31.12.2008

2008'in Ardından : Galatasaray

Galatasaray için bu yıldan bahsederken benim için ilk sırada gelecek adamdır. Sorunun ve kargaşanın bitmek bilmediği bir ortamda teknik ekipteki arkadaşlarıyla birlikte unutulmaz bir şampiyonluk sundu bize. Konuşacak fazlasıyla olumsuzluk varken bizler için en olumlu şeylerden biri oldu 2008 yılında. Tekrar tekrar teşekkürler Cevat Hoca..
Cevat Güler gibi sevimli bir yüzün ardına yakışmasa da Kalli 2008'e damgasını vurdu Galatasaray'da. Zaten niye geldiği anlaşılamamıştı, aynı anlaşılmaz durumla ayrıldı kulüpten. İyi ki gitti çünkü daha sonra yaşananların etkisiyle birlikte çok daha farklı bir şampiyonluk yaşadık. Kendisinden kurtulduk diye sevinirken bir de baktık ki Skibbe için analizler yapıyor. "Lan ?!" diye şüphelenmeye başlamıştık ki korkulan başımıza geldi, teknik danışman oldu kulübe. Geldikten sonra ilk transfer döneminde de Mehmet Yıldız transferini isteyen adam olarak adı geçti, anında bir karışıklık ve huzursuzluk çıkardı yani ilk fırsatta.. Adnan Polat'ın geldiği günden beri en büyük hatası oldu Feldkamp'ı teknik danışman olarak tekrardan buraya getirmek. Umarım yine kısa sürede kurtuluruz kendisinden. 2008 yılında Galatasaray için unutulmak istenen şeyler varsa Karl-Heinz Feldkamp liste başıdır.

Galatasaray için konuşulacak diğer şeyler de beklenmedik ve standartların çok üzerindeki transferlerdi. Ekonomik durum, avrupada bir kaç sezondur vitrinde olamamak derken Kewell, Meira, De Sanctis ve Baros transferleri doping gibi geldi taraftara.
Kadroda herkes tek tek ayrı ve önemli isimler ama Baros'un ve Kewell'ın yerleri bambaşka oldu. Yarım sezonluk kariyerleri var takımda şu an ama şimdiden tarihte yerlerini aldıracak işlere imza attılar. Sakat denen Kewell herkesi yanıltıp Leeds'de "dünyanın en iyi sol açığı" yakıştırmasının yapıldığı günlerdeki gibi oynuyor. Baros ise Euro 2004'ten sonra ilk kez isminin hakkını veriyor. 2008 karışık başladı Kalli sayesinde ama önce şampiyonluk, sonra da avrupanın ve dünyanın önemli yıldızlarından ikisinin son zamanlarda yaptıkları yılın olumlu geçmesini fazlasıyla sağladı Galatasaray için.

Bu yıl bir de Lincoln var ki kendisi hakkında ne yazacağımı bilemiyorum 2008'in ilk 9 ayında hayal kırıklığı oldu, hakkında olumsuz düşünmemek elde değildi. Ancak o Schalke'deki performansına 1 sezonluk İstanbul tatilinden sonra devam etme kararı aldı ve takım Hagi'den sonra ilk kez bir 10 numaradan keyif alır oldu.. 2009'da nazar değmesin diyelim..

Önümüzdeki yıl için tarihimizde eşi benzeri bir daha zor yakalanacak bir başarı avcumuzun içinde bekliyor. Kendi ülkemizde, ezeli rakibimizin stadında avrupa kupası kaldırmak.. Zor gözükse de imkansız olduğu asla söylenemez. Bu kadronun UEFA'da gruptan çıkmaktan çok daha fazlasını başaracak güçte olduğu konusunda hemfikir olduğumuza göre kupada finali görme konusunda umutlanmak pek ütopik olmamalı. Yine de yöneticilerimiz gibi kesin dille konuşmamak lazım, bunu istemek, umut etmek, hedeflemek ayrı şey "kesin oynarız yea" diye çemkirmek ayrı şey..

Hiç yorum yok:

  ©Artemio Franchi. Template by Dicas Blogger.

TOPO