14.08.2010

Olmaz!: Sivasspor 2-1 Galatasaray

Sezon açılışı, eksikler var ama galibiyetin gelmesinin pek de zor olmadığı bir deplasmandayız. 1-0 öne geçiyoruz daha 6. dakikada. Her şey güzel, pozisyona giriliyor, goller kaçıyor. Savunmadaki iki derin boşluk(Ali-Servet) sayesinde pozisyonlar veriliyor ancak galibiyet gitmez diye düşünüyoruz. Sonra bir bakıyoruz, tüm yedek kulübesinin yanlış bir itirazda bulunduğu faulde daha büyük bir savunma ve kaleci yanlışıyla golü yiyoruz. Devreye girerken moral bozuyor ama kulübede Mehmet var, Baros var, çeviririz diyoruz. Çevirmeyi planladığımız şeyin ucu bize dönüyor ve kalakalıyoruz sahada. 35 dakika boyunca deli tavuk misali golün gelmeyeceğinin net olduğu onlarca pozisyona şahit oluyoruz.

Arada kaptan çıkıyor takımın en büyük yıldız adayı gencinin boğazına sarılıp "vurmasana laaaaaaaaan" diye bağırıyor. Sonra iki serbest vuruş atıyor o kaptan, birinin ömrü kısa sürüyor ve yumuşacık gidip barajda kalıyor, diğer vuruşta ise top dağlara mı taşlara mı gideceğini düşünerekten gökyüzüne süzülüyor. Eee, hani vurmayacaktı Emre Çolak?.. Ama o kaptandı, onun lafının üstüne kimse söz söyleyemez, zaten Arda ve Emre abi-kardeşten daha öte değil mi? Emre bundan mesaj almıştır kesin. Hiç etkilenir mi canım. Yok yok. Emre kesin iyi algılar bunu(!) Olmaz.

Bunu rafa kaldırıp kulübeye bakıyorum. Tamam belki hazır değil diye Musa ve diğerlerini oynatmıyor olabilir hoca. Cumhur'a güvenmiyordur, bekeldiği güveni Ayhan(!) ve Sarp(!) sağlıyordur. Olabilir. Ancak tek merak ettiğim şu oluyor o noktada: Ayhan ve Mustafa Sarp ikilisinin en hazır hali bile ligde vasatı zorlayacak durumdayken bir alt ligde yılın genç oyuncusu seçilen adam mı bunlardan kötü olacak diye soruyorum. Cevap düşünüyorum, yok arkadaş. 1 metre önündeki adama topu dümdüz atamayan Ayhan Akman'ın yerine kim oynasa daha beter, daha rezil bir performans veremez. Golü attı yine yaranamadı diye Mustafa Sarp'ı savunan çıkacaktır, yalvarırım çıkmasın. Temponun içine eden, Ayhan ile el ele verip sıvadıkça sıvayan Mustafa Sarp kaybedilen maçta attığı tek gol ile kendini kurtarmasın. Olmaz.

Savunma diyordum. Ali Turan ve Servet Çetin. Şimdi Neill'ın ara sıra yaptığı gereksiz yerdeki tehlikeli faullerinden dem vurasım var ama yenildik de salladı diyenler olacaktır, susayım. Neill 7 aydır böyle kritik fauller yapıyor ama bugün söylenince "Yenilincekonuştuşerefsiz!!!!1bir!!!111bir!" olur adım. Eminim. Neyse yine düşünüyorum ve bir şeye daha cevap bulamıyorum: Orijini sağ bek olan Neill stoper oynarken, orijini stoper olan Ali sağ bek oynuyor, niye ikisini de gerçek mevkilerinde oynatmıyoruz? Yine cevap yok. Neill stopere alıştı diyecekler, o kadar. Ali Turan bek oynadığı zaman kademeye girmemesi gerektiğini düşünüyor sanırım. Yoksa niye seyretsin geçen her topu. Bir pozisyonda bakıyorum ki Ali Turan'ın çıkarması gereken topu Mehmet Batdal çıkarıyor sağ kanatta. Sinir krizinin eşiğinden dönüyorum bir anda. Sonra Barış Özbek'i görüyorum yeşil sahada, kalbime vuruyor, hafif tekler gibi oluyor. Çünkü biliyorum ki Mehmet orada Kewell orada Baros orada ama kendilerine topu taşıyacak olan üçlü: Arda, Emre, Musa gibi isimler değil, Sarp-Barış-Ayhan üçlüsü.
Sonra tribün geliyor görüntüye, başkan oturuyor orada. Adaşını arıyor gözlerim, soyadı Sezgin olanını. Bakıyorum bakıyorum bulamıyorum. Aklıma geliyor transfer yapacaktı bu diye. Sonra yine aklıma geliyor üç kuruşun hesabını yapıp şu kritik dönemde alınacak 1 veya 2 adamı almadığı. Bu 1-2 adam takımı komple değiştirmez biliyorum ama en azından Sivas'a karşı öndeyken 3 puanı kaybettirmez diyorum, iyice ter basıyor. Sonrasında yine bir düşünce alıyor beni, acaba diyorum Hakan Balta neden önünde iki tane arkadaşı varken rakibe pas veriyor bomboş pozisyonda. Yine cevap bulamıyorum arkadaş. Bu adamlar 1.5 aydır hazırlanıyor, buna mı hazırlandılar? Olmaz. Olamaz.

Sonra diyorum ki, tüm bunlar rüya değil belli ama, bir şaka olsa, en kötüsü bu olacak, bu dibe vurmuş halimiz ve yükseleceğiz deseler. Yok ama, değil gibi. Çok göreceğiz sanki bu kara tabloyu. Yine de sezon başı diyorum ümidimi koruyorum bir hayli azalsa da.

Ha bir de, Aykut Erçetin geliyor aklıma. Hadi be, lütfen, o kadar okuyucu gelecek bu satırları okuyacak, bari Aykut için rüya deyin, kabus deyin. Aykut bari kötü bir rüya olsun. O da mı değil ya?

6 yorum:

dvrn dedi ki...

ah be benim güzel abim. maç yazısı yazan ellerine yazık ya, haketmiyor bu takım oyunu, haketmiyor mac yazısını bile...

Anonim dedi ki...

Hoacam ellerine sağlık.
Mustafa sarp gol atınca sevnirken bi taraftan da bi sonraki maçta yeri garanti olcak diye üzüldüm..
Maçları izlerken Sarp'ın yalandan presni,pas hatalrını yanımdakilere izah etmekten yoruldum artık.
Sarp'ın,Ayhanın,Barışın oluşturduğu bir orta saha ile tek maç bile kazanamayız,ben iddalyım..
'mücadeleci' futbolcu hüviyetini taşıyan bu 3 adamın olduğu maçta orta saha kırılgan ve kolyaca geçliebliyor..
Ayıp valla ya,Sarp'ı,ayhanı bu yıl kadroda tutan anlayışa yazıklar olsun..

Çağrı dedi ki...

Yok abi yok takımın bu hali o sağda bu solda o sahada o yedek klübesinde falan ile açıklanamayacak bir durumda Galatasaray takımında isterse stoperde arda ile kewel forvette de servet ile neill oynasın ceyhundan başka topçusu olmayan sivasspor'u yenmesi gerekir ben adını koyamadım bu mağlubiyetin koyabilecek olan varsa dinlemeye hazırım ...

Ozan dedi ki...

ama rijkaard ne yapsın iki ucu boklu değnek onları oynatmaz niye oynatmadın denri gençleri oynatır niye oynattın der rijkaardın eli kolu bağlı kara tabloyu çok görüzcez bu üçlüyle

maserati68 dedi ki...

galatasarayı tüm sevenlere chao grey blogundaki yazıyı okumalarını tavsiye ediyorum..
http://chaogrey.blogspot.com/2010/08/ss-gs-mac-sonras-ahval.html

Batistuta35 dedi ki...

Arda'nın emreye haraketleri gerçekten rahatsız ediciydi.

  ©Artemio Franchi. Template by Dicas Blogger.

TOPO