29.08.2010

Siftah!


Lig tarihimizin en kötü başlangıcı gibi olumsuz bir rekoru egale ettikten sonra 2 sezondur puan almayı geçtim gol attığımıza sevindiğimiz Eskişehirspor'a karşı da puan kaybı yaşarız korkusu vardı içimde. Ancak takım ilk 20 dakika ciddi pozisyon vermeyip bu bölümü 1-0 önde geçince galibiyete de emin oluyor insan. İnanın bana 1-1 olduğunda bile korkmadım, emindim işte.

Kadroda sürpriz isim Serkan oldu zira diğer isimler aynıydı. Şu Serkan'ı ve Karpaty Lviv maçlarında yenen 3 golün 2 tanesini yediren Hakan'ı yan yana koyunca o bölgede formanın kime ait olacağını kestirmek zor değil. Serkan böyle oynasın tüm sezonu götürür, ki zaman geçtikte de iyiden iyiye parlar o seviyede. Geldiği günden beri potansiyelini yansıtmasını beklediğim bir isimdi serkan. Şu an 20 yaşında ve artık basit maçlarda oynayan yedekten ziyade rotasyonun ana elemanlarından biri olması lazım. Gelişip önemli bir yer edinecek oyuncu için geri dönüşü olmayan yaşlara geldi zira. Bahsettiğim türden rotasyonun ana elemanı olmayı şimdilik başarmış durumda. Bundan sonrası kendi elinde ki Çağlar sakatlığını atana kadar ne kadar oynarsa bizim yararımıza olacak bu. Bugünkü Serkan'ı beğenmeyen kimse olmamalı.

Savunmada Serkan'dan başlamışken hemen kaleye ve Neill'a geleyim. Ufuk yediği golden 1 dakika önce imkansız denecek bir topu çeldi. Sonra basit bir hatayla yedi golü. Burada ilk pozisyonu mu alkışlayalım yoksa ikinci pozisyonun mu derdine düşelim diye ikilimde kalmaya gerek yok. Ufuk Ceylan kalede 2 senedir yaşadığımız sıkıntının kalıcı çözümü olacak, bu su götürmez bir gerçek. O yüzden sadece destek olalım tutsa da yese de. Şu 1-2 ayı atlatıp yeterli güveni sağlasın, gerisi çok parlak Ufuk için. Mesela bugünkü golde hatayı Aykut yapsa bu kadar tepki göstermezdik "O TOP DA KAÇAR MI BE!" diye bağırıp çağırmazdı hiç kimse, çünkü alıştık, güvenmiyoruz Aykut'un o topu kolayca alabileceğine. Ancak Ufuk aynı hatayı yapınca şaşırıyorsak ve tepki gösteriyorsak bunda Ufuk'a duyulan güvenin önemli bir payı vardır. Aykut kaledeyken "eyvah yedik" diyorum cılız bir şuta bile ama Ufuk kaledeyken Sezer'in o füzesine bile gol olmaz gözüyle bakabiliyoruz.

Neill'a gelirsek. Önce Twitter'a sonra Galatasaray Sözlük'e yazdığım şeyi ekleyeyim öncelikle(Şunu belirtmeliyim ki benim yazdığımdan önce bu maçtaki performansıyla Kewell'dan bile daha verimli oldu tarzında bir şeyler yazıyordu):
- "kewell'dan onde oldugu iddia edilen performansıyla 29 ağustos 2010 eskişehirspor galatasaray maçında rakibin 2. golune zemin hazırlamıstır. neyse ki atamadılar. ben bu adam cok basit hata yapıyor, olur olmadık yerde canımızı yakabiliyor dedigim zaman suclu oluyorum, konustu oluyorum. takımdaki cogu kisiden daha hırslı ve mucadeleci olabilir ancak avrupa'da basarı hedefleyen bir galatasaray icin yeterli kalitede degil.

su entry icin mac sonunu beklemedim zira sonra puan kaybedersek sinirden yazdı diyecek bir takım akılsızlar."


1-1'di skor bunu yazdığım zaman. Maç sonu söylersem kötü konuştu olur adım diye erkenden yazdım aradan çıkardım bunu. Ki bu entrynin yazılma sebebi de bu maçın 53. dakikasında rakibe kısa mesafede teslim ettiği pas ve hemen üstüne yediği basit çalımdı. Kritik noktalarda kritik hatalar yapıyor Neill ve bazıları ne yazık ki göremiyor bu hataları. Hırs, azim, mücadele dendi mi başımın üstünde yeri var, kaptandan daha iyi yönetiyor takımını, orta sahadaki Ayhan-Sarp-Barış üçlüsünden daha iyi oyun kuruyor stoper haliyle. Ancak şu basit hataları her maçta yapıyor ve canımız yanıyor bazen. O entryde yazdım yine yazıyorum, Avrupa'da başarı hedeflediğimiz zaman Neill rotasyon elemanı olur, fazlası olamaz. Ama Süper Lig ve Türkiye Kupası dendiği zaman ilk 11'e adı yazılacaklar arasında ilk 3'tedir.
Ve gelelim takıma. Oyun olarak ekstra şeyler yapmadık, bugün tek gözüme çarpan basit oynamamız oldu. Çok dolandırıp karıştırmadan net olarak basit toplar yardımıyla pozisyon bulmaya çalıştık ve hücumda pozisyon getirecek pasları da doğru atınca rahat geçirdik maçı. Özellikle 4. dakikada attığımız gol şans golü olsa da sadece bu sezon değil son 3-4 yılda bu tip gollerle canı çok yanan bir takımdık. Bu tip gollerle 3 puan almanın tadı daha bir güzel oldu. Belki de şansımızın döndüğü maçtır bu, olamaz mı?

Takımda orta saha hala bağırıyor ben eksiğim diye. Bugün Elano ve sezonun en iyi performansını veren Arda sayesinde toparlandı ortalık. Arda konusunda bu sezon için en iyi derken, son 2 yıldaki Arda'yla kıyaslayınca yine "kötü" olduğunu belirtelim. Bu sezon o kadar dökülüyordu ki bu maçta standardına ulaşamamasına rağmen oynadığı vasat-kötü arası oyuna razı olduk. Şu performansın üstüne fazlasını katmalı Arda, böyle giderse rahat kazanınca tribüne çağırılır sadece. Zar zor kazanılan maçta bile 3 puana bakılmaz oklar kendisine çevrilir, bunun farkındadır umarım. Muhtemelen buradaki son sezonu bu ve bunu iyice parlayarak geçirmeli hem kendisi hem de bizim için.

Son olarak Aydın'a da değinmek istiyorum ben. Karpaty Lviv maçında Serdar'dan sonra Aydın bile ilaç gibi gelmişti. Bugün de oyuna girdikten sonra olumlu işler yapmaya gayret etti ve küfür yemeden tepki çekmeden temiz bir 45 dakika oynadı. Gerçi benim de yanımda Barış-Sarp-Ayhan üçlüsü oynasa ben de "bu çocukta iş var" lafları eşliğinde maçı tamamlarım. Aydın 3 sezon önce kaldığı noktadaki isteği ve azmiyle bu sezona başlamış görünüyor. Umarım tarihi tekerrür ettirmeyip bu defa hırsını ve azmini kaybetmeden sezon sonunu görür. Altyapıdan bu kadar gamsız bir adam çıkmış olamaz diye düşünüyordum her zaman, Aydın'ın şu "istekli gibi" halini görünce ilk kez ha gayret diyerek umutlanıyorum 2006'daki Konya maçından sonra...

10 yorum:

Adem Kenan dedi ki...

Neil'i eleştiriyorsun ama Neil'den başka alternatif var mı? İlk golde ki attığı ve gole zemin hazırlayan pasa ne demeli? Ve orta saha'ya kadar gelip yürekli bir şekilde rakip oyunculara göz dağı vermesi, diş göstermesi peki.. Eğer maçı sırf Neil'in hatalarını yakalamak için izliyorsan bilemeyiz.. Bu takımda Neil gibi olsa bütün oyuncular bu takım 2-3 gömlek daha iyi olurdu emin ol;)

franchi dedi ki...

sozlukte de yanlıs anlasılmıstı neill yorumum, sen de yanlıs anlamıssın.. ben su an yetersiz demiyorum, elimizde oldugu surece 11'in degismezi olacak.. yerine oynatabilecegimiz daha iyi bir isim yok.. ancak sampiyonlar ligi'ne katılabildikten sonra neill gibi bir oyuncu bile yetersiz kalacak onu anlatmaya calısıyorum.. en ust duzeye yeniden cıktıgımızda bu hatalar ciddi boyutlara ulasacak cunku..

Adem Kenan dedi ki...

ne demek istediğini, ama Puyol olsun Popescu olsun bütün defans oyuncuları hata yapar, eğer Neil'in yanına da iyi pas yapabilen teknik bir stoper koyabilirsen o zaman zaten Neil böyle basit hatalar yapmaz emin ol.. Ve iyi bir orta saha.. Takımın genel sorunu pas yapmakta.. Defanstan çıkarken yada hucumda iken topsuz alanda oyuncular boşa çıkmayı beceremiyor, bilmiyor artk herneyse.. Herkes topu ayağına gelsin bekliyor, temel sorunu bu zaten takımın.. Pas vermeyi değil pas almayı beceremeyen oyuncularla dolu bu takım.. Hareketli bir orta saha ve Neil'in yanına Meira gibi ( meira da çok basit hatalar yapardı mesela;) çünkü partneri dilinden anlamıyordu, pas alıp vermesini bilmiyordu, meira gitti partneri kaldı); ) teknik bir defans oyuncusu koyarsan CL' de çok iyi işler başarabilir bireysel ve takım olarak.. Ayrıca Neil'de bir şeytan tüyü var ki kritik yerlerde kaptırdığı toplarda genelde gol yemiyoruz;)

Ayrıca Ayhan'ın bugün kaptırdığı bir top var ki, 10mt uzagında adam görünce naapcağını şaşırdı, NEil'in ki hiçbirşey onun yanında..

Hakan dedi ki...

Meira topu iyi kullanıyordu evet ama bir defans oyuncusu için fazla yumuşaktı. Neill öyle değil, bu aralar biraz formsuz ama birkaç haftaya toparlayacaktır. Onu yanı için mevcut adaylardan Gökhan'ı tercih ediyordum ama Servet bugün kafa olarak GS'a geri döndüğünü gösterdi.

http://hagininkosani.blogspot.com/

Burak Kereci dedi ki...

Arda Rijkaard'a biraz inansa herkes inanır.Zaten Rijkaard'a taraftar dışında kim inanıyor ki? Keşke biz inanmasak,sadece futbolcular inansa...

Serdar Erken dedi ki...

bence neill'in bir kötü özelliği daha var; o da, ofsaytı çok bozuyor. biraz pozisyon almasında sorun var. serbest atışlarda da takımın diğer üyeleri gibi uyuyakalıyor.

Adsız dedi ki...

Yanında Servet,önünde Mustafa Sarp-Barış oynayan futbolcu isterse Messi olsun,hata yapar,çünkü 'futbol dilleri' farklı..

aksilaz dedi ki...

Neill konusunda hemfikiriz. Yanına hatalarını kapatabilecek sert ve hızlı br stoper gerekli kesinlikle.

manu dedi ki...

Neil'in bahsedilen dakikada yaptığı hatada oyunu ortasahaya kurması için verdikten sonra aynı orta sahadan topu geri alıp prese maruz kalıp hata yaptığı gerçeğide unutulmamalı.Maç boyunca oyunu kurmayı denediği her topta orta sahada saklanıp top almaktan kaçan orta sahamızdır neilin bu performansının nedeni.Kaçıncı dakikaydı hatırlamıyorum ardanın kenara rijkaard'a bu sorunu söylediği dakida...Neil konusunda hakan baltaların ve ali turanların bek olduğu bir takımda bu kadar acımasız olmamalısın.

CaRtMaNtR dedi ki...

Neill oyun kurucu stoper rolünde olduğundan diğer stopere göre hata yapma lüksünü sahip olmalı. çünkü o risk alarak ileri doğru hamleyle oyun kuracak. Bu noktada diğer stoper sert hızlı ve yere sağlam basan bir adam olmalı. Servet bu konuda hız dışında uygun ama oda çok fazla hata yapan bir adam. Bu nedenle Neill hem oyun kurup hemde diğer stoperin hatalarını süpürmek zorunda kalınca kendisinin hata oranıda artıyor.

Eğer gazetelerde yazan İnsua transferi doğru ise Serkan - İnsua - Çağlar üçlüsüne sol beki emanet edip Hakan Balt'yı Neill'ın yanın çekebiliriz. bu durumda her ne kadar bu aralar formsuz olsada pozisyon bilgisi fena olmayan ve stoper için hızlı sayılabilecek Hakan Balta Neill'ın arkasını toparlayabilir ayrıca yeri geldiğinde oda topla iler hamle yapabilir.

Bu noktada Cana ön libero mevkisine yerleşirse oda düz ve temiz tek paslar atabilen bir adam olmasından dolayı yine basında çıka Misimoviç transferi doğru ise kendisine topu en kısa vadede ulaştırmamız mümkün olabilecektir.

Şu an için bu iki transfer kesinleştiyse takımın tek eksiği ortanın ortasında çift yönlü oynayabilecek bir adam olacaktır ki eğer Elano satılmazsa ondan bu rolü talep edeceğiz gibi görünüyor. savunmada sırıtacak gibi görünsede özellikle iç saha maçlarında topun çok daha akıcı bir şekilde hareket etmesine imkan verecek bir diziliş olacaktır Cana - Elano - Misimoviç üçlüsü

Aydın'ın son iki maçtaki oyunu açıkçası beni şaşırttı. Çünkü genelde pek ortası olmayan bir oyuncudan söz ediyoruz. Ya çok iyi yada inanılmaz kötü oynuyor. Fakat son iki maçtada mücadele eden ve ortalama bir oyun oynayabilen bir Aydın gördük. böyle bir istikrar yakalayabilirse Serdar ve Pino ile birlikte kanatlarda önemli bir alternatif olacaktır.

Ufuk konusunda ise gelişirmesi gereken yöneleri var. Fakat buna rağmen şu anda bile Aykut'tan daha fazla güven veriyor kalede. O fizikte bir kaleci olarak gerek yan toplarda gerekse karşı karşıya pozisyonlarda gelen topları kontrol etme konusunda bu maçta yaptığı hatayı tekrarlamaması gerekiyor.

  ©Artemio Franchi. Template by Dicas Blogger.

TOPO