3.02.2010

Jo Gitti Maç Bitti : Antalyaspor 2-1 Galatasaray

Bugün açık ve net şekilde Jo sakatlandıktan sonra sahadan silindik. Jo varken, daha doğrusu bir golcümüz sahadayken az çok bir şeyler oynadık bu soğuk akşamda ama Jo gidince maçı da noktalamış olduk. Jo'nun çıktığı ana kadar az çok dayanabilmiştim ama sonrası için diyecek sözüm yok pek.

Benim gelmek istediğim nokta bireysel performanslar. Öncelikle Denizlispor maçında amaçsızca Leo Franco'yu savunanların günah keçisi ilan ettiği Uğur Uçar'ı yakan esas adamla başlayalım. Neill'ın yüzünden "adamını kaçırdı" denmişti Uğur Uçar'a. Ofsayt taktiği için gayet doğru bir hamleyle adamını arkasına alan Uğur Uçar üstüne düşeni yapmıştı ancak taktiğe uymayan Neill yüzünden top arka direkteki adama ulaşırken ofsayt olmamıştı. Uğur da ofsayt taktiği için arkasına aldığı adamı "kaçırmıştı(!)". Neill o gün Uğur'u yaktı, devamında da Leo Franco adeta Neill'a destek olup golü yedi. Bugün aynı Lucas Neill yine ön plana çıktı bugün. Bu defa bir ofsayt taktiği yoktu ama Djiehoua'nın attığı ve Ufuk'un kucağına gidecek olan şutta topa yatıp Ufuk'u yaktı, terste yakalattı ve gol oldu. Maçı izleyen bazı arkadaşlar golü Ufuk'un kendi kendine yediğini iddia etse de top çok çok net bir şekilde Neill'a çarpıp yön değiştiriyor. Ufuk gerizekalı değil takdir edersiniz ki, 1 metre sağından geçecek top için neden soluna hareketlensin ki adam ? Tamam ayağına çarpıp giren top için savunmadaki bir adam suçlanmaz, bu çok sığ bir hareket olur da genç oyuncuların başının yakılmasına da ses etmemek olmaz. Neill şu ana kadarki performansıyla benim için hayal kırıklığı değil, zira bu ayarda bir performans vermesini bekliyordum, sürpriz olarak gitmiyor kendisi bana göre.. Keşke sürpriz olsaydı benim için, tahminlerimde yanılıp "boşuna yüklenmişiz" deseydim ama açılış hiç öyle değil ne yazık ki. Kendisi güya Popescu misali oyun kurup top yapacak ama kusura bakmayın top yapacak olan adam maç ciddiye alınmamış da olsa son 15 dakikada ileri attığı her topu rakibe teslim etmez.. Emre Güngör ne kadar sağ bekse, Neill da o kadar stoperdir, daha fazlasını bekleyip de bu Avustralyalı'dan Popescu olmasını hayal etmek komedi olur sanırım en fazla..
Ufuk Ceylan'a gelince, Demir'in(demiycem) maç sonu netten bana dediği şeyle başlayayım : "Ufuk kornerden gelen topta kafaya çıkıp kendi kalesine top atsa sesimi çıkarmam."

Aynen ben de o durumdayım, Leo Franco skandalı varken kaleye odun diksek ses etmem. Hatta sözlükte de görmüştüm güzel bir laf, "Federasyon Ankaraspor maçımızı 3-2 tescil etse itiraz etmeyiz bu adam yüzünden" diyordu, şahsen o durumda ben de "noluyor o nasıl hükmen galibiyet skoru" demem.. Ufuk'u bugün eleştirmek Leo Franco'yu 6 aydır izleyen takım taraftarının yapacağı iş değil, kaldı ki zaten eleştirecek bir durum yok. İlk golde kontrpiyede kalmış kaleci, ikinci golde de top gitmeyecek yere gitmiş, yiyen değil atan haklı.. Uzak direğe giden ve yiyenin suçlu olduğu goller için size yine Antalya'da oynanan Süper Lig'deki Galatasaray maçının gollerini tavsiye ederim.. Ufuk Ceylan 2-3 maç şu kalede kalsın, Leo Franco'nun 6 ayda uyum sağlayamadığı savunmamızla birazcık uyum sağlasın o zaman tekrar görelim Ufuk Ceylan'ı saçma saçma eleştirenleri..

Bunlardan ayrı da uzun bir şey eklemek istemiyorum doğrusu. Ne takım maçı ciddiye almış, ne de ortada 90 dakika oynanabilmiş bir maç var.. 35'te noktaladık maçı, sonrası Antalya'nın kendi kendine oynadığı koca bir boş maç. Hemfikir olmayan var mıdır bilmiyorum ama tam kadro bir Galatasaray bu rakibe Ali Sami Yen'de 3 golü terlemeden atar, 5 golü de yorulmadan.. Sağ bekte Emre Güngör'ün olduğu, ortada Barış ve Ayhan'ın aynı anda sahada olduğu bir Galatasaray 90 değil 900 dakika maç yapsa yine zevk almam ben. Emre Güngör stoper oynayacak adam, ne diye sağ bekte 90 dakika uğraşılır anlamam.. Üstte de değinmiştim, orjinali sağ bek olan Neill stoper oynuyor, orjinali stoper olan Emre de sağ bek oynuyor. Rijkaard'ı bunun için suçlamıyorum ama savunmadaki 4 adamdan 3 tanesi esas yerinde değilse geride top yapmaya uğraşmamak gerek, bol pasla rakibi bezdiren, buzlu zemindeki Antep maçında bile bunun başarıldığı o sistemin doğru işlemesini beklememek gerek..

7 yorum:

Falagar dedi ki...

Yazılarında oyuncuları çok fazla eleştiriyorsun gibime geliyor.Neill takıma geleli daha şurada 3 hafta olmuş ama heyhat hemen eleştiriye başlamışız.Tamam bu oyuncunun devre arasında alınma sebebi hemen katkı vermesidir.Ama biraz sabret yahu.Galatasaray taraftarının her zamanki 'Genç Oyuncu Fetişliği'yüzünden sahada olan Ufuk'u da gördük.Onun ilk maçı diye ona sabır gösteriyorsan,bence aynı sabrı takıma yeni katılmış Neill içinde göstermelisin.Ufuk bugün yediği ikinci golde büyük hata yapmıştır fazla önde pozisyon alarak.Ayrıca oyunu sürekle degajla başlatmak istemesi ve bunun yanısıra her topa çift yumrukla çıkmaya çalışması gole sebebiyet verecektir.Ayrıca Ufuk öyle aman aman bir potansiyel değildir.Fiziğiyle Volkan'a benzese de maalesef onun kalibresinde olmayacaktır asla.Ancak umarım yanılırım.Bence bu takımın mevcut kalecilerinin içinden hangisi oynasa farketmez.Hepsi de aynı kalibrede,vasat kaleciler.Ancak benim tercihim her zaman Aykut'tan yanadır.Biraz fazla çizgi kalecisi olsa da yine de en fazla tercih edilmesi gereken kalecidir.Sonuçta sadece bir kupa maçı kaybettik çok kötü bir oyunla olsa dahi.Blog senin olsa da bence eleştiri bazında biraz daha topa bassan yazıların daha güzel olacak!!!

İyi Çalışmalar

franchi dedi ki...

basit bir kupa macı kaybetmis olmamız neill'ı veya baska birisini elestiremeyecegim anlamına gelmemeli.. neill aranan beklenen top yapacak savunmacı degil, top yapmanın uyum sorunu ile alakası yok.. uzun topla takım arkadasına top atacaksın ama attıklarının cogunlugu rakipte.. tamam ofsayt bozması, her topa heyecanla atılması yeni geldigi icin uyum sorunu ile alakalı olabilir ama 30 metrelik pası cok iyi attıgı soylenen adamın 10 metrelik pası bile ileriye dogru atıp hep rakibe kaptırması goze batsın artık..

eldeki kalecilerin hepsi vasat konusuna katılmıyorum, ufuk ceylan bu takımda diger iki kalecinin de onunde bir isim.. aykut da leo'nun onunde bir isim onu da ekleyeyim..

leo franco 6 ay sabredildi, 6 ay sacmaladı, ufuk ceylan 1 macta yerden yere carpıldı.. sonra neymis efendim galatasaray taraftarının genc oyuncu sevdası.. yapmayın bunu.. adı leo degil ufuk diye ilk mactan idam sehpasına cıkarılmasın bir kaleci.. ufuk da 6 ay oynayıp 7. ayda rezil rusva olmaya devam etsin o zaman tartısalım ufuk iyi mi degil mi diye..

Erdem Karakuş dedi ki...

Valla franchi Neill'le kıyasladığın Popescu'nun ilk yılındaki Galatasaray maçlarını izledin mi bilmiyorum ama, ben Popescu'ya "topçu olmaz bundan" deyip dümdüz gidenleri hatırlıyorum. Popescu ilk yılında her maç hatalı oynuyordu. Meira için de "birşey olmaz bundan" dendi, Neill için de başladı bu sözler.

Şimdi sana önerim şudur. 1999 yılındaki Bologna - Galatasaray maçının özetini izle. Bologna 1-0 önde, top orta saha çizgisine yakın Popescu'da. Popescu 1 pas yapıyor geri alıyor. Sonra bir pas daha yapacakken Bologna'lı oyuncu topu ayağından alıyor ve tek pasla kendi oyuncusunu kaleciyle karşı karşıya bırakıyor. Ama adam Taffarel'e nişanlıyor topu. Sonra 1-1 oluyor maç.

Şimdi orada maç 2-0 olsa belki Galatasaray turu geçemeyecekti. O kadar basit bir hata yapıyor ki Popescu affı olmaz. Ve bu adam bu hatayı takımdaki 3. yılında yapıyor. Ama yine bu adam senin UEFA kupasını kazanmanda en büyük paya sahip adamlardan.

Sen ise Neill'i daha 3.maçından "bundan Popescu olmaz" diye etiketliyorsun. Bu kadar da anlamayalım futboldan bir zahmet. Anlayan insanlara da (Rijkaard, Neeskens) biraz saygı gösterelim.

serkan dedi ki...

Dün geceki maçta Ufuk için hatalı demek haksızlık olur bence. Kaldı ki çok bariz hatalar yapmış ta olsa destek olmak lazım. Potansiyeli olduğu inkar edilemez. Hele önünde dün geceki gibi bir defans varken susmak en iyisi. Daha uyumlu bir Servet - Neill ikilisi ve beklerde Hakan Balta - Sabri'nin olduğu bir defans bloğuyla oynadıktan sonra Leo'dan daha fazla güven veren bir kaleci göreceğimize eminim

uuuu dedi ki...

rijkaard acayip formsuz bir dönem geçiriyor. belki üstüste gelen sakatlıklar belki yapılan transferler canını sıkıyor olabilir. oyuncuların maçı ciddiye almıyor gözükmelerinin belki de en büyük etkeni rijkaard'ında aslında eski iştahının kalmamasıdır bence.

antalya maçından önce oynanan diğer maçlardada sahaya çıkan 11'lerde de hayat yoktu. kaldı ki sezon başında 4-3-3, topu ayakta tutma, kalecinin kısa pasla oyuna başlaması, yediğimizden çok atma gibi sıkça kullandığımız bizi adeta başka bir atmosfere sokan terimlerin bugünlerde oynanan oyunla uzaktan yakından ilişkisi kalmamış olması rijkaard'ın eski iştahının kalmadığına dair düşüncelerimi güçlendiriyor.

sezonun ilk yarısının ortalarında çıkan "sistem" tartışmalarında rijkaard gösterdiği sağlam duruş ve istikrar yok oldu. eksik oyuncuların çok olması kabul edilebilir bir mazeret olabilir ama antalya maçındaki kadro 11.haftadaki sivas maçının dizilişiyle sahaya yayılabilirdi ama maalesef rijkaard 4-4-2 de diretmeye devam ediyor.

o maçın kadrosu; franco - sabri, gökhan, servet, hakan - m.topal, m.sarp, barış - arda, nonda, kewell idi. ankaragücü ve fenerbahçe maçlarında çok eleştirilen orta sahanın direncinin düşük olması konusuna çözüm için rijkaard m.topal, m.sarp ve barış'ı birlikte oynatmaya başladı ve eskisi kadar ofansif olmasada 4-3-3'ün ruhunu korudu.

dünkü 11 4-3-3 dizilişiyle pekala sahaya çıkabilirdi. ufuk - neill, emre g, servet, uğur - barış, m.sarp, ayhan - arda, jo, caner. (neill sağ bek ve arda sağ açık olacak şekilde) caner'in sol bekteki en kötü hali uğur'un sol bekteki en iyi halinden kötü değildir eminim. caner sol beke geçtiğinde giovani, arda, jo gibi bir hücum hattı da oluşturulabilirdi.

galatasaray ilk haftalarda yakaladığı havayı kaybetti. gerçi kaybedeli epey bir zaman oldu. bu kötü gidişin sürmesi ve hala önlem alınamaması rijkaard'ın formsuz olduğunun kanıtlarından birisidir. ben böyle bir futbolla şampiyonluk gelmesi arzusunda da değilim. rijkaard geldi haberinden çok yaptığı icraatlara ve yapacaklarına sevinmiştik. sezon başından beri şu günlerde oynadığımız futbol oynasaydık belki rijkaard gitmiş bile olabilirdi. ve böyle devam edeceksek rijkaard'ın kalıp kalmamasının fazla önemi olmaz.

semih dedi ki...

kusura bakma ama hiç objektif değilsin franchi. iki-üç tuttuğun futbolcu var, yetersiz uğur, yetenek yoksunu hakan balta gibi.. onlar nasıl oynarlarsa oynasınlar -ki ekseriyetle berbat oynuyorlar- ses çıkarmıyorsun ama defterindeki mimli oyuncuların en ufak hatasında hemen yerin dibine sokuyorsun. biraz daha objektif olsan keşke.

Liquefied dedi ki...

Neill hakkında dediklerine katılıyorum. Çok rezalet bir performansı var şu ana kadar. Ancak stoper oynadı diye eleştirmezdim ben olsam.

Barış için ayrı bir paragraf açmak lazım. Bu kadar yeteneksiz ve futbol zekasından yoksun adam az gördüm ben sahalarda. Rijkaard efendi de hala oynatmaya devam ediyor.

Şu takıma orta saha alınmadı ya, ben ne diyeyim bunlara daha!

  ©Artemio Franchi. Template by Dicas Blogger.

TOPO