7.09.2009

Sen Utanma Derya Büyükuncu!

Yazıya girmeden önce temmuz ayı başında yazdığım yazıyı hatırlatayım : Türkiye'de Spor Bilinci.

Evet sen utanma çünkü senin yerine utanması gereken pek çok yetkili var bu ülkede... Bugün kendisi Spor Cafe'ye çıktı NTV Spor'da ve yine anlattı derdini. 2012'de dünya tarihindeki tek sporcu olma fırsatı var elinde, 6. olimpiyatına katılıp bunu tüm spor dallarında başarabilmiş tek isim olma şansı var. Olimpiyatlarda her seferinde büyük bir gazla gidip havasını alıp "amatör branşlar kötü.. hep başarısız oluyoruz ah tüh vah yazık.. birşeyler yapalım" diye dertlenip aynı tas aynı hamam giden bir ülkeyi dünya tarihine geçirme fırsatı var Derya'nın. Ama gelin görün ki bir kişi de çıkıp bu yolda destek olmuyor. Spor Cafe'de söyledikleri yüzünden bir çırpıda karalanabiliyor. Derya'nın hep aynı şeyleri söyleyip haksız yere bu zihniyeti eleştirildiğinden tutun da yüzmedeki yeni teknolojiler konusundaki bilgisizliğine kadar geniş bir yelpazede eleştiriliyor. 20 yıldır üst düzeyde yüzen adama hiç kimse sponsor olmuyor ve suçlu o adam oluyor. Onlarca şirkete gittim diyor destek bulamadım diyor. Sponsoru federasyonun bulması gerekmiyor mu peki ? Futbolda veya basketbolda sporcular tek tek şirketlerin kapısını mı çalıyor bize sponsor olun diye ? Yoksa şirketler mi gidiyor bu isimlere. Amatör denen bu daha alt düzeydeki sporlarda federasyonların sponsorlar aracılığıyla oyuncularına destek olması gerekmiyor mu ?
Varsa yoksa Derya kötüleniyor bu ülkede. Derya'ya hakkını verip kötülenip hep aynı şeyleri yapıp spordaki gelişmeleri bilmemekle suçlananlar yetkililer olmalı. Derya bugün antrenörü, masörü ve sponsoru olmadan kendi imkanıyla yarışlara hazırlanıyorsa neden suçlu oluyor ? Galatasaray Spor Kulübü de kendisine Marmaris Martı Otelleri'nin yüzme şubesine sponsor olup yaptığı yatırımla destek olabiliyor, ötesine gitmiyor. Bu zaten kulüple de alakalı değil, futbol, biraz basketbol, çok çok az da voleybol var çünkü ülkede. Başka sporla ilgilenene uzaylı gözüyle bakıp adamı deli sanıyorlar. Elin oğlu curling ve bobsled gibi ilginç sporları yaparken bile destek alıyorsa, bir yerlerden yardım alıyorsa bizde hiç kimse çıkıp da Derya'ya tek kelime etmeyecek. Avrupa'da Almanya ve Fransa ile birlikte en büyük 3 ülkeden biriyiz nüfus olarak. O ülkeleri basketbolda yenebiliyoruz, bir de çok az da olsa futbolda rekabet etmişliğimiz var. Başka yok.. Bizden küçük olan onlarca ülkeden çok daha az lisanslı sporcumuz var. Hatta Almanya'daki bayan futbolcu sayısı bizde tüm branşlardaki lisanslı sporcularla karşılaştırıldığında ağlanacak bir hale geliyor. Amatör branşlar dediğimiz sporlarda ara sıra kazanılan başarılar ve son 10 yılda devşirme sporcular haricinde neredeyse hiç gelemeyen başarılar gözümüzün önündeyken Derya Büyükuncu ismi bu ülkenin utanç tablosudur ve utanması gereken de O değil O'nun gibileri yükseltemeyenlerdir. Ülkedeki spor zihniyetinin başını öne eğme sebebidir Derya'nın durumu. Ama ısrarla eleştirilmeye devam ediliyor.

Sıfır destekle 5 olimpiyatta yüzüyor, konuşunca da suçlu Derya oluyor. Derya için bugüne dek ne yapıldı, eleştirenler cevap verse ya çıkıp ? Varsa yoksa Derya başarısız bizim için, ciddi ciddi merak ediyorum olimpiyat şampiyonu olabilmesi için ülke adına ne yaptığımızı. 70 milyonu aşmış nüfusa sahip ülkedeki spor adamlarının vizyonsuzluğunu, başarısızlığını neden Derya Büyükuncu üstleniyormuş ? Bu sorulara cevap vermeden ne kadar da kolay geliyor Derya Büyükuncu ismini karalamak.

Yoksaaa, Derya'nın bugünkü yayının ardından eleştiri almasının sebebi sakın futbolu eleştirmesi olmasın ? Ha ? Ne dersiniz ?...

Avrupa'da küme düşmesi kesinleşen takımların stadları bile doluyor, bizim ülkemizde 3 büyük takım bile stadı dolduramıyor yeri geldiği zaman diye eleştirip biraz da kendilerine özen gösterilmesini istedi diye Derya Spor Cafe'deki yayının ardından suçlanmış olmasın sakın ? Bu ülkede üstüne düşülen tek spor yarım yamalak icra edilen futbol ve bunu da eleştiriyor diye bir adam hemen karalanıp kötüleniyor.

Burada 2 seneye yakın zamandır futbol yazıyorum ama bu ülkedeki tek sporun o olmadığını bilerek. Futbolu mantıklı şekilde eleştirdi diye de kimseye tek kelime edemeyiz, Derya da bugün bunu yaptı işte. Futbol'daki ilginin 100'de 1'i Derya ve Derya gibilere gösterilse bugün olimpiyatlarda ABD, Çin ve Rusya'nın yanında Türkiye ismini görürdük. Madalya sıralamasında Zimbabve ile, Uganda ile değil bu devlerle mücadele ederdik. Zimbabve gibi bir ülke bile Kirsty Coventry ile yüzmede altın alıyor, biz ise finale sporcu çıkarsak sokaklara dökülecek durumdayız.

Artık yeter, Derya Büyükuncu'ya haksız yere dil uzatmaktansa O'nu bu duruma getirenleri eleştirin, eleştirin ki Derya gelecekte antrenörü olduğu çocukların madalya almasına sevinip tüm bu çabalarının bir şekilde olumlu sonuçlandığını görsün.

Son olarak Derya'nın programdaki sözleri ile bitirelim :

- "ABD'de ölsem kimsenin haberi olmaz."

15 yorum:

omega dedi ki...

Başarıları "spor" gazetesi geçinen saçma sapan futbol gazetelerinin köşesinde fotoğrafsız bir cümlelik haberlerden bile fazlası olamıyor.
Ben şahsen Derya Büyükuncu ile gurur duyuyorum.Azmiyle, başarısıyla.2-3 braşta yarıştığımız olimpiyatlarda 5 seferdir ummadığımız bir yerde, imkansızlıkların içinde kariımıza çıkıyor.Ama bir gram takdir görmüyor.Buna artık kahpe dünyanın adaletsizliği mi demeli yoksa "vizyon" kelimesinin anlamını sözlükte bile bulamayacak "spor yöneyicilerinde" mi?

Aceto Balsikimo dedi ki...

Derya'yı eleştirenler neye istinaden eleştiriyor aceba merak ediyorum.. Adamın dalında üzerine çıkabilen 2.bir isim 20 yıldır çıkartamayışımız kendi ayıbımızken bir de bu çocuk 6. olimpiyat için çırpınırken destek yerine köstek olmak!! tabi herşey madalya ve kriter başarı bir ülkede hadi götünü yırt bakayım herhangi bir dalda olimpiyat eşiğine gelebilecek misin eleştiren kardeşlerim.. off off

cannksk dedi ki...

Şu an 24 yaşındayım. Sanırım 8 yaşındayken Ege Universitesinin yüzme kursuna gidiyordum. Hocamız profosyonel bir türk yüzücüsünün adını söyleyene gofret vereceğini söylemişti. 15 kişi falandık kimseden ses çıkmadı, ben Derya'nın adını söylemiştim.(Olur da okursa kusura bakmasın ben onu kız sanıyordum o zamanlar). Neyse sonunda gofreti yemiştim. 16 yıl olmuş, ben o günden beri acayip severim Derya'yı. Bu ülkede yüzmeye yatırım yapmak demek bazıları için hala eski balkan veya sovyet ülkelerinden 3.sınıf sporcu devşirmek olduğu için 16 yıldır bildiğim tek yüzücü adı Derya Büyükuncu.

zenmaster dedi ki...

http://starttakozu.blogspot.com/2009/09/derya-buyukuncu-ve-turk-sporu.html

Buraya yazacaktım aslında ama biraz uzadı, bloga yazdım. Dileyenler bakabilir.

Cenky dedi ki...

Franchi ben Sakarya Üniversites Amerikan Futbol Kulübü başkanıyım. Bu sene Profesyonel lige katılıyoruz. 2. ligde mücadele edeceğiz. İlk maç Kıbrıs'ta DAÜ ile. Verilecek harcırah ne kadar biliyor musun? Başkan onay verirse 2 bin Lira, vermezse bin lira. En az 30 kişilik bir kafile ile minimum 1 gece konaklamalı gideceğiz bir de. Bu ülkede 30 kişiyi uçakla Kıbrıs'a götürüp 1 gece yatıracak, yemeğini yedirecek, sonra uçakla geri getirecek, Sakarya havalimanı gidiş gelişi 2 bin Liraya sağlayacak tek adam göstersinler hemen yarın istifa ediyorum.

Biz Amatör kulüpleriz, oyuncularımız para almadan yürekleriyle yapıyor bu sporu, seyircimiz yok, gelir kaynağımız yok, biz yöneticilerin kişisel tatmin ve bolca maddi kayıptan başka hiç bir çıkarı yok, düşün ki sezonda 4-8 arası maç yapıyoruz maç yapacak saha bulamıyoruz, hep cepten yiyoruz. Ancak Federasyona GSGM tarafından ayrılan ödenek ancak 2-3 takımın bir sezonluk matbu giderlerini karşılayacak nitelikte. Federasyon Başkanları hep Kamu'da çalışıp hasbel kader o noktalara seçim makyajı adı altında "atanmış" adamlar. Çoğu amatör branşta durum aynı. Bir şeyler katmalarına gerek yok bu sporlara, aldıkları gibi iade etsinler federasyonları yetiyor onlara. Sponsor aramıyorlar ki bulsunlar. Sponsorluk yapacak adamların ikna olması gerek, bireyler değil federasyonlar ancak ikna edebilirler ama neredeyse tüm çalışanlar memur. 2 senedir 10-12 bin civaı kaynak buldum kulübe, o kaynağı bulmak için harcadığım zamanı doktorama harcasam çoktan iş bitirmiştim.

TFF ya da TBF gibi tam özerk olmadıkça amatör branşlar, ne Deryalar ne takımlar heba olur bu ülkede sayamayız.

Şimdi soruyorum fazladan 5-6 bin Lirası olan var mı, deplasmana gideceğiz de?

Aycan dedi ki...

6-8 yaşlarında falandım. Sporcu ya da unlu sima kartları ile oyun oynardık. (o klasik futbolcu kartları degil) orada vardı derya buyukuncu...o zamandır merak etmisimdir hep.

sora hentbola merak sardık. 12 yıl kadar oynadım.. ben şanslıydım. ama diger takımları da gozlemedım. digerleri rezalet sartlarda takım "idare " etmeye calısırlardı. milli takım dahi rezalet durumdaydı. neyse.

gecen bırılerı ile tartıstım.
arkadasım banane baska spordan futbola destek verırm ben, baska sporları sevmek izlemek zorunda mıyım? diip spor bilincini anlayamamıs bi guruhla tartıstıgımda yıldım.

lanet olsun ki bu ülkede amator sporları gelıstırecek olan kendi federasyonları igrenc, rezalet bi organizasyon icinde..
nerde kaldı baska kimseler.

hentbolla bitiriim. lise cagına kadar hentbol oynamak buyuk keyiftir. miniklerde bir suru turnuva olur, eglenilir. lisede is ciddi ciddi mucadeleye biner, burası da cok keyifldir. ne zaman lise biter,uni baslar..is orda kopar.

ne alttan gelen yetenekli gencler devam edebilir adam gibi, ne klupler ayakta kalabilir.
federasyon rezillik icindedir senelerdir. yok istanbul yok ankara yok trabzn diye birbirini yerler..

derya buyukuncu ya 6. olimpiyatına gidicegine tum kalbimle inanıyorum. bilmiorum olaslıgını su anda ama ben basarılı insanlara inanıım, zararı olmaz.

başbakan'da anca rize de santraya cıksın..

Nickfallin dedi ki...

Devlet tüm branşlara aynı derecede destek vermelidir, orası doğru. Ama futbol, basketbol ya da benzer takım sporlarıyla karşılaştırıldığında neredeyse sıfıra yakın taktik gerektiren tamamen fiziğe dayalı yüzme, atletizm gibi spor dallarına zerre ilgi duymuyorum açıkçası. Duymak zorunda da hiç hissetmiyorum.

franchi dedi ki...

@nickfallin,
sen ilgi duymuyor olabilirsin, kendi tercihindir elbet ama sadece futbolu değil genel anlamda sporu seven adama bobsled yapan adamların üst üste yatıp buzda kayması bile zevkli gelir.. curling'de o ütümsü şeylerin kayması da keyif verir..

fizik güce dayalı deniyor ama toplu oyunlarda olduğu kadar bu sporda da teknik var.. özellikle de teknik yok diye basite indirgediğin yüzme sporunda taktik ve güç kadar önemlidir.. takım yarışlarında tek sporcunun yerini değiştirsen çok büyük oynama olur, belki kazanacağın yarışı sonuncu sırada bitirirsin yüzmede.. atletizm için de durum aynı..

fiziğe dayalı denen sporların çoğunda hiç akla gelmeyecek taktikler var.. bir sporu yeteri kadar takip ettikten sonra sadece fizik olmadığını anlıyorsun ve işin en güzel yanı olan taktiksel detaylara giriyorsun izlerken..

bu keyif meselesi sonuç olarak, kimseye zorla curling izletmiyorlar bu ülkede, zorla ski jumping izletmiyorlar, keyif alan adam izliyor ve sadece futbola aklı erenlerce de bunun kösteklenmemesi gerekiyor bugün derya'nın başına gelenler gibi..

Cenky dedi ki...

@nickfallin

Sen duymayabilirsin, zorunda da değilsin ama duyanlara, o sporları yapanlara ve o sporlara saygı duymak gerekir. Sevmek şart değil ama saygı şart. Ama hem yüzmede, hem atletizmde ciddi taktik savaşları yaşanır sen oradan göremesen de. O 2 sporu yapanlar takım sporu yapanlardan en az 2 kat fazla antrenman yaparlar ve tek şansları vardır her yarışta. Oysa 20-30 küsür haftalar boyunca hep bir şansı vardır takım sporu yapan adamların. Saygı duyalım "amatör" diye addedilen branşlara.

karaktersiz dedi ki...

Turkiye'de ve tum dunyada sponsor $irketlerin spora yaptigi destek, reklam ve bu reklamlarin getirdigi kazanca bagli oldugu icin ilgi gormeyen bran$larin yeterli destegi gormemesi -malesef- normal kar$ilaniyor artik.
Hadi Turkiye devletini gectim, cunku kendilerine hayri olmayan bir kurumun amator sporlara e$it oranda destek vermesi zaten mumkun degil. Burada Markalarin, $irketlerin devreye girmesi, bunun icin cali$ilmasi gerekiyor. @Cenky beyi ornek alalim mesela; bir $irket takiminiza sponsor olsa, medyada sesini duyurabilecek mi? bundan kazanc saglayabilecek mi? Mumkun degil bence, $irketler kesesini du$unuyor artik ve olan amator spor bran$larinda kaybolan potansiyel yeteneklere oluyor. Hadi ki$ sporlarini gectim, Turkiye'de luks kacabilir ama $u yuzme, atletizm, bayan futbolu ve tenisle ilgilenenlere gercekten yazik oluyor.

Tum hafta boyunca Finlandiya'daki Avrupa bayanlar futbol $ampiyonasini izledim. Turku $ehrinde yapiliyor bu organizasyon, $ehrin nufusu 700bin kusur ve lisanli sporcu sayisi 100bini geciyor. Kafayi yedim resmen, hokey, kayakla atlama, cim kayagi, bayan futbolu derken Cografi konumlarini o kadar iyi degerlendirmi$ler ki gipta ettim.
Cozum nedir? Kli$e olacak ama once gelirimizin, ya$am kalitemizin artmasi lazim sonra da medyanin futbolu pompalamasina biraz ara vermesi gerekiyor. Turkiye'de gelir duzeyi o kadar adaletsiz ki millet sidik zoruyla gecinmeye cali$maktan spora olan ilgisini kaybetmi$. Dogal olarak da futbol, basketbol gibi her hafta surekliligi olan cerez sporlar daha ilgi goruyor. Bizim millet beklemez abi seneden seneye duzenlenen atletizm yari$malarini.

Bobsledi, Curlingi bir kenara birakalim 300 metre otemde yapilan yeni spor kompleksi ilgi gormedigi icin curumeye ba$ladi bile... Devlet tesisi yapiyor, icin doldurmak icin milleti te$vik etmeyi unutuyor. Biz de her $ey secimleri kazanmak icin yapilir. İnsanlarin o tesislere gidip yuzmesini, masa tenisi oynamasini umursamiyor yani..

Ortega dedi ki...

Kendisinden ne zaman bir şey beklense, başarısız oluyor. Beklentiyi karşılayamıyor. Buraya kadar her şey normal. Bu her sporcunun başına gelebilir. Lakin her çuvallamanın ardından birini ya da bir şeyi sebep gösteriyor. "Antrenörüm yok, masörüm yok.. falan komşum hasta ondan moralim bozuk" vs. Kimse kusura bakmasın ama bu ağlama edebiyatını artık hiçbir vatandaş yemiyor. Derya çıksa ve iyi hazırlanamadım dese amenna, kötüydüm dese amenna, bunu unutacağım bir dahaki sefere daha iyi olacağım söz dese amenna.. lakin hep bir ağlama edebiyatı. Twitter'da Bülent Timurlenk "Bir Derya Büyükuncu klasiği. Hep aynı edebiyat." demiş. Ne de güzel demiş.

franchi dedi ki...

@ortega,
fikirdir, hepsine saygı duyulur da.. "hep aglama edebiyatı" degil derya'nın yaptıgı.. bunu yapacak olsa, madalya alamayacagını bile bile 5. kez katılmaz olimpiyata..

derya'nın yaptıgı aglama veya oyle klasik denecek bir sey degil.. soyledigi herhangi bir sey yanlıs olmadıgına gore o aglamıyor, gercekleri kendisini ciddiye almayan medyanın yuzune vurmaya devam ediyor..

derya buyukuncu ben olimpiyatta altınla donerim kesin phelps'i, cseh'i lochte'yi gecip altını kapıyorum dedi mi gecen sene ? hayır.. ee ? ne diye adam kusura bakmayın ben basarılı olamadım sizi utandırdım desin ki..

bu ne bir derya buyukuncu klasigidir, ne de aynı edebiyattır, bu turkiye cumhuriyeti'nin amator branslardaki en buyuk ayıplarından biridir..

onur dedi ki...

Öncelikle herhangi bir branşta olimpiyatlar düzeyinde yarışmak yıllar boyunca düzenli antreman, beslenme, disiplinli yaşam gerektirir ki özellikle amatör branşlarda karşılığında para kazanmadan bu döngüyü sürdürmek her babayiğidin harcı değildir! Bir de üstüne kendi cebinizden harcadığınızı düşünün gerekli parayı...Yemez yani sıcak evde oturup çay, kahve içmek geyik yapmak varken!

Bu arada halkımızın futbol dışındaki spor branşlarına olan ilgisizliğinin kişisel gelir dağılımı ve yoksulluk ile hiçbir ilgisi yoktur; örnek olarak kişibaşı yıllık GSMH 1000$ civarında olan Çin (Türkiye'de 2008 itibarı ile 10.000 $) olimpiyatlarda ABD ile çekişmektedir; Keza Jamaika gibi çokkkk yoksul bir ülke şampiyonlar çıkarabilmektedir ("Cool Runnings" filmini hatırlatırım adamlar hayatlarında kar görmeden bobsled takımı bile kurdular.

Bu ilgisizlik olsa olsa genetik ve kültürel olarak Türk'ün spora genel olarak alerjisi ile açıklanabilir ancak!

FCN Blog dedi ki...

Olimpiyatları şu ülkede kaç kişi izliyor?

Tartışmaktan ben yoruldum, birileri hala anlayamadı..

Elin adamı tek başına 8 altın madalya alıyor, biz ise TARİHİMİZİN EN KALABALIK KAFİLESİ ile katılmamıza rağmen adamın tek başına aldıklarıyla yarışamıyoruz.

Derya mı?
O zaten çok büyük bir isim..
Türkiye'de değeri bilinmese bile Avrupa'da saygı duyulan bir sporcu.. Bir efsane..

mustycbu dedi ki...

bir spor blogunda spor karşıtı yorumlar duydum ya artık hakketen bu ülkenin çivisi çıkmış. yüzmeyi denizde deve güreşi yapıp, deniz yatağı üzerinde debelenmek gibi görenleri an ve an izliyoruz burada. bu arkadaşlar bi yüzme idmanına gitsinler, görsünler bakalım süratlenme için doğru zaman nedir, atlamada avantaj nasıl sağlanır, nefes sistematiği nasıl tutturulur. ya da gitmesinler hala konuşmaya devam etsinler iki önlibero 3 forvet, arda sağda iyi değil diye...

derya büyükuncu bu ülkede yüzme tarihine eşittir, siz beğenseniz de beğenmeseniz de...

  ©Artemio Franchi. Template by Dicas Blogger.

TOPO