30.04.2010

Franchi vs. Demiycem: Fiorentina-Milan

Bir süredir Fiorentina'ya pek değinmiyorum, Fiorentina'yı okumaya alışanlar bunun farkındadır. Bunun sebebi de tahmin edilebilir olmalı, takımın iyice dibe vurmuş olması. Son umut olan İtalya Kupası da elden gidince ligde 5, 6 ve 7. sıralar için mücadele edilmesini bekledik. Kupa finalini kaçıran takım ligi de saldı gitti ve önümüzdeki sezon Avrupa'da oynama ihtimali neredeyse sıfıra indi. Kalan maçların hepsi kazanılsa dahi 7. sıraya çıkmak için mucize gerekiyor. Kısacası Fair Play kontenjanından Avrupa Ligi bileti almak gibi "umut fakirin ekmeği" temalı bir olasılık kaldı elimizde. Ki burada İtalya'nın UEFA Fair Play sıralamasında ilk 3 sırada olması gerektiği gibi Fiorentina'nın da ligin en centilmen takımı olması lazım. Bizdeki Turkcell Fair Play Ligi var ya, onun aynısı işte. Bu kadar yazdım da listelere hiç bakmadım, belki de İtalya bu sıralamada ilk 3'ten çok uzak, bilemiyoruz. Uzak kalmadıysa da Motta'nın Nou Camp'taki kırmızı kartı İtalya'nın hanesine eksi puan olarak yazıldı bile. Sergio Busquets'in terbiyesizliği kıyısından köşesinden İtalya'da ilk 7 dışında kalan bir takımın kaderiyle oynadı belki de..

Sonuç olarak şu var elde: Fiorentina'nın Avrupa kupalarına katılması mucizenin de ötesini gerektiriyor. Milan için ise durum nispeten daha iyi, şampiyonluk yarışında 2 kere liderlik şansı yakalayıp bunu değerlendiremeyerek dışarıda kalsalar da kötü giden sezonu Şampiyonlar Ligi vizesi ile kapatacaklar gibi. Geçen sene son maçta 4. sıraya inebilirlerdi Artemio Franchi'den mağlup ayrılsalar; ancak Maldini'nin kariyerinin son maçında kaptana galibiyeti hediye edip kendileri de ön eleme ile uğraşmak zorunda kalmadılar. Bu sene Fiorentina ve Juve'nin olmadığı ilk 4 sırada, 3. sıra için gizlice enselerine yapışan Sampdoria ile mücadele edecekler kalan bir kaç haftada. Roma'yı belki de şampiyonluktan edip(ki umarım etmemişlerdir) doğrudan Şampiyonlar Ligi hedefleyen Sampdoria için Milan geçilmesi imkansız olmayan bir hedef konumunda. Hal böyle olunca Milan da en azından 3. sırada kalıp sezonu 3 hafta evvelden açmak zorunda kalmak istemiyor.

Görüldüğü üzere Milan için çok daha "hedef" dolu bir karşılaşma Fiorentina'ya oranla. Fiorentina'nın tek amacı ise sezona iddialı girip rezilleri oynayan çoğu takımın, ligin son haftalarındaki bir numaraları avuntusu olan "prestij" mücadelesi.

Ancak blogda biri Fiorentinalı(ben) diğeri Milanlı(demiycem) iki yazar olunca olay bizim için İtalya'da iki takımın arasındakinden daha ciddi bir boyuta ulaşıyor. Kazanan taraf diğer tarafa istediği gibi saydırıp sıralayacak diğer sezon iki ekip yeniden karşılaşana kadar, bu yüzden bizim için bireysel açıdan takımların konumu ne olursa olsun çok önemli bir hale geliyor bu mücadele. Ne yalan söyleyeyim, iki yıldır bıktım Milan'a seri şekilde yenilip Demir'in diline düşmekten, bu sene en azından beraberlikle ayrılalım da kendim kazandık diye şov yapamasam da onun da diline düşmemiş olayım. Haydi be Fiorentina, güldür bu delinin yüzünü bu sezon son kez!

2 yorum:

Anonim dedi ki...

Fatih Terim döneminden beri Fiorentina'ya sempati duyan ama Milan taraftarı olan bu gönül Milan'dan yana.
Forza Milan.

demiycem dedi ki...

renklerin kardesligi.. dostluk kazansin..

  ©Artemio Franchi. Template by Dicas Blogger.

TOPO