1.04.2010

Tek Kelimeyle Efsanevi : Arsenal 2-2 Barcelona

Eskiden Arsenal'i de severdim ben; bunun başlangıcı Fiorentina sevgim gibi eskilere dayanmaz ama, Robert Pires'e Euro 2000'de hayran olmamla başladı. 2000'in yaz aylarında Galatasaray'ın UEFA Kupası ile coşmaktayken üzerine bir de Euro 2000 gelmişti. Finalde İtalya'yı destekliyor olsam da altın golün asistini yapan "Marsilyalı Pires" turnuva boyunca en beğendiğim oyuncu olmuştu. Pires Arsenal'e imzayı attığında ben de Fiorentina kadar olmasa da ufak çaplı bir Arsenal tutkunu olmuştum. Galatasaray ve Fiorentina derken kendi kendime 3. takımı musallat etmiştim bir anda. Pires'in Arsenal'den gittiği güne kadar bizim kanallarda yayınlanan tüm Arsenal maçlarını izlemiş olabilirim. Pires 2006 Şampiyonlar Ligi finali ile noktaladığı Arsenal kariyeri ile benim de Arsenal sevgimi rafa kaldırmış oldu. Gerçi 4 yıldır Premier League'de bir takıma destek olacaksam bu hep Arsenal olmuştur, şampiyonluk yolunda hep Arsenal'i desteklemişimdir ancak Fiorentina kadar içli dışlı olmadım son 4 senelik dönemde. O yüzden "Arsenal'i tutuyorum" demektense sadece sempati duyduğumu söylüyorum hep. Sezon başında Aceto'nun şampiyonları sorduğu anketine Arsenal cevabını veren 2-3 kişiden biri olduğum için çok şaşırıp hem blogdan hem twitter'dan hem de MSN'den soranlar olmuştu ciddi misin diye. Sanırım şimdi sebebini anlamışlardır..

Bugün öyle bir maç oynandı ki 2000-2006 arasına gittim ben de bir anda. TV başına Arsenal kazansın isteyerek otursam da kim alırsa alsın fark etmez diye bir ruh hali içerisindeydim. 15-20 dakika sonra bir baktım ki hop oturup hop kalkan bir Arsenalli olmuşum farkında olmadan. Skor tabelasında 0-2 olduğunda Fiorentina veya Galatasaray yeniliyormuş gibi içim sıkıldı. 1-2 olduğunda bir umut doğdu içime, Puyol'un atılmasıyla 2-2 olduğunda ise kendimi ayakta buldum bir anda. Rövanşta yine durum farklı olmayacak sanırım, 4 sene önce unuttuğum duyguları bana tekrar yaşattı bu maç. Özlemişim Arsenal için de heyecanlanmayı..
Şunu açıkça söyleyebilirim ki herkes böyle düşünüyordur muhtemelen: Hayatım boyunca izlediğim en iyi 3-4 maçtan biriydi bu. 31 Mart 2010 tarihine dek izlediklerim arasında bundan daha iyi olan maç sayısı bir elin parmaklarını geçmez kesinlikle. Barcelona insanın başını döndürürken Arsenal ne zaman açılacak dedim, 20-25. dakikada kim olduklarını hatırladılar. İkinci yarının ilk yarıya oranla daha dengeli gitmesi, ya da daha insaflı gitmesi diyelim daha doğru olsun... Her neyse işte, terazide Arsenal'in farkı biraz kapatması ile güzelleşti maç. Tek yönlü izlemek bir yere kadar keyifli oluyor sonuçta. 2-2 bitmesi beni memnun etti zira sezon başından beri hem kendi liginde hem Avrupa'da en güzel oyunu oynayan takım Şampiyonlar Ligi çeyrek finalinde evinde mağlup olmamalıydı. Futbol bu kadar da acımasız olmamalı diye sitem ediyordum tabelada 0-2 yazarken. Gerçekten de o kadar acımasız değilmiş.. Penaltı pozisyonunda Fabregas'ın faul yaptığını iddia edenler bile olsa da bence penaltıydı. Orada kaleye şut atacak, şutu geçtim %99 golü atacak adamı öyle bozarsan penaltıyı yaptırmış olursun. E gol olma ihtimali de neredeyse kesindi, boş kaleye dümdüz vuramayacak kadar sakat değildi Fabregas. Hakem de golü engelleyen adamı attı doğal olarak. Bu nasıl penaltı diyenlere şunu söylüyorum: Derbide Bilica'nın Baros'a, Neill'ın Güiza'ya ya da Lugano'nun Bobo'ya bunu yaptığını düşünsün 3 büyük takım taraftarı. Aynı durumda kendi takımınızın oyuncusunu düşünün, çok da net penaltı dersiniz. Sırf burada "Puyol atıldı, Pique de yok, Barcelona elden gidiyor" diye penaltıyı ve kartı inkar etmemek gerek bence.

Son olarak şunu eklemek istiyorum. Skor 1-2, Barcelona önde. Dakika ise 78'i gösteriyordu, twitter'da şunu yazdım: "arsenal 2-2 yapsın, rovansta turu gecer" al sana kehanet.. 2-2 bitmezse 10 dakika sonra yanıyor kehanet.. en temizi..

Kendimce bir tahmin yaptım anlık olarak. Tamamen maçı izlerken aklıma düştü bir anda, şans mıdır tesadüf müdür nedir 2-2 olduğu yetmezmiş gibi Pique'dan sonra Puyol da gitti, rövanşta ikisi de yok. Bir takımın iki ana stoperi birden gidiyorsa Barcelona da olsa o takımın işi çok zordur. Üzerine bir de haftasonu ligde bir sakatlık çıkarsa, beklerden biri giderse, bakın görün neler oluyor o zaman. Kısacası, eğlencesine yaptığım tahmin bir anda orada yazdığım gibi gerçekleşme payının bir hayli yüksel olduğu bir kehanete dönüştü. İkinci maçın önemi daha da arttı bende bu lafların üzerine. Kutay "başına iş aldın" diyerekten takıldı, sırf böyle bir kehanette bulundum diye Barcelona turu geçerse "hani Arsenal geçecekti?!?!?!" diye bana yüklenen olur mu diye korkuttu durduk yere.. Neyse ki çok beklemeyeceğiz bu kez, salı günü belli olacak.

11 yorum:

T.Ç. dedi ki...

iyi maçtı ama efsane falan abartmışsın. hiçbir efsane maç tek taraflı olmaz.barcanın oynadığı arsenalin seyrettiği bir maç oldu.efsane ve çok çok iyi maçlar her iki takımında iyi olduğu maçlardır.topun iki kale arasında hızla gidip gelmesidir.tek kale maçlar değil.skor 2-0 dan 2-2 olması her maçta görülen şeylerdir.ve her maçta genelde bir takım bir takımı ezer.barcanın pas oyunu zaten maçlarının yüzde 80ninde yaptığu birşey. ama az rastlanan ve efsane olan maçlar iki takımında çok iyi olduğu maçlardır.tabi kişisel zevkler farklıdır.

franchi dedi ki...

"kisisel zevkler farklıdır" diye bitiyor yorum ama tum yorum benim macı kendi adıma efsanevi olarak goruyor olmamı elestiriyor.. boyle tezat olmaz ki..

ayrıca efsane macın cift taraflı olması gerektigini kim soyledi, nerede yazıyor? boyle bir mantık olur mu?

tek taraflı sonucla bitmedikce efsane olamaz mı yani mac? atıyorum 5-1'lik gs-fb finali efsane degil midir? ya da 6-0'lık mac tek taraflı oldugu icin efsane degil midir?

8-3'luk monaco-deportivo macı da efsanevi degildir, zira monaco tek basına oynadı o macı, deportivo geldi gol attı gitti.. ya da m.united'ın roma'ya 7 attıgı mac da mı efsane degil?

efsane macın cift taraflı olması gerekmez verilen orneklerde goruldugu uzere..

kaldı ki durum ne olursa olsun 2-2 biten bir mac "tek taraflı mactı" diye kestirip atılmamalı.. 2-0'dan 2-2 yapan arsenal'in hic mi oyunu, mucadelesi, gayreti yok yani?

gayet de efsanevi bir mactı bu.. seneler sonra sık sık anılacak bir mac oldu..

T.Ç. dedi ki...

haklısın bir tezatlık ve çelişki var yorumumda.yargı kesin ama son cümle bununla çelişiyor.

Adsız dedi ki...

2-0 olduktan sonra tek kale oynayan Arsenal'di bence..bir yanda oturmus ve kazanilmadik kupa birakmamis Barca,diger yanda genclerden olusan ve büyük maclarda pek istikrari olmayan Arsenal..2-1'den sonra barca Gunner'sin temposuna zar zor ayak uydurabildi..pazar günü Galatasaray fener macinda pozisyona girek tek kale oynayan GS'ydi ama ertesi gün mansetlerde yer alan "fener süper top oynadi" basligiydi..

bence efsane mac..barca en son ne zaman 2-0'dan mac vermiski?? bir arastirilsin bence..

alessandro del piero dedi ki...

abi maçta yazık olan bir takım varsa barcelona'ydı. arsenal hiçbir şey oynamadan 7-0 yerine 2-0 geriye düştü diye yazık olmuştu demek barça'nın rövanşta yapacağı minimum 5 farklı skoru önceden görmeyi engeller sadece, 6 gün amaçsız bir umutla dolaştırır işte insanı :)

baldur dedi ki...

@adsız, hahahaha evet galatasaray tek kale oynadı, o yüzden kaleyi bulan bir şutu var değil mi.

smt dedi ki...

O kadar eleştirdiğim Almunia resmen Arsenal'in maça tutunmasını sağladı.Neydi o ilk 15 dakikadaki kurtarışları.Kendini aştı adam.
Yazdıklarına katılıyorum , gerçekten 10 numara maç oldu.Maç öncesi vaat ettiği herşeyi verdi maç bizlere.
Ben de senin gibi Arsenal'i destekliyorum.Umarım kehanetin tutar da atlar Arsenal turu..
Ayrıca yazıda Ertem Şener'e de parantez açamlıydın.O neydi öyle ya :)

franchi dedi ki...

@smt,
kendi kendime gecmise gittim geldim, bir futbol macından isteyebilecegim her seyi buldum.. ertem sener'i bu yazıya bulastırıp tadını kacırmak istemedim :)

yoksa mac anında babam bile dayanamamıs, beni aradı sordu "kim ya bu macı anlatan d****lak" diye :)

smt dedi ki...

eheh.babana hak vermemek elde değil :)

UyAha dedi ki...

@T.Ç

tek taraflı maçlar efsane olmaz diyorsan seni 2000 avrupa şampiyonası yarı final italya - hollanda maçını tekrar izlemeye davet ediyorum :)

Adsız dedi ki...

@baldur ilk saniyelerde mustafa Sarpin getirdigi top,yine ilk yarida Dos Santosun soldan vurdugu ve volkanin tuttugu sut,ikinci yari Dos Santosun diregi yalayip gecen sutu,ve son olarak Keita'nin köseye attigi volkanin cikarttigi sut..bunlara karsilik selcugun 35 metreden attigi ciliz sut...bunu ben demiyorum,normal 2 gözle maci izleyen insanlar söylüyor..

  ©Artemio Franchi. Template by Dicas Blogger.

TOPO