16.10.2009

Not Defteri #31

  • FM 2010 ile başlayayım; demoyu tamamladım ama hiç kesmedi. Fiorentina ile de bitmek üzere demo süreci, 3. bir takımla uğraşamam hiç, oyun çıkana kadar beklemedeyim.
  • FM gelene kadar uğraşacak şeyi buldum zaten : Prototype. Oyun yapımcı firmayla kalbimi fethediyor zaten en başta. Activision oyun yapar da kötü olur mu hiç ? Tabii tek pay Activision'a ait değil, Radical Entertainment'a hakkını teslim etmek lazım. Ana yapımcı onlar zira. Son zamanlarda değil hayatım boyunca oynadığım en iyi oyunlar arasına çok rahat girer. Football Manager, Mafia ve Beetle Crazy Cup üçlüsünü ayrı tutardım, yanlarına bir oyun koyamazdım ama Prototype araya girdi ve kare ası tamamladı.
  • Oyunda ölmek var ama çok başarısız ve yeteneksiz olmak lazım ölebilmek için. Hiç olmadı yoldan geçen adamın canını al, yine ölme. Öldürdüğümüz her canlıdan can alabiliyoruz, parlak toplar çıkıyor ve onlara yaklaşınca içimize işleyip canımızı dolduruyorlar. Ya da o ufak toplarla uğraşmadan direkt olarak adamı tutup canını sömürebiliyoruz. Görevler kolay ve tekdüze gibi görünse de bazılarında ölme tehlikesi atlatıyoruz, yine de oyunlarla arası iyi olanlar için hayatta kalmak zor olmayacaktır.
  • Oyundaki güzel şeylerden biri de kendimize istediğimiz özelliği ekleyebilmemiz, öyle rastgele gelmiyor özellikler, havada uzun süre kuş gibi süzülmek mi istiyoruz, hızlı koşmak ve daha yükseğe zıplamak mı istiyoruz, yoksa direkt olarak önümüze geleni kesip yok etmek mi istiyoruz diye karar verdikten sonra istediğimiz yönde gelişiyoruz.
  • Henüz oyunu oynamamış olanlar çok şey kaybediyorlar. Bir an önce edinin ve oynayın. Edinin. Edinmek. Edin. Dzeko.
  • Hemen yemeğe geçelim.
  • Geçenlerde mantarlı bonfile sarma yaptım, Fever Pitch isimli blogunda araya serpiştirdiği yemek yazılarıyla her daim karnımı acıktıran Can'ın bulduğu bir tarifti. Yediğim en güzel tavuk yemeklerinden biri oldu o. Buyrun bu da linki. Bu tariftekine göre etle de yapılıyor ama ben her zaman tavuğu kırmızı ete tercih ederim, o yüzden tavukla yaptım müthiş oldu. O mantarlı olan kavrulan kısma kırmızı biber(pul değil, normal biber, o közlenen kırmızıdan) ve sarımsak ekledim Can'ın tavsiyesi üzerine, nefis oldu.
  • Sırada ise geçen sene aldığım İtalyan mutfağı ile ilgili kitaptaki hafif ve zahmetsiz kahvaltılık olan Roma Usulü Sandviç ve yine oradaki tarife göre bir pizza hazırlamak. Yarınımı buna adayacağım. Üstüne de Dr. Oetker'in hazırını çıkararak insanlığa büyük bir hizmet sunduğu Panna Cotta'dan yaparım. Mis gibi olur pizzanın üstüne.
  • Ümit Usta gibi hissettim kendimi. Zaten o yönde ilerliyorum kilo olarak. Geçen sene(2008) haziran ayında 62 kiloydum ben, şimdi 81.. Sanmıyorum başka bir yoruma gerek olup olmadığını. Boyumu geçmeye başladı kilomun değeri. İyiye işaret değil sanırım bu. 1.80 boya 81 kilo oldu, göbek gelmeye başladı, dur demek lazım ama bu boğazla neye-kime dur diyeyim ben ?
  • Ayrıca dikkat ettim de Juventus-Fiorentina maçının olduğu gün farkında olmadan İtalyan yemeklerine adamışım kendimi. This is destiny.
  • Daha da saçmalamadan kapatayım bu sayfayı da.. Yazarken bile acıktım deli gibi. Gideyim de tarhana çorbası yapayım biraz, akşam yemeğine kadar idare etsin.

4 yorum:

Can dedi ki...

Hangi tarifi uygulayacağını bilmiyorum ama, hamuru dinlendirme işini mutlak suretle uzat. Geceden yoğurup ertesi güne bırakmak en iyisi; bakındım ama bulamadım bizim yaptığımızı. Hamurda biter iş gerisi hikaye.

franchi dedi ki...

hamur olayı oyle olacak zaten, tarifte de uzun sure dinlendirilmesi gerektigi soyleniyor.. aksamdan maya da ayarlayıp yapayım..

Fatih dedi ki...

hayat size guzel valla. 8 yil okudum universitede sirf yatmanin ve yaymanin tadini doya doya cikarmak icin ama kesmedi. neyse, afiyet olsun.

CaRtMaNtR dedi ki...

Prototype'ta güzel olan bir başka detayda böyle nerdeyse ölümsüz bir karakterle manhattanda ister zombi ister zombiden kaçan her türlü sivil yada askere dalarak experience kazanmak ve hatta peşine düşen helikopterleri düşürmek gibi çok hoş yanları var. Ama özelikle askerlerin lideri olan elemanın enjekte ettiği virüs nedeniyle bir süre güçlerin kullanılamadığı bölüm benim şahsen en çok zorlandığım kısım olmuştu. Fakat sonunda kazanılan Body Armor ve Blade eklemeleri o zorluğa değdi dedirtti :)

Benzeri bir oynanabilirlik Wolverine oyununda da mevcut. Hazır bu oyuna girmişken onun gibi Activision tarafından Raven'a yaptırılan bir diğer oyunla beraber tavsiye edebilirim.

Wolverine bilindik bir karakter olması ve neredeyse ölümsüz olması oyunu keyifli kılıyor. Fakat ölümsüzlük kısmı ne yazıkki Prototyptetaki kadar sınırları zorlamıyor.

Raven'ın bir diğer oyunu ise benim bu aralar fırsat bulduğum her anda oynadığım Wolfenstein. Efsane serinin yeni halkasıda çok sürükleyici çok insanı diken üstünde tutan bir oyun olmuş.

Tüm bu oyunlar güzel ama gelecek ayın 10unda çıkacak olan Modern Warfare 2 en azından bana bu saydığım oyunları bana uzun süre unutturacaktır.

  ©Artemio Franchi. Template by Dicas Blogger.

TOPO