25.10.2009

Fenerbahçe 3-1 Boş Kale


Girişi direkt olarak maçın suçlusu ile yapmak istiyorum : Ayhan Akman. Skor 2-1 iken takım en az 5-6 kontraya çıkacaktı Ayhan denen sözde futbolcu topunu oynasaydı. Topa şöyle bir bakıyor, iki üç rakibin üzerine yürüyor, ardından dönüyor en geriye. Böyle böyle 2 tane ciddi atağı söndürdü. 1 ay önce bu taktiğin en ciddi oyuncularından biri olacağını iddia ediyor ve tüm nefretime rağmen Ayhan'ın dönmesini istiyordum. Ancak 1 haftada oynanan ciddi maçlar gösterdi ki Ayhan Akman da ununu eleyip eleğini asanlar kervanına katılmalı. İkinci yarıda attığı topların tamamına yakını rakibe gitti, eğer kaleciye veya stoperlere geri dönmediyse.. Tüm inadımla ve ısrarımla Tobias Linderoth diyorum ve susuyorum. Şu taktiği esas şahlandıracak ve takıma bir basamak daha atlatacak adam Çakma Guti değil Linderoth'dur. Artık sıkıldım ben Ayhan'ı ve saçma sapan hatalarını yazmaktan. Yeter Ayhan, bir haltı beceremeyip üstüne bir de o kaptanlık bandını takma koluna, yakışmıyor sana. Galatasaray'ın kaptanı olamayacak seviyede bir oyuncuyu 2-3 sezondur gereksiz yere şişiriyoruz, üstüne bir de kaptan yapıp onurlandırıyoruz. Kendisi bunu hakedecek ne yapmış bugüne dek, bilen varsa buyursun paylaşsın, yorum bölümü açık. Ayhan bu kadar, daha fazlası hakarete ve seviyesizliğe kaçabilir, hiç gerek yok kaybedilen bir maç uğruna bunları yapmaya. Ancak Leo Franco hakkında çok daha sert şeyler var söylenecek ama onu bırakıyorum bir kenara. Gece ilerleyen saatlerde ekleyeceğim Franco hakkındaki özel yazıyı. Maç başlığında Galatasaray yerine "Boş Kale" yazmasının sebebi de Leo Franco'dur. Kalemiz ha boş kalmış, ha Leo Franco durmuş bir fark yok.

Genelde blogun sonunda yaptığım hakem yazısını öne taşımak istiyorum bu kez. Çünkü ortada ciddi ciddi kötü niyet var. Nonda, Lugano'nun hafif müdahalesi ile yerde yuvarlanıyor ve top Kewell'a gidiyor. Kewell dönse ve rakip oyuncuyu geçse çok büyük bir gol şansı var. Hakem ne yapıyor ? Ciddi pozisyonu kesip bizim oyuncuya sarı kart veriyor. Üstüne verilen çift vuruşlar bal-kaymak oluyor. İlkinde Kewell'ın pozisyonu varken diğerinde Ayhan alkış tuttu diye kontraya çıkarken atağımız kesiliyor ve rakip vuruş kullanıyor. Bu uygulamalara ilk kez tanık oluyorum sanırım, böyle saçma sapan şeyler görmedim daha önce. Tamam alkışa sarı kart elbet çıkacak da, oyun dursun verirsin be Bünyamin Gezer. Hakem çok sinsi çalıştı ve amacına ulaştı gayet güzel şekilde. Cristian Arda'yı kafasından bile tutup çekiyor ama faul yok, devam deniyor. Daha maçın başında Baros'un ayağı kırılıyor, kart yok. Fenerbahçe'nin sertliğine bu kadar kötü niyetle destek ve prim veren bir hakem olmaz olsun. Kimse çıkıp da kasıtlı olarak yapılan taraflılıkla veya başka şeyle suçlamasın beni. Fenerbahçe çok sert oynadı ve hakem da buna gayet izin verdi. Kabak da Keita'nın başına patladı. Gökhan Gönül, Elano'yu boynundan kedi eniği gibi tutmuşken kart yok, Emre maçı kartsız bitiriyor, maç sonu kart sayıları 1'e 5.. Bunda adaletsizlik de vardır, haksızlık da vardır, kötü niyet de vardır. Carlos Fenerbahçe'de kart gören tek oyuncu ve o da Keita'nın atıldığı pozisyon. Fenerbahçe sadece o pozisyonda sarı kart alacak kadar tertemiz bir oyun oynadı yani, öyle mi ? Gülüp geçiyorum sadece.. İlk gol ofsayttır ancak tartışmalıdır orada hakeme çok yüklenemem, beni bilen biliyor. Anlık ofsaytlar yüzünden hakeme yüklenmiyorum artık, haksızlık oluyor çünkü bu. Aynı pozisyonda Elano toptan atlasa ve Nonda golü bulsa ofsayttı diye net bir yargıya varır mıydık diye kendimiz sormamız lazım Galatasaraylılar olarak. Penaltı ise penaltı değildi evet, Alex attı kendini de, atmayıp da boş kaleye golünü atsa ve şu tartışmalara sebep olmasa daha etik ve olmaz mıydı her şey ? Geçtin kaleciyi, vur gol olsun işte, niye kendini yere bırakıyorsun ki, öyle de gol böyle de gol..

Bu sezonun ilk maçında Gaziantepspor deplasmanında kaptanlık bandını çıkarıp Ayhan'a götüren Arda'yı tutup yolundan çevirip "Orta sahadan değil, burdan oyundan çık" diyen hakem kim bilin bakalım ? Bünyamin Gezer! O gün Arda oyundan çıkması gereken yerden çıkmak istediği için sarı kart görmüştü. Bugün oyuncu değişikliklerine bakıyoruz, bir festival, bir karnaval havası, bir oyuncu en az 30 saniyede kenara geliyor hoplayıp zıplayıp ve en ufak uyarı yok. O gün Arda arkadaşına kaptanlık bandını verip orta sahanın ortasından oyundan çıkacakken kart görüyor, bugün ise uyarılan bir oyuncu bile yok. İsimler farklı olsa, farklı hakemler bunları yapsa tamam da ikisi de aynı hakem ya, ayıptır, terbiyesizliktir bu. Arda o gün olması gerekeni yaptı diye kart görürken bugün 30-40 saniyede kenara gelemeyen Kazım Kazım'a kart değil uyarı bile gelemiyorsa daha ne diyeyim ben, daha ne konuşayım ben.. 2 ay öncesine göre tamamen birbirinin zıttı iki farklı uygulama var ama ortak nokta şu : Bünyamin Gezer'in kararı yüzünden mağdur olan takım Galatasaray.
Bırakıyorum hakemi, olması gereken yere geliyorum; kendi takımıma. Kadrolar geldiğinde Elano'yu gördüm ve maçtan ümidimi o an kestim. Harry Kewell yedekteyken Elano'nun sahada olmasına anlam veremem ben. Bunu yapan ikili Rijkaard-Neeskens ikilisi değil Robson-Clough ikilisi olsa yine konuşurum, yine eleştiririm. Elano'nun bu takımdaki yeri ilk 11 değil, son 20 dakikada, hadi biraz şans verelim, en fazla son yarım saatte oynar. Bir takımın kadrosunda Harry Kewell gibi bir isim varken O'nu yedekte tutma lüksü diye bir şey söz konusu olamaz. Senin elinde Kewell varsa sahada olacak, bu kadar basit bu, uzman olmaya hiç gerek yok. Dahası, Kewell oyuna girecekken çıkması şart olan, elzem olan, bariz olan Ayhan-Elano ikilisinden biri sahadayken Arda Turan kenara geliyorsa ben yine isyan ederim. Arda kötü, Arda vasat, Arda isteksiz diyenler olacaktır, hak veremem ne yazık ki. Hiçbir şey yapmayan Arda bir korner attı ve golle sonuçlandı bu atış. Kadıköy'de galibiyet arıyorsan sahada kalan isim Arda Turan olacak, Elano Blumer değil. Ayrıca Emre Güngör ve Tobias Linderoth nasıl iyileşti bunu merak ediyorum, yedekte bile değiller. Bu iki isim bu takımda doğrudan oynamalıdır sağlık sorunlarını atlattıkları zaman, bugün de en az birine şans verilmeliydi derim ben. Yine de asli problem bu olmadığı için pek üstünde durmaya gerek yok. Galatasaray'ın Ayhan'a bir alternatifi yoksa bunu tartışmamız lazım. Mehmet Topal'ı oyuna alamayan teknik kadronun bu tercihini sorgulamak lazım. Taktiksel değil de kadro seçimi anlamında ciddi ve devasa hatalar yapan bu teknik kadroyu sorgulamak lazım.
Kendilerine tek yerde hak verebilirim, o da Baros'un sakatlığı ile alternatiflerden birini yitirmiş olmamız. Nonda ne kadar formda olursa olsun Milan Baros gibi hücumda pres yapabilen bir adam değil. Bu yüzden hücum hattındaki ilk presi yapamadık ve orta sahaya çok daha kısa sürede geldi Fenerbahçe. Bir de Elano sahadayken o pres gücü iyice düştü ve sezonun en kötü oyunlarından birini oynayan Ayhan'ın da etkisiyle orta sahayı Fenerbahçe'ye verdik. Ayhan-Elano ikilisi yerine Topal-Kewell girse bu maç çevrilirdi, buna gerçekten inanıyordum, hala da inanıyorum.

Derbiden geriye kendi adımıza olumlu bir şey yakalamaya çalışıyorum ama olmuyor. Olumlu ne bulurum derken aklıma Aydın Yılmaz geliyor mesela. Aceleciliğinin ve kendini "derbide takımını kurtaran adam" olarak etiketleme isteğinin kurbanı oldu. O pozisyon tekrar yakalanamayacak, maçın seyrini anında değiştirebilecek bir pozisyondu ve ne yazık ki golü bulamadık. Aydın topu tutsa, en azından düzeltip de güzel bir vuruş denese kendisine bu kadar tepki vermeyebilirdik. O an o psikoloji ile çekilen şutu savunan da olacaktır da, aklını kullanabilen ve sakin olabilen oyuncu orda topu alır yan tarafa çıkarır ve golün asistini yapan oyuncu olarak yine göklere çıkarılırdı. Olamadı işte, bugün doğru olan bir tek nokta bile yoktu takımımızda.. Mağlubiyet "ben geliyorum" diye bağırmadı bu akşam ama Bünyamin Gezer "buyur gel" dedi ve bizim mağlubiyetimize davetiye çıkaran isim oldu..

20 yorum:

Can dedi ki...

Gol ofsayt, penaltı penaltı değil.Fenerin 5 pozisyonu var diyenlerede hangileri demek istiyorum. Keita ve Arda rezilleri oynadı bugün ama Hakem doğradı bizi. Kendi kendimize kaybettiğimiz bir maç daha. Sabri'den feyz alsın bizim gerginler biraz.

os dedi ki...

Zaten bir beklentim yok bu maçlara.. Fenerbahçe Her sene bizi yensin, biz şampiyon olalım yeter.

os dedi ki...

asıl baros'un 2 ay gibi bir süre olmaması bizi yıpratacak.. tam da nonda ile ilgili bi yazı yazayım diye düşünüyordum.. fenerbahçe maçında hımbıl görüntüsüne geri döndü...

arda'nın çıkması son derece yerindeydi, sola geçince nazlanıyo.. geçen sene sağda nasılsa, bu sene de solda öyle..

arda'nın ölüsü oynar, onu tartışmam. Bu maçta çıkması gerekiyordu. Tamam takımın kaptanı, herşeyimiz, çok seviyoruz ama kimse galatasaray'dan büyük değildir.

Mustafa Sarp iyiydi. Yine de Ayhan-Sarp ikilisinden birisi yerine Mehmet Topal'ı tercih ederdim. Alex'i çok iyi tutan bir oyuncu Topal, Topal-Sarp ikilisi daha dirençli bir orta saha olurdu..

Pek tabi Elano olmamalıydı. Elbet kendisine gelicek, verimli olacak. Ama henüz erken. Bu tür maçlarda 11'de oynaması kendisine olan tahammülü azaltıyor, başka da bir şey olmuyor.

Yine de, o kadar kötü şartlara rağmen 2-2'lik beraberlik gelebilirdi. Eğer Aydın saçmalamasaydı.

sicko dedi ki...

çok ağır bir yazı olmuş gibi abi ya. orkun'u ligin en az gol yiyen kalecisi olarak gördü bu gözler o yüzden diyorum ki leo franco kötü kaleci değil, orta saha(dmc) ve stoperler kötü. yoksa bu kadar sırıtmaz leo.

kewell-elano ikilisi ilk 11'de başlamalıydı bence çünkü ben arda'nın bu mçat hiç iyi oynayamayacağını biliyordum, soğuk kanlı değil çünkü çok gergin oluyor.

bir de bizi en çok etkileyen baros'un sakatlığı oldu. o olsaydı takım koşan 2-3 oyuncudan biri olacaktı.

kısacası hakemler, fenerli futbolcular, daum, tribünler ne kadar çirkeflik yaparsa yapsın sen eğer koşmazsan, mücadele etmezsen sonuç elano, ayhan gibi sorumluluk almaya çalışan adamlara kesilir.

bütün takım kötüydü-arda ayrı kötüydü. kaptan olduğu için ayrı kötüydü diyorum.

koraykamber dedi ki...

ümit karanın hafta içi tv8 de yaptığı açıklama aynen de çıktı.en iyi kadromuzla yada en iyi oynadığımız dönemde de gitsek ordan mağlup ayrılıorz çünkü oyuncular maçı kafalarında büyütüyor ve yeniliyolar üçlü orta saha oynunda defansı orta alana kdr çıkarıp ileride prese başlamaları gerekioken geriye geriye kaçıyolar soldan gelen btn oyunculara sabri buyur geç diyor..disiplin ve anlaşma olmazsa hiç bi zaman bu takım bu maçlardan galip çıkamaz.ayhan ve aydının yaptığı gibi kahramanlığa soyunarakta olmaz bu işler.teknik drektör dünyanın en iyisi de olsa futbolcu onuyor maçı iş onlarda bitiyor.o yüzden oturup beklemek ve takımımızı desteklemekten başka çaremiz yok

Adsız dedi ki...

Arkadaşım Ayhan yerine Guti Elano yerine Essien olsa da sonuç değişmiyor sende biliyorsun kendi kendine mağlubiyetin acısı ile rahatlama yazısı yazmıssın. Bu dalga geçme falan değil o stadda gs barcelona olsa çıkamaz taraftardan korkuyorlar bu kadar basit.. kadıköyede Fenere karşı oynuyorsun ankaragücü değil rakip... ayrıca hakem Fener düşmanıdır madem blog yazıyorsun aç bak azcık araştırda yaz.. kazımın kesilen pozisyonlarının hepsi faulse ve sen bunu gündeme getirmiyorsan futbol bilginden şüphe ederim kusura bakma.. birde gs kaç pozisyona girdi de beklentin yüksek onu da anlamadım.senin kaptanın daha maça 1 saat kala rakibe gider yapıyor dayak yiyor ne galibiyeti

franchi dedi ki...

hakaret eden adsızlardan bezdim artık be..

arkadasım, yorum yapacaksan mantıklı gerekcelerin olsun.. kendi tribunune giden arda'ya cristian omuz atıyor, arda suclu oluyor olay cıkarttı diye.. kor musunuz, gozunuzde perde mi var, anlamıyorum ki ben sizi..

demiycem dedi ki...

adsiz barcelona demissin ama twente kasimpasayimi yendi o statta..

ufuk dedi ki...

Bu takımın bu sene hiç bir iddaası olmaması gerekirken gerek basının gazlaması , zaten dünden gazlı olan bizim taraftarında saçma sapan beklentilere girmesinin sonucudur bu yenilgi başka bişi değil..takım 3 maç üst üste kazandımı " tamam bu sene gol rekoru , şampiyınuz , eufa'da zaten final cepte " moduna bi türk milleti girer herhalde..

Şimdi acı gerçkeleri başta yazmak lazım hakem ne yapmış olursa olsun sabaha kadar oynansa maç bizim bu maçı alma şansımız yoktu..biraz mantıklı bakarsanız zaten Fenerbahçenin defansı bizden iyi , orta sahaları hem direnç hem pas yüzdesi hemde baskı olarak açık ara iyi..e bizdeki forvet onlarda da var..

sezon başında beri bu takımın orta sahası ve defansı yok diyoruz..ayhan - mustafa sarp - mehmet topal bunların 3'ünü toplasanızda bu sistemin adamı değiller..Burda oyn ıcak oyuncunun yüksek fizik kondisyona sahip olması , yüksek oyun bilgisine sahip olması , oyunun iki yönününe oynaya bilen , pas yüzdesi yüksek bir oyuncu olması lazımki zaten onlardan az olduğu için barcelona'dan başka yok bu sistemi etkili olarak..

Defansımız ayrı komedi kendine bakmayan hakan balta'ya yorgun denmesine gülüyorum.. Gökhan zan ve servet'den marquez ve puyol ikilisi bekleyen varsa hala rüya görüyor..bu sistemde bu iki oyuncununda yeri yok..defansda hızlı , kademeye iyi girebilecek , pas yapabilecek , geriden oyun kurma becerisi yüksek oyuncular lazım...

kaleci alındığında da demiştim..leo franco'yu verdikleri için atletico'lular bayram yapmıştır..kaleci ufuk'a şans verip devre arasında 1 yabancı hakkının boşa çıkması sağlanmalı..

acilen defans en azından 1 orta sahaya ise yukarıda belirttiğim özelliklere sahip 2 oyuncu takviyesi gerekli....

köy takımları bile her maç kalemizde 10 gol pozisyonu bulurken birde baros'un sakatlandığını düşünürsek aslında tam istediğim şey oldu..bundan sonraki maçlarda hücum hattında da sorunlar yaşıyacaz demektir bu yani potansiyel puan kayıpları...şampiyonluk yarışında olmamamız takım üzerindeki baskıyı azaltıcaktır..böylelikle rijkaard'ın takımını zaten önümüzdeki sene gerçekten izleyebileceğimizi bilen biri olarak bunun önündeki yönetim - taraftar - medya baskısının kalkacağını bilmek mutlu ediyor..adnan polat'da çıkıp saçma sapan açıklamalarını yapmıcaktır.(bkz: hedefimiz tabiki bu sene şampiyonluk , şampiyonluk dışındaki tüm sonuçlar başarısızlıkdır , farkın 5 puanın üzerine çıkması kabul edilemez bir durum v.b )

Sen bu klubün başkanısın çıkıpda yeniden yapılanma için rijkaard'ı ekibiyle getiriyosun..ama koskoca mantalite değişiminin sadece 10 maçta biteceğini sanıyosun...

He birde arda olayına girmeden edemicem..Bir oyuncu ki hiç bir büyük maçda sahada bi verimi olmamış..son bosna hersek maçından beri eli belinde gezen , 3 kişiyi çalımlarım kimse tutamaz beni modunada iyice giren , rakip takım taraftarı ve futbolcusu ile fazla içli dışlı olmaya başlayan 22 yaşında bir oyuncu..galatasaray kaptanı..ayıptır..Böle saçmalık olmaz alt yapıdan geldi diye sabriydi , ardaydı , uğurdu v.b bunlara böylr kaptanlık bu kadar rahatmı verilir..Metin oktay , fatih terim , hakan şükür bunlarda kaptandı..bu adamların kaptanlıklarınıda biliyoruz..Arda'nın hareketleri galatasaray kaptanına yakışmıyor..biraz aklını başına toplaması gerekli artık..

Barcelona'ya yada arsenal'e gidermiş..Azcık maç izliyosanız şu temposuz ,oyun içindeki kopuk ve istikrarsız haliyle anca top toplayıcı kadrosuna gider..Artık adnan polat ve taraftarımızın şu arda'yı pohpoh'lama olayından vazgeçmesi lazım..Kimse galatasaray formasından büyük değil..Hagi 35 yaşında sahadayken arda'dan fazla koşuyosa burda bi yanlışlık var sanki..

Birde şu febnerbahçe maçlarını neden yönetim ve taraftar bu kadar abartıp oyuncuları iyice strese sokarlarki... kaybedeceğin yada kazanacağın normal bir ftulbol maçı...Türkiye liginde oynayacağın diğer maçlar gibi.

Sanki barcelona ile yarı final oynuyoruz ....

franchi dedi ki...

@ufuk,
yorumun geneline katılıyorum, sadece arda arsenal, barca gibi takımlara gidemez kısmına katılamam.. nasri isimli balon arsenal'e gidiyorsa, arda neden gitmesin ki.. tabii su anki mevcut arda degil, sene basındaki arda..

T.Ç. dedi ki...

skibbenin futbolunu özlüyorum.gözlerim kapalı.

arda-lincoln-baros-kewell dörtlüsünü özlüyorum gözlerim kapalı

barış-ayhan-mehmet topal üçlüsünü ve dinamizmini özlüyorum.gözlerim kapalı

bütün saha dışı faktörlerine rağmen organize işler yapan skibbeli galatasarayı özlüyorum.gözlerim kapalı.

geçen sene yenilsekte her maç 10 organize pozisyon izlemeyi özlüyorum.gözlerim kapalı.

sadece bu maç değil çoğu maçta geçen senenin futbolunun yanına yaklaşamadık.sonuçlar bazen iyi olsada takım iyi değildi.bu sene.

hakemler şaşırtmıyor.geçen senede aynı rezaletteydi.bu senede aynı.

ama geçen sene en azından sahada galatasaray show vardı.bu sene o gitti.maalesef.

zapata dedi ki...

Bu kadar etkisiz oynayan, mağlubiyeti bu kadar hakeden bir galatasaray varken taraftarların bünyamin'e yüklenmelerini anlamsız buluyorum. Keita'nın gördüğü kartın sebebeni bünyamin'e bağlayanlar bile var - 3 sn içinde gelişen pozisyonda topun galatasarayda kalma ve kontraya çıkma ihtimalini düşünmeyip erken düdük çalsa imiş keita da sinirlenip vurmazmış carlos'a-

Emre baros'un sakatlandığı pozisyonda çok net topa dokundu ve gördüğüm kadarıyla sakatlayacak derecede bir darbe de yoktu. Maç esnasında baros'un nasıl sakatlandığını çözemedim. Talihsiz bir pozisyondu.
Asıl anlamadığım ise bünyamin ne zaman fenerli oldu. Her kadıköy'e geldiğinde "bünyamin noluyor ..." diye saymaya başlar fener taraftarı. Demek ki hakeme hakeret etmek işe yarıyormuş, bugüne kadar yanlış yaptığını farkedip sonunda feneri tutmaya karar vermiş.
Başta da dediğim gibi ortada bu kadar kötü bir takım varken "yenilgiye davetiye çıkartan bir hakem vardı" demek yersiz. Mesela son zamanlarda futbolculuktan çok kabadayılık özelliklerini geliştiren Arda'dan bahsedin. 10 numara oldu, kaptan oldu, türkiye'nin geleceği oldu şimdi ne oldu? biraz da bunları tartışın, tartışalım. Zira Bünyamin gezer'den fazla bir beklentisi hiç bir zaman olmadı türk futbolunun..

gomongo dedi ki...

Hakemin kararlari konusunda soyledigin bircok seyde haklisin. Yalniz verilenlerden-verilmeyenlerden bahsederken kazim-servet mucadelelerinde (benim gorusum tabi) kazim aleyhine verilen birkac yanlis karar da vardi, bence bunlar da gozardi edilmemeli. Ha fauller cok onemli olmazlar genelde penalti/ofsayt pozisyonlari kadar ama bunlardan birisi gercekten gol olabilecek bir pozisyondu, franco'yla karsi karsiya idi kazim. Tum bunlara bakarak ta hakem 100% GS'i bicti demek biraz insafsizlik oluyor bence. Ama yanlis kararlarin cogunun Galatasaray'i etlkiledigi konusunda haklisin

EmrE dedi ki...

Fener'in 5 pozisyonu hangisi diyen arkadaşa: Colin'in maçın başında kaçırdığı, M.topuz'un Servet'ten kapıp Kazım'a alda at dediği topu yukarı diktiği, Lugano'nun direkten dönen kafası, Guiza'nın resmen boş kaleye auta attığı kafa vuruşu, Santos'un köşeye yolladığı Franco'nun çıkardığı ve de yine Alex'in Franco'nun üstüne vurmasıyla köşeye plase yaptığı topu son anda yine Franco'nun çıkardığı pozisyonları satsam yeter mi? Bunlar ilk aklıma gelenler, biraz düşünsem devam eder. Şimdilik 6 etti pozisyon sayısı, sanırım yeterli olmuştur. Ayrıca mağlubiyette gayet ben geyiyorum diye bağırdı. İlk 10 dakikadan belliydi. 20'den sonra Galatasaray 2 pas yaptı, ilk şutunu 30'dan sonra attı. Bu mudur sizi ümitlendiren? Eğri oturup, doğru konuşalım Galatasaray dün top mop oynamadı. Bünyamin Gezer galibiyeti getirdi demek için dünkü maçı izlememiş olmak gerekir. Evet Fener sert oynadı, evet belki de 2 sarı kart çıkması gerekirdi. O kartlar mı değiştirecekti oyunun skorunu?? Hadi canım sizde !!

franchi dedi ki...

"hahahayt iki sarı kart mı degistirecekti oyunu" gibisinden basit bir savunmaya girmemek gerek..

hakem sertlikle galatasaraylı oyuncuları yıldırıyor diyoruz, gereksiz sertlige tek taraflı prim verip oyuncularımızı sindiriyor diyoruz hala daha "2 kart mı degistirecekti skoru" deniyor.. evet macın basında emre'ye sarı kart cıkabilse oyunun skoru degisecekti belki de.. cunku 30. saniyede gelen sarı kart sertlige "dur" demek olacaktı.. tabii bunu gormek icin at gozlugunu cıkarmak gerekiyor..

neyse, susuyorum.. kazandınız, aferin size, tebrikler.. yeter ki olan seyleri olmadı diye iddia etmeyin..

daha konusursam suclu ben olacagım.. cunku bloga yorum yapanların garip lafları degil blog yazarının yorumları hatırlanacak ileride..

EmrE dedi ki...

Olmadı diyen yok, evet sertlik oldu sarı kartlar çıkabilirdi diyoruz. Ama asıl at gözlüğü galibiyete Bünyamin Gezer'in buyur gel demesini söylemektir. Bu kadar etkisiz bir GS karşısında, gayet akıllı oynayan bir takım varken, mağlubiyeti hakeme yüklemek tatsız olmuş. Demek istediğim tamamen bu. Ayrıca maçın başındaki Emre'nin faulüne de kart çıkmadı diye hakemi suçlamak da fazla haksızlık. Orada rakibe kasıtlı hareket yok, geç kalınmış müdahale var. Ve o da sert bir müdahale değil. Baros yere ters basıyo düşerken, Emre ayağına vurduğu için kırılmadı tarak kemiği.
Ayhan, Keita tabiki kart görecek. Biri 33 yaşına gelmiş hala adam olamamış, hakemi alkışlıyor. Ve bu adam GS'nin 2. kaptanı. Keita desen zaten malum. Evet bizde de Gökhan Gönül kart görmeliydi Elano'ya el ense yaparken.

Ayrıca blogunu takip eden biri olarak, konuşursan suçlu fln olmazsın. Zaten görüşlerine hiç değer vermeyen biri olsam, yorum bile yazmam. Buraya karşı görüş yazıyorsam, yorumlarına değer vermemdendir. Ayrıca Fiorentina'yı oydum olası severim, o da ayrı.

G.A. dedi ki...

Gole ofsayt diyebılırsın ki hakemın 15-20 cm lık ani olayı gormemesi normaldir.

Ne bileyim iki takımda futbol adına bişey yapmadı diyebilirsinki oda söyleyenın nasıl bir beklenti içine olduguna bağlıdır.

Ama sertlık konusunda birşey söylememek lazım.Sertse serttir,faulse fauldur.kurallar dahilindedir.Bunu engellicek sizin ortasahanızın sertliğe sertlikle karşılık verebilmesi olacaktı onuda veremedi.Veremeyeceğide kadrolar açıklandığında belliydi.Servet-gokhan ikilisi bile Kazımın sertliğine zor karşılık veriyorsa bunu sorgulamak lazım.Hakem illa maçı sert olmaması için birşey yapcak diye birşey yok.

Maçtan sonra Liverpool-Manchester maçını izledim.Sertlik kavramını orda gördüm.Liverpoolun sertliğine karşı Manchesterın sertliğini gördüm.Olay burda biter.

baldur dedi ki...

emre belözoğlu'na her maç sarı kart gösterilecek diye bir kaideye yok arkadaşlar, sudan sebeplerle emre neden sarı kart görmedi diye hayıflanmanıza gerek yok.

ömer dedi ki...

tff.org dan alıntı
ceza talimatnamesi
1- Maç içinde sudan sebeblerle sarı kart gösterilmez
sudan sebebler ;
a ) rakibe hayvanca dalarak ayağını kırmak
b) hakemin suratına su atmak ( eğer oyuncu yerdeki suya vurup isyan ederse ve hakeme su sıçrarsa hakeme yönelik bir eylem olmasa bile kırmızı kart verilmelidir.
:)
etiketler : emre, çakal carlos, ümit karan

Griffith dedi ki...

Yapmayın ya.Hakem 2 takım adına da berbat maç bir yönetti."Fener maçı hakemle aldı" demeyin gözünüzü seveyim.Göz var izan var.Kendi ağzınızla "Alex kaleciyi geçse boş kaleye atacak" yazmışsınız.Madem öyle Leo Franco'nun kırmızıdan atılmamasını nasıl açıklayacaksınız?Adı üstünde: "Geçse boş kaleye atacak"...Penaltı dünyanın her yerinde penaltı.Ha diyelim ki penaltı olmaması söz konusu;asla ifade ettiğiniz kadar net bir pozisyon değil o bir kere.Siz de bal gibi biliyorsunuz aslında.Tartışmaya gayet açık.En az Lugano'nun iptal edilen golü kadar tartışmaya açık.

Kazım'ın son adamı geçip kaleciyle karşı karşıya kaldığı çok temiz 2 pozisyonun faul diye kesilmesi ve Lugano'nun GS ceza sahası içinde Servet tarafından yaka paça indirilmesi de Fenerbahçe aleyhine yapılan çok net 3 "gollük" hatadır.Allah rızası için açın tekrar izleyin.GS'lilerin FB'nin bu maçı hakemle aldığını iddia edebiliyor olması gerçekten çok fazla.GS aleyhine hata yapılmadı asla demiyorum fakat FB aleyhine de en az o kadar hata yaptı Bünyamin.Lütfen derin bir nefes alıp sakin kafayla maçı tekrar bir izleyin.

  ©Artemio Franchi. Template by Dicas Blogger.

TOPO