23.08.2009

Galatasaray 4-1 Kayserispor

Yine çok üst düzeyde oynamadan farklı kazanılan bir maç oldu, yeni düzene henüz alışılmadığı düşünüldüğünde çok kritik galibiyetler elde etmeye devam ediyoruz. Şu ana kadarki en savunmacı rakibimizdi Kayserispor'u bu kadar rahat geçmek demek girilen yolda kritik bir virajı kazasız dönmek demek. Ligde işler tam olarak rayına oturmamışken 3'te 3 yaptık her maçta gol yememize rağmen. Sanırım hepimiz böyle bir başlangıç yapmasak bile yaşananları kabullenebilirdik. Şu an 3 maçta 9 puan değil de 3 maçta 4 puan veya 5 puan gibi bir istatistik yakalamış olsak da herkes memnun olacaktı. Aslında Tobol maçı hariç 2 gollü bir galibiyet almayıp en az 3 golle kazanıyor olmamız sezon sonu için beklentileri yükseltti. Avrupa Ligi'nde çeyrek final Rijkaard'lı ilk sezon için mükemmel olarak görülecekti belki ama dillere final lafı dolandı geçen sezon olduğu gibi. Skibbe ile bile final konuşan adam yeni sezonda böyle etkileyici bir sezon başlangıcı yapıp Avrupa Ligi Ön Eleme Turları'nın da en formda takımı olunca neden tekrar finalden bahsetmesin ki ? Benim için çeyrek finale çıkmak yeterli, yarı final veya final oynamak ekstra başarı gibi duruyor bu sezon ancak herkes aynı düşünmüyor, yarı finali başarısızlık olarak görecekler bile var. Biraz kötü olacak bu düşüncelerin zihinlerde yer etmesi, ancak baştaki isimler Rijkaard ve Neeskens olunca hayal kırıklığı olmayacak sonuç ne olursa olsun. Bunu bilmek keyif veriyor.
Böyle tutarlı konuşuyorum ama açık konuşayım skor 3-1 devam ederken 4. golü bekledim, 3 sanki yetmeyecekmiş de 4 lazımmış gibi yani, bilinçaltına yer ediyor bir şekilde. Neyse ki mantık denen şey devreye giriyor da böyle saçma şeylere kapılmıyor insan. Bu sezon başında her maç Aydın'dan bahsediyorum, zira geçen sezonki işe yaramaz kılıfını üstünden atıp büyük bir beklenti içine soktu bizleri, böyle olunca da özel olarak yazasım geliyor kendisi hakkında. Bugün ilk yarıda Elano ısınmaya gidene kadar Aydın pek iyi değildi, o dakikadan sonra ise yavaş yavaş kendine gelmeye başladı. Sol tarafa henüz alışamadı diye savunmasını yapsak Netanya maçındaki performansı bu fikri çürütecek. Dengesiz performansı sürecektir, bugün özellikle ikinci yarı iyi oynayıp kendini bulsa da. Ayrıca günün bir diğer alkış alan ismi Sabri'ydi, son anlarda tek tük hata yapsa da ilk yarıda gayet iyiydi. Eleştirmek için en ufak hatasını kollarken takdir etmeyi de bilmek lazım. İlk yarıda ortaları kendi arkadaşlarını bulmadı çoğunlukla ama dışarıya da gitmedi, kaleciye gitti. Atacağı bölgeyi bugünkü gibi hep tutturabilse ve uzaktan şut atmaktan vazgeçse başka ne isteriz biz Sabri'den. İlk yarıdaki isabetli ilk ortası da golle sonuçlandı biraz tartışmalı da olsa.
Hakemle sonlandırayım istiyorum yine ama uzun uzun yazmaya değecek bir hakem performansı bile yoktu bugün. Çıkmayan ikinci sarı kartların sayısı 3'tü Kayseri'de, verilmeyen penaltı da es geçilmemeli. Baros'u ilk düşürdükleri pozisyon bir derece kabul edilebilir, ikili mücadeledir omuz omuzadır diye görmezden gelinir de ikinci pozisyona penaltı vermemekle büyük bir hatanın altına imzasını attı Halis Özkahya. Kayseri'nin ilk golü ve bizim 2. golümüzde yani Makukula'nın gollerinin ikisinde de kornerler tartışmalıydı. Kayseri'nin golünde tam göremedim korner doğru muydu değil miydi ama bizim golde hatalıydı korner kararı. Aslında Cangele ve Saidou'nun 90 dakikayı tamamlamasına göz yuman bir hakem hakkında bu kadar konuşulur muydu bilemiyorum...

Son olarak, Elano ilk maçta "ya tutmazsa" diye korkutmuştu, bugün o korkuyu tamamen attı içimden. Hoşgeldi Galatasaray'a..

6 yorum:

Can dedi ki...

sürekli gol arıyan bir yapı olunca insan öyle istiyor değil mi? bir ara bildiğin sinirlendim 4. gol gelmedi diye. neyse ki dediğin gibi mantığımız devreye girdi. o değilde sanırım Sabri'yi çalıştırıyorlar, olur mu bundan sonra ne dersin? :)

franchi dedi ki...

olur demeye dilim varmıyor, ugur varken hem de :)

Berk dedi ki...

Fotograftaki rakamlardan 1905 oluşturulabilmesi de ayrı bir güzel olmuş =)

Jordi Metal dedi ki...

O ali turan yokmu kırmızı kartlıktı. Barıos2un anasını belledi maç boyunca :)

Can dedi ki...

zaten böyle birşeyin olabileceğine Sabri'de inanmıyordur merak etme :) ben bile sorarken inanmadım.

F&F dedi ki...

G.Saray'ın bu süratli oyunu rakiplerin dağınıklığından da kaynaklanıyor. Sert ve kademeli savunma yapan takımlara karşı pozisyon sıkıntısı çekebilirler. Bu durumda Zan-Servet yumuşak karın ortaya çıkar.

  ©Artemio Franchi. Template by Dicas Blogger.

TOPO