20.04.2010

Kulübeden Çıkamayanlar

Galatasaray Sözlük'te yazan mustycbu nicki ile bilinen Mustafa Bilgin'den geliyor bu yazı. Manisa deplasmanında tanıştık kendisiyle, gayet hoş ve güzel bir yazı olmuş. Pek konuşulmayan güzel bir detayı incelemiş..

Daha da uzatmayıp sözü Mustafa'ya bırakıyoruz:

Günümüzdeki büyük futbol organizasyonlarında 23 oyuncu milli takımlara çağırılıyor. Bunların üç tanesi kaleci olmak üzere diğer mevkilerden 5-8 arası oyuncu milli takımın bir parçası olabilmek adına kendi içlerinde bir yarışa giriyorlar.

Bir defansın, orta saha oyuncusunun ya da forvetin oynayabilme şansı maçın o anki durumuna, oyuncuların kondisyonuna ya da karşı takımın zafiyetini kullanma adına değişirken kalecilik için böyle bir durum söz konusu bile olamıyor. Çünkü birbirlerine çok yakın kalitede olsalar dahi her milli takım genelde tek kalecinin eline bakar. Bu durum milli forma sayısında, as ve yedek milli kaleciler arasında –hele bir de akranlar ise- astronomik farklar oluşmasına sebep olur. Şans mı şanssızlık mı bilemem ama ülkemizde bu durum hiç böyle enteresan bir durum yaratmamıştır, zira kaliteli kaleci üretimimiz yeterince iyi değil. Zaten bunu takımlardaki yabancı kaleci bolluğundan görebiliyoruz. Son 15 yıla bakarsak sadece Rüştü Reçber ile Volkan Demirel var elimizde. Ama özellikle kaliteli kaleci yetiştirme sayısı oldukça yüksek olduğu ülkelerde bu durum belki birer ümitsizlik, geri planda kalma sebebi. İşte bu örneklerden bazıları…

Jens Lehmann (ALM): Premier League’de Arsenal, Serie A’da AC Milan, Bundesliga’da Schalke 04, Borussia Dortmund ve Vfb Stuttgart ile 500’den fazla maça çıkmış olan bu büyük kaleci yalnızca 61 kez milli oldu. Rakam çok küçük değil ancak milli maçlarının büyük çoğunluğu hazırlık karşılamasıydı. 2006 Dünya Kupası'ndan önce Oliver Kahn milli takımı bırakınca 1. kaleci olma şerefine erişebildi.

Francesco Toldo (İTA): Serie A’da Fiorentina ve Inter ile 400’ü aşkın maç oynamış İtalyan kaleci 28 kez milli oldu. Kariyerinin ilk yıllarında Angelo Peruzzi ve Gianluca Pagliuca'nın sonraları ise Gianluigi Buffon’un ardında, milli takımda 2. kaleci oldu. Euro 2000 öncesi hazırlık maçında Buffon’un elini kırması kendisi adına bir şanstı belki de ve takımının finale çıkmasında, yarı finalde kurtardığı penaltılarla önemli rol oynadı. Sonrasında ise Recaro koltuklara yatay geçiş yaptı tekrardan. Milli takımı bıraktı ama 2. kaleciliğe olan ilgisi hiç azalmadı. Halen Inter’de, Julio Cesar’ın arkasında bekleyerek kariyerine devam ediyor…

Luca Marchegiani (İTA): 1993’te döneminin transfer rekorunu kıran kaleciydi ama o da Pagliuca & Peruzzi ikilisinin gazabına uğradı. Lazio başta olmak üzere 400 maçın üzerindeki Serie A tecrübesi kaleyi ele geçirmesine yetmedi. Yalnızca 9 kez milli oldu.
Pepe Reina & Victor Valdes (İSP): İspanya Milli Takımı katıldığı organizasyonlarda çabuk kalifiye olmasa Reina’nın forma yüzü göreceği yok. 19 kez formayı kapabilmiş Iker Casillas’tan, ki büyük başarı çünkü Casillas 8-10 sene daha as kaleci olacak gibi duruyor (200 milli forma bekliyorum kendisinden). Valdes’in durumu daha kötü, zira Katalunya milli takımında anca kendini avutuyor belki de... Oynadığı U21 maçlarından sonra henüz bir milli aktivitesi yok.

Ivano Bordon & Luciano Castellini (İTA): Onların en büyük şanssızlığı ise tüm zamanların sayılı kalecilerinden olan Dino Zoff ile akran olmalarıydı. 1974-1982 arsındaki İtalya’nın katıldığı tüm organizasyonlarda başrolü Zoff oynarken, Inter’in o zamanlardaki as kalecisi olan Bordon 21 milli forma sayısını anca bulabilmiştir, çünkü sadece 1982-1983 sezonunda ülkesinin birinci kaleciliği onun olmuştur. Uzun yıllar Torino ve Napoli’de 1. kalecilik yapmış Castellini ise sadece 1 maç için milli forma taşıma onuruna erebilmiştir.

Sander Westerveld (HOL): Efsane ve yaşlanmayan kaleci Edwin Van der Sar’ın mağdur ettiği kalecilerin en başında gelenlerden. Premier League’de Liverpool, La Liga’da Real Sociedad tecrübesi olmasına rağmen pek çok organizasyonda 22 numaralı formaya sahip olan bu Hollandalı arkadaş sadece 6 kez Portakallar ile ilk 11’de oynayabilmiştir.

Vladimir Maslachenko (SSCB): Futbol tarihinin en başarılı ve karizmatik kalecilerinden olan Lev Yashin ile aynı dönemde kalecilik yapmış Ukrayna asıllı Sovyet kalecidir kendileri. 1958 ve 1962 Dünya Kupaları ile Euro 60’ta Sovyetlerin 2. kalecisi olmuştur. 350 maçın üzerindeki Lokomotiv Moskova ve Spartak Moskova ile olan Sovyet Ligi tecrübesinin yanında sadece 8 kez milli olabilmiştir.

Bu oyuncuların arasında futbolu bırakanlar, olduğu kadar henüz bırakmamış hatta oldukça genç olanları var. Futbol ani değişimlerin olduğu bir oyun tabi aynı zamanda, kimin başına ne geleceği, kariyerlerinin nasıl değişeceğini bilemeyiz ama şu bir gerçek ki bu kalecilerin her daim içlerinde bir ukde kalacaktır. Ama bu ve bunun gibi hikâyelerdir belki de futbolu güzel kılan...

1 yorum:

baggio dedi ki...

Bir düzeltme yapayım naçizane.

Oliver Kahn 2006 dünya kupası öncesi milli takımı bırakmadı, Lehmann ve Hildebrand ile birlikte kadrodaydı ama Klinsmann Lehmann'ı oynatmayı tercih etti.

  ©Artemio Franchi. Template by Dicas Blogger.

TOPO