13.11.2008

Yabancı Katkılı Milli Takım

"Teklif gelmesi halinde Türk Milli Takımı'nda oynamak bana gurur verir."

A Milli Takım'da yabancı oyuncu oynayıp oynamaması Aurelio'dan beri ülkeyi ikiye bölen bir tartışma konusu. Deivid de teklif gelirse ve uygun görülürse oynayabileceğini sakin ve sade bir dille açıkladı. Tüm dünyada bu uygulanırken, Fransa'da Fransız bulmak git gide zorlaşmışken, güney amerika'dan gelenlerin İspanya, İtalya gibi yerlerde milli takımları zorladıkları, İngiltere'nin önemli bir kısmının orta amerika ülkelerinden gelen adalılardan oluştuğu, Almanya'nın yükünü Polonyalıların çektiği düşünülünce Türkiye'nin de bunu yapmasında anormal birşey olduğunu düşünmüyorum.

Bunu yaparken seçilecek oyuncular çok çok önemli. Ülkemizde 3 sezon önce yasadaki açıklıktan yararlanıp normalden çok daha fazla oyuncu için vatandaşlık başvurusunda bulunmuştu kulüpler. Bu rüzgarla bir çok takım yabancı kontenjanında birer ikişer yer açmaya çalışmıştı. Türk vatandaşlığı alan ve ülkelerinde milli formayı giymemiş isimler arasında milli takımımız için arayıp da bulamadığımız isimler bulunuyor. Mehmet Topal geçen sezon parmak ısırtan bir form sergilemeseydi Mehmet Aurelio hala o bölge için tek isim olacaktı. Sol bek diye diye kan ağladı bu ülke bir dönem, İbrahim Üzülmez Beşiktaş'ta kaptan olmasına rağmen oynadığı oyunla tepki çekerken milli takımda mecburiyetten oynadı. O bölge için de Hakan Balta geçen sezon gösterdiği performansla kurtarıcı oldu çıktı. Tıpkı sağ bekte Gökhan Gönül'ün yaptığı gibi. Bu ülke o bölgede Cihan Haspolatlı'yı bile denedi 4 sezon önce. O tarafta Hamit Altıntop'u oynata oynata adamın orta sahadaki yeteneklerini unutacak konuma gelmiştik. Neyse ki Çek Cumhuriyeti maçında kendisinin aslında hangi bölgede oynaması gerektiğini herkes anladı. Forvet konusunda aslında sıkıntı çekmeyecek bir ülke olduğumuzu düşünüyorum, ne yazık ki milli takım hocalarının çeşitli inatları yüzünden her dönem bir sorun yaşanıyor o bölgede. Orada yerlileri bile göremezken yabancı düşünmek en son alternatif olur.

Yazının çıkış noktasına, yani Deivid'e dönecek olursak. Deivid'in orta sahada forvete destek olan o oyununu Tuncay Şanlı, Yıldıray Baştürk veya Emre Belözoğlu ile oynatmaya çalışıyor ki Tuncay'ın forvetin solunda veya ortasında golcü pozisyonunda daha iyi olduğunu biliyoruz. Yıldıray'ı Leverkusen'den sonra doğru düzgün iş yaparken gören var mı ? Emre'nin zaten 3 maç oynayıp 13 maç sakat olduğu gerçeği var ki kendisi forvet ile orta saha arasında 10 numara olarak oynamaktansa Aurelio veya Mehmet Topal'ın yanında topu dağıtan klasik orta saha olarak oynama işini daha iyi yapıyor. Bu şartlar altında görüyoruz ki o bölgede elimizde iki tane altın değerinde isim olduğunu görüyoruz. Deivid de Souza ve Cassio Lincoln..

Geçtiğimiz sezon Norveç maçı öncesi Fotomaç'ın anlamsız bir kampanyası olmuştu Lincoln için. O günlerde olmayacağı açıktı ancak bu sezonki formu milli takımda arayıp da bulamadığımız isim olduğu düşüncesini ortaya çıkarıyor. Deivid de aynı şekilde orta sahada Lincoln ile aynı işi yapmasa da orta saha ile forvetin arasına yerleşip orayı elimizdeki oyunculardan çok daha iyi idare edebilecek bir isim. Bu bölge için Arda da sık sık deneniyor ama o alışkanlığı gereği kanatlara kaçıp o görevde 90 dakika kalmayı başaramıyor.

Üst satırlarda sol bek olayından bahsetmiştim. Bugün Hakan Balta olmasa hala sol bek konusunda sıkıntı çekiyor olacaktık. Volkan Yaman'ın istikrarsız formu, Uğur Boral'ın asıl yerinin hücum olması, İbrahim Üzülmez'in malum oyunu, Hayrettin Yerlikaya'nın da borsa misali inip çıkan formu derken Hakan alternatifsiz kaldı o bölgede. Malik Fathi gibi bir ismi Fatih Terim ve Ersun Yanal'ın atlayıp gitmesi skandalına girmiyorum bile. Hakan'ın şimdilik tek olarak gözüktüğü bölge için Vederson'un neden düşünülmediğini soruyorum kendime ve cevap bulamıyorum. Bunu söylerken oynaması gereken ilk ismin Hakan Balta olması gerektiğini de atlamıyorum tabii ki. Ancak Hakan'ın olmadığı zamanlarda Uğur Boral veya Volkan Yaman'a umut bağlamaktansa Vederson'un denemeye değer bir isim olduğunu düşünüyorum. Son yıllarda avrupadaki dev milli takımlarla başa baş gittiğimiz gerçeği bazı bölgelerde oluşan büyük sıkıntıları görmemize engel olmamalı.

Bugünün milli takımına Lincoln, Deivid, Vederson gibi isimler aranan, istenen katkıları yapacaklardır gerektiği yerlerde. Gerçi Deivid ve Lincoln'ün olduğu yerde Mesut Özil gibi bir isim var, elin Brezilyalısı'nı alıp da oraya yerleştirme fikrini sayfalarca anlatana kadar bu ismi elden neden kaçırdığımızı da sorgulamak lazım. Malik Fathi, Mesut Özil gibi isimleri kaptırdıktan sonra yapacak başka birşey de kalmıyor. Şanslıyız ki Mevlüt Erdinç'i Fransızlar'dan önce davranıp kaptık, yoksa 3-4 sezon sonra bu takımın değişmezi olacak bir ismi Benzema'nın partneri olarak görmemiz de sürpriz olmazdı. Konuyu toparlamak gerekirse, böylesine önemli ve alternatifi diğer bölgelere göre çok az veya bir iki tane olan bölgelerde yabancıları oynatmak konusunda ciddi adımlar atılması gerekiyor. Bunu yaparken elbette çatlak sesler çıkacaktır aralarda, "Lincoln kim ?" "Deivid kim ?" diye bu adamları görmezden gelenler olacak ki aynı isimler bu yabancılar gol attığı zaman havaya zıplayıp sevinecek ilk isimler olacaktır.

Bunu yapmanın günümüz futbolunda ihtiyaç olduğunu doğru şekilde anlattıktan sonra da itirazların ve eleştirilerin önüne rahatlıkla geçilebilir. Sonuçta İspanya Senna'yı ve Pernia'yı, Almanya Podolski'yi ve Klose'yi, İtalya Camoranesi'yi, Fransa Vieira'yı ve Zidane'ı, İngiltere kadrodaki onlarca siyahi ismi, Portekiz Deco'yu, Japonya Alex'i oynatırken ne ülkelerinin itibarlarını ne de bütünlüklerini zedelediler. Hatta İtalya'ya Amauri de katılıyor bundan sonraki ilk maçta. Hepsine itiraz edenler çıktı ancak bu isimler yeşil sahalarda konuştuktan sonra herşey tatlıya bağlandı. 2 yıl önce Aurelio'yu yerden yere vuranlar bile bugün Betis'te gol atınca "Bizim Aurelio gol atmış" diyorlarsa 2012'de veya 2010'da "Lincoln'ün pasında Deivid gol attı" cümlesini de rahatlıkla sindireceklerdir.

1 yorum:

bianconeri dedi ki...

Ben milli takımlara devşirme oyuncuların alınmasına karşıyım.
Buna dair bir yazı yazmıştım.

http://papaboubadiop.blogspot.com/2008/08/milli-takm.html

  ©Artemio Franchi. Template by Dicas Blogger.

TOPO