19.12.2008

Not Defteri #5

- Yine 4-5 günlük bir sessizlik oldu. Tatili bitirip İzmir'e gelince bir kaç gün internete uğramadım.

- Şimdi yazarken şaka gibi gelecek ama bir kaç şerefsizin tercihi sayesinde şu an bu satırları yazabiliyorum. İnsan hayatı böyle kritik olmamalı.. Açayım olayı.. Çarşamba gecesi evde oturuyoruz, pencerenin önündeki masada da 4 kişi oturup batak oynuyorduk her canı sıkılan öğrenci gibi. İlk oyun bitti, ikincisi de bitmek üzereydi, güzel güzel gülüp eğleniyorduk. Saat de 01.30 olmuştu. Yerimden kalkmak üzereydim, tam kalkmak için hareketlendim ve aniden bir cam patlaması/kırılması duydum ki aynı anda sırtıma da bir darbe hissettim. Otursam sırtımda değil başımda hissedecektim o darbeyi. İlk anda şaşkınlıkla yerdeki cam şişenin üzerine birşey düşürdük o patladı sanmıştım ki o panikle ayağa kalktığımda gördüm ki oturduğum sandalye cam parçalarıyla dolmuştu. Hemen sırtımı yokladım, o korku ve panik anında cama taş atıldığını düşünemeyip vurdular mı acaba dedim. Neyse ki yerdeki taşı gördük. Yetişkin bir insanın eli büyüklüğünde bir taştı. Mermer türü birşey mi yoksa adı var mı bilmiyorum da o sertlikte bir taştı yani. İlk anda perdeyi açmadım devamı gelebilir diye, mutfağa gidip oradan baktım tabii ki kimseyi göremedim, adamların bekleyip de "ehehe biz attık" diyecek halleri yok. Sonra perdeyi kaldırdık ve iki pencerenin ortasındaki camın alt kısmının dağıldığını kalan kısmının da çatladığını gördüm. Hemen 155'i aradım, olayı anlattım. 5 dakikada geldiler ve karşı apartmanda atanları gören bir kişiden de o karanlıkta sadece giydiği kıyafetleri ve boylarının ne kadar olduğunu öğrenebildi polis. Çevredeki ekiplere de haber verdiler şüphelileri ama birşey çıkmayacağı açık ve netti. Atılan taşın eve değil de bizim bir alttaki fotoğraf stüdyosuna atıldığını düşünüyorum. Çünkü karşı apartmanda olaya şahit olan kişi kendi altındaki fotoğrafçının orada sesler duyduğunu ve o yüzden balkona çıktığını söyledi. Daha sonra gördüğü kişiler uzaklaşıyor oradan ve dönüp taş fırlatıyorlar bir tane. Karşı apartmanın altındaki ve bizim altımızdaki fotoğrafçı aynı kişilere ait. Tahminimce karşıdaki fotoğrafçıya giremediler, sinirlenip son bir gayretle bizim alttaki stüdyonun camlarını kırmak istediler ve ıskalayıp bizim camı vurdular. Yoksa bize yapılan herhangi birşey olacağını hiç sanmıyorum. Fotoğrafçının kapısını da polis biz daha söylemeden incelemişti ve buraya bakın diye çağırmıştı diğer polisleri. Bütün bir gecem ve ertesi günüm boşa geçmiş oldu bu olaydan sonra. Sabah camcıyı beklemek, ondan sonra okula yetişememek, dünün getirdiği uykusuzlukla bugün sabahki dersi kaçırmak.. Neyse ki kimseye birşey olmadı, salondaki en büyük camdı kırılan ve 50 ytl ile kurtulmuş olduk.. Yine de iki gündür aklımdan çıkmayan bir soru var : Ya taş atmak yerine ateş etselerdi ?.. Ateş edilseydi cam ve perde o kurşunu taş gibi yumuşatıp sırtımı veya kafamı korumayacaktı..

- Öğrendim ki bu olay 3. kez olmuş son 1 ay içinde. Camcı öyle söyledi dün öğlen.. Yine de bu olayın fotoğrafçıya girmeye çalışıp başarısız oldukları için gerçekleştiğini düşünüyorum.

- Bir insanın hayatında herşey ters ve kötü gitmemeli. Ne zaman olumlu birşey olacak merak ediyorum. Aylardır herşey olumsuz, herşey kötü, herşey ters gider mi ? Gidiyor işte.. Üstteki olay da hepsinin tuzu biberi oldu. Daha ne kötü gidecek merak ediyorum.

- Biliyorum ama bir yerde birisi yine çıkacak karşıma ve herşey çok güzel olacak.. İnanıyorum buna.. Zaten başka çarem de yok ki..

- Ya ateş etselerdi ?...

5 yorum:

http://uckornerbirpenaltiedermi.blogspot.com/ dedi ki...

çok geçmiş olsun

silenzio dedi ki...

abi geçmiş olsun ama bunlar düşünülerek hayat geçmez.bazen böyle şerefsizler çıkabiliyor bi şekilde

Enver Eren dedi ki...

Fena korktuk, ürktük yalnız gecenin o vaktinde..

Santiago dedi ki...

Geçmiş olsun..İnşallah tekrarı olmaz...

Emre Yılmaz dedi ki...

Çok geçmiş olsun Artemio

  ©Artemio Franchi. Template by Dicas Blogger.

TOPO