani espriye vurursak moonwalk yapar gibi hareket etmeleri.
- Maç skorlarına tıklayınca maç ekranının en az 3-4 saniye beklemeyle açılması.

v11.1 ile ilk durum tamamen düzelmiş durumda, en hızlıda da, en yavaşta da böyle bir sorun görmedim ben. İkinci ciddi sorun ise biraz daha iyileştirilmiş, özellikle demoda bazen 10 saniyeye kadar bekliyordu maç skoruna tıklayıp maç ekranına gitmemiz ancak en şimdi 2-3 saniyeden fazla beklemiyor. FM 2010'la kıyasladığımız zaman oyun çok çok hantal durumdaydı FM 2011 v11.0 ile. v11.1'e geçince 2010'un v10.3'ündeki ile hemen hemen aynı hıza ulaşıyoruz, burada bir sorun olmadığını söylemeliyiz.

Değinmemiz gereken önemli konu ise Interaction bölümlerindeki konuşmaların chat benzeri bir hal almış olması. Burada daha seri ve hızlı konuşabiliyoruz. Eskiden her olay için oyuncu ile tek tek konuşurduk, hepsine ayrı tepki verirdi, artık odamıza çağırıp aklımızdan geçen her şeyi bir arada konuşuyormuşuz gibi bir hava yaratılmış. İki taraftan biri sinirlenip veya konuşmayı yeterli görüp bu sohbeti sonlandırabiliyor her an. Mesela yönetime iki üç tane istemedikleri fikirle gittiğimizde çık dışarı diyorlar. Bu yeniliğin en güzel yanı ise oyuncuya şununla çalış veya şu özelliği kendine kat diye tavsiyeler verince hayır derse tehdit veya rica ederek bu fikri kabul ettirmeye çalışabilmemiz olmuş. Mesela eskiden oyuncuya uzaktan şut çalış dediğimizi hatırlayalım, bunu söyleyip tamam derdik ve haber ekranına gelirdi sonucu, evet/hayır der biterdi. Şimdi odamıza çağırdığımız o chat benzeri interaction ekranında hayır derse 4 seçeneğimiz oluyor, sert ve hafif şekilde tehdit edip zorlama ve yine normal veya daha kibar şekilde rica etme imkanımız oluyor. Bu da takım içi ilişkilerimiz ve oyuncuların bize saygısı ile doğru orantılı olarak farklı sonuçlar veriyor. Mesela adama uzaktan şut çek/çekme dediğimiz zaman hayır dedi mi rica da tehdit de işe yaramayabiliyor, tehdit edip bir oyuncuya bunu zorla kabul ettirmeye çalışırsak iyice ters tepip "Sen görürsün!" diye tepki alabiliyoruz, oyuncu bize tavır koyup odayı terk edip gidebiliyor. Ya da aynı şeyin sonucu oyuncunun yalvarır gibi özür dileyip "Tabii ki yaparım, özür dilerim" demesiyle son bulabiliyor. Tamamen kendi elimizde sonuçları olan tam anlamıyla gerçekçi bir hal almış burası. Takıma başarılar kazandırıp herkesin saygı duyduğu bir adam haline geldiğimiz zaman istediklerimizi yaptırmak daha kolay olacak, yaşımızı küçük yapıp henüz 25-26 yaşlarında toy bir teknik adam olarak işe başlarsak da zorlaşacak bunlar.

Bunun dışında dikkat etmemiz gereken bir başka yenilik ise Match Preparation yani maç hazırlığı kısmı. Bunu istersek yardımcımıza devretme şansımız olduğu gibi kendimiz de ilgilenebiliyoruz. Mesela derbilerden ve büyük maçlardan önce ofansif/defansif taktikler yapmaktansa takım ruhunu öne çıkarabiliyoruz, takımı taktikle değil motivasyonla hazırlayabiliyoruz maça. Ayrıca bu bölümde ana taktiğimiz dışında 2 tane daha taktik dizilimle takımı maça hazırlayabiliyoruz. Bu da şu anlama geliyor, maç içerisinde Rijkaard-Galatasaray döneminde adı sıkça anılan B ve C planı durumu oyuna yansıtılmış. Match Preparation bölümünde yaptığımız alternatif taktikler maç içerisinde daha iyi sonuç veriyor. Yani o kısımda çalıştığımız bir taktiği maç içerisinde uygularsak takım daha iyi adapte olup oynuyor o bölümde çalışmayıp maç içerisinde uyguladığımız farklı bir taktikle kıyaslarsak. Benim şimdilik ana taktiğim 4-2-3-1, yedeğim ise 4-1-3-2. İkisi yetiyor, 3. taktik düşünmedim ama onu da klasik 4-4-2 yapma niyetim var bulunsun çeşit olsun diye.

Başlarda maç motoru demiştik, adının anılması gereken bir bölüm de bu olmalı. 3D maç motorunda hareketlerde yenilikler var, her sene olduğu gibi bir öncekinden daha da çeşitleniyor. Mesela gollerden sonra gol sevinçleri gelmiş değişik şekillerde. Kiko'nun yaptığı ve şimdilerde Güiza ile arada sırada Torres'in sürdürdüğü okçu hareketi, Kubilay Türkyılmaz ile bizlerin aklında yer adan uçak gibi kolları açıp uçmak, göğsün üstünde veya dizlerin üstünde çimlerde kaymak gibi bir takım eğlenceli şeyler var. Topun fiziği ise biraz daha iyileştirme istiyor hava toplarında. Yerden paslaşırken ve şut atarken pek olmasa da uzun paslarda ve kanat ortalarında biraz dünya dışı hareketler sergiliyor top, mesela kafa hizasında atılan bir korner falso alıp da karşı taraftaki taç çizgisinde orta çizginin yakınından dışarı çıkmaz, çıkmamalı. En azından yere düşmeli o top.. Bu tip birkaç fiziksel hata mevcut. Bunun dışında pek sorunu bulunmuyor maç motorunun. Hatta uyguladığımız taktiklerin sonuçlarını görsel olarak daha iyi alıyormuşuz gibime geldi. Ayrıca oyunda gece maçlarının olması da ayrı bir hava katmış. Eskiden her maç güneşli havada gibiydi oyundaki saat gece gösteriyor bile olsa. Ayrıca maç başladığı hava ile bitmeyebiliyor. Bulutlu başlayan maçın bir bölümünde yağmur yağabiliyor. Veya yağmurlu başlayan maçta yağmur şiddetlenebildiği gibi durabiliyor da. Yağmur durunca zemin de yağmursuz hava gibi oluyor mu böyle bir hata var mı diye dikkat ettim ama yok sanırım, yağmur yağarken durduğu zaman zemin ıslak kalıyor yine, bu detay iyi ki atlanmamış diyorum.

Diğer teknik adamlarla iletişim konusunda ise bir sıkıntı var. Her konu başlığında yorum da yapamıyoruz üstelik. Maç sonu bir teknik adam hakkımızda açıklama yapınca ya onun yetenekleri ile ilgili ya da kadrosunun güçlü olduğu ile ilgili açıklama yapmaya izin veriyor oyun. Daha fazlasını yapamıyoruz burada bir sorun var, eskiye göre çeşitlilik çok çok azalmış durumda. Önceki oyunlardaki gibi afamız estiği her anda sürekli saldıramıyoruz rakip teknik adamlara, "inşallah ligden düşersin!" diye bağırmak falan her zaman yapılabilen şeyler değil önceki sürümlerdeki gibi.

Kontrat ekranlarındaki güzellik ve yenilikten bahsetmeye geldi sıra. Önceden vereceğimizi verir tamam derdik, oyuncu reddetti kabul etti diye haber gelirdi. Şimdi tıpkı oyuncu ile iletişimde olduğu gibi anlık olarak sonuçları almak mümkün. Atıyorum bir oyuncuya 500.000€ önerdik, teklifi sun dedik ve kabul edip etmediğini söyledi, daha sonra teklifi yapmak için onaylamadan yeni bir teklif sunup 500.000€'dan 1€ aşağı insek bile hemen "Daha önce bunu önermiştin" diyor ve önerilen yüksek ücrette diretiyor. Bu tip ince detaylar güzel düşünülmüş, bana biri çıkıp 2 senede 2.000.000 alacaksın dese, sonra çıkıp hadi onu 3 senede yıllık 1.800.000 yapalım dese, 2 verebiliyordun şimdi niye düştün der sorun yaparım doğruya doğru. Aynı şekilde %15 maaş artışı verdiğimiz adama yeni teklifte %10 artış ile gidince de benzer şekilde öncekini istiyorum o daha iyiydi diyor. Artık çok daha dikkatli olmalıyız yani sözleşme ekranında. Yoksa oyuncunun canı sıkıldığı anda "görüşmek istemiyorum" diyor ve yeni teklif yapılmasına bile izin vermeden çekip gidebiliyor.

Kontratla birlikte menajerlik sistemine de değinmek lazım. Oyuncu menajerleri her an yeni bir isimle kapınızı çalıp elindeki oyuncuyu pazarlamak isteyebiliyor. Menajerle çalışan oyuncuların sözleşmesinde menajere verilecek komisyon da var. İlk oynayıp oyun süresinde 1-2 ay test ettiğim Galatasaray serüvenimde mesela Fazio'nun menajeri kendisi için 250.000€ isteyip oyuncusu için yıllık 1 Milyon € istiyordu, 4 yıllık sözleşme yap diyordu 5'e izin vermiyordu. Menajere verdiğim parayı 400.000€ yaptım, o da Fazio'yu yıllığı 600.000€'dan 5 yıllık sözleşme yapmaya ikna etti hemen. Üstte dediğimiz düşük fiyatı kabul etmeme sorunu işte bu menajerlerle aşılabiliyor. Menajer sistemi cebimizden fazla para çıkıyormuş gibi gösterse de işin aslının öyle olmadığını hemen ufak bir hesapla ortaya çıkaralım. Eski sürümlerde bu bahsettiğim sözleşmedeki 400.000€ tamamen ekstra gözüküyor. Ancak 1 Milyon € yerine 600.000€'luk sözleşme imzaladı oyuncu, 5 yılda 2 Milyon € kar etmiş oldum yani kağıt üzerinde, bundan 400.000'i düşünce 1.6 Milyon € kazanç elde etmiş olduk, eskiden olsa paşa paşa ilk 1 Milyon €'luk sözleşmeyi önermek zorundaydık oyuncuya. Bu bağlamda menajerlik sistemi bizi yüklü kontratlardan kurtarıyor ve oyuncuları çok daha ucuza ikna etmeye yarıyor. Ayrıca bir menajerle iyi anlaşırsanız daha kaliteli ve iyi oyuncuları getirebiliyor ayağınıza. Aynı şekilde aranızın kötü olduğu bir menajerden de oyuncu alabilmek bir hayli zor hale getirilmiş. Bir menajerde benim adım adamın "Disliked People" listesine girmişti, oyuncusunu almayı denedim, çok yüksek fiyatlar çekti alamadım. Menajerlerle iyi geçinip onların favorileri arasında yer etmeye de uğraşmalıyız yani bir yandan.

Oyunun oynanabilirlik kısmına ait önemli yenilikler de bu şekilde işte.. Umarım Şubat 2011'de çıkması muhtemel v11.2 patchi ile oyunda özellikle o maç motorundaki topun fiziği düzelir ve tamamen olmuş bir oyuna sahip oluruz. Tabii bu topun fiziğinden bahsederken her ortada saçma gittiğini söylemiyorum, ara sıra çıldırabiliyor falsolu vuruşlarda. Neyse daha uzatmayıp noktayı koyup herkese kupalarla ve başarılarla dolu bir FM 2011 macerası diliyorum.

2 yorum:

aLican dedi ki...

güzel analiz olmuş. son güncellemeyle söylediğin gibi çok güzel şekle geldi oyun. Özellikle Dortmund kariyerimle iyi bir çıkış yakaladım :) Biliyorsun Milan'a yaptığımı :))

Emre Esin dedi ki...

5 senede toplamda menejerlere 50 milyon dolar ödemişim :) Senin gibi bi matematik yapamadım ama sanki zarardayım gibi gözüküyor. Oyuncuyu transfer ederken tamam da sözleşme yenilerken de menejere bi ton para vermek koyuyor yahu!

  ©Artemio Franchi. Template by Dicas Blogger.

TOPO