12.12.2008

Türkiye Kupası #2

İlk yazı burada duruyor. Yine o satırlarla bağlantılı bir şeyler karalamak istedim. O zaman ortaya koyduğum fikrin somut halinden örnekler vermek istiyorum. Yani Türkiye Kupası ve 2-3. Lig takımları hakkında. O dönemlerde şimdiki statünün benzeri vardı. 3. Lig takımlarından grupların ilk 3'te yer alanlar kupaya katılıyordu. Ancak şunu söylemek lazım, o dönemde 3. Lig'in karşılığı şimdiki 2. Lig oluyor.. 1996'da 3 tane profesyonel ligimiz varken bugün bu sayı 4'e çıkmış durumda. Yani günümüzde de 10 sezon önceki kadar takım katılıyor diye düşünebiliriz ancak o zaman küçükler sürpriz yapıyorlardı, isimlerini duyurup şehirlerinin, kasabalarının halkları için unutulmaz anılar yaşatıyorlardı. Evet bu kupanın eski formatının, grupların karışmadığı, herşeyin tek maçta tamamen şans eseri belirlendiği o günlere dönmek istiyorum. Üstelik bu defa örneğini vereceğim takım da benim için fazlasıyla yakında olan bir takım. Yaşadığım şehrin takımı olan Marmarisspor'dan bahsediyorum.

1996-1997 sezonunda o dönem tek maçlı eleme sistemi olan kupada Marmaris'in macerası gibisi günümüzde pek de karşılaşılacak türden değildi. Tabii ki o sezona damgasını vuran olay Marmarisspor'un 6. tura kadar yükselmesi değildi, 18-17 biten ve 33 penaltının gol olduğu o unutulmaz Galatasaray-Gençlerbirliği maçıydı.

Neyse biz hikayenin siyah-beyaz renklerle ilgili kısmına devam edelim. O dönem bir önceki sezon gruplarında 2 ve 3. sırayı alan 3. Lig takımları Türkiye Kupası'na ilk turdan girebiliyorlardı birbirleriyle eşleşmek koşuluyla. Marmaris de katılmayı başardığı ilk turda Isparta'yı 2-1 yenip 2. tura geçiyordu. 2. turda ise gruplarını lider bitiren 3. Lig takımları ile 2. Lig'deki takımlar ve 1. Lig'den düşenler kupaya dahil oluyordu ve 2. tur yerel bir derbiye, Marmarisspor-Muğlaspor maçına sahne oluyordu. Maç hakkında detaylı bilgim yok, o dönemde 9 yaşındaydım ve aklımda kalan tek şey Marmaris'in Muğla'yı 5-1'lik skorla geçmesinin ardından herkesin deliler gibi eğlendiğiydi. O dönemde ülkedeki en alt profesyonel ligde oynayan takımımız kupada bir üst ligdeki ezeli rakibini unutulmaz bir skorla geçiyordu. Türkiye Kupası'nda daha ileriye gitme heyecanı Marmaris'i sarmıştı bile çoktan.

3. turda bir önceki turdan gelen takımlar eşleşiyordu birbirleriyle, bu turda kupaya dahil olan yeni bir takım yoktu. Kura şansının da yardımıyla Marmarisspor yine evinde oynuyordu bu turdaki maçını ve yine kendisinden bir üst ligde oynayan Alanyaspor'u 2-1 yenerek kupanın dışına itiyordu. Sadece 1 tur atlasa yeter denen takım şimdi 4. tura yükselmişti. 4. turda 2. Lig'den geçen sezon 1. Lig'e yükselen 3 takım kupaya dahil oluyordu. Yeni rakip yine bir üst ligden geliyordu, yine Marmaris'te oynanan maçta Kuşadası karşısında alınan 1-0'lık galibiyet Türkiye Kupası'nın 5. turuna taşıyordu Marmarisspor'u. Bu turda işler karışmaya başlıyordu, çünkü 1. Lig'de 9-10-11-12-13-14-15. olan takımlar kupaya katılıyordu. Marmarisspor kupa macerasını bu turda noktlayacak gibiydi. Rakip yine bir Ege Bölgesi temsilcisi olan Denizlispor oldu. Maç sonunda tabelada 5-4'lük galibiyetimizi görmek o dönem şehirdeki herkes için tarifsiz bir mutluluktu. O tek tura razı olan takım şimdi 5 tur birden atlayıp adını 6. tura yazdırmıştı.

6. turun bu defa son durak olması daha da kesin gözüküyordu. Geriye kalan 8 takım da kupaya katılıyordu. Yani bir önceki sezon 1. Lig'i ilk 8'de bitirenler. Türkiye'nin en büyük takımları buradaydı ve kupanın bu turuna sürpriz bir şekilde gelen 3. Lig takımı vardı iki tane : Marmarisspor ve Sankospor.. Marmarisspor'un bu turda 3 büyükten biriyle eşleşip maçını Marmaris'te oynamasını istiyordu herkes ama olmadı, rakip Fenerbahçe'ydi ve adres Kadıköy Şükrü Saraçoğlu Stadı'ydı. Kupada çeyrek finalin eşiğine gelen Marmarisspor için bu eşleşme kesin ve net bir son anlamına geliyordu, 4-0'lık mağlubiyet de bunun belgesi oldu. İstanbul seyahati turistik gezi oldu takım için. Sezon sonu Marmarisspor 3. Lig'den 2. Lig'e yükseliyordu ve Türkiye Kupası'nda tesadüfen başarılı olmadığını gösteriyordu. Sonraki sezonlarda en fazla 1 tur ilerleme başarısı gösterdi takım ama o dönemki statünün getirdiği sürprizlerle 5 tur atlayıp Fenerbahçe'ye karşı rakip olmuştu. Her zaman hatırlanacak, unutulmayıp "bir zamanlar böyle yapmıştı Marmarisspor" denecek bir hatıra kaldı bizlere de..

Şimdi bir de grup formatına geçilen sezonlara ve sonralarına bakalım. 3 kez bu saçma formatta oynanan kupada kaç tane küçük takımın yıllar sonra böyle anlatabilecek bir anısı oldu ? Veya 1996-1997'de olduğu gibi bir sezonda iki küçük şehir için iki unutulmaz hikaye hiç oluşabildi mi ?

Hemen inceleyelim gruplardan sonra devam edebilen -Süper Lig takımları dışında- kaç tane 1. ve 2. Lig takımı olmuş :

- Grup formatının uygulandığı ilk sezon 2005-2006. Bu sezonda 2. Lig'i geçtim 1. Lig'den bile takım kalamamış gruplara, çeyrek finalistlerin hepsi Süper Lig'den geliyor.

- 2006-2007 sezonunda da değişen birşey yok, 8 çeyrek finalist ve hepsi de Süper Lig takımı.

- 2007-2008 sezonunda ise grup formatının ilk sürprizi gerçekleşiyor ve Adana Demirspor gruptan çıkan takım oluyor. Çeyrek final ilk kez Süper Lig dışından bir takım görüyor grup sistemine geçildiğinden beri.

Çeyrek final öncesi grup maçları oynayabilmek de bir başarıdır şimdiki 2. Lig takımlarımız için. O konuda kimsenin itirazı yok ancak buraya ulaşmak için 2 tur geçmeleri yetiyor. Yıllar önce olduğu gibi çeyrek final kapısına 5 tur atlayarak ulaşılmıyor ki.

Profesyonel lig sayımız 4'e çıktığından beri kupaya 4. seviyedeki profesyonel lig olan Türkiye 3. Ligi'nden kupaya katılan bir takım bile yok.. İlk 3 profesyonel seviyedeki ligin takımlarının hepsi bu kupaya katılmalı ki mevcut sistemde 3. seviyedeki profesyonel lig konumundaki 2. Lig'deki takımların yarısı bile katılamıyor kupaya. Büyük takımların erkenden elenmesinden ve kupa heyecanının kaçmasından mı korkuyorsunuz ? 3. Lig ve 2. Lig takımlarını bir arada bir kaç tur oynatıp, sonra sırayla 1. Lig ve Süper Lig takımlarını kupaya dahil etmek bu kadar mı zor ? Eskiden ülkedeki tüm profesyonel liglerden takımlar kupaya katılıyordu, en düşük profesyonel lig dışındaki diğer liglerin takımlarının da tamamı katılabiliyordu kupaya. Şimdi neden bu saçma sistem ? Neden bu yerel seviyede futbolun halka ulaşmasına engel olan sistem ? Neden ? Neden ?...

Madem üvey evlat muamelesi yapacaktınız, neden 4'e çıkardınız profesyonel lig sayısını. Onlar da bu ülkede profesyonel etiketiyle futbol oynuyorlarsa, onlar da bu ülkede resmi olarak profesyonel lig maçları yapıyorlarsa Türkiye Kupası maçı oynamak onların da hakkıdır. Grup formatı ayrı bir rezalettir, o konuda şüphe duyan hiç kimse yok. Ancak bu kupa ülkenin adını taşıyan kupaysa burada en alt seviyedeki profesyonel ligden de takım olmak zorundadır. Fransa'daki gibi amatörleri de alın diyen yok ki, sadece 4 profesyonel ligin takımları bir arada oynasın.

Her sene aynı takımların oynadığı çeyrek finallerdense 2-3 tane 2. Lig ve 3. Lig takımının yer aldığı çeyrek finalleri izlemeyi her zaman tercih edeceğim. Buna kimsenin de itirazı olmayacaktır, futbol böyle güzel, futbol çeşitli farklı ve renkli hikayelerle güzel. Sıkmadı mı artık 8 Süper Lig takımı ile çeyrek final izlemek ?

1 yorum:

Anonim dedi ki...

Futbolda esas olan rekabettir, ancak seninde verilerle anlattığın üzere bu yeni format bu rekabeti ortadan kaldırdı, kupanın muhtemel çeyrek finalistlerini süperlig tablosuna bakıp takım durumlarını göz önüne alarak 8 tane tahmin yapsan 4-5 tanesini tutturabilirsin :). yani öyle çok aşırı heyecan yaratıcak durumlar oluşmuyor artık kupada. sürpriz mi? geçen sene oftaşın galatasarayı elemesi ( ki ikiside süper lig ekibi) Kendi taraftarı olan ufak şehir takımları bu heyecanı yılda 1-2 kez yaşayabiliyordu, ki artık bu şanslarıda yok :) ama malum yayın haklarını aldı süperligin yayıncı kuruluşu:) onlar doğal olarak bu sistemi istiyorlar ki, büyük takımlar oynasın, dekoderler satılsın,

  ©Artemio Franchi. Template by Dicas Blogger.

TOPO