13.12.2010

Galatasaray:0 - Gençlerbirliği:2 / Kötü Son


Sonu kötü biten bir film gibi her şey. 2010 yılı adeta kabus gibi noktalandı Galatasaray adına. Bunun sebebi ise yine eksiklikler. Takım o kadar yetersiz ki, bir adam çıkıp sazı eline almaktan çekiniyor. Herkes mental olarak çökmüş durumda. FM'deki moral durumu gibi herkes very low bir şekilde dolaşıyor. Bu durumda da ne düzgün bir top oynayabiliyorlar ne sonuca gidebiliyorlar. Futbolcuların yaptıkları tek şey sahada yaptıkları içi boş mücadele.

Yine saçma sapan bir gol yiyerek başladık maça. Hurşut'un golünü küçümsemek istemiyorum, ama Ufuk'un yediği golü çok az kaleci yiyebilir. Kapattığı köşeden bu kadar aciz bir şekilde gol yenmez. Orhan Şam'ın golünde yine suçu vardı. Sadece ayakta durmayı becerebilse o golü yemezdi. Ufuk çok kötü bir kaleci değil. Ama o refleksiyle, pozisyon tutuşuyla Galatasaray'da ilk 11'de oynamayı hak etmediğini gösterdi. Bu maçla birlikte benim gözümden düşmüş değil. Asıl bunu Nobre'nin attığı biri faul yaptığı gerekçesiyle sayılmayan 2 kafa vuruşunda anlaşılıyordu zaten. O kafa toplarını tutamayan bir kalecinin, kapattığı köşeden goller yiyen bir kaleci yetersizdir. Yerine Aykut oynasın demiyorum. Sadece Galatasaray'a yakışan bir kaleci gelmeli artık. De Sanctis'i çok eleştirdik, ama takımda öyle kaleciler yer aldı ki mumla arıyoruz kendisini.

Kaleci bahsini kapatırsak, tüm sezonda olduğu gibi takım reaksiyon gösteremedi. Sadece boş koşuyorlar, boş boş yüklenmeye çalışıyorlar. Hayret ediyorum bu sezon hala fark yemedik. Bu da diğer takımların yetersizliğindendir. Hele de bu kadar erken öne geçen bir takım rahatlıkla fark atabilirdi. Çünkü gol yedikten sonra kimsede şuur kalmıyor. Kimse geri gelip top dağıtmaya çalışmıyor. Ayağa adam akıllı pas atmaya bile çalışmıyor. Düşündükleri tek şey oyunu kanata yayıp forvete topu doldurmak. Yani oldukça basit yapılabilecek ama golün gelmesi açısından oldukça riskli bir durum. Hele de Pino'ya kesilen toplara acıyorum. Niye yapılır bu? İki stoper arasındaki Pino'ya neden top kesmeye uğraşılır? Kanat oyuncularına sormak istediğim soru budur? Gerçi Batdal girdikten sonra ne oldu? Yine boş mücadele.


Şu takımın orta sahasında 90'ar dakika oynadı Ayhan ve Barış. Yemin ediyorum bir taraftar olarak akıl sağlığımı yitireceğim. Yahu neden hala şu adamlara sabır ediliyor? Bu adamlar koskoca maç boyunca kaç tane olumlu pas attı? Tabii olumlu pas olarak özellikle ileriye attıkları paslardan bahsetmek gerek. Hala şu adamları yeterli gören zihniyeti takımda görmek de istemiyorum.

Evet geldik Hakan Balta'ya. Gidiş biletini kestirdi zannedersem. Öyle kötü bir sezon yaşıyoruz ki futbolcularımızdan bazıları ruhsuz ruhsuz oynuyor, bazıları içi boş mücadele ediyor, bazıları sadece güzel küfür edebiliyor, bazıları sadece topuğuyla top kontrol edebiliyor, bazıları bilerek gol yediriyor takıma Hakan Balta ise o giydiği formayı reddediyor. Oyundan çıkmak istiyor. Liselilerin harçlıklarının katkısıyla yapılan, nice büyük zaferlerin kazanıldığı bu stadın son lig maçında adam, kanadını koridora çevirdiği yetmiyormuş gibi bir de o kutsal formayı giymek istemiyor. Bu ruhsuzluk değildir. Buna başka şeyler denir.

Evet işte böyle noktalandı Sami Yen'in son lig maçı. Diyecek fazla da bir şey yok aslında. Denilecek tek şey YAZIK!

Hiç yorum yok:

  ©Artemio Franchi. Template by Dicas Blogger.

TOPO