26.09.2008

Sivasspor 2-1 Fenerbahçe

Cuma akşamı genelde büyük bir takımın sıradan bir takımla oynadığı maçlara tanık olurduk, bugün bu maç cuma günleri alışıla gelenin dışında önemli bir maçtı. Dede'nin Fenerbahçe'si yine bir deplasmandan eli boş döndü ligde. 3'te 0 yapmak fazlasıyla ciddi bir olay. Yerden yere çarpılan Skibbe bile 2 deplasmandan 4 puanla dönmeyi bildi.

Dönelim maça.. Beklentiler yüksekti, ilk yarı bu beklentileri yok etti adeta. Ancak devre arasında düşündüğüm oldu, Sivasspor çift forvete geçer ve ikinci yarı keyifli bir maç izleriz diyordum, öyle de oldu. Petkovic'in kornerde öyle bir çıkışı vardı ki iyi yükselen Selçuk topu boş kaleye vurmuş oldu. Petkovic yerinde dursa Selçuk'un kafası ellerinde eriyip gidecekti.

İkinci yarıda Balili girince Sivas zaten istekli ve etkili olacağının sinyallerini veren oyununu tam anlamıyla sahaya yansıtabildi. Ani hücumlarda Musa Aydın biraz daha becerikli paslar verebilse, biraz daha etrafına bakarak oynasa skor 89'da değil 59 veya 69'da çoktan Sivas lehine dönebilird. Balili'nin girişiyle hızlanan oyun Sivas'ın işine geldi. Duran topta Mehmet Yıldız'ın göstere göstere ofsaytta duruşuna anlam verememiştim ama sonucunda akıllı bir ortayla golü buldular. Mehmet de oradaki duruşu ile tartışılacaktır ama ofsayt değildi kesinlikle.

Son bölümlere doğru Herve Tum'un girişiyle forvet sayısının artacağını düşünmüştüm ama Bülent Uygun çok akılcı bir şekilde Tum'un üstün fiziğinden ve enerjisinden de yararlanarak onu orta sahada kullandı. Bu da Sivas'ın geride top tutup orta saha ve forvet arasında çok daha rahat gidip gelmesini sağladı. Maç berabere gitse Sivas'ın emeğine ve mücadelesine yazık olacaktı, Sezer maçın hakkını skora da yansıttı mükemmel golüyle. Orada kale boş da olsa, 4-5 kaleci de olsa o top gol olurdu. Sezer de öyle bir golü bir daha atar mı bilemem. Ayrıca Fenerbahçe keşke Volkan Babacan'da ısrarcı olsa da böyle bir ismi harcamadan kazandırsa Türk futboluna. Yediği iki golde de hatası yoktu, golden önce de önemli bir kaç pozisyonda golü önledi.

Hakeme gelince, maçı katledecek gibi durdu ilk yarıda, ikinci yarı biraz düzeldi ama vasattı bence. Kazım'ın hareketinde kartı düşünerek çıkarması, Gökhan'ın ceza sahasına girerken indirilmesine yardımcının ısrarıyla zar zor faulü çalabilmesi en kritik iki kararıydı. O iki pozisyondaki tutumuyla zaten sahadaki oyuncuların bile güvenini kazanamadı ki ekran başında bizlerin tatmin olamaması çok doğal.

1 yorum:

Anonim dedi ki...

4. büyük.

  ©Artemio Franchi. Template by Dicas Blogger.

TOPO