21.09.2008

Pazar Günü Keyfi #3 : Kocaelispor 1-4 Galatasaray

Gün keyifli başlamıştı ve öyle devam etmeliydi, korkulan deplasmandan bol gollü galibiyetle döndük ve keyif zirve yaptı. Benim beklentim galibiyetti elbet ama bu kadar kolay olacağını düşünmemiştim. Sanırım bu biraz da Lincoln'ün iyi oyunu ile alakalı oldu. Geçen sezonun ilk beş haftasından sonra yok olan Lincoln ilk kez o günlerdeki gibi oynadı, Kewell da yine kusursuz olunca galibiyetin gelmemesi için sebep yoktu. Taner'in golüyle skor 1-0 olduğunda 3 puan gidiyor korkusuna kapılmadım hiç, çünkü takım maça çok iyi başlamıştı ve skorun Galatasaray lehine bir şekilde döneceği açıktı. Bu golde Ayhan'a ettiğim küfürün haddi hesabı yok, adamın sağında koşup kaleye yönelmesini engellerden aniden durup neden bekler ki bir insan...
Milan Baros sonradan girdiği iki maçta biraz etkili olmuş ama yeteri kadar memnun etmemişti herkesi. 2. kez ilk 11'de sahaya çıktı bugün ve bu maçlarda toplam 4 gole ulaşmış oldu. Yanında Nonda değil de Ümit olduğu zaman daha iyi işlere imza atacaklarını düşünüyorum. Nonda asla Baros'a uygun bir partner olamayacak bence, bu son iki maçta fazlasıyla belli oldu. Ümit Karan ile Baros çok daha uygun bir ikili olacak gibi duruyor şimdilik, henüz yan yana izleyememiş olsak da. Tekrar maça dönelim, ilk golde faul söylentileri var ki burada Nonda hava topuna çıkıyor kendi başına, Serdar ise pozisyon gereği Nonda'nın üstüne doğru hareketleniyor, bu sırada da çarpışıp topu tutamıyor. Pozisyonda Nonda'nın Serdar'a doğru ekstra bir hareketini göremedim ben, pozisyon gereğiydi herşey ve faul çok ağır bir karar olurdu burada. Ha bu karar doğru diye hakemi övecek değilim, hakemi sona saklıyorum.
Baros'un 2. golünü yaratan isim tamamen Alpaslan Erdem, yerine oyuna girdiği Volkan'a bir sol bekin nasıl hücuma dahil olacağı konusunda ders verdi adeta. Volkan'ın savunmadaki hakkını teslim etmek lazım, çok iyi kademeye girdi, mükemmel bir savunma performansı gösterdi ama hücumda etkisiz eleman konumundaydı. Alpaslan girdiğinde Kocaeli'nin hafif bir baskısı başlamıştı, skor 2-1'di ve oyun biraz kilitlenir gibiydi. Orta sahada topu aldı ve topu adrese yolladığında Baros'un işi sadece boş kaleye vurup skoru 3-1 yapmaktı. Daha sonra da Kewell'ın golü ile 4-1 oldu ve Kewell kusursuz performansının yanına bir de gol ekleyerek geceyi noktaladı. 2 asistle geri dönen Lincoln'e rağmen bence maçın adamı Harry Kewell'dı. Oyunun her noktasında vardı, asla gereksiz yere top ezmedi ve oyunu gerektiği noktalarda çok iyi açtı.
Maçın geneline gelirsek de Galatasaray'ın topla oynama yüzdesi bir ara %70'lerdeydi ki bu maç sonuna kadar %75 civarına gelmiş olabilir. Zaten oyunun büyük çoğunluğu Kocaeli ceza sahası ile orta çizgi arasında geçti. Yani Kocaeli en baştan kaderine razı olmuş konumdaydı, puan alma adına hiç bir hamleleri yoktu öne geçmiş olmalarına rağmen. Attıkları golde son vuruşun hakkını vermek lazım ama asistin yapılmasına sebep olan Ayhan Akman'a da yazıklar olsun demekten başka birşey bulamıyorum. Galatasaray 4 gole ve maçın 4'te 3'ünde topu kontrol etmesine rağmen yine izleyenleri tamamen tatmin edemedi ama sezonun en iyi oyunlarından biriydi, bu gayet sevindiriciydi ve skordan daha önemliydi. Ancak Ayhan tüm takıma ayak uydurmak yerine yine yenen tek golde başrol oyuncusu oldu, yanında koştuğu oyuncuyu marke etmeyi bıraktı ve adam iki adım gidip golün asistini yaptı. Dedim ya Kocaeli'de kazanma adına hiç ışık yoktu, bu da Ayhan'ı kurtardı bir bakıma. Son bir genel bakış yapıp bu uzun uzun yazanları toparlayacak olursak, Kewell sahanın yıldızıydı, Lincoln özlenen günlerinden bir demet sundu ki kalıcı olur mu bu performans bilinmez. Baros ilk 11'de başlayınca yine 2 gol attı, Nonda bildiğimiz gibiydi, akıl almaz bir gol kaçırdı ama Lincoln'ün "bu da kaçmaz artık" diye attığı pası golle tamamlayıp kendini affettirdi. Kocaceli çok kötüydü, bu gidişle ligde kalmaları zor görünüyor. Jestrovic-Serhat ikilisi aynı anda sahada olmazsa işleri çok çok zor.

Yazının sonunda hakeme değineceğim dedim. İlk golde -bence- hatasızdı ama maç içerisinde bir kaç yerde takdir hakkını bizden yana kullandı, zaten Galatasaray rahat alacaktı maçı, hakemin ucuz faullerle ve verilmeyen bir kaç faulle Kocaeli cephesinden tepki almasına hiç gerek yoktu. Neyse ki verdiği kararların sonuçları skoru etkilemedi, bir iki pozisyona sebep oldu başka da birşey olmadı. Selçuk Dereli böylesine bir maçta bile kendisinden söz ettirecek performans gösterdi ya ne desek az aslında.

1 yorum:

Vincenzo dedi ki...

maçın farklı biteceğine ilk 10 dakikada karar verdim. kocaelinin yabancıları gerçekten kötü. hala serdar topraktepeden ve murat hacıoğlundan verim bekleniyor.

nonda sezonu kapatmadıysa bu forvet hattı çok can yakar..

  ©Artemio Franchi. Template by Dicas Blogger.

TOPO