21.08.2009

Estonya'ya Tatil Bileti : Galatasaray 5-0 Levadia

Şimdiki gibi adam değil de çocuk sıfatına sahipken Şampiyonlar Ligi olsun, UEFA Kupası olsun, yaz dönemi yani Temmuz-Ağustos döneminde oynanan eleme maçlarında büyük liglerin takımlarına bakar imrenirdim, 4-5-6 atar her maçı idman havasında yaşar geçerlerdi. Biz de Şampiyonlar Ligi elemelerinde farklı maçlara imza atıyorduk ama seri halde 2-3 tur oynayıp böyle gollü galibiyetlerle tur geçmeye hep imrenmiştim. Bu sezon çocukluk hayallerimden birinin gerçek oluşuna şahit oluyorum, 3 maçta atılan 15 gol, yenen 1 gol ve aradaki 14 gollük fark. Üstelik bunlar olurken yedek kulübesinde yakın geçmişte dünyanın en başarılı 2-3 teknik ekibinden biri oturuyor. Sabır dileklekleriyle başladığımız bu birliktelikte belki 1 sezon sonra hayal edilen konumdayız, rakipler zayıf da olsa Galatasaray'ın UEFA Avrupa Ligi'nin en formda takımı olduğu gerçeği değişmiyor. Bu skorlara rağmen hala sabır kelimesini dillerden düşürmemeliyiz, futbol çoğu konuda affı olmayan bir oyun, erken büyülenmemek gerekiyor.
Bugün sahada alıştığımız klasik diziliş vardı, ancak alışmadığımız bir şey vardı ki bu defa maç başında rakibin cılız atakları yoktu. Maçı izlemeye oturduğumda 01.20'yi gösteriyordu kronometre, 17. dakikaya dek Leo Franco'yu görmedim ben. Oyunu sahanın ortasında döndürüp organize ataklar deneyerekten gittik Levadia'nın üzerine, bu önemli bir gelişme. Önceki maçlarda ara sıra rakibe izin veriyorduk bu denemelerin arasında. Bu maçta topu tamamen kendimizde tuttuk. Netanya maçına oranla bunu daha iyi yapıyor olmamız önemliydi çünkü Netanya da lige yeni başlayan bir takım bizim gibi, Levadia ise sezonu çoktan yarılamış belirli bir tempoyla ve disiplinle oynayan bir takım. Bugüne kadar Avrupa kupalarında hiç 2 fark yememiş bir takıma 5 attık ki bunu yaparken kendimizi hiç zorlamadığımız gibi geride de pozisyon vermedik 1-2 uyum sorunu sebepli anlaşmazlık hariç. Bugün güzel oyunun ve skorun yanında Aydın Yılmaz kafada soru işaretleri bıraktı biraz. Netanya maçındaki çılgın performansından uzaktı ki ligdeki performansını da arattı. Bu kadar dengesiz olmamalı form grafiği, iyi oynarken kötüye gidebilir insandır tamam ama kötü yerinde "çok kötü" olursa düşünmek gerekir. Aydın'ın patlama yapıp potansiyeline erişeceği günü o kadar uzun süredir bekliyoruz ki bir yerden sonra insan umutsuzluğa kapılıyor şu an yaptığım gibi. Ancak bu sezon başında yeterli krediyi ve beklentiyi yarattı, sezonun devamında geçen sezon olduğu kadar karamsar olmayız.

Bugün aslında Elano üzerinden uzun uzun analizler yapabilirdik gelecekte oynayacağımız oyun hakkında ancak Rijkaard hepimizi ters köşeye yatırdı. ArdaKeitaAyhan mı çıkacak, orta saha nasıl düzenlenecek diye beklerken Baros oyundan çıkınca 4-3-3 ve Elano-Arda ikilisi üzerinden uzun ve detalu konuşma hayalleri suya düştü. Ancak şunu gördük bugün Elano girdikten sonra, kendisi forvet arkası oynayınca Arda ile uyumlu olacak, birbirlerinin boşluklarını iyi doldurdular henüz ilk maçları olmasına rağmen. Kayseri maçında bu analizleri ve incelemeleri yapmak için Baros'un veya Nonda'nın Elano ve Arda ile aynı anda sahada olduğu bir zaman dilimine ihtiyacımız var. Bu gece elde kalan verilerle 4-3-3 kurgusu konusunda net fikirler edinemeyiz. Baros çok darbe aldı, Elano da tribünle tanışsın diye sembolik bir değişiklik yapıldı. Elano'nun oyuna girişinde taktik olarak pek anlam aramamak lazım.
Günün diğer güzel noktalarına gelerek sonlandıralım yazıyı. Keita uzunca bir zaman sonra seyrine doyum olmayacak türden bir serbest vuruş keyfi yaşattı bize. Orada Sabri topa gelince inceden korktum Keita'ya vermez de sürüp kendi gider diye ama Kaptan'ını dinledi ve gerekeni yaptı. Önce Nonda, sonra Keita ile serbest vuruş golleri attık, beklenmedik isimler bunlar. Bir de atması gerekenler serbest vuruş gollerine başlarsa aklımıza nasıl mukayyet oluruz bilemem. Bunların dışında 2. gol öncesi faulu yaptıran Mustafa Sarp'a değinmek gerek. O çok olumlu ve doğru oynadığı defansif oyununu böyle ofansif katkılarla süslemeye devam ederse A Milli Takım'da Aurelio ve Mehmet Topal'ın yerleri sallanacak ki Galatasaray'da Topal'ın yerini ciddi ciddi tehdit ediyor zaten. Maç genelinde de çıkana kadar sahanın en iyilerinden biriydi. Baros da penaltıyla golünü atıp üzerindeki yükü attı, bu gol kendisini ayağa kaldıracak şey olsun bu sezon, Keita, Kewell, Arda, Elano derken arka planda kaldı biraz, vitrine çıkma zamanı geldi artıkl. Ayrıca Kewell'ın bugünkü halinden bahsetmemek olmaz, eşiyle sorunları vardı şuydu buydu derken 2-3 maçtır mutsuz görüntüsüyle bizleri üzüyordu, bugün O gülümseyip eski neşesine kavuşmuş halde sahada koşturunca dünyalar benim oldu. Şu an takımdan gitmesini isteyeceğim son adam kendisi ki bu formuyla zaten ilk 11'in en güçlü adayı oluyor, yedek kalacak isim ben değilim diye bağırıyor.

Kuraların çekildiği gün ufak bir tedirginlik vardı üzerimde, okuyanlar biliyor, bugün o korkudan eser kalmadığı gibi kendimi de ayıplıyorum rahat olamadığım için.

13 yorum:

Can dedi ki...

Rüyanın tersi çıkarmış hikayesi. Annemin söylediği üzere pikeyi düzgün örtmemişsin belli ki :)
Keşke Guardian daki gibi chalk board olsa da kontrol etsem. Sanırım takım adına en fazla isabetsiz pası Sabri verdi. Tekrar izleyip sayacağım.

csyasoo dedi ki...

Ah birde sürekli Uğur oynasa sağ bekde :D

Mustafa Sarp'a gelince gerçekten iyi bir oyuncu.Bugün atığı şut keşke gol olsaydı tadından yenmezdi.

franchi dedi ki...

evet ona ben de dikkat ettim, sabri her zamanki gibi en basarısız adamdı ve istatistik anlamda da bu basarısızlıgı zirveye tasıdı.. isabetli pasları sadece keita'ya gitti, bir de ikinci devre hakan'a attıgı top var.. yazıya eklemedim bunları guzelligi ve butunlugu bozmasın diye.. sabri'den bahsedersem sonu gelmezdi cunku :)

sembolist dedi ki...

franchi,Kewel'ın mukavalesi bu sezon sonu bitiyor.Yönetim neden uzatmıyor anlamadım gitti.Ömür boyu mukavele imzalanmalı bence:))

Can dedi ki...

Ben kendi yazılarımda Sabri deyip bırakmaya karar verdim. Okuyucu kendi karar versin. Üzülüyorum. 7 sene sağ bek oynadım. Matematik bitirmeye çalışıyorum. Şu an yağtığım işte gerçekten berbatım. Ama hayatımda taca giden orta yapmadım.

Oylum Tanış dedi ki...

Güzel yazı olmuş, eline sağlık.

Falagar dedi ki...

Bu gidişle ligde Fenerbahçe'nin 103 gollük rekoru da kırılır,Beşiktaş'ın namağlup şampiyonluk unvanını alınır demek için çok az kaldı.Geliyoruz!!!

Chao Grey dedi ki...

"Bilet" kelimesini görünce HSV maçı aklıma geldi. Hala burnumuzda o pis kokular.

Can dedi ki...

Maç ile alakasız ama, bugün görünce aklıma sen geldin. Gökmen Özdenak'ın "Risk almak da risktir" adlı başlığı hakkındaki düşüncelerini merak etmiyor değilim.

bahad1r dedi ki...

25-5 desek :)

Adsız dedi ki...

Tartışmasız maçın yıldızı Keita'ydı. Yine Galatasaray'a yakışan bir performans izledik. Bence bu Avrupa Ligi'nde favorilerden biri Galatasaray. Dünden sonra buna daha çok inanıyorum.

dt.ibo dedi ki...

elano girdiğinde yerleşimin nasıl olacağının sinyallerini verdi rijkaard.
arda'yı geçen seneki mevkisine gonderip kewell'ı gol bölgesine yönlendirdiğini gördük. nonda veya baros sahada oldugunda da aynı diziliş olacaktır diye düşünüyorum.

roni dedi ki...

kewell'ın sözleşmesi 2 artı 1. 3 senelik diye bşlşyorum..

  ©Artemio Franchi. Template by Dicas Blogger.

TOPO