10.12.2008

Diz Sakatlığı...

Diz konusunda 2 yıldır çok hassasım. 2 sene önce yani 2006 kasım-aralık gibi dizim ağrımaya başlamıştı, ilk başlarda önemsemedim, sonra yaz geldi, doktora gittim röntgen istedi ve sonrasında bir kaç ilaç verdi. Fayda etmesini beklemiyordum, öyle de oldu. Aynı doktora dizlik takayım mı diye sorduğumda gerek yok faydası olmaz dedi ama yine de dizlik aldım ve bir süre sonra işe yaradığını gördüm. Daha sonra 2008'in şubatında dizim yine zorlamaya başladı, dizlik de idare etmez duruma geldi. Gittim MR çektirdim doktorun isteğiyle, menisküs şüphesi vardı ama MR sonuçları da temiz çıktı, bendeki sorun devam etti yine de. Uygulamam için diz egzersizleri verdi doktor, bunları uygula güçsüz kalmış olabilir o dizin dedi. Ancak onlar da fayda etmedi, hala ne olduğu bilinmemekte. Fırsatını bulup okulun tıp fakültesine gideceğim, başka türlü uğraşılmıyor bununla. Yaşayanlar biliyordur günlük yaşamı fazlasıyla etkileyebiliyor dizdeki problemler. Bazen 100 metre yürüdüğüm zaman oturuyorum veya duraksıyorum ağrıdan yürüyemediğim için. Bazen birşey yok derken ters bir adımda diz birden coşuyor ve karartıyor insana dünyayı. Bazı geceler ağrıdan sızıdan uyuyamadığım oluyor, dışarıya çıkamayıp evde boş boş uzanmak zorunda kaldığım günlerin sayısı da az değil. Futbol yasak, doktor özellikle halı sahayı yasakladı, bağlarda sorun varsa halı sahada koşuşturmanın sonunun hiç iyi olmayacağı ihtimalinden bahsetti. Halı sahada pek başarılı olmasam da az çok koşup oynamak herkes gibi fazlasıyla keyif veriyordu. Ama artık o başarısız maçlardan bile eser yok. Sadece yüzmek iyi gelir deniyor, bol bol yüzmemi tavsiye ediyor doktorlar.

Hal böyle olunca da futbolcuların diz sakatlıklarına çok daha fazla yoğunlaşıyorum, birisinin dizinde sorun çıktığı zaman sürekli yaşadıklarım aklıma geliyor. Son zamanlarda o kadar çok diz sakatlığı haberi alıyoruz ki her biri kendime olmuş gibi sıkılıyorum okurken. En son Gattuso gitti, sezonu kapattı. Bizim önümüzde Uğur Uçar ve Serkan Çalık örnekleri var. Arsenal'de Rosicky hala kayıplarda, Ruud sezonu kapattı. Dizden sorun yaşayan 6 aydan erken geri gelmiyor. Geri gelenler de eskiyi aratıyor, Ronaldo biraz toparlanır gibi olmuştu Real Madrid'e gidince ama İtalya'ya geri dönüşü O'nun sonu oldu. Aydın Yılmaz yeni yeni kendine geliyor. Bizim altyapıda neredeyse her orta saha ve forvet oyuncusunda bir diz sakatlığı yaşanıyor. Bunlar ilk akla gelenler, saymaya kalksak bitmez.

Düşünüyorum da 3 sene önceye kadar bu kadar fazla yoktu bu sakatlıklar. 1-2 oyuncunun haberini alıyorduk, diz sakatlığı duyunca şaşırıyorduk sıradışı olduğundan. Şimdilerde dizden sakatlık haberi gelmesine o kadar alıştık ki basit bir ayak burkulması kıvamında tepkiler verir olduk. Futbolun git gide kabuk değiştirmesinin, eskisi gibi durağan ve ağır değil tempolu olanın ve güçlü olanın işi alıp götürmesinin etkisi var bunda da. Kulüplerin, taraftarların, oyuncuların hepsi başarıya acıkınca peşlerinde sürükledikleri hırsla birlikte genç-yaşlı bir çok yıldız oyuncunun korkulu rüyası oluyor diz sakatlıkları. Savunmacılarda bu sorun daha az, şimdilik dize darbe almak dışında sadece koşarken ve mücadele ederken sakatlanan savunmacı pek duyamıyoruz. Futbol savunmacının da 10-12 kilometre koşmasını gerektirdiği vakit onların da haberleri bol bol gelecektir. Bütün bunları hızlı ve akıcı futbola yüklemiyorum, sadece bunun en büyük etkenlerden olduğunu söylüyorum.

Futbol bu haliyle çok daha keyif verici, çok daha fazla ilgi çekiyor ama sahadaki adamlar için de tam tersi bir etki yaratıyor, çoğunun başına kariyeri bitiren veya bitirmeye noktasına getiren dertler açıyor. Van Basten ve Rıdvan hep başkaları tarafından sakatlanmıştı ama günümüzde bir çok isim sakatlanırken yanlarında bir de suçlu bulundurmuyorlar 15-20 yıl öncesi gibi. En fazla Ronaldo'yu bunların dışında tutabiliriz, o topla giderken adımını kötü atıp kendi sonunu hazırlamıştı. Ya diğerleri ?

2 yorum:

Zoma dedi ki...

Nihat'ınki diz sakatlığı mıydı? Euro 2008'de sakatlanıp oyundan çıkarken kasığını tutuyordu diye hatırlıyorum.

franchi dedi ki...

nihat'ın eski sakatlıgı dizle ilgiliydi, bu en sonuncusu kasıktan olmustu unutmusum onu bir an.. tesekkurler duzeltme icin..

  ©Artemio Franchi. Template by Dicas Blogger.

TOPO