15.03.2010

TFF & Muammer Güler

Bir tartışmadır gidiyor İBB-Diyarbakır maçının ardından. Vali çıkıyor yok efendim TFF suçludur diyor hakem geri gelmedi diye türlü türlü laf atıyor sağa sola. TFF zaten olayları içinden çıkılmaz hale getirmiş. Diyarbakırspor başkanı başka bir şeye isyanda.. Kısacası önüne gelen, bir şeylere suç atmakla meşgul son dönemlerde Diyarbakırspor'un başına gelenlerden sonra. Herkes mi herkesi suçlar arkadaş? Muammer Güler çıkmış diyor ki hakem Hüseyin Göçek son bir kaç dakikayı oynatabilirdi. Neden hakemin sahaya çıkmadığını sorguluyor. Hakem aceleci davranmış da, bir yerlerden direktif almış da, çıkıp maçı bitirememiş de, kendileri güvenliği sağlamalarına rağmen tüm bunlar neden olmuş... Tribünde polisi aşıp gelen 50 kişi var, turuncu formalı oyuncuları ve hakemleri tutabilseler linç edecekler. Sen sahaya dalanların bir kısmını dışarı attın diye orada güvenlik mi sağlamış oluyorsun? Daha 1 hafta evvel yaşananlar belli, hiç mi psikolojiden haberiniz yok? Bu maçın sonuna kaç dakika kalmış olursa olsun bitmek zorundaydı şu çıkan olaylardan sonra. Bir takımdaki 11 oyuncuyu ve sahada oyunu yöneten 4 hakemi dövmek için sahaya dalanlar olduysa o hakemdeki ve oyunculardaki psikolojiyi düşünün isterseniz. 1 hafta evvel sizle aynı mesleği yapan adamların hayatları tehlikeye giriyor, kafalarına taşı da geçtim artık kaya boyutunda şeyler yağıyor, atılan yabancı maddenin ve sallanan sopanın haddi hesabı yok.. Bunları görüp maça çıkıyorsunuz ve maçın sonlarında tam karşıdan 50 kişi bağırarak gözlerini karartıp üzerinize koşuyor, ellerinde yabancı maddeler var, hatta plastik sandalye ile bile koşup geleni var atlayıp zıplayarak. Sanmıyorum ki şu durumda "akıl" devreye girsin ve hakemlerle oyuncular sakin davransın.

O yüzden hakemin tatil kararı çok yerinde, Muammer Güler boşa kürek çekiyor yani hakemi suçlayıp da kendini haklı çıkarmaya çalışmanın bir anlamı yok. En ufak derbide binlerce polisi görevlendiren, amatör branşlarda büyük takım taraftarlarına deplasmanı yasaklayan o Muammer Güler önderliğindeki güvenlik kurulları neredeydi bu maçta? Neden olası tehlike öngörülüp Diyarbakırspor taraftarının girişi yasaklanmadı? Gereken güvenliği aldık diyor bir de çıkıp. E almadığın bundan daha net belgelenebilir miydi? Sen yaptığını söylediğin görevini tam anlamıyla yerine getirsen bunlar olmazdı. Ha Muammer Güler illa ki bir yerleri suçlayacaksa bu yazının başlığını paylaştığı kuruma bakacak : Türkiye Futbol Federasyonu.

Bugün bir suçlu arayacaksak en başta TFF gelmeli. Bursa maçındaki olaylar belli, cezasını efendi gibi çıkıp 3 günde açıklıyorsunuz. 3 maç tarafsız sahada seyircisiz diyorsunuz. Kimi az kimi çok bulacaktır o sayıyı, girmeyelim oralara. Sadece cezanın 3 günde hemen çıkmasından bahsetmek istiyorum. Bu ceza madem bu kadar kolay verilebiliyor, tüzük elinizde, kural kitapları elinizde, hepsi sizin ne yapmanız gerektiğini açık açık yazıyor. Neden 17. dakikada tatil edilen maçın cezalarını 3 günde açıklayıp da sonucun tescil işlemini 10 gün sonraya atıyorsunuz? Bunun mantıklı bir cevabı varsa benimle paylaşabilir mi?

10 gün sonra olaylar durulacak, ortalık sakinleşecek, onlar da geçiştirecek tescil olayını, sessizce aradan çıkaracaklar. Ama işte hayat öyle 10 gün önceden bir olayı tasarlayıp diğer ihtimalleri akılda sıfırlamaya izin vermiyor. Böyle bir beklentiye kapılırsanız da paşa paşa İBB-Diyarbakır maçının tüm sorumluluğu üzerinize kalır. Bu maçın olaysız ve sessiz sakin geçebileceğine nasıl emin oldular merak ediyorum. Bu ülkeyi, tribün kültürünü, yönetim-yönetici profilini, medyayı, kısacası ülkenin futbolunu ve çevresindeki etkenleri azıcık tanıyan adam bilir ki İBB-Diyarbakır maçı çok riskli ve olay çıkma ihtimali barındıran bir maçtır. Bunu bilemeyip de kritik bir maçın kararını orada suçlu taraftaki takımın bir maç daha oynamasına izin verecek şekilde geciktirirsen sonuçlarına paşa paşa katlanacaksın. Bursa maçının cezası geçtiğimiz hafta çıkabilmiş olsa İBB maçında olaylar bu denli büyük olmazdı. Bursa hükmen galip ilan edildiği anda bir sonraki olayın Diyarbakır'ın ihracını gerektireceği kesindi. İBB maçında olay büyümezdi dedim ama hükmen Bursa galibiyetine rağmen maçta yine olay çıksaydı da hiç tartışılmadan olay haftanın ilk günü sonuca bağlanıp Diyarbakır'ın kalan maçlarının üzerine çizik atılırdı. Bursa maçının ardından hemen çıkamayan hükmen galibiyet veya kaldığı yerden devam kararı İBB maçının olaylarının baş sorumlusu oluverdi işte böyle. TFF sinsi bir plan işletip 10 gün sonraya karar sarkıtmayıp acil olarak işi halletse bugün Diyarbakır'ın düşüp düşmemesi tartışılmıyor olacaktı. Ya düşecekti kesin olarak, ya da olaysız ve sadece puansız dönülen bir İstanbul deplasmanı yaşamış olacaklardı hükmen kaybedilen Bursa maçının ardından. İkisinin ortası asla olmayacaktı. Bugün öyle bir noktaya geldi ki TFF, iki maçı birden hükmen mağlup sayarsa Diyarbakır bir daha sahaya çıkamayacak sezon sonuna dek. Bir anda bu kararı alabilmek büyük cesaret istiyor şu durumda. Ki normal şartlarda olması gereken iki maçın da hükmen mağlup sayılmasıdır. Bu iki maç 1 hafta değil de 1 ay arayla olsa kesinlikle gitmişti Diyarbakır. Kitapta yazan ve ezberlenen kurala göre sezon içerisinde güvenlik nedeniyle 2 tane maçı tamamlanamayan takım düşüyor. Ancak Federasyon geniş ve rahat bir tavır takınınca sıra dışı bir durum oluştu.

Muhtemelen bu iki maçı üst üste hükmen yenik sayamayacak federasyon. Sayması gerekir ama bunu yapabilir mi yapamaz mı o konuşuluyor ya zaten. Ben böyle bir karar beklemeyen taraftayım, o karar çıkarsa da gerçekten inanılmaz derecede şaşırırım. Sükunet, huzur, barış, açılım, o, şu, bu derken iki maçtan biri hükmen diğeri de kaldığı yerden devam diye karara bağlanır ve olayların üstü geçiçi olarak örtülür.

Sadece federasyon konulu bir yazı olacaktı şu yazı ilk anda ama Muammer Güler ülke basınının yarısında hakem Hüseyin Göçek'i suçlayıp üzerine bir de kendisini ve işbirliği yaptığı kurumları övmeye kalktığı için olayı kendisiyle açıp TFF'ye bağlama gereği duydum.. Sonuçta Muammer Güler ve güvenliği sağlamaktan sorumlu ekibi suçludur bu yaşananlar konusunda, en net örnek de ilk bölümde bahsettiğim amatör branşlardaki tutumdur. Yine de İstanbul'u yönetenlerdeki bu eksiklik TFF'nin sınıfta kalışının yanında pek yer bulamıyor medyada. Doğru da oluyor zira Türkiye Futbol Federasyonu test niteliğindeki Diyarbakırspor olayında çok feci şekilde sınıfta kaldı. Böyle bir risk ortamındaki tutumları, yapacakları ve yaptıracakları çok önemliydi bu federasyon ve geleceği konusunda. Benim gözümde TFF inandırıcılığında ve samimiyetinde onarılamaz bir hasar daha bıraktı..

6 yorum:

Oğuz Öztürk dedi ki...

Fotoğraf süper hahaha

Great White dedi ki...

Hali hazırda benim kafamda olan ve bu yazıdan da çıkardığım sonuç şu ki, küme düşürülecek birileri varsa onlar TFF ve Emniyet olmalıdır..

D. Bakır yönetimi suçsuz, hocası masum, futbolcusu ise mağdur durumdayken geriye TFF ve Emniyet Müdürlüğü kalıyor..

Birisi adaleti, diğeriyse asayişi sağlayamadığı sürece bu kaos böyle devam eder..

CaRtMaNtR dedi ki...

Valilik ve Emniyet muhtemelen saha içi güvenlikten özel güvenlik kuruluşu sorumludur diyerek bu işten sıyırtacaktır.

İBB'nin başkanının hükümetle olan akrabalık ilişkisi nedeniyle İBB tarafıda Diyarbakırspor'a yönelik sert açıklamalar yapmayacaktır.

Diyarbakırspor yönetimine sorsak zaten olayları hiç bir zaman onlar çıkarmıyor ya birileri provoke ediyor yada ağır tahrik var.

Sonuçta ne olura gelirsek bu anlayışla eminim ne şiş yansın ne kebap mantığında kararlar verilecektir.

Don't Forget Me dedi ki...

sahaya atlayan adam şeref türbininden diyarbakırspor başkanı ile birlikte çıkıyorsa daha ne söylenebilirki... adamlar oyunlarını çok güzel oynuyorlar millette tff'ye, valiye, bursaspora ceza kesmeye çalışıyo... medyada da bir allahın kulu bunu konuşamıyor ya helal olsun...

http://photos-d.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc3/hs494.snc3/26986_392433205663_108530600663_5411801_6089294_n.jpg

franchi dedi ki...

@great white,
kurum ve kuruluslar suclu ancak diyarbakır konusunda o kadar da iyimser olmamak lazım..

evet oyuncular ve hoca sucsuz olabilir, onların doguda gorev yapan bir ogretmenden farkları yok, is geregi oradalar, siyaset veya teror geregi degil..

yonetime sucsuz demek olmaz, cıkıp olayları taraftarın bilincli sekilde yaptıgını kabul etmeyip de provokasyon ve tahrikten bahsediyorlarsa o is olmaz..

Great White dedi ki...

@Franchi

Kısa bir yorum yaptığım için anlam bulanıklığı olabilir..

Ben tabii ki oturduğum yerden bırak D. Bakır Yönetimi' ni kendi takımımın Yönetimi' nin dahi pür-i pak olduğunu iddia edemem..

Orada dikkat çekmek istediğim nokta, söz konusu olaylarda Kulüp Yönetimi' nin sabit bir suçu görülmediği üzerineydi..

Kimbilir, belki de Dont Forget Me' nin yukarıdaki ithamları bile doğrudur. Ama insanları zan altında bırakmadan önce iddiaların ispat edebilmesi gerektiğini düşünüyorum..

  ©Artemio Franchi. Template by Dicas Blogger.

TOPO