9.08.2009

Korku, Gerilim, Sinir : Gaziantepspor 2-3 Galatasaray

Kortuk, çünkü Keita ölümden döndü. Gerildik, çünkü skor tek farklıyken Julio gibi bir tehlikeyle uğraştık. Sinirlendik, çünkü Bünyamin Gezer isminde yeşil formalı bir adam vardı sahada.

Elano olmadığından çift defansif orta sahalı sistemle alışıldığı üzere çıktık sahaya. İlk 20 dakikada Gaziantep'e top oynatmadık ama sonrasında tempo düşüverdi takımda. Yine de maçın başındaki o performans skoru bize döndürmeye yetti. Aslında performans düşüşünün sebebi takımda belli başlı eksikler olmasıydı. Mesela Aydın geçen sezona göre yine daha iyi bir oyun oynadı ancak Netanya maçındaki seviyede olmayınca önceki maçtaki kadar rahat olamadık. Aydın kötüydü demiyorum yanlış anlaşılmasın, önceki maçtaki üst düzey performansı bekledi belki de yanındakiler. Bu yüzden hücumda 3 gün önceki gibi değildik. İleriyi bırakıp geriye doğru bakınca her zaman olduğu gibi Sabri'nin olduğu yer çok aksadı, Antep oradan gelip tehdit yaratmak istedi ilk yarıda. Olcan'ın başarısız atakları pek etki yaratmadı ama ikinci yarıda soldan çok ciddi şekilde geldiler. Julio sola doğru atınca kendini gayet etkili oldu Sabri'nin üzerinde. Takımda Aydın'ın yerine Kewell'ın, Sabri'nin yerine de Uğur'un devamlı oynaması gerekiyor, bu şekilde oynarsak Sabri'den çok çekeceğiz, önceki sezonlara göre daha çok hem de. Sağ çizgide eskisine göre daha etkili olması gerekiyor bek oyuncumuzun, Hakan gidip gelmeyi pek sevmeyen ama bunu yapınca yorulmayan ve kolay kolay hata yapmayan bir adam, üstelik kademeye de çok iyi giriyor. Sabri de yorulmuyor ama gittiği zaman hemen gelmiyor ya da kolay çalım yiyor seri oyunculardan, kademeye girme konusunda ise ligin en başarısız isimlerinden biri. Yaptığı amatörce penaltıyı da atlamamak lazım, hem kademeye giremeyişinden hem de kontrolsüz hareketleri ve anlamsız cesaretinden oldu bunlar.

Sabri'den sonra yeri ilk 11 olmaması gereken bir diğer isim de Ayhan. Geçen sezon hata kaza devamlı oynadı ama bu sezon o kadar çok oynamaması gerekiyor. Bugün orta sahada dönem dönem baskın oynayan Gaziantep'in bu baskısında temel sebepti. Kendisini kapasitesinin çok üzerinde görüyor, bu da görüldüğü gibi zarar veriyor. Rakibin kendi solundan olduğu kadar ortadan da rahat gelmesinde Ayhan'ın payı var. Mustafa Sarp'a dikkat ediyorum, rakipten çalım yese bile hemen dibinde bitiyor, koşup kapatmaya çalışıyor. Ayhan ise çalımı yiyor ve seyrediyor kim ne yapacak diye, sonra da el kol yapıyor bir şeyler anlatmaya çalışıyor. Elano takıma girdiği zaman Elano-Arda ikilisi ortada oynayıp arkalarına da Mehmet Topal'ı alırsa şu orta saha daha ciddi oynayacaktır. Arda-Elano lüks olarak görülebilir orta ikilide ancak bu ikisinin yedek kalamayacağı düşünülünce yedeğe gidecek isim olarak Kewell öne çıkıyor. Topal'ın önünde Arda-Elano ikilisi lüks sayılıyora Kewell'ın 12. adam olması daha büyük lükstür bu takım için. Bu adam sezon boyu bu şekilde devam ederse erken veda ederiz, çok açık bir şey bu.
Şöyle bir bakınca Sabri-Uğur, Ayhan-Elano, Aydın-Kewell değişiklikleri ile ideal bir kadro yakalanacak. Bir de Mustafa Sarp'ın yerine Mehmet Topal veya bir ayağı çukurda olan Linderoth var tabii ki. Aslında savunmada Gökhan-E.Güngör değişikliği de lazım gibi duruyor. Bu şekilde düzgün bir kadro yaklayacağız. Serdar, Aydın, Ayhan, Barış, Nonda, Sabri, Gökhan gibi isimler de boşlukları güzelce dolduracaklardır yeri geldiği zaman. Sabri nasıl boşluk doldurur derseniz, ben de bilmiyorum zira adam kendi kendine bir boşluk. Yine de araya kaynasın ismi, yedek olarak sonradan girip amaçsızca koşarak işe yarar belki. Biraz olumsuz şeylere değindim sanki, keyif verenlere geçelim bir de. Keita kendini iyice toparlayıp ritmini bulduğu zaman sağ kanatta yıllardır göremediğimiz bir performans izletecek bize. Şöyle uzun süreli ve sezona damga vurabilecek bir sağ kanat performansı göremedik Galatasaray'da. Bek olarak Uğur Uçar'dan görmekteydik ama malum Konya maçı engel oldu buna. Uğur-Keita ikilisi ile birlikte bunu daha organize ve tüm kanada yayılmış bir şekilde görmeyi düşünmek güzel. Kaptan Arda ile devam edelim, ortada oynar mı oynamaz mı diye çok konuşuldu sezon öncesi. Şimdiye kadar yaptıkları tartışmaları sonlandırırdı aslında ama bugün 1 gol 2 asistle oynayıp skoru değiştiren her harekette doğrudan katkı sağlaması bu tartışmaların bitmesi için yeni bir sebep oldu. Çok iyi ve doğru oynuyor ortada, şimdiden 7-8 asiste ulaştı ve bu sayı sezon sonunda 20'yi geçecek gibi duruyor. Gol sayısında da Lig, Kupa ve Avrupa maçları toplamında yine 15-20 arasına ulaşabilir. Tabii Elano'nun dönüşüyle bu istatistikler 5-6 sayı düşebilir. 15'e 20 gibi bir istatistik yakalarsa elimizde tutar mıyız bilinmez. Bir sevindirici nokta da Nonda'nın Netanya maçı ile sınırlı kalmış olmaması, bu şekilde devam ederse Baros'u bazı lig maçlarında kulübeye bile itebilir. Gaziantep'in üzerimize geldiği dakikalarda ileride topu öldürüp rakibin daha seri halde hücum yapmasını engelledi, bu çok önemli bir şey sezon içerisinde yapacağı katkılar bakımından.
Blogda adet olduğu üzere kapanışı hakemle yapalım. Daha ilk haftadan izlediğim iki maçta önemli sayılacak hatalar yapıldı. Beşiktaş maçında Sivok'a kırmızı çıkması gerekirken sarı kartla geçiştirip üzerine Beşiktaş'ın penaltısını yemişti hakem. Bugün Sabri'nin hareketinde penaltıyı doğru görse de daha öncesinde yaptıklarıyla genel anlamda takdir edilip alkışlanacak bir performans gösteremedi. Keita'ya sert davrandılar, sert oyunun dozunu aşacak fauller geldi ancak kart çıkmadı. Dahası, ölümden döndü Keita, Deumi'nin faulu sonrası. Boynuna gelen dirsekten sonra boğazına kaçtı dili, belki yarım dakika bile geç kalınsa şu an istemediğimiz kötü şeyleri konuşuyor olacaktık. Böyle ciddi bir olaya sebebiyet veren oyuncuya sarı kart gösterilmiyorsa durup düşünürüm ben. Sert hakemsindir, olur, buna itiraz eden olmaz ama sert hakem olayım derken dozu kaçırmamak lazım. Sakatlıkla değil ölümle sonuçlanabilecek bir hareket böyle kolay es geçilemez. Son olarak Arda'ya gösterdiği sarı karta yeryüzünden bir daha rastlayıp rastlamayacağımı merak ediyorum. Oyuncu değişiklik için numarasının yazılı olduğu tebalayı gördüğünde ne olur ? Orta çizgiden çıkar ve yerini arkadaşıan bırakılır. Bu kadar basittir bu, olması gereken yerden çıkıyor diye oyuncuya sarı kart gösterildiğini ilk kez görüyorum. Kenardan çık diyor, Arda ortadan çıktı diye kart görüyor. Böyle saçma şey olmamalıydı daha ilk haftadan. Otorite/disiplin adı altında tarihin en komik kartlarından birini gösterdi yeşil formalı adam. Direkt olarak hakem demek istemiyorum kendisine, bir hakem bunu yapmaz, Arda çıkana kadar geçen süreyi 5 dakikanın sonuna ekler 30 saniye daha.

5 yorum:

The Glorious Strategist dedi ki...

Keita konusunun üzerine:

http://taktikstrateji.blogspot.com/2009/08/ogreneceksin-keita.html

PS: Reklam için kusura bakmayın, çok dokundu bana bu konu.

Can dedi ki...

Gördüğüm kadarıyla taşlarla baya oynamışsın :) Sabri konusunda konuşmaktan bıkamıyoruz,izin verilmiyor. Tobol,Netanya,Antep...3 takımın da sağ tarafı kullanması çok acayip(değil gibi). Elbetteki Rijkaard kadar bilemeyiz, kafasında vardır bir bildiği ama, kesinlikle çok acı çekeriz. Uğur'un geri koşuşlarında biraz sıkıntı var gibi gelmişti bana Netanya maçında.Hazır olmadığı için oynatmıyor olabilir.
Ancak ben şu Elano-Arda oynama işinin ciddi sıkıntı olacağına inanıyorum hala. Sanırım Sezer Öztürk ya da Aurelio transferi bu hafta çözülür. Orta saha rotasyonuna oyuncu gerekli gibi gözüküyor şimdilik.

csyasoo dedi ki...

Arda'ya sarı kart olayı rezalet !!

Adam gibi hakemsen saatini durdurursun maçın sonuna eklersin bu kadar kolay.

os dedi ki...

yani sabri'ye laf ediyoruz ama, bu akşamki denizli maçında vederson'un yaptığı benzer harekete penaltı verilmedi.. keza aynı pozisyon ibb-bjk maçında tello'ya yapılmıştı.. ona da devam kararı verildi...

sonra bana paranoyak diyorlar !!!

bünyamin hoca'nın da arda'ya ne manayla sarı kart gösterdiğini anlayamadım.. ordan çıkma burdan çık diye artislik yapıyor.. eğer madem arda'nın vakit geçirmeye çaliştiğini düşünüyorsan ( ki öyle ) arda ayhan'a pazubandını verdikten sonra git,
- arda kardeşim vakit geçiriyorsun al sana sarı kart
de
ama yok, 1 mayıs polisleri gibi tövbe yarappim, önünü kesmeler, ittirmeler.. biber gazı da sıksaydınız bari...

bir oyuncumuz biraz sivrilmeye görsün, hemen batıyor.. yarın ipe sapa gelmez adamlar atıp tutacak, arda 1 gol 2 asist ama, böyle de terbiyesiz vs.vs.

çok sinirlendim, kusura bakmayın... bu ince ince oyma işleriyle çok karşılaşacağız bu sene

Adsız dedi ki...

Bir yandan Avrupa Ligi stresi bir yandan Süper Lig'in başlaması Galatasaraylı futbolcuları iyice agresif yaptı. İlerleyen zamanlarda alınan galibiyetler stresi daha mı arttırır yoksa bi nebze iyi mi gelir bilemem ama bu sezon Avrupa da Galatasaraydan çok ümitliyiz.

  ©Artemio Franchi. Template by Dicas Blogger.

TOPO