20.08.2008

Sezon Başlarken : Süper Lig

Yine olay dolu bir sezondan sonra yeni sezonun başlamasına 3 gün kaldı. Açılışı Şampiyon Galatasaray yapacak Denizlispor ile ve son güne kadar umarım hakemlerin ve futbolu yöneten insanların değil sadece futbolun konuşulduğu bir sezon olacak. Buna inanmak çok güç olsa da Hasan Doğan ve O'nun ardından yaşananlar biraz umutlandırıyor insanı. En azından O'na duyulan saygı ve sevgiden ötürü biraz kendini frenler herkes. Yeni sezon Trabzonspor ve Beşiktaş'ın yine "bu defa olacak" diyerek sayıyı abarttığı transferler ve Galatasaray ile Fenerbahçe'nin önemli ve kritik hamleleri ile başlıyor. Arkadan gelen ve üst sıraları zorlaması yine muhtemelen olan Kayseri ile Sivas da geçen sezona göre daha da güçlendirdi kadrolarını. 6 takımın diğerlerinden ayrıldığı ligde Bursaspor ve Kocaelispor da biraz sürprize yakın takımlar gibi duruyorlar. Özellikle yeni yükselen Kocaelispor'un ligde kalmakla değil orta sıralar ile uğraşacağını tahmin ediyorum. Gerçi komedi filmine dönen bir Davids heyecanı yaşadılar ki uzun uzun anlatmaya hiç gerek duymuyorum. Geçen sezonki sıralamaya göre işte en güçlü 6 takımın sezon öncesi durumları.
Galatasaray'ın geçen sezonkinden çok daha iyi bir kadroya sahip olduğunu söylemek yanlış olmaz sanırım. En azından bir taraftar olarak ben öyle görüyorum. Aşırı abartılan forvet sıkıntısı var ki muhtemelen İspanya'dan bir isim gelecek buraya, o zaman kadro daha bir güçlü olacak. Giden isimlerden en önemlisi Song gibi görünüyor ancak Meira transferi o boşluğu doldurmakla kalmayıp Song'a göre daha da güçlendirdi savunmayı. Song asla kötü değildi ama Meira'nın daha iyi olduğu da bir gerçek. Sessiz ve derinden yapılan Harry Kewell transferi şimdilik çok başarılı gözüküyor ki zaten sakatlanmayan bir Kewell'ın neler yaptığını görmek için özellikle 1999-2001 arasındaki Leeds'e göz atmak yeterli olacaktır. Lincoln kaldığı yerden devam ediyor, isteksiz ve keyifsiz. Sezonun ilerleyen haftalarında Lincoln buralarda olmazsa sürpriz saymayacağım bu gelişmeyi. Ancak kendisi tribüne oynayıp bir şekilde burada tutunmayı başaracaktır. Konuyu kişisel olaylara götürmeden diğer transferlerle devam edelim. Yaser Yıldız geçen sezon kadro dışı kalmasa belki şu an Süper Lig'de Kartalspor'u görebilirdik. Yine de forma bulması zor olacaktır Nonda, Ümit ve -olursa- yeni transfer varken. Kalede Aykut fazlasıyla iyiydi ama Orkun'un kötü olması Şampiyonlar Ligi'nde başarı hedefleyen bir takım için De Sanctis hamlesini olumlu kıldı. İspanya'yı pas geçip İtalya'daki günlerinde bakarsak De Sanctis gerçekten piyasada bulunabilecek en iyi isimlerdendi. Aykut ile formaya %50 ortak olmaları ikisinin de performansı açısından iyi olacaktır. Skibbe'nin kafasındaki taktiğe çok çok uygun bir kadro ve isteklerini karşılayabilecek mükemmel bir altyapı var elinde, Leverkusen'dekine göre imkanları daha fazla elinde, istediklerini başarması için Galatasaray bulunmaz bir fırsat kendisi için. Şampiyon 2 sene önce koruyamadığı ünvanını bu sene korumaya daha yakın duruyor, çok çok daha yakın.
Fenerbahçe La Liga'dan yıldız getirmeye devam ediyor. R.Carlos'tan sonra Güiza'yı da buraya getirdiler. Bir de Avrupa Şampiyonu Aragones ile çalışacaklar. Aragones'in son yıllardaki en kaliteli İspanya kadrosu ile Euro 2008'de harika işler çıkarttığı bir gerçek, ancak aynı kadro çeşitliliği ve kalitesine burada sahip değil ve bu da sorun olabilir kendisi için. Öncelikle Aurelio tam O'nun tarzına uygun bir oyuncuydu, Senna ile anlaştıkları söylense de kesinleşen birşey olmadığı için ne söylense boş şu an için. Selçuk, Deniz ve sakatlanma riski fazla olan Emre ile Alex'in arkasında yeteri kadar etkili bir çizgi kuramayabilirler. Kanatlarda da alternatifi fazla değil Fenerbahçe'nin. Deivid'in sakatlığı planları önemli ölçüde etkiledi sezon öncesi. Burak Yılmaz'ı kanatlarda kullanmak gereksiz heyecanlara sebep olabilir Fenerbahçe için, gözünü kapatıp körü körüne çalım atmaya çalışan bir oyuncu olduğu için forvetten başka yerde kullanılması tehlikeli duruyor. Savunmalarına bir takviyeleri olmadı bu sezon, Volkan Demirel'in olası sakatlığı durumunda kaleleri de çok genç kalecilerin elinde olacak ki bu da önemli bir risktir avrupa kupaları hedefi koyan bir takım için. Yine de şampiyonluk için yine Galatasaray ile birlikte en büyük iki aday olacaklar bu bir gerçek.
Transferde yıllardır en hareketli takım olan Beşiktaş bu sene ünvanını kesin olarak Trabzon'a devretse de yine hız kesmedi. Gelişi olay olan bir Seric var ki henüz akıbeti belli değil, Gordon gitmemekte ısrar edince şimdilik sadece antrenmanlarda görülüyor kendisi. Tomas Sivok hakkında kötü konuşanlar çok oldu ancak ben kendisinin iyi olduğunu düşünenlerdenim. Cisse ve Sivok ikilisi zor anlar yaşatabilir rakiplere, Cisse'nin karakteri ve oyun yapısını gördük biliyoruz zaten sene başından beri, Sivok da kendisine uygun bir yapıda. Elbette Sivok'un stoper değil ön libero oynayacağını düşünerek bunları yazıyorum. Sivok'a bu kadar güvenilir konuşuyorum ancak Zapotocny hakkında fazla bilgim yok, ismini duyduğum ancak oyununu bilmediğim bir isim. Ne derece etkili olacağını lig ve avrupa maçları ile göreceğiz ağustos ayının sonuna kadar. Beşiktaş'ın en iyi adımlarından biri de Uğur İnceman oldu bana kalırsa. O adam Manisaspor için fazlaydı, Beşiktaş'a gidip hakettiği yere geldi, şans bulduğu zaman formayı tapulaması olası. Bu sezon geçtiğimiz sezonlara göre daha az sayıda transfer yapmış olsa da yine hızlı ve kadroyu büyük ölçüde değiştirecek bir transfer sezonu yaşadı Beşiktaş, bu defa şampiyonluk yarışında arada bir esip geçmeleri yerine sezon sonuna kadar kalıcı olmalarını Galatasaraylı olsam da istiyorum. 3 hafta önce şampiyon belli olacağına son dakikada son golle belli olsun isterim doğrusu.
Geçen sezonun en büyük sürprizi ile devam ediyoruz. Makine düzeninde çalışan kadrolarına gidenlerin yerini doldurup iki üç takviye yaparak devam ediyorlar. Braga kendilerine bir gömlek üstün geldi avrupada ve lige kesin dönüşleri ağustos ayını bile bulamadı. Cvetkov ayrılınca yeri Herve Tum ile dolduruldu, Mahmut Hanefi gitti ve yerine çok daha iyi olan Faruk Bayar'ı aldılar sol kanada. Sivasspor geçtiğimiz sezonki formunu sürdürebilir, önlerinde bir engel yok. Yine anadolu takımlarından yukarıda üç büyüklerden aşağıda bir yerde olacaklar ligde. Üstüne pek yazılıp çizilecek bir durumları yok şu an. Bir mucize başarıp anadolu takımlarının gururu oldular ve bu hedef bu sezon da sürüyor. Bu defa Trabzon ve Kayseri geçen sezon olduğu gibi rahat bırakmayacaktır Sivas'ı. Bir de hocaları bu kadar itici olmasa başarısız daha fazla alkışlanacak bir takım olacak Sivasspor.
Şampiyonluktan uzak kaldıkları yıl sayısına yakın transfer yaptılar. O kadar çok genç oyuncu aldılar ki bunlardan en fazla iki üç tanesi şans bulacaktır, diğerleri kiralanmazsa da antrenman yapa yapa koca bir sezonu tamamlayacak. Savunmaya Song'u almaları çok akıllıca oldu, dışarıdan adam getirmektense içeriden getirmek daha iyi oldu. Giray ve Egemen için de büyük şans olacak Song'la yan yana oynamak. Forvette Gökhan ve Umut neredeyse bire bir aynı tipte oyuncular, ikisinin aynı anda görev almasındansa Isaac ile birlikte bir tanesinin tercih edilmesi daha doğru duruyor. Bir de her sezon olduğu gibi "bu sezon akıllandım" diyerek sezonu açmış Yattara var ellerinde ki huylu huyundan ne kadar vazgeçmiş onu zaman gösterecek. Ayman'dan kurtulup Selçuk İnan'ı almak Trabzonu geçtim Türk futbolu için de ciddi bir hamledir. Selçuk bu milli takımda rahat rahat oynayacak bir isim çünkü. Cale ve Colman'ı ben tanımıyorum ama ikisi için de mükemmel görev adamı deniyor. Ersun Yanal sanırım ikisini de FM 2008'de denemiştir almadan önce. Trabzonspor bu sezon şampiyonluk yarışına dahil olur mu bilinmez, orası tamamen kadronunun ne derece uyumlu olduğuna bağlı. Ancak bu kadar transferden sonra tamamen istediği takımı kuran Ersun Yanal yine başarısız olursa Trabzonspor gelecek sezon için yeniden birşeyler yapar da kendisi iş bulabilir mi artık orası soru işareti olur.
Geçen sezon kupa hedefini koydular ve başardılar. Süper Kupa maçında yine üst sıralar için mücadele edeceklerini herkese gösterdiler. Trabzonspor'a dokundurduk ama burda da yapılan transferlerde Football Manager etkilerini görmek mümkün. Muslu Nalbantoğlu, Julius Aghahowa, Solomon Olembe, Milan Purovic ve Tevfik Köse isimlerinin tesadüf eseri bir araya geldiğini kimse söyleyemez. Tolunay Kafkas veya Süleyman Hurma da oyunun sıkı takipçisi anlaşılan. Kayseri'nin performansına geçecek olursak, geçen sezon beklediğimden kötü performans gösterdiler, daha fazla puan bekliyordum kendilerinden, 65-70 arası puan alacaklarını düşünmüştüm. Bu sezon 60 puan civarında alacaklarını düşünüyorum çünkü aşağıdan da sürpriz adayları geliyor, Sivas ve Kayseri her ne kadar diğer anadolu kulüplerinden üstün olsalar da büyüklerden alamadıkları puanı bu iki takımdan koparmaya çalışacak diğer takımlar. Purovic ve Aghahowa karşılıklı uyum sağladıktan sonra Tevfik Köse'nin de desteği ile Kayserispor'un yeniden avrupa kupalarına ulaşması pek zor değil. Bu sezon geçtiğimiz sezondan da daha büyük rekabet olacak ve bunun farkındalar. Ivankov'u kaybettiklerinde yeri nasıl doldurulur diyordum ki en isabetli transferlerden birini yapıp Suleymanou ile anlaştılar. Bir de giden Iglesias var ki bu kadar mükemmel forvetlerin arasında Gökhan bile hatırlanmayacakken Iglesias'ın adını anmak saçma olur. Unutmamak lazım daha bu takımda Cangele var henüz oynamasa da. Soldan Cangele, sağdan da Topuz öldürücü iki kanat olabilir. Cangele'nin forvet oynaması zor olduğuna göre sol açık civarlarında yer bulması muhtemel.

Eğer futbol sadece saha çizgileri ile sınırlı kalır, masa başı ve saha dışı olaylarla anılmazsa son yılların en kaliteli ligine merhaba demek üzereyiz, bunu tahmin etmek hiç zor olmamalı. Yeter ki amaç rakibe amaçsızca zarar vermek değil rekabetten keyif almak olsun. Herşey fair-play değil elbet, bunun da aşırısı zarar ama sertliği de centilmenliği de kararında uygularsak lig yenen için de yenilen için de keyifli bir yer olabilir.

2 yorum:

Anonim dedi ki...

sivasspor için gelenler-gidenler çok önemli değil. mehmet yıldız'ın arkasına hangi 10'u sürersen sür, bu takım başarılı olur.

selaminko dedi ki...

olası kayseri kadrosunda bence cangele-purovic-aghahowa uclusu ile bir uclu forvet denenebilir ya da cangele AMC oynar. Solda Olembe varken orayı kimseye kaptırmaz.
Souleymanou-Koray,Aydın,Ali,Toledo-Ragıp(DMC),M.Topuz(RMC),Olembe(LMC)Cangele(AMC)-Aghahowa(SS),Purovic(FC) olur bence ki bu kadro cok canlar yakar.Defansın gobeginde hatırlamadıgım var mı bilmiyorum. Muslu da eger FM deki gibi ise sag bek ondan baskası olmaz :)
Bir Sivaslı olarak ise Sivasspor'dan hic umutlu değilim keza bu kadronun cok yetersiz oldugunu bu sene kume dusmemeye oynayacagını tahmin ediyorum.

  ©Artemio Franchi. Template by Dicas Blogger.

TOPO