20.04.2010

Büyük Kaptan

Farklı bir müessese bu "Büyük Kaptan" lık.. Diğerlerini bilmem, ben Galatasaraylı olanlardan bahsetmek istiyorum. Zaten diğer takımlarda, en azından futbolumuzun diğer iki büyük camiasında bu terimin çok sık kullanıldığını duymadım.

Yaşım itibarı ile, Galatasaray'da bu tabirle anılan iki kişi tanırım.

Bunlardan biri, 1974 yılında henüz 18 yaşındayken altyapıya katılıp, futbolu bıraktığı 1991 yılına kadar (Giresunspor'da kiralık olarak oynamak üzere gittiği 1975/1976 sezonu dışında) tamamen Galatasaray Forması giyen "Büyük Kaptan" Cüneyt TANMAN.



Futbol sahalarında nadir görülen sportmen ve centilmen kişiliği ile bugün bile örnek gösterilen, benim hatırladığım ilk büyük kaptan. Galatasaray formasıyla tam 350 lig maçına çıkmış ve bunca yıl içinde sadece "bir" tane kırmızı kart görmüştür Cüneyt TANMAN.

Diğeri ise, 15 yaşında girdiği Galatasaray altyapısından çıkarak, tam 17 sene sarı kırmızı formayı giyen, bu süre içinde de UEFA Kupası ve Süper Kupa da dahil olmak üzere tam "28" adet çeşitli çap ve ebatta kupa kaldıran, 105 defa milli forma ile mücadele eden, Parken stadındaki uzatma dakikalarını çıkık omuzunu sardırarak oynayan ve klübün "formanı emekliye ayıralım" teklifini kabul etmeyerek 3 numaralı formayı Uğur UÇAR'a veren, benim gözümde en "Büyük Kaptan" Bülent KORKMAZ.



Cüneyt için saydığımız meziyetleri pek sergilemese de, takımı için mücadele azmini, kazanma hırsını ve profesyonelliği en üst düzeyde ortaya koyarak, ülkemiz futbolunun ufkunu açan o altın jenerasyonun kaptanı ve belki de kilit taşı oldu.

Bu bahsettiğim iki isim de, sıfatlarını kazanırken bu süreçlerden geçtiler. Kimse 23 yaşındaki Cüneyt'e "Büyük Kaptan" demedi. Hatta yanılmıyorsam Bülent'in "Büyük Kaptan" olarak çağırılması da 2000'li yıllara denk gelir.

Her ikisi de Galatasaray kaptanlığının ne demek olduğunu, vazifelerinin ağırlığını kavrayacak olgunluğa eriştiklerinde o mertebeye ulaştılar ve başarılarını yıllarca devam ettirerek "Büyük Kaptan" sıfatını bileklerinin hakkıyla kazandılar. Herkesin taşıyabileceği bir sıfat değil yani bu. Ülkemizin gelmiş geçmiş en kariyerli futbolcusu Hakan ŞÜKÜR'ü bile "Büyük Kaptan" olarak onurlandırmadı bu camia. Öyle diyeyim, siz anlayın artık.

Bunları nostalji rüzgarı yaratayım diye yazmıyorum tabi ki.. Maalesef gündem gerektirdi. Bugün okudum ki, 23 yaşındaki kaptanımız, göz bebeğimiz, tribünlerin şimdiden "Büyük Kaptan" diye andığı Arda TURAN, antreman esnasında kendisine sert giren Caner ERKİN'e girişiverip dudağını patlatmış.

23 yaşındaki bir futbolcunun takım arkadaşı ile kavga etmesini anlarım. Ama Galatasaray kaptanının, takım arkadaşına bunu yapmasını kabul edemem. Çünkü, bu kaptanlığın gereğine uymaz. Hele senden önceki kaptanların, hatta "Büyük Kaptan" ların mirasını taşıyorsan hiç uymaz.

Sevgilisini, özel hayatını, milyon dolarlık arabasını, sinema kapatmasını, giyimini kuşamını falan eleştirmedim hiç. Bunların zamanla yoluna girecek şeyler olduğunu biliyorum. Ama bu son icraatını eleştiririm arkadaşım. Demek ki sen, Galatasaray kaptanlığına hazır değilmişsin. Kusura bakma da, Galatasaray gibi bir camia, senin kaptanlık pazubandıyla büyüyüp olgunlaşmanı bekleyemez.

Ama hata tabi ki Arda'da değil. Ona bu payeyi veren yönetim ve "Büyük Kaptan" diye gaz veren tribün birinci dereceden sorumlu bu işte.

Herhalde bu payelerin Arda'yı olumlu olarak etkileyeceği düşünüldü ama, çocuk günden güne eziliyor. Burada Rijkaard ve teknik ekibin devreye girerek bu çocuğa gerekli psikolojik desteği vermeleri, bunun için de gerekiyorsa konunun uzmanlarından yardım istemeleri lazım.

Yeteneklerinden ve renklere olan sevgisinden şüphe etmediğim Arda'nın bir an önce toparlanıp yoluna bakması gerekiyor zira.

ekşisözlükten "sarpito" nickli yazarın entry'sinden, altına imzamı atarak alıntı yapmam gerekiyor;

"Metin OKTAY olmayı mı yoksa Emre BELÖZOĞLU olmayı mı seçmesini beklediğimiz aklı karışık futbolcu. Bence ikisi için de potansiyeli var."

Bu arada, "belki düzelir" umuduyla Diyarbakırspor maçında Arda'yı ıslıklayan ve bunun işe yarayacağını ısrarla savunan bazı taraftar gruplarının planlarının da ne kadar çocukça olduğunu görmüş olduk. Arda'nın Manisaspor maçında taraftara yaptığı tafrayı ve bu son icraatini onlara armağan ediyorum.

8 yorum:

bonaventure dedi ki...

bülent korkmazın galatasaraya büyük kaptan olma yolunda harcanan bir adam vardır "bizim çocuk kaptan olsun" zihniyetiyle. adı da tugay kerimoğludur. böyle bir yazı yazarken o dönem kaptanlık verilip sonradan alınan tugay'ın "meyva veren ağacı taşlıyorlar" demeci ve ağlamaklı haliyle elinden alındığını da yazmak gerekir. yoksa biraz boş oluyor gaşatasaray tarihinden falan dem vurmak.

ha büyük kaptanın bize geçirdiği kolda akıllardan çıkmasın. o da bir deplasmandı. asi sami yenden kaçan deplasmanda atıyor havasını...

Ulema-i rezil-i rüsva: Spor yazari (veya skoru yazan) dedi ki...

franchi,unutmamak gerekir ki arda turan'ı ilk kaptanlığa layik görenlerin başında Bülent Korkmaz gelir,Ayrıca kaptan olmak insani tepki vermemek anlamına gelmez. bence spor sitelerinin gazıyla aceleci bir yazı yazmışsın.Lütfen kendi değerlerimize sahip çıkalım.selamlar

twofbirdrock dedi ki...

yazık oluyor Arda'ya yazık. Ama her ne kadar ona bu sorumlulukları verenleri "azarlasak" da kendisinin de kendisine çeki düzen vermesi lazım.

petit dedi ki...

Hala anlamak istemiyorsunuz ama bıkmadan sıkılmadan bir daha yazayım. Arda'nın Diyarbakır maçında ıslıklanması Milan Baros golü attıktan sonra taraftara doğru koşarken onu yolundan çevirip yedek kulübesine götürmesinden dolayıdır. O gün yapılan protesto takımın TAMAMINA yapılmıştır. Futbolcular arasında sadece Jo diğerlerine oranla daha fazla protestoya maruz kalmıştır. Arda o gün o fahiş hatayı yapmasa sadece çıkıp gidecekti. Islıklayan taraftar grupları derken ultrAslan'ı kastettiğin belli keşke açık yazsaydın. O gün ultrAslan üyeleri Arda oyundan çıkarken hiçbir tepki göstermedi ıslıklayan Yeni Açık'tı.

franchi dedi ki...

@Ulema-i rezil-i rüsva: Spor yazari (veya skoru yazan),
bana seslenmissin ama yazıyı yazan ben degilim.. bloga 5 kisi var, bu ayrıntıya dikkat edilmeli yoksa bunda oldugu gibi karısıklık cıkıyor..

@bonaventure,
buyuk kaptan'ın gecirdigi kol gectigi yerleri ilgilendiriyor, taraftar olarak beni hic mi hic rahatsız etmiyor..

@petit,
"ultraslan elestirilemez" diye bir tavrın var ne zamandır.. kim veriyor o adamlara bu hakkı? neden her elestiride ultraslan elestirilemez temalı yorumlar geliyor senden?

sen nasıl bunları elestirilemez olarak goruyorsan ben de "savunulamaz" olarak gorebilirim demek ki.. insanların elestirmesine nasıl itiraz edip reddedebiliyorsan sen o grubu savunurken senin savunmanı da reddedebilir insanlar rahat rahat..

ultraslan lafı her acıldıgında kusursuz, hatasız, en dogrusunu bilen, tribunun sahipleri gibisinden savunmalarla gelmek komik oluyor..

Ulema-i rezil-i rüsva: Spor yazari (veya skoru yazan) dedi ki...

pardon,farketmemişim.

alexander goygoyeviç dedi ki...

@petit,

Ultraslan'ın adını vererek daha önceki eylemlerini zaten eleştirmiştim.

Benim anlayamadığım şey, Arda'ya "kimisi sinema peşinde, sizin gibi ruhsuz görmedik.." şeklinde beste yapıp, arkasından da "biz Arda'yı protesto etmedik" diye ısrar etmektir. O eylemin getirisi de iddia edildiği gibi olumlu yönde olmadı işte.

Yorumlardan, Arda'yı eleştirdiğim gibi bir sonuca varıldığını görüyorum. Anlatamadıysam özür dilerim. Benim eleştirim, henüz Galatasaray Kaptanlığının gerektirdiği mental olgunluğa erişmemiş olan Arda Turan'a bu sorumluluğu verip, üzerindeki baskıyı yaratanlardı.

Tabi, olaylar bu şekilde gelişmemiş, Eskişehir'den, İstanbul BB'den, Sivasspor'dan, Manisa'dan o son dakika golleri yenmemiş, ne bileyim Leo Franco 35 metreden saatte 51 km hızla gelen o topu içeri almamış olsaydı, belki de Arda'nın takımı nasıl şampiyonluğa götürdüğünü ballandıra ballandıra anlatıyor olacaktık bu günlerde. Ama yaşanan olumsuzluklar, ne yazık ki bu 23 yaşındaki genç adamın belini bükmüş durumda. Görünen o.

Evet, Arda Turan, Galatasaray'ın önemli bir değeridir. 3,5 yaşındaki oğlumun odasında posteri asılı olan, adını bildiği, tv'de görünce tanıdığı tek oyuncudur. Candır.. Kolay kolay harcanmaz. Sevgilisi üzerinden tezahüratla yıpratılarak hiç harcanamaz.

Sade dedi ki...

Taraftar profilinin de böylece ne kadar yanar döner olduğunu bir sezon içinde çokça kez görmüş olduk. Sezon başında "kaptanımız, canımız!" oynamayınca da "kaka arda turan" slagonlarını başka türlü nasıl izah ederiz ki!? Arda Turan sağolsun.

Her oyuncunun düştüğü, yükseldiği zamanlar olur sabırlı olmak lazım nereye giderse gider. O kendi bileceği iş. Hem kim istemez ki Galatasaray'da kaptan olmayı hemde 23 yaşında? Arda istemiyor mu? İstiyordur... Elinden gelirse de bu işi kıvıracaktır. Kıvıramıyorsa da teşekkür ederiz hizmetlerinden dolayı kendisine, büyütülecek konu değil.

  ©Artemio Franchi. Template by Dicas Blogger.

TOPO